Nikolay Gavriloviç Çernişevskiy

Nikolay Gavriloviç Çernişevskiy

Yazar
8.9/10
91 Kişi
·
260
Okunma
·
35
Beğeni
·
1.921
Gösterim
Adı:
Nikolay Gavriloviç Çernişevskiy
Unvan:
Rus Devrimci, Demokrat, Materyalist Filozof, Eleştirmen ve Sosyalist
Doğum:
Saratov, 12 Temmuz 1828
Ölüm:
17 Ekim 1889
1828 yılında Saratov'da doğdu. Bir rahip ailesinden olan Çernişevski, ilk eğitimini Saratov papaz okulunda gördü. 1846 yılında St. Petersburg Üniversitesi'ne girdi. Üniversite yıllarında, Avrupa'daki 1848 devrimlerinden sonra güçlenen Rus muhalif hareketi Çernişevski'yi kendisine çekti. Üniversite yılları (1846-1850) Çernişevski'nin kişisel gelişiminde önemli bir dönemi oluşturdu. Özellikle devrimci-materyalist dünya görüşünü bu dönemde kazanmış, toplumsal politik düşüncelerini bu yıllarda şekillendirmiştir. Üniversiteyi bitirdikten sonra kısa bir süre, doğup büyüdüğü kentte, bir okulda, öğretmenlik yaptı. 1854 yılında “Çağdaş” dergisiyle ilişkiye girdi. Bu dergide önce yazarlık, sonra da yönetmenlik yaptı. Çernişevski ve Nekrasev'in yönlendirdiği Çağdaş dergisi yazılarıyla devrimci-demokrat düşüncenin etkin olduğu dönemin toplumsal-politik mücadelesinin merkezinde yerini aldı. Dergi devrimci güçlerin büyük bölümünü çevresinde toplamıştı. Çernişevski 1855 yılında yayınladığı “Sanat ve Gerçeklik Arasındaki Estetik Bağıntıları” adlı yapıtında, idealist estetik anlayışını derin bir şekilde eleştirdi ve gerçekçi sanatın temel ilkelerini ortaya koydu. Çağdaş dergisi süreciyle düşüncelerini geliştiren ve sağlamlaştıran Çernişevski, artık diğer devrimci pratiklere daha çok eğilmeye başlamıştı. 1861 'de yazdığı “Köylülerin Efendiliği” adlı bir bildiriyle köylüleri Çarlığa karşı ayaklanmaya çağırdı. Bu yıllarda birçok makalesi Çarlık tarafından yasaklandı. 1859'da Herzen ile birlikte Rusya'daki devrimci güçlere bir eylem planı hazırlamak amacıyla Londra'ya gitti. Toprak sahiplerinin ve liberallerin, kendilerine uzlaşmaz eleştiriler yönelten Çernişevski'ye karşı nefretleri günden güne büyüyordu. Çarlık hükümetinin Çernişevski'nin çalışmalarını durdurmak için kesin karar vermesi üzerine, 1862'de yakalanarak Petropavlovsk Kalesi'ne kapatıldı. “Nasıl Yapmalı?” romanını da bu zindanda dört ay gibi kısa bir sürede yazdı. 1864'te, Çernişevski'nin halkın önünde pişmanlık belirtmesi için, Mitninskiy Alanı'nda Çar tarafından büyük bir tören düzenlendi. Çernişevski, otokrasinin beklediğinin aksine düşüncelerini savundu, pişmanlık belirtmeyi reddetti. Bunun üzerine Çarlık onu vatandaşlıktan çıkartıp, Sibirya'da 20 yıl kürek cezasına mahkum etti. Burada zorlu yaşam koşullarına karşın çalışmalarını sürdürdü. Tutsakken, devrimci mücadeleyi yeniden canlandırmak amacıyla “Başlangıç” (Prolog) adlı romanını yazdı. Bu romandan sonra 'yazması yasaklandı'. Bu yasağa rağmen takma adlarla yazı yazıp bunları devrimci çevrelere ulaştırmaya çalıştı. Zindandan çıktıktan sonra 1889'da doğduğu kent Saratov'a yerleşti. Çok geçmeden orada beyin kanamasından yaşamını yitirdi.
... insan büyük bir yangından korkuya kapılmışsa doğruca yangın yerine koşup çalışmalı, içinde ne korku kalıyor ne bir şey!
İnsanlara karşı böylesine kötü olduğun için sana dargınım; oysa insanlar sensin: Bu durumda nasıl oluyor da kendine karşı böylesine kötü olabiliyorsun?
"Ben sevinç ve mutluluk duyuyorum" demek, insanca düşünen herkes için "bütün insanların sevinç içinde, mutluluk içinde olmalarını istiyorum" demektir, bu iki düşünce özünde tektir.
Vera Pavlovna'ya göre kadının mutluluğu, duygularını dile getirebilmesinde, aşkta eşit olmasında değildir. Erkekle toplumsal eşitliğini her bakımdan sağlamadıkça mutlu olamaz kadın. Eşitliğin olmadığı yerde gerçek aşk ve mutluluk da yoktur. Kadına saygının olmadığı yerde, aşkın sevinci de yoktur.
Kitabı okumam kadar kitap ile tanışmam ve farkına varmak da ilginçti. Kısaca anlatmam gerekirse Antalya ' da iş seyehatinde kaldığım otelde kitap okudugumu gören bir Rus turist ile sohbet ederken devamlı daha önce ki sohbetlerimde bana hep biraz ağızdan Puşkin demelerinden sıklıdığım için. ( yaklaşik 10 kişi ile sohbet etmişligim var bu konu ile ilgili daha hiç Dostoyevski ve Tolstoy diyeni duymadım ) Rus edebiyatında en çok sevdiğim yazarların isimlerini sayarken hep Ukraynalı yazarların isimlerini sayarken ( Mihail Bulgakov, Yavgeni Yeseni , Yevgeni Zamyatin) bir anda bu duruma sinirlenen Rus turist' in sinirden ağzından Çernişevski adının çıktığını duyunca ben bir an şaşırdım. İlk defa bir Rus turist daha önce adını hiç duymadigım bir Rus yazarın ismini söyledi. Hemen kitaplarını ve yazarı arastırinca " Nasıl Yapmalı? " kitabını okumaya karar verirdim.

ÇERNİŞEVSKİ Rusya ' da bir din adamının oğlu olarak o dönemde yaşadığı ülkenin sorunlarını ve problemlerini görerek kendi düşüncesi ile materyalist bir yaklaşımla ülkesinin sorunlarını yüksek sesle dile getirdiği için Çar tarafından tutuklanarak gönderildiği 4 Aralık 1862 ile 4 Nisan 1863 arasını kapsayan dört aylık sürede, Petropavlosk zindanında yazar.

Rusya 'nin o dönem yaşadığı sorunları , emeğinin karşılığını alamayan insanların problemlerini , çürümüş aile yapısında ki ebeveynlerin çocukları üzerinde ki etkilerini , toplumda bulunan kadınların görmezden gelinerek ikinci plana alınmasından dolayi toplum üzerinde ki etkilerini , Burjuvazim' in sosyal hayata etkisini, ülkesinin bu kaos ortamından kurtulmak için nasıl bir eylemde bulunmasını gerektiğini ülkede oluşan tüm aksaklıkları kitabın kadın kahramanlarından Vera Pavlovna ve onun etrafında gelişen Aşk, evlilik, aile yapısı ve o dönem gerçekçi bir anlatım üzerinden kendi düşüncesini anlatarak roman Ülkesinin ve ülkesinde yaşayan insanların yaşantisini etkileyen olaylar karşısında Nasıl Yapmalı ? Sorusuna cevaplar vererek anlatıyor.

Kitabın benim en çok hoşuma giden yerlerinden bir tanesi yazarın kitap ilerlerken müdahale edip okuyucu ile kurmuş olduğu monolog şeklinde kitap ile anlatmak istediği durumlarda atıf da bulunarak o dönemde edebiyat ve yazarlar üzerinden özellikle de yazmış olduklarından dolayi insanları etkiledi lerini düşündüğü yazarlara eleştiri anlamında atıfta bulunması ( Charles Dickens, Goethe, Gogol ) oldu.

Bir okuyucu olarak bizi Zaman zaman kendimizi en çok kaptırdığımız kitaplar, okuyucu olarak bizi karşı koymaya en azından okuduğumuzu tamamlamaya iten kitaplardır. Nasıl Yapmalı? Kitabını okurken okuyucu olarak kendi dallarimiz üzerinde, ama bir başkasının toprağında çiçek açarız gibi hissetmenize neden olacak ve hayata biraz daha farklı bir şekilde, derinlemesine bakmamizi sağlayacak bir kitap yazmış Nikolay Gavrolaviç Çernişevski...
Lenin’in, Dostoyevski’ nin ve daha birçok dönemin rus lider ve yazarın kitaptan çok etkilendiğini öğrenince hemen alıp okudum. İyiki de okumuşum. ‘Büyük insanlığı’ yaratmanın yolunun dayanışma, sevgi, dürüstlük ve çalışkanlıktan geçtiğini çok güzel bir şekilde anlatmış.
Okudum ama hiçbir şey anlamadım .Çok zor bir kitap ! Anlamak için çabalamak lazım ! İş kuracak bir kişinin nasıl büyümesi gerektiğine dair bir bölüm vardı .
Lenin'i devrime giden yolda en çok etkileyen eser Çernişevski 'nin ''Ne Yapmalı?'' kitabıdır.Hatta Lenin devrim stratejilerini yazdığı esere de '' Ne Yapmalı?'' adını vermişti.Karışmaması için Çernişevski'nin yapıtı ''Nasıl yapmalı?'' olarak söylenmeye başlanmıştır.Ütopik sosyalistlerden olan Çernişevski bu eserinde bizlere sosyalizm ve dünya görüşünü aktarmakta.
İnsanlar dostları arkadaşları ve yaşadığı toplumun özgürlükleri için her türlü bedeli öderken,sevgilileri ve aşklarının özgürlüklerini kaldıramazlar.Dönemin Rusyasını anlatan güzel bir kitap.
Bu kitap için söyleyeceğim tek şey Sosyalizm demeden sosyalizmi anlatıyor ek olarak rus toplum yapısını da oldukça iyi inceliyor. İyi bir kitaptır. Tavsiye ederim. Okuyacak olanlara keyifli okumalar.
Önderim Sn.Osman PAMUKOĞLU'nun "mutlaka okunmalı" önerisi ile kitaplığıma dahil ettiğim ve okumaya başladığım kitap.

Çernişevki'nin 1862 yılında hapishanede dört ayda yazdığı "Nasıl Yapmalı" kitabı Lenin'de dahil olmak üzere pek çok radikal düşünürü etkilemiştir. Hatta kitabın Rus Devriminin dinamik altyapısını Marx'ın Kapital'inden daha fazla etkilediği söylenir.

Çernişevski kitabında, emekçiden, yoksuldan yana ütopik bir dünya çizmiş, baskıdan, yoksulluktan cehaletten kurtulmanın yollarının elbirliğiyle dürüst olmak, çalışmak ve sevmek olduğunu anlatmıştır.
" Nasılsa değişeceğim diye neden şimdiden değişeyim ? "
Aslında çok basit ama bir okadar zekice yazılmış bir kitap. Neden mi ? Yazar okadar akıllı ki kitaptaki karakterlerin analizlerini yapıp onlara tavsiyelerde bulunurken asıl amacı sizin o karakterlerden biri olduğunuzu benimsetmek ve sizinle birebir iletişime geçmek. Pes !!!
Rusya' nın devrim öncesinin sosyoekonomik yapısını anlamak için başvurulabilecek ender ve nefis kitaplardan biri. Sosyalizm düşüncesinin ve sisteminin sade, yalın ve anlaşılır bir şekilde anlatıldığı dolu dolu bir roman.

Bir işyerinin sosyalist düşünceyle nasıl işleyip büyüdüğü, eşitliğin kadına hayatın her alanında tanınmasıyla filizlenen özgür bir yaşam örneği, mücadele, aile ve toplumsal baskıların bireyler üzerindeki etkisi, kapitalizmin, ataerkil toplum yapısının nasıl bir çürümüşlüğe yol açtığı gibi birçok konu.

Vera Pavlovna, Lapulov, Kirsanov, Rahmetov karakterlerinin aralarında geçen birer cümlelik diyologlar bile saatlerce üzerinde konuşulup tartışılacak zenginliğe sahip.

İyi okumalar.
Güzel bir aşk hikayesi ve biraz da ütopik hayaller...

Paragöz bir anne, kızını bir soyluyla evlendirmek istiyor. Kız pek istekli değil. Fakat nişanlanmışlar. Bu dönemde, özel ders hocası Lopuhov sahneye çıkar. Aileyle yakınlık kurar, kurnaz bir şekilde. Veroçka(kız) ile yakınlaşmaları aşka dönüşür. Ona yardım etmek için Lopuhov tıp eğitimini bırakır. Binbir engele rağmen kız evden kaçar ve evlenirler.

Sosyalist ekonominin küçük ölçekli halini yansıtmaya çalışılan bir dikim evi kurulur. Patron yoktur, maaşlar çalışmalarına bağlıdır, kararlar birlikte verilir, ne yapılacaksa birlikte yapılır.

Lopuhov yataklara düşer hastalığından. Doktor olan arkadaşı, Kirsanov, evine gidip gelmeye başlar. Bu ziyaretler, Veroçka’ya karşı bir şeyler hissetmesini veya önceden hissettiklerinin açığa çıkmasını sağlar.

Birinci cilt biter.

-Yazarın araya girip okura bilgi vermesi biraz abartılmıştı, yer yer sıkıcıydı.
+Kendine bağlayan bir anlatım mevcut.
-Bir nevi komün denemesi olan atölye, ütopya olması nedeniyle, gerçekçilikten uzaktır.

*İnternette yazılanlara göre, kitabın adı Lenin’inkiyle karışmaması için ‘’Nasıl Yapılmalı?’’ olarak değiştirilmiştir.

Ö. Aydın Süer’in 19.Yüzyıl Rus Edebiyatı Üzerine Yazıları’ndan Alıntılar:
+Tanınmış Rus devrimci P. Kropotkin şöyle yazar: ‘’Ne Turgenyev’in ne de Tolstoy’un yapıtları insanı böylesine etkilemiştir. Bu yapıt Rus gençliği için neredeyse bir bayrak olmuştur.’’
+Çernişevski, ‘’Rahmetov figürü olmasa, okuyucuların büyük çoğunluğu öykünün kahramanlarını yanlış yorumlayabilirdi,’’ diye yazar. (Birinci cillte henüz Rahmetov ortaya çıkmamıştı, ikinci cildi okusam mı acaba?)
+Öyküde bir kadına sahip olmanın ne kadar saçma olduğundan bahsedilmiştir şu sözlerle: ‘’Alçaklık! Alçaklık! Kim bir insana sahip olmaya cüret edebilir ki! Ancak terliğe ya da sabahlığa sahip olunabilir.’’ Ayrıca, eşlerin duyguları azaldığında ayrılma hakkına sahip oldukları belirtilmiştir. Geleneksel yaşamın savunucusu Tolstoy, Savaş ve Barış yapıtında Nataşa Rostov’u evcimen bir tip olarak yaratarak tepkisini dile getirmiştir.
+Bu dikiş atölyelerinin örnekleri o dönemlerde bulunmaktaydı. (O kadar da ütopik değilmiş, demek ki.)

Yazarın biyografisi

Adı:
Nikolay Gavriloviç Çernişevskiy
Unvan:
Rus Devrimci, Demokrat, Materyalist Filozof, Eleştirmen ve Sosyalist
Doğum:
Saratov, 12 Temmuz 1828
Ölüm:
17 Ekim 1889
1828 yılında Saratov'da doğdu. Bir rahip ailesinden olan Çernişevski, ilk eğitimini Saratov papaz okulunda gördü. 1846 yılında St. Petersburg Üniversitesi'ne girdi. Üniversite yıllarında, Avrupa'daki 1848 devrimlerinden sonra güçlenen Rus muhalif hareketi Çernişevski'yi kendisine çekti. Üniversite yılları (1846-1850) Çernişevski'nin kişisel gelişiminde önemli bir dönemi oluşturdu. Özellikle devrimci-materyalist dünya görüşünü bu dönemde kazanmış, toplumsal politik düşüncelerini bu yıllarda şekillendirmiştir. Üniversiteyi bitirdikten sonra kısa bir süre, doğup büyüdüğü kentte, bir okulda, öğretmenlik yaptı. 1854 yılında “Çağdaş” dergisiyle ilişkiye girdi. Bu dergide önce yazarlık, sonra da yönetmenlik yaptı. Çernişevski ve Nekrasev'in yönlendirdiği Çağdaş dergisi yazılarıyla devrimci-demokrat düşüncenin etkin olduğu dönemin toplumsal-politik mücadelesinin merkezinde yerini aldı. Dergi devrimci güçlerin büyük bölümünü çevresinde toplamıştı. Çernişevski 1855 yılında yayınladığı “Sanat ve Gerçeklik Arasındaki Estetik Bağıntıları” adlı yapıtında, idealist estetik anlayışını derin bir şekilde eleştirdi ve gerçekçi sanatın temel ilkelerini ortaya koydu. Çağdaş dergisi süreciyle düşüncelerini geliştiren ve sağlamlaştıran Çernişevski, artık diğer devrimci pratiklere daha çok eğilmeye başlamıştı. 1861 'de yazdığı “Köylülerin Efendiliği” adlı bir bildiriyle köylüleri Çarlığa karşı ayaklanmaya çağırdı. Bu yıllarda birçok makalesi Çarlık tarafından yasaklandı. 1859'da Herzen ile birlikte Rusya'daki devrimci güçlere bir eylem planı hazırlamak amacıyla Londra'ya gitti. Toprak sahiplerinin ve liberallerin, kendilerine uzlaşmaz eleştiriler yönelten Çernişevski'ye karşı nefretleri günden güne büyüyordu. Çarlık hükümetinin Çernişevski'nin çalışmalarını durdurmak için kesin karar vermesi üzerine, 1862'de yakalanarak Petropavlovsk Kalesi'ne kapatıldı. “Nasıl Yapmalı?” romanını da bu zindanda dört ay gibi kısa bir sürede yazdı. 1864'te, Çernişevski'nin halkın önünde pişmanlık belirtmesi için, Mitninskiy Alanı'nda Çar tarafından büyük bir tören düzenlendi. Çernişevski, otokrasinin beklediğinin aksine düşüncelerini savundu, pişmanlık belirtmeyi reddetti. Bunun üzerine Çarlık onu vatandaşlıktan çıkartıp, Sibirya'da 20 yıl kürek cezasına mahkum etti. Burada zorlu yaşam koşullarına karşın çalışmalarını sürdürdü. Tutsakken, devrimci mücadeleyi yeniden canlandırmak amacıyla “Başlangıç” (Prolog) adlı romanını yazdı. Bu romandan sonra 'yazması yasaklandı'. Bu yasağa rağmen takma adlarla yazı yazıp bunları devrimci çevrelere ulaştırmaya çalıştı. Zindandan çıktıktan sonra 1889'da doğduğu kent Saratov'a yerleşti. Çok geçmeden orada beyin kanamasından yaşamını yitirdi.

Yazar istatistikleri

  • 35 okur beğendi.
  • 260 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 259 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.