Nicholas Seare - Trevanian Rodney William Whitaker

Yazar 8,5/10 · 637 Oy · 11 kitap · 1555 okunma ·  107 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Nicholas Seare - Trevanian
  • Yazarın Tam Adı:
    Rodney William Whitaker
  • Unvan:
    Amerikalı Yazar
  • Doğum:
    Granville, New York, Amerika Birleşik Devletleri 12 Haziran 1931
  • Ölüm:
    İngiltere 14 Aralık 2005
  • Yazar kitaplarını satın al Sponsorlu

Yazar İstatistikleri

107 okur beğendi.
637 puanlama · 391 alıntı
0 haber · 4.438 gösterim
1.555 okur kitaplarını okudu.
960 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
28 okur kitaplarını şu anda okuyor.
34 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Nicholas Seare - Trevanian'ın Biyografisi

Rodney William Whitaker, (doğum 12 Haziran 1931, New York - ölüm 14 Aralık 2005 İngiltere) ABD'li yazar. Romanlarında genellikle Trevanian takma adını kullandığı için bu isimle tanınır.

14 Aralık 2005'te 74 yaşında hayata veda etti. İngiltere'nin batısında adı açıklanmayan bir kronik akciğer hastalığı tedavisi gören Whitaker, 15 Aralık'ta toprağa verildi. Vasiyetine uygun olarak mezarının yeri açıklanmadı.

"Trevanian" adıyla yazdığı casusluk ve macera romanlarıyla ünlenen Rod Whitaker, kendi adının dışında, "Nicholas Seare" ve "Benat LeCagot" gibi birçok takma isimle değişik konularda eserler yayımladı.

Katya'nın Yazı, Şibumi, Hesaplaşma, Yirminci Mil Türkçe'ye çevrilen ve en bilinen kitapları. Kitapları dünyada milyonlarca basılan Whitaker, yaşamı süresince hiç ortaya çıkmayarak kendisini gizledi.

Şibumi (Shibumi) adlı macera romanı dünyada satış rekorları kırmıştır(Şibumi). Yazarın Yayımlanmış 10 kadar romanı 5 milyonun üzerinde satış yapmıştır. Türkçe'ye İnfazcı adıyla çevrilen ilk romanı The Eiger Sanction, ünlü oyuncu / yönetmen Clint Eastwood tarafından sinemaya kazandırılmış ve çok başarılı performans sergilemiştir.
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
 06 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Toplum
Kalabalığın çıkardığı gürültü mantıksızdır ama kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. Beyinleri yoksa da; binlerce kolları vardır. Bunları seni yakalamak, çekmek, aşağıya indirmek ve batırmak için kullanırlar.

Şibumi, Nicholas Seare - TrevanianŞibumi, Nicholas Seare - Trevanian
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
06 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Benim söylemeye duyduğum ihtiyaç, onun işitmeye olan ihtiyacından fazlaydı.

Şibumi, Nicholas Seare - TrevanianŞibumi, Nicholas Seare - Trevanian
Murat Sezgin, bir alıntı ekledi.
24 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Şiddet insanı hiç bir yere vardırmaz.

Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 359)Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 359)
Murat Sezgin, bir alıntı ekledi.
12 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Oyalanmak tehlikeli şeydir. Yasa çıkarılıp yasaklanmalı bence.

Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 19 - E Yayınları)Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 19 - E Yayınları)
Oğuz Aktürk, bir alıntı ekledi.
18 Şub 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Orta düzeyin insanları.
Oysa biz artık orta düzeydeki insanların çağında yaşıyoruz. Orta düzeydeki insan sıkıcı, renksiz, aptal gibi görünür... Fakat ölümsüz tekdüzeliğine devam eder...hiç bıkmaz. Amipler her zaman kaplanlardan çok yaşar. Çünkü durmadan bölünür, yenilenirler. O ölümsüz tekdüzelikleriyle.

Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 118 - E yayınları)Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 118 - E yayınları)
Murat Sezgin, bir alıntı ekledi.
22 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Doğruyu yabana atmayın, iyi kullanıldığında çok etkili bir silâhtır. Ama unutmayın ki silâhlar çok kullanılırlarsa yalama olurlar.

Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 218)Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 218)
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
06 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Hayatım alelade çizilmiş ama vakit yetmediği için ayrıntıları doldurulamamış bir resme benziyor.

Şibumi, Nicholas Seare - TrevanianŞibumi, Nicholas Seare - Trevanian
Murat Sezgin, bir alıntı ekledi.
23 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

...dış dünyadaki insanların çoğu ya sıkıcı ya da rahatsız edici...

Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 295)Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 295)
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
06 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kazanılan bir beyin, kaybedilen bir hayattan daha önemliydi.

Şibumi, Nicholas Seare - TrevanianŞibumi, Nicholas Seare - Trevanian
Moira, bir alıntı ekledi.
 03 May 13:14 · Kitabı okuyor

Onda öyle bir özellik var ki....Nasıl ifade edeyim, bilmiyorum....Şibumi var.

Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 84)Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 84)
Bütün Alıntıları Göster

Nicholas Seare - Trevanian kitap incelemeleri

Oğuz Aktürk, Şibumi'yi inceledi.
 17 Şub 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Şibumi öyle garip bir kitap ki zamanın kitapta kullanımı olarak "Her Şey Aydınlandı" romanına benziyor. Karakterler ve siyasi olayların düzenlenmesi olarak "Yüzyıllık Yalnızlık" ve "1984" gibi romanları hissettiğiniz yerler var. Fakat garip olan şu ki kitap bir film gibi. Yani kime sorsam ya da nerede görsem filminin çekilmediğine şaşırıyor. Ben kitapta bir "Old Man" filmi de gördüm. Lafı uzatmadan artı ve eksi yönlerine geçiyorum :

Artı yönleri :
- Romanda çok sayıda kültürle iç içe olabiliyorsunuz bunun içinde Amerikan kültüründen Japon kültürüne, Bask kültüründen Fransız kültürüne ya da Kosta Rika kültürüne kadar çok sayıda kültür bulunmakta. Bunun nedeni kitabın ana karakteri Nicholai Hel'in bu kültürlerin hepsinden birer parçası olması. Özellikle de Japon kültürüne ait "Go" oyunuyla beraber hayatını da buna göre düzenleyip hareketlerini buna göre belirleyebilmesi, algılarını buna göre geliştirebilmesi kitabın ana konularından biri.

- Kitabın adı aslında aşırı bilgelikten basitliği yakalamaya yönelim anlamı taşısa da kitabın vermek istediği mesajlar başka konularda ve çok fazla bulunuyor. Roman bilgilerden geçip basitliğe varmak dışında Amerikan kültürü eleştirisi, modernizmin getirdiği kahramanların klişe özelliklerine eleştiriler, CIA ve FBI gibi örgütlerin Arap kültürlerine bakış açıları, Rusların, Japonların, Amerikalıların, Çinlilerin birbirleriyle olan ilişkilerinde birbirlerine karşı bakış açıları gibi çok geniş bir yelpaze var. Yani esas konu dışında kendinizi bazen Pearl Harbor saldırısında da bulabiliyorsunuz Hiroşima'da da bulabiliyorsunuz. Ama dediğim gibi bunlar romanın konusuna o kadar ince serpiştirilmiş ki bu saldırılar salt siyaset olarak verilmemiş. Kitap daha çok bir Batı kültürü eleştirisi ve genel yargı olarak çoğu kitabın hep Batı'ya yönelmiş olması. Romanda çoğu zaman Doğu kültürü ve onun kenara atılan spiritüel özellikleri irdelenmiş.

- Artı yön olarak vermek doğru mu bilmiyorum fakat kitabın son baskılarında ilk baskılarında verilmiş olan Hel'in saldırı taktikleri konuları çıkartılmış. Bunun nedeni olarak bu kitabı okuyan insanların bu taktiklerden etkilenip de cinayetlere sebebiyet olmalarından dolayıymış. Bu kitabın bir yerinde dipnot olarak geçiyor.

- Romanın bende bıraktığı etki olarak uyuduktan sonra diğer günün hemen gelmesini istedim çünkü bu kadar interaktif bir karakteri okumak gerçekten çok zevkli. İçinde mağaracılık hobisi bulunan bir adamın meditasyon anılarından savaş zamanlarındaki düşüncelerine, Go oyununu hayatına yayışına kadar bir çok deneyimleme bulunuyor.

Eksi yönleri :
- Kitabın E Yayınları ile çıkan basımında ufak tefek de olsa imla hataları var. Okumanızı etkilemiyor.
- Romanın bazı yerlerinde abartıya kaçılmış gibi hissettim. Bunda Hel'in yakınlık duygusunun etkisi var. Bu duyguyu bir insana koyunca çevresindeki insanların nerede olduklarını ve nereye gitmek istediklerini anlayan bir adam haline dönüşmüş. Fakat aslında bunun nedeni Hel'in Allah vergisi dil öğrenme ve düşünme yetenekleri ayrıca Go oyununu düşündüğü sırada kendini çok başka yerlerde hissedebilmesinin de etkisi var.

fazi, Şibumi'yi inceledi.
 08 Tem 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nihayet okuduuum! Evet bir çırpıda, zevkle, heyecanla okudum! Hayran kaldım!
Tuco Herrera ile her muhabbetimizin olmazsa olmaz konusuydu Şibumi. Okumadığımdan yakınırdım ve o da bana "çok beğeneceksin fazijiiiim" derdi :D Yine yanılmadı!
Bu kadar beğenilmesinin nedenini de anladım tabi ki okuyunca. İlk kez okuduğum bir tür olduğu için daha da ilgiyle araştırdım yazılanları.

Trevanian hakkında bilgiler edinmek için uzunca gezindim nette. Kullandığı takma isimlerini, hayatını okudum ve çok etkilendim. (Mutlaka Katya'nın Yazı da okuma listeme girecek yakın zamanda.)
Şibumi hakkında, Go hakkında birçok şey öğrendim. Go ve felsefe, Murphy'nin Go yasaları, Go terimleri ile ilgili araştırmalar yapmama neden oldu Şibumi.

Konuya girelim hemen;
Kitabın giriş cümlesi ile başlamalıyım çünkü beni benden aldı; "Bu kitapta adı geçen kişi ve kurumlar birer hayal ürünüdür; ancak kendileri bunun farkında bile değildir." Bu cümleyi okuyup neler hissedebileceğinizi düşünün!

Şibumi nedir kısaca bahsedeyim bilmeyenlere;
Olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlüklerdir. Yani bilgiden çok anlayış, kendini kanıtlamaya gerek duymayan alçakgönüllülük, ruhsal rahatlıktır. İnsan Şibumi'yi elde etmez, keşfeder. (Kitapta daha ayrıntılı bulacaksınız bu tanımları)
Şanghay'da doğup Kişikava adlı Japon bir general tarafından büyütülen, Go oyunu üstadı, yedi dil konuşan, çıplak elle öldürme tekniklerinde usta olan, mağaracı, terörist avcısı Nicholai Hel. Her konuda sakin, düşünerek hareket eden, hayatın her hamlesini hesaba katan bir karakter yaratmış Trevanian. Yaşadığı onca şey sonrası emekliye ayrılan Nicholai, Ana Şirket nedeniyle şatosundan ayrılıp onlarla savaşmaya karar verir. Ve sonrası muazzamdır! Münih Beşlisi, Kara Eylülcüler, öldürülen İsrail atletleri ve ve kan gölüne dönen bir havaalanı! (Tabi bunun öncesinde Nicholai'nin nasıl yetiştiğinden, aldığı eğitimlerden, hayatına giren kadınlardan, Go oyununa düşkünlüğünden, yakın algılama yeteneğinden bahsedilir olay akışı içinde.)

Nicholai ile diğer karakterlerin arasında geçen diyaloglarda birçok ders verici cümlenin altını çizdim. Hayretle onayladım okuduklarımı.
Öyle anlar geldi ki, okurken kendimi tutamadım ilerlemek istedim, hemen sonucu öğreneyim neler olduğunu bileyim istedim. Hatta Tucocuumu ipucu vermesi için darladım :D Ama hiç açık vermedi sinir :D (Buradan Tucocuuma sesleniyorum; önerilerinle yenileniyorum, öğreniyorum! Bidahaki kitapta spoiler vermen için bunları yazıyorum :D)

Her bölüm şahaneydi. Ancak çıplak elle öldürme teknikleri hakkında daha çok okumak istedim. Bir yerde çeviri notuyla karşılaştım ve denenmesini önlemek için ayrıntılı anlatılmayacağını okuyunca dünya başıma yıkıldı :D Ve yine Tucocuumdan, ilk baskıda bilgiler bulabileceğimi duydum; çok üzücü bir andı :D

Bu kadar yazdıktan sonra tabii Nicholai Hel hayranları arasına katılmış bulunuyorum!
Kısacası olağanüstü bir kitap okudum. Bitmesin, devam etsin istedim. 'Son' yazısını görmek istemedim. İyi ki okudum. Şiddetle tavsiyedir okumayanlara...

Murat Sezgin, Şibumi'yi inceledi.
 25 Tem 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 9/10 puan

Muhteşem. Macera ve heyecanın hiç azalmadığı, düşündüren, Doğunun tüm geleneklerini kullandığı, ayrıntı dolu bir kitap yazmış Trevanian. Uzun bir Hollywood aksiyon filmi izlemiş gibi oluyorsunuz. Başlarda biraz tıkanmış gibi gelebilir ama ilerledikçe ağzınız hiç kapanmayacak.

Fazla spoiler vermeden başkarakter Nicholai Hel üstünden kitabın içeriğinden bahsetmek istiyorum. Nicholai Hel, Shanghai'da doğmuş melez bir insan. Birçok dil biliyor. İkinci Dünya Savaşını çocukluğunda bizzat yaşamıştır. Japon bir generalin yanında büyümüş ve sonra bir Go oyunu ustasının yanında yaşamış. Mağaralara özel bir ilgisi var. Amerikan düşmanı. Herkes adına kiralık katil avcılığı yapabiliyor. Sağlam bir karakteri var. Karakterini Doğunun mistisizmine ve şibumiye borçlu. Hel ile karakterinin oluşturan mistisizme ve şibumiye biraz bakmakta fayda var:

Mistisizm, sezgi veya içe bakış yoluyla Tanrıyla özdeşleme veya yeni bir idrak(kavrayış) düzeyine varma anlamına geliyor. Bana göre de Tasavvuf vahdet-i vûcud inancının değiştirilmiş gavurcası. Hel'in: "...ben orda olduğum gibi, burdayım da...uzaklaşıyorum ama gitmiyorum...orada görebilen tek şey benim. Hepinizin adına ben görüyorum..."(syf. 94) sözlerinden bunu anlamak biraz daha kolay. Hel ruhunu mistik yolculuklarla dinlendirip, konsantre olabiliyor. Mistisizmden aldığı yakınlık algılamasıyla, kendinden uzakta olan şeylerin titreşimini hissedebiliyor ve ona göre hareket ediyor.

Şibumi, Japon hayat felsefesi. Sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükler olarak tanımlanıyor. Anlatamayacak kadar basit görünen, hakimiyet peşinde olmayan otorite veya kendini kanıtlama gereği duymadan alçakgönüllü olmak gibi ya da sehl-i mümteni sanatını hayata yansıtmak gibi. Hel, şibumiyi teslimiyet için kullananların aksine rakipleri karşısında bir kuvvet olarak kullanmış.

Go oyun ustasının yanında yaşadığından bahsetmiştim. Ustası Go'yu gerçek hayat olarak görüyordu, yaşadığımız hayatı da oyunun bir yansıması. Bundan da hayat bir oyundur, sonucunu çıkarmak abez kaçmaz herhalde. Hel de ustasına uyarak Go dilini hayat diline uyarlıyor.

Hel'in mağara tutkusu insanın içindeki karanlığın cesaretle, kararlılıkla, mücadeleyle ve kurnazlılıkla aydınlatmasının simgesi. İçimizde bir mağara olduğunu biliyorsak buna şaşmamak gerek.

Beni en çok etkileyen ve ayrıntıya girmediği için biraz da heyecanımı perçinleyen Hel'in Çıplak Elle Öldürme Teknikleri idi. Basit araçlarla kağıt, pipet vs. bu tekniği uygulaması ilginçti. Daha önceki kitaplarında değişik tekniklerinden yararlananlar olduğu için bu kitabında ayrıntıya girmemesi, insanların iyiliği için tedbir olmuş.

Kısaca muhteşem bir kitap. Keyifli okumalar.

Ayşe*, Şibumi'yi inceledi.
 09 Kas 2017 · Kitabı okudu · 23 günde · Beğendi · 10/10 puan

Evet..
Geldik mi başlayan her şey biter diyen adamın haklı olduğunu anladığımız o kıvama. Şuan elinden oyuncağı alınan bir çocuk kadar üzgünüm çok samimi bir itiraf bu,Nicholai Hell artık hayatımda yok. Oysa koskoca bir serüveni birlikte sırtladık günlerdir kâh gülerek, kâh üzülerek. İnternette ki bir kaç yorumda Nikko hakkında mekanik ve duygusuz olduğu yönünde yorumlar gördüm kalbim kırıldı. Nicholai Hell benim için zirvede bir adam, hani "abi aşmışş bu adam yaaa!" deriz ya o misal.

Rodney William Whitaker ya da Trevanian (sanırım kendisi bu isimden daha fazla hoşlanıyordu) tam bir kurgu üstadı. Olaylar iki farklı zamanda gelişip sonlara doğru kesişip okuru bir telaş halinde son sürat okumaya teşvik ediyor. Vakit bulamayıp her okuyamadığım gün için vicdan azabı hissettiğimi söylemeden edemeyeceğim.

Yazarın özellikle Bask ve Japon kültürünü işleyişi daha çok ruhsal olgulardan ,sezgilerden oluşan bölümleri uzun uzadıya anlatımı gerçekten epey etkileyici.

Ayrıca filmi yapılan kitaplar arasına da girmiş bulunuyor ama ben kitapta ki etkiyi yaratamayacağını düşündüğüm için izlemeyeceğim, çünkü Nikko kafamda en sevdiğim karakter Çalıkuşu/Feride ile aynı kulvarda şu sıralar.

Velhasıl kelam şahane bir roman, bir serüven, bir hengame, ruhsal bir yolculuktu keşke bitmeseydi bile dedim ama her şey dilediğimiz gibi olsa kıymeti olmazdı :) herkese şimdiden iyi okumalar arkadaşlar.

Beytullah Ömer DUMLU, Şibumi'yi inceledi.
 20 Kas 2015 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tek kelimeyle efsane bir kitap.Şuan başucu kitabım oldu.Kitabın nasıl bittiğine de inanamıyorum.Hikayesi oldukça çekici,bağlantılara diyecek hiçbir şeyim yok.Yazar Hel harakterini çok sağlam temellere oturtmuş.Okurken sanki film izler gibi hissettim kendimi.İkinci dünya savaşı,Hel'in hikayesi,Amerikan oyunları,İsrail-Filistin çatışması,terör faaliyetleri vb. her konuya el atmış bir kitap.Bu kadar bağlantıyı yazar nasıl başarmış bilmiyorum.Bazı konular gerçek hayattan alınmış.Tabiki de her kitap dört dörtlük değil tek eleştirim mağara bölümü.O bölüm biraz fazla anlatılmış.Hikayeden koparıyor okuyucuyu.Yazar o bölümde bildiklerini aktarmak istemiş ama uzun tutunca sıkılıyorsunuz.Okumak isteyen arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.Hiçbir kitaba on vermemiştim.En fazla dokuz vermiştim ama bu kitap hakediyor.

Nephren Ka, Şibumi'yi inceledi.
26 Şub 11:16 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 9/10 puan

KENAN İMİRZALIOĞLU MU POLAT ALEMDAR MI NİCHOLAİ HEL Mİ?

Fonda “Görevimiz Tehlike” jenerik müziğimiz olsun, önde matrix pardesülü ve siyah rayban gözlüklü, ağır abi duruşlu kiralık katilimiz: Nicholai Hel...
-Jeneriği arada “Ceza” nın “Fark Var” ı ile değiştirin lütfen-
Siyah giyinen adamımız , ajanımız,
esas oğlanımıza mekan seçelim desem ?.... Sizi yormayayım seçeyim ben :))) : Japonya, Kajikawa’da sakura vakti ve bu gizemli kiralık katilimiz kiraz ağaçları pembe yapraklarını dökerken, pembe bir halıya benzeyen kiraz bahçesinde yürümekte. ( İster inanın ister inanmayın ama konsept böyle)
Bu yolda sevgilisiyle yürüyüş yapması daha romantik olurdu lakin kader ağlarını örerken ona biraz şiddet ve yalnızlığı rezerveyi uygun bulmuş. :))))( Ama ne güzel olurdu, kiraz ağaçları, pembe çiçekler, fonda Love stroy yerine ... anladınız onu :)))))
O biiirrrr madeni sesli Amerikalı düşmanı...
O biiiirrrr yeşil gözlü Japon...
O biiiirrrr “Go”ustası....
O biiiirrrr Japon milliyetçisi...
O biiiirrrr Sovyet ajanı...
O biiiirrr terörist avcısı...
O biiiirrrr şibumi yolcusu - (şibumi:sıradan , olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır. Şöyle düşün: O kadar doğru bir söz ki cesaretle söylenmesine gerek yok....O kadar dokunaklı bir olay ki güzel olmasına gerek yok. Şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. İfade dolu bir sessizlik demek. Kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçakgönüllülük demek. ..)
Ondan nefret etmeyin, o bizim Kenan İmirzalıoğlu’muz...( İsteyen Polat Alemdar olarak imgeleyebilir :)))
( Polat’ın silahı ateşli ve patlamalıdır, tek kurşunla 5 kişiyi öldürür, bizim esas oğlanımızın cinayet işlediği silahları ise şunlardır: bir adet cep tarağı, kamış, katlanmış kağıt, kapı anahtarı ve ampül ...
Çünkü bir sırtlan ve bir çakal kadar masum Amerikalıların hakkından gelecek kişimiz Nicco olduğuna göre ağır silah şart!
Nicholai ile Polat arasındaki fark Go ile Batı satrancı arasındaki fark kadar miniktir; felsefe ile muhasebe defteri tutmak gibi ...
Katil kime denir?
Bizim Nicholai mi yoksa “ havayı ve suyu kirleten, soyan, sömüren kuruluşlar hesabına çalışan insanlara mı?
Okuduktan sonra, “her katil kötü müdür?” diye sorarlar insana...

Dipnot: “Her yaralı ruhun metruk arka bahçesinde,işlenir her gün böyle ufak tefek cinayetler.”
Benim metruk arka bahçeye kaktüs koydum, bana da ancak bu yakışırdı.. :)))

Hilal, Şibumi'yi inceledi.
29 Eki 2017 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bugüne kadar okuduğum kitaplar arasında en iyilerdendi. Kesinlikle herkes okumalı. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Diğerlerini de okumayı düşünüyorum. Sessiz sakin bir ortamda okunması gereken, yer yer kafa karıştıracak anlatım ve öğelere sahip bir polisiye. Bir çok siyası ve genel bilgi de veriyor. 5-6 dil bilen, yarı Alman, yarı Rus, ülkesndeki savaştan dolayı Japonyanın kültüründe yetişmiş ve Amerikan düşmanı Nicholai Hel'in onlarla olan savaşını, go oyunuyla ilgisini ve benzeri bir çok konuyu sıkmadan işliyor romanında Trevanian. (Gerçek adı Rodney William Whitaker'dır. Trevanian takma adıdır.)

ESRA KADIOGLU, Şibumi'yi inceledi.
 04 Nis 2017 · Kitabı okudu · 20 günde · Beğendi · 9/10 puan

Merhaba herkese :) ŞİBUMİ !!! Aşırı bilgelikten basitliği yakalamaya çalışmak, ne kadar imkansız insanoğlu için. Yazarı 2005 senesinde aramızdan ayrılmış. Dilimize çevrilen baya kitabı var. Diğer kitaplarını da Kesinlikle okumak isterim. Anlatım çok güzel, Nicholai Hel' ile yaşadım tüm hikayeyi... Aslında kitabın beni en etkileyen yönü çok fazla ülke ile ilgili bilgi vermesiydi. Doğru anlatılan hikayelerde bu tür bilgileri seviyorum. Amerikan, Arap, İngiliz, Bask, Fransız ve Japonya vb... kültürleri ile dahiyane GO oyununun yaşam felsefesine dönüşmesi.... Birçok okuyan gibi bende ilk iş GO oyunu ile ilgili daha fazla araştırma yapacağım :) Nicholai Hel ; Rus anne, Alman baba , doğum yeri Japonya... 7 dil biliyor. O ne Rus, ne Alman, ne Japon kimliği olmayan bir adam.....Kitaptan İlginç ve gerçek bir dipnotu yazmadan bitiremeyeceğim ; Kitabın önceki baskılarında Hel'in saldırı taktikleri detayları ile anlatılırken , daha sonra bu detaylar kaldırılmış. Kitabı okuyup bu taktiklerden etkilenenlerin, cinayetler işleyenlerin azımsanmayacak sayıda olduğu rivayet ediliyor....Sevgiyle kalın :))))

Ahmed Yasir Orman, Katya'nın Yazı'ı inceledi.
 17 Ara 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

(Hafif ama çok hafif spoiler içerir. Meraklanmayın can alıcı yerleri söyleyerek okumak istediğiniz bu kitabı kursağınızda bırakmadım.)
Kitabı 1000kitap'ta gördüm. Artık kimden gördüm nasıl gördüm hatırlamıyorum. Herhalde sitenin fazla derinine inmişim ve bu kitabı bulmuşum. Kitabı gidip kütüphaneden aldım. Açtım okumaya. İlk iki sayfasında "aha şu hiçbir cümlesinden bir şey anlaşılmayan saçma kitaplardan" derken üçüncü sayfada aslında kitap güzelmiş dedim. Hatta bundan sonra baya beğendim ve pek adetim olmayan alıntı yapma işini iki defa yaptım. Tabi belli bir sayfa ilerledikten sonra eyvah yoksa bu kitap basit bir romantik kitap mı demeye başladım. Sayfalar ilerledikçe bu fikrimden biraz caysamda gene aklımın bir köşesinde hala bu fikir vardı. Tabi kitabın sonlarına doğru ise bu fikrimden tamamen caydım ve yazar beklenilmedik bir sonla bitirdi kitabı.
Bu gizemli yazar karşımıza duygusal bir karakter çıkarmış. Bu karakter doktor ve habire elinde kalem bir şeyler yazmakla meşgul. Gencim, yakışıklıyım, duygusalım, neşe doluyum o zaman aşk benim hakkım diyen tiplerden. Hatta bu düşüncesiyle ilgili bir alıntı da paylaştım oradan ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.(#5398053) Karakterimiz bu düşüncelerdeyken Katya isimli çok genç sandığı bir kızla tanışıyor ve olaylar başlıyor. Kitabın sonlarına kadar yazar pek gerçekleri söylemiyor. Ama habire okuyucuya bu Katya'nın ailesinde bir gariplik var düşüncesini taze tutuyor. Kitapta biraz ilerlerseniz beğenmeseniz bile meraktan okuma isteği duyabilirsiniz. Yani yazar her okurunun kitabının sonunu getirmesi için basit bir yol denemiş:Merak ve aşk. Yazar bir de farklı bir metotla yazmış. 45 yaşındaki baş karakterimiz geçmişindeki Katya'yla yaşadığı bir yazı kendi eliyle yazmış. Bir anı kitabı gibi. Ara sıra bu baş karakterimiz hikayeyi keserek kendi düşüncelerini anlatmış. Bu bana biraz edebiyatımızda yazı makinesi olarak adlandırılan Ahmet Mithat'ı hatırlattı.
İşin kısası bu kitap basit bir aşk kitabı olmayıp akıcı ve sade bir dille yazılmıştır. Okurken de Bask kültürünü biraz da olsun öğrenme şansını bulacaksınız. Alıp okursanız pek pişman olmazsınız diye düşünüyorum.
http://ahmedyasirorman.blogspot.com.tr/...-nicholas-seare.html

Esra D., Şibumi'yi inceledi.
 16 Oca 11:57

Merhabalar arkadaşlar.Çok kişinin yorum beklemesi suretiyle kitabı bir ele alayım dedim.Yoksa Şibumi anlatılması zor şeyler hissetmenize neden oluyor..Yani beni bile(hissizleşen) etkilediyse okumaya değer derim..

Bu kitapla tanışmama vesile olan arkadaşıma Tuco Herrera teşekkür etmek istiyorum. O şiddetle tavsiye etmeseydi daha sonraya erteleyebilirdim.Çünkü aldığım kitap çok eskiydi,yazıları çok küçüktü, bazı yazıları eksikti,kitap elimde dağıldı resmen.. Siz siz olun sahafa arkadaşınızla gitmeyin, kitap alırken iyice inceleyin..

Kitaba başlamadan önce Japonlara özgü bir tür oyun olan "Go" yu ve "Go felsefesi" ni araştırıp iyice sindirdikten sonra başlamanızı tavsiye ederim. Maksat kitap bölünmesin, araya araştırmalar girmesin diye söylüyorum..

Başlarda bu ne yaa!!! Dedim bu mu dehşet kitap.. Bu kadar tavsiye edildiğine göre vardır bir aksiyonu oku Esra dedim..

Ve yanılmadım...
Şibumi adının ne olduğunu hayranlıkla okuyacaksın..
Hatta öyle etkileneceksin ki kendinde de bu tarzı hissedeceksin..Bende böyle yaşayabilir miyim diye deli sorular geçecek aklından.
Sadece okurken farklı bir kimliğe bürüneceksin....

Sonrasında tanışacağın karakterler iyice bağlayacak senii... Nicholai Hel baş karakterdir kendileri.. Ben tanıştığıma çok memnun oldum.Sonuna kadar el ele devam ettik...Şibumi felsefesi beni benden aldı... Zaman zaman da alıntılar yaptım zaten...

Hem polisiye, hem edebi hem felsefi bir roman. Normalde kurgu pek sevmem.. Öyle güzel kurgulanmış ki kurgu olduğunu unutup okuyorsun..

Nicholai ve La Cagot dostluğu ve aralarında geçen diyaloglar hem çok etkileyici hem de okurken gülümseten nitelikte..

Polisiyeden pek anlamam ama heyecanlı bir anlatımı var bu konuda..Cümleleri okurken sonrasında ne geleceğini tahmin edemiyorsunuz..

Tadı damağınızda kalacak türden bu eseri her kitap severin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum... Umarım okuduğunda doğru zamadasındır! Aksi takdirde kitabı beğenmemen de olası...

Umarım merak edenleri tatmin edecek bir inceleme yapabilmişimdir.. Sevgiler saygılar

Bütün İncelemeleri Göster