Nalini Singh

Nalini Singh

Yazar
8.1/10
555 Kişi
·
1.341
Okunma
·
64
Beğeni
·
4.432
Gösterim
Adı:
Nalini Singh
Unvan:
Yeni Zellandalı Yazar
Doğum:
Fiji, 1977
New York Times ve USA TODAY'ın çok satan yazarlarındandır. Paranormal aşk romanları yazmaktadır.
"Bazı insanlar vardır ki belki milyarda bir rastlanır, bizi olduğumuzdan daha başka bir şeye çevirir. Bariyerler düşer, ateşler çakar ve zihinler birbirine dolaşır."
"Sadece dürüstlük beklersen, kısa bir yaşam sürersin."
"Dürüstlük bekliyorum demedim. İnsanlar yalan söyler. Vampirler yalan söyler. Hatta..."
Nalini Singh
Sayfa 31 - Raphael-Elena
400 syf.
·3 günde
Çevrilme tarzı mı yoksa yazarın yazım şeklinden mi bilmiyorum ama ikicinci ağızdan olması pek hoşuma gitmedi eğer daha düzgün olsaydı belki daha iyi olacaktı. Kitap kötü mü kesinlikle değil okunacak bir kitap. Ama diğer kitaplarını pek almayı düşünmüyorum. Ve kenlikle güçlü kadın karakterle bayıldığım ı fark ettim. İyi okumalar.
224 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Bu serinin sonuna gelmek, inanın hiç kolay olmadı. Özellikle serinin birinci ve üçüncü kitabını okumak, benim için büyük bir eziyetti. Ama zaten en başından beri bu seriye, Nalini Singh'in yazdığı bu kitabı okuyabilmek için katlanmıştım ve ne mutlu bana ki Kara Zırh, tüm beklentilerimi karşıladığı için çektiğim tüm sıkıntıların karşılığını almış oldum.

Kitaba dair eleştireceğim yerlerden bahsedeyim önce, bu kısım kısa olacak zaten. Kitabın finalinin, özellikle de Kan Büyücüsü ile olan karşılaşmanın, daha iddialı olmasını beklerdim. 3 kitap boyunca bu karşılaşmayı bekledik sonuçta. Daha iyi bir sahne yazılabilirdi, bana kalırsa.

Finalde Liliana'nın dış görünüşüne dair yapılan hamleyi de sevmedim. Kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri Liliana'nın klasik güzellik algılarının dışında bir kadın olarak yazılmış olmasıydı ve bence bu çok anlamlıydı. Fakat finalde yapılan hamle, bu işin anlamlı yönünü bozdu.

Gelelim kitaptaki sevdiğim yerlere... Bu durum bana, hâlâ çok inanılmaz geliyor ama kitapta mantıksız ya da saçma bulduğum hiçbir olay yaşanmadı. Liliana'nın, Micah'ın yanına gelme sebebi ve gelme şekli; 5 yaşıdayken ailesinden ayrılan Micah'ın bunca zaman ne yaptığı ve nasıl yaşadığı gibi önemli konuların, gayet mantıklı temelleri vardı. Micah ile Liliana'nın güçleri ve yetenekleri, neler yapıp, yapamayacakları ve bir araya geldikten sonra yaşadıkları olaylar da yine gayet mantık çerçevesinde yazılmıştı.

Benim için en önemli olan kısımsa; Elden'e yaptıkları yolculuktu. Diğer kitaplarda, karakterlerin Elden'e rahatlıkla ulaşmasını hep eleştirmiş, Kan Büyücüsü'nün yönettiği bir yere, kolayca nasıl ulaştılar diye bolca söylenmiştim. Bu kitap ise, bu konuda da beni hayal kırıklığına uğratmadı. Zira bizimkiler Elden'e ulaşmak için binbir zorluk çektiler. Ki olması gereken ve mantıklı olan da buydu.

Ayrıca karakterleri de çok sevdim. Ruhen ve bedenen çektiği tüm acılara rağmen bu kadar güçlü duran ve Elden için uğraşan Liliana'ya bayıldım. Güzel olmadığına inanıyor olmasına ve bu duruma zaman saman üzülmesine rağmen Liliana'nın özgüvenli biri olarak yazılmasına da bayıldım.

Micah'ı da çok sevdim. Kitabın başlarında kendisinden acımasız falan diye bahsedilince biraz endişelenmiştim aslında ama Micah inanılmaz iyi kalpli biriydi. Abilerinin aksine, tutkuyu aşk sanan, bir kadını sahiplenmeye çalışan yahut incitici davranışları olan biri değildi. Hayatı boyunca yalnız başına yaşamış biri olmasına rağmen bu kadar düşünceli ve iyi birisi olması da beni çok etkiledi.

Liliana ve Micah'ın ilişkisine dair de bir şeyler söylemek istiyorum. Bu ikiliyi o kadar sevdim ki anlatamam. Aralarındaki sıcacık ve samimi ilişki, birbirlerine olan güzel tutumları, Micah'ın korkutuculuğuna karşın Liliana'nın korkusuz tavırları ve buna şaşıran Micah'ın verdiği komik tepkiler, sohbetleri, aşkları... Bu ikiliye dair her şey inanılmaz güzeldi. Çok ama çok sevdim ilişkilerini.

Toparmama gerekirse; kitabı çok sevdim, her sayfasından keyif aldım ve bitirdiğim de iyi ki okumuşum dedim. Diğer yazarların kitaplarını okurken, kısa yazmak zorunda kaldıkları için mi bu kadar kötü kitaplar yazdılar acaba, diye düşünmüştüm ama Nalini Singh'in yazdığı bu güzel kitapla birlikte şunu görmüş oldum: Kitabın sayfa sayısı az da olsa isteyince mantıklı olaylar ve inandırıcı aşklar yazılabiliyormuş.
400 syf.
·7/10 puan
Paranormal Romance serilerin makus talihi bu galiba yahu bir yayınevi başladığını bitirsin yine piç gibi kalmış iyi bir seri .Raphael baş Melek olarak zaten karizma ötesi ama grubunu yazmıs kadın tamamen biz ılla gidip her serinin kalan yerinı nettenmı okumak zorundayız arkadaş :(((
352 syf.
·Beğendi·8/10 puan
"Bu dördüncü romanda Singh, başmelek Raphael'in sağkolu vampir Dmitri'ye ve Lonca Avcısı Honors odaklanıyor. İlişkileri hızla gelişiyor ve yüzlerce yıllık yaş farkına rağmen eşit oluyorlar. Kalp sıkıştıran, güçlü ve duygusal bir roman."
-Publishers Weekly

Bu muhteşem tespite ek olarak kendi düşüncelerimi de eklemek gerekirse 1 günde okuyup bitirdim, elimden bırakmak o kadar zor oldu ki bir ara uyumayıp devam etmeyi düşündüm. Ama bedenim bana ihanet etmiş ve uyuya kalmışım. Kitap bitti bende bittim. Acilen serinin diğer kitaplarının basılması gerekiyor yoksa ben kendi ingilizcemin yettiği kadarıyla kitapları çevireceğim. Serinin 5.kitabında Raphael'in en iyi casusu ve Yediler'inden biri olan Jason baş kahramanımız oluyor ve ben sabırsızlıkla bekliyorum.
Okumaya katlanamadığım, daha fazla dayanamadığım için yarım bıraktığım.
Bayılanlar var, Raphael diye ölenler var. Tamam Raphael'e laf yok ama sadece Raphael için de katlanılacak bir kitap değil. Benimle aynı fikirde olmayanlar, sizi anlıyorum ama herkesin düşüncesi farklı ve ben okunmaya değer bulmuyorum.
381 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Okuma durumumu güncellemeye geldiğimde farkettim bu harika kitaba yorum yapmadığımı... Halbuki okuyalı ve bitireli birkaç gün oldu. Kitap beni hiç hayal kırılığına uğratmadı. Yeni melek olmuş Elena ve Başmeleğimiz Raphael'in hikayesi son hız devam etmekte... Bu kadar şey yaşamalarına rağmen birbirlerini tanıma çabasıyla verdikleri uğraşı okumak çok zevkliydi. Ahhh Raphael... Bu adama karşı koymak imkansııızz!!! Daha da bal, şeker olmuş bu adam bu kitapta... Aşık olmak çiftimize çok yakışıyor. Yine çok ama çok sevdim kiii... İlk kitabı beğenenler bu kitaba kesinlikle bayılacaksınız ;) Mutlaka tavsiye edilir. Herkese iyi okumalar :)
352 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
Serinin oldukça güzel dördüncü romanı. Raphael'in yardımcısı Dmitri, geçmişinde İngride adında bir kadınla evlenmiş ama kendisini isteyen İsis'i öldürdükten sonra İngride kaybolmuş ve çocukları ölmüştür. Lonca avcısı Honor St. Nicholas ise iki hafta boyunca vampirlerin saldırısına maruz kalmıştır. Bu işi araştırmak için kendisi seçilir ve Dmitri ile beraber çalışmak zorunda kalır. Ruhunda derin izler olan Honor bu işte çalışırken bir yandan da İsis'in intikamını almak isteyen ve vampir yaratmaya çalışan bir katilin peşindedir. Sonradan ortaya çıkacağına göre bu Kallitsos adında biridir ve amacı Dmitri'nin sevdiğini elinden almaktır. Araştırmaları sonucu Jiana ve Amos adındaki vampirlere ulaşan Dmitri Honor ile beraber ona yapılanların cezasını kesmeye gider. Bu arada Kallitsos da tuzağını kurmuştur. Acaba bu savaşlardan kim galip gelecektir? Dmitri ve Honor arasındaki yakınlaşma nasıl devam edecektir? Honor gerçekte kimdir ve Dmitri kalbini oba açacak mıdır? Keyifle okunan bir roman.
352 syf.
·5 günde·6/10 puan
#GuildHunter vol.4 || #kitapyorumu

Serisinin 4. kitabı yine ana karakterleri anlatacak derken ters köşe olduğum kitaptır. Başmeleğin esaslı adamlarından vampir Dimitri'yi okumuş oldum.
Serinin fanları var, çok da seviyorlar biliyorum ama benim beklentimi karşılamadı. Çok yoğun ve sağlam bir aşk ve sadakatten bahsediyor. Fakat bana geçmedi. Tam 'yeni şeylere yelken açma zamanı' derken en sonunda 'ama ben biliyordum zaten, hissetmiştim'e bağlanması bence olmamış.
Kitabın tamamı ne çekti ne itti. Orta karar kaldı sonuç olarak.
476 syf.
·2/10 puan
Fantastik kitapların genelde birbirini tekrar ettiğini düşünüyordum... Bu da onların bir benzeri, insanda ne okuma hevesi kalıyor ne de okutacak ruh...

Meleklerin Kanı
384 syf.
·3 günde·8/10 puan
Meleklerin ve vampirlerin insanlarca bilindiği, birlikte yaşadıkları (tabi statü farklarıyla) bir dünya var. Ana karakterimiz Elena, 28 yaşında bir vampir avcısı. Ana karakterin yaşı 28 olunca bana bir okuma şevki geldi, çünkü 20 yaş altı karakterler okumuştum çok. Sonra konuya daldım. Bir Ateş Dizisi ya da Cat ve Bones ikilisi gibi bir şeyler okuyacağım sanırım dedim. Ama serideki ikili ilişki üzerine çok düşülmüş. Yani aksiyona biraz daha detay ve yer verilseydi sanırım daha çok sevecektim. Mesela Raphael için, Elena'nın sürekli 'o bir baş melekti' diye tekrarlamasından baygınlık geçirecektim filan. Neticede fena değil ama ben istediğimi alamadım. Bahsettiğim diğer serileri okumamış olsaydım daha fazla beğenebilirdim belki. O yüzden çok beklentiye girmeyin. Kitabın yetişkin içerikli olduğu bilgisini de ekleyeyim. Son olarak seride 8-9 kadar kitap olduğunu da söyleyeyim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nalini Singh
Unvan:
Yeni Zellandalı Yazar
Doğum:
Fiji, 1977
New York Times ve USA TODAY'ın çok satan yazarlarındandır. Paranormal aşk romanları yazmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 64 okur beğendi.
  • 1.341 okur okudu.
  • 19 okur okuyor.
  • 410 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları