Nil Gün

Nil Gün

YazarÇevirmen
8.3/10
399 Kişi
·
1.292
Okunma
·
35
Beğeni
·
2.740
Gösterim
Adı:
Nil Gün
Unvan:
Yazar
Doğum:
1952
1952 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu.

1972 yılında gittiği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. Kaliforniya’da alternatif sağlık, alternatif eğitim, insan potansiyeli ve hümanistik psikoloji alanlarında eğitim gördü.

Zihin Bilimi, Hipnoterapi, Reiki, Rebirthing, NLP ve kinesiyoloji eğitimleri aldı. California Jaycee’s organizasyonunda uzun yıllar bireysel gelişim alanında hizmet verdi. Sorunlu çocukların gittiği okullarda gönüllü çalıştı.

International Council for Self-Esteem Türkiye temsilcisidir.

Türkiye’de ilk kez 1993 yılında hipnoterapi yöntemiyle ağrısız ve ilaçsız, suda doğum yaptırdı.

Basın dünyasında birçok dergide ve Güneş gazetesinde araştırmacı gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Dört yıl Bilar ve Bilsak’ta haftalık konferanslar verdi. Değişik radyolarda (Enerji FM, Show Radyo, Best FM ve Radyo TRT1) Kuraldışı ve Ötesi adlı psikoloji ve bireysel gelişim eksenli programlar hazırlayıp sundu. TGRT’de hafta içi her gün, Nil Gün ile Yeni Bir Gün adıyla bir sohbet programı yaptı. Radikalgazetesinde psikoloji ağırlıklı dizi yazıları yayımlandı.

Cine-5 kanalında Çekim Yasası programını hazırlayıp sundu. (2007)

Amerika’da 1981, Türkiye’de 1989 yılından beri, bireysel ve kurumsal workshop çalışmaları yapıyor.

Bireysel gelişim kavramının Türkiye’ye girmesinde ve birçok yayınevine yaptığı danışmanlıkla bu alandaki yayınların tanınmasında öncü oldu. Ayrıca uzun yıllardır ideali olan, okullara Özsaygı (Self-Esteem) derslerinin girmesi için ilk adımı attı ve özel bir okulda Özsaygı dersleri vermeye başladı.

Çok sayıda kitabı, çevirisi; hipnomeditasyon, zihin programlaması, motivasyon ve çocuk eğitimi CD’si vardır. Ayrıca Bütünsel Kinesiyoloji alanında yaptığı çalışmaları içeren, Bedenin Bilgeliği adında kapsamlı bir DVD çıkarttı.

Öncelikli hedefi, Bütünsel Kinesiyoloji (PiKi) eğitmenleri ve danışmanlar yetiştirerek eğitim, sağlık ve iş hayatı alanlarında topluma yararlı olmaktır.
"Yirmisinde ölmüş sekseninde gömülmüş insan" tabirini bilir misiniz?
Yaşayamayan, sadece var olan insanlar...
Affetmemek, kızgınlık duyduğun kişileri zihninde bedava kiracı olarak oturtmak demektir.
Nil Gün
Sayfa 199 - Kuraldışı Yayınları
Eğer hayatınızda sevgi varsa, yok olan çok şeyin eksikliğini hissettirmez. Eğer hayatınızda sevgi yoksa, neye sahip olursanız olun, asla yeterli gelmez.
Nil Gün
Sayfa 269 - Kuraldışı Yayınları
Zihnin olumsuz düşüncelerle dolu olduğunda tüm dünyanın pis koktuğunu düşünürsün, bu kokuyu kendinin yaydığının farkında bile olmadan...
Yetmiş beş yaşındaki birine göre altmış yaş genç.On beş yıl ne ki ?Bir ömür ne?Yüz yaşına kadar yaşasan bile.1910 yılında doğanlar şimdi nerede?Ya 1810 yılında doğanlar ?Mezarlıklar kendi rüyalarını gerçekleştiremeden ölmüş insanlarla dolu.
Nil Gün
Sayfa 96 - Kuraldışı Yayıncılık
Affetmeye yanaşmıyorsun çünkü affetmediğinde hayatında yanlış giden şeyler için onu suçlamaya devam edebilirsin. Mutsuz yaşamının sorumlusu da suçlusu da onlardır.
Nil Gün
Sayfa 197 - Kuraldışı Yayınları
Arkadaşımıza doğum günü hediyesi verirken söze "Sana layık değil ama..." diye başlarız. Peki layık değilse o zaman niye veriyorsun o hediyeyi? Tabii çoğu insan bu sözü kibarlık olsun diye söylediğini savunur. Ama söze böyle başlamayan insanlar da var. Bu hediyeyi sana beğendiğim ve beğeneceğini düşündüğüm için veriyorum.

Kibar kelimesin kökeni kibirle bağlantılıdır. Kibir de aşağılık duygusunun, üstünlük duygusu olarak ifadesidir. Üstünlük ve aşağılık duyguları bir paranın iki yüzü gibidir. Her an birbirine dönüşebilir. Kimi zaman yazı kimi zaman tura. Üstünlük/aşağılık duygusunun kökeninde suçluluk duygusunun yol açtığı yoğun değersizlik duygusu vardır.
Nil Gün
Sayfa 188 - Kuraldışı Yayınları
Duygular bir yelpaze, bir birleşik kaplar gibidir. Bir duyguyu kendine yasaklarsan, diğer duyguların da tam olarak hakkını veremezsin. Hep bir şeyler eksik duygusu olur.
Nil Gün
Sayfa 132 - Kuraldışı Yayınları
Affetmek, geçmişi geçmişte bırakıp, anı yaşama ve geleceğe umutla bakma özgürlüğünü verir bize.
Nil Gün
Sayfa 197 - Kuraldışı Yayınları
Duyular ve sezgiler, sevgi, vefa, merak, taklit etmek, mantık gibi değişik duygular ve yeteneklerle insanlık övünüyor. Oysa bunlar hayli gelişmiş şekilde hayvanlar aleminde de mevcut.
Bu kitap için neden bu kadar az alıntı var bilmiyorum diyeceğim ama galiba biliyorum. NLP bir zihni kullanma becerisi diye ufak ve yakın bir tanım yapacağım öncelikle. Bir çoğumuzun kitaplığı farklılıklar gösterir bilim kurgu, polisiye, psikoloji gibi değişik türlere ilgi duyanların kitaplıkları farklı farklıdır fakat bu ne olursa olsun herkesin kitaplığında olması gereken bir kitap. Kitabı okuyup sıkılabilen az insan olacaktır eminim çünkü kitap sizi muhakkak bağlıyor karşınızdakini bir kaç kelimesiyle tanımak ve ona göre bir iletişim yolu belirlemek sizcede çok zevkli değil mi ? Hayatınızın her anını daha keyifli ve daha kolay kılabilecek şeyler öğrenmek ilginizi çekmez mi? Bu kitap kendinizi ve karşınıza çıkan herkesi size daha iyi tanıcak. Başarı sizin zihin gücünüz aslında ve sizde hissedeceksiniz okuduktan sonra ne kadar güçlü olabileceğinizi. Umarım bu incelemeyi gören herkes kitaplığına bu kitabı ekler ve altını çize çize zevk alarak öğrenerek okur. İyi okumalar.
Diyebilirim ki kitap, anlaşmaya başlamadan önce bizi buna hazırlıyor. Bir nev'i alt yapı gibi.. Kendimizi tanımamızı, sınırlarımızı kesin çizgilerle belirtmemizi istiyor. Ve biz bunu yapıyoruz. Evet bunu yapmaya mecbur hissediyoruz. Eğer yapmazsak sonsuza kadar 'korkak, çekimser, beceriksiz, nefret dolu, kötü, kurban' birini içimizde büyüteceğiz. Bu bile bizi bir şeyler yapmaya zorluyor.

Dikkatimi çeken önemli cümlelerden biri;
"İnsan, kendi kendini ehlileştiren hayvandır." cümlesiydi. Üzerine çok düşünülebilir ya da bunun yerine kestirmeden bir yol çizerek yazarın bize çizdiği ve bizim kurtuluş için, gitmek zorunda olduğumuz yola koyulabiliriz. Bu yol ki belki birçok insandan farkımızı ortaya koyacak, onlardan bizi soyutlayacak belki kullandığımız kelimelerle , sözlerle birkaç kişiyi de yanımıza almamızı sağlayacak. Bunu yapabilirsek zannımca doğru yoldayız demektir.

Tüm bunları yapabilirsek, kendi rotamızı doğru çizebilirsek yani kişiliğimizle tanışacak ve yeni dünyamıza 'merhaba' diyebileceğiz. Bunu yapmalıyız. Çünkü ; hayat, korku ve şüphe ile geçirilemeyecek kadar uzun değil.

"Gözler kapalı yaşamak kolaydır. Görebildiğiniz her şey yanlış yorumlardır."
JOHN LENNON

Artık gözlerimizi açmanın ve gerçekle yüzleşmenin zamanı...

İlk anlaşma "söz" üzerine. Kullandığımız sözleri ne kadar dikkatli seçebilirsek karşımızdaki insanı, dostumuzu ya da herhangi birini hayata kazandırmış yahut hayattan koparmış oluruz.
Etrafımızdaki insanlara nasıl tepki verirsek öyle izlenim bırakmış oluruz. İyi ya da kötü, kaba ya da kibar... Tepki nasıl olursa olsun bu kişiliğimizi ortaya koyar ve bunun karşılığında saygı veya vasıfsızlıkla karşılaşırız. İlk anlaşma için ben de oluşan çağrışım; " İnsan, sözleri düşünmeden sarf ettiği sürece karşısında bıraktığı enkazı asla fark etmeyecektir."

İkinci anlaşma da yazar bize ;
"Hiçbir şeyi kişisel algılama" diyor.

Bu anlaşma da yazar bencilliği bırakmamızı söylemektedir. Hadi bir öz eleştiri yapayım: Bencillik denilen illet bende de var ve bazen ben bile buna dayanamıyor, kendimi çekilmez buluyorum. Her zaman haklı olmak zorunda değiliz. İnsanız, haksız olabilir, yanlışa düşebiliriz. Önemli olan bu durumdan kendimizi korumak, bakış açımızı belli edip ona göre yaşamamızdır. Olumsuz eleştirilere maruz kalmamız bizim kişiliğimizi geliştirmemizi sağlar diyebilirim. Tam da yazarın söylediği gibi amaç; kabul görmek, onaylanmak değildir. İnsan kendini bilip, tanıdığı sürece bu tür konuşmalara maruz kalmayacak ve ihtiyaç duymayacaktır.
Kendi yaralarımızı tedavi edebildiğimiz sürece onları başkasının acıtması mümkün değildir.
Ve sen; Her şeyi, herkesi sev. Çünkü o zaman istediğin mutluluğa erişebilirsin.
Hiçbir şeyi kişisel algılama! Kendine güven, doğruyu söyle. Böylelikle içindeki kötü duygulardan kurtulabilir ve mutluluğu yakalayabilirsin.

Üçüncü anlaşma ise ; " Varsayımda Bulunma" dır.
"Sonsuzluğun ötesi içinizdedir". Evet bu sonsuzluk, mutluluktur. Mutlu olmak istiyorsak yargılanmaya, reddedilmeye karşı çıkmamamız gerekir. Etrafımızdaki her şeyi olduğu gibi kabul etmeliyiz..Olaylara kişisel duygu ve düşüncelerimizi yüklemek bizi onarılmaz yanlışlara sürükleyebilir. varsayımlar yanlıştır. Değişmeliyiz. Farklı algılama tohumlarını çöpe atmalıyız. Bu tohumlar toprağa bir kez düşecek olursa verim alınamayacak bir üretimle karşı karşıya kalmış oluruz.

Dördüncü anlaşma: " En İyisini Yap"
Elimizde olanın en iyisi, gücümüzün yettiği en iyiyi yapmak gerekiyor. Ne daha fazla, ne de daha az. En iyiyi zevk almak için yapmamız bizim açımızdan daha doğru bir karar olur. Ödül ya da tebrik almak başkasının zevki gereği yapılmış bir yaptırımdır. bunun bize faydası ise hiç olmayacaktır.
Keşkelere kapılmadan, pişmanlık duygusu oluşmadan, hatalarımızdan ders almak amacıyla en iyisini yapmak gerekir.
Bu bölümde aklıma Çinli iş adamı geldi. Bilmem kaç kez başvurduğu yerlere alınmadı. Ancak şimdi dünyanın sayılı zenginlerinden biri. Keşke demedi, yılmadı... En iyisine ulaşmak istedi ve ulaştı.
Dünyada var olma sebeplerimiz nelerdir?
Bu soru, bizi benliğimize, iç dünyamıza götürür. Eğer samimi şekilde cevap verebilirsek işte o zaman mutluluğa erişmiş oluruz. Mutlu olmak elimiz de , içimiz de. Anı yaşayabilmeli ve tüm enerjimizi, algılamamızı, gerçeği bu ana aktarabilmeli ve bunun zevkini çıkarabilmeliyiz..

Hayattan beklentilerimiz başkası tarafından onaylanmamalı ya da bir başkası gözetiminde gerçekleştirilmemelidir. Yanlış yapmaktan korkmamalı, cesurca yanlış yanlış yapmalıyız. Tecrübe yanlık yaparak kazanılır. Başkalarının pohpohlamalarına ihtiyacımız yok aynı şekilde başkasının yergisi de bizi durdurmamalı. Kendi özgürlüğümüzü ilan etmeli ve "Hayır" demeyi öğrenmeliyiz. Özgürlük içimizde tıpkı sonsuzluk gibi. Hayatımızı birey olarak kendi başımıza yönetebiliriz. Bu dört anlaşmayı hayatımıza uygulayarak kazanabiliriz. Alışkanlıklarımız, tabularımız var kolay olamayacak ancak en iyiye ulaşmak için en iyi şeyi yapmaktan, aramaktan vazgeçmemeliyiz. Boyun eğip bir parazit gibi yaşamaya son verebiliriz. Bundan sonra değiştirmek istediğim alışkanlıklara "şeytan" ismini veriyorum ve onlardan uzak durmayı planlıyorum.
Bu kitap ile olumsuz düşüncelerin bedenimizin hangi organının hastalanmasına sebep olduğumuzu ve olumlu düşünce ile tekrar sağlığınıza kavuşmamızın ne kadar kolay olduğu anlatılıyor...Dünya Sağlık Örğütü düşünce gücünün hastalıklarda olumlu etkilerini kabul ediyor..Yazar madde madde ana başlıklar ile hastalıkları ve karşısına olumlu sözcükleri eklemiş...
İnsanoğluna bahşedilen ve kullanıma açılan ellerinizdeki enerjilerin alternatif tıp olarak nasıl kullanacağınızı veriler ile anlatıyor.İlgilenenler için faydalı bir eser olduğunu düşünüyorum...
"Çekim Yasası her an ve her yerde devrede... Şu anda bu kitabı kendinize çektiğiniz gibi." Kitabı elime ilk aldığımda arka kapağındaki bu sözü gördüm ve kitabı direk aldım. Bu kitapta günlük hayatta bilmediğiniz o kadar çok şey var ki... Gelelim içeriğine. Newton'un yer çekimi yasasını bilmeyen yoktur. Hayatımızda büyük bir öneme sahiptir bu yasa. Ama hayatımızda yer çekimi yasasından çok daha önemli olan bir yasa var. Bu yasaya ÇEKİM YASASI diyoruz. Çekim yasasını bilmiyor olsanız ya da daha önce hiç duymamış bile olsanız hayatınızda çok büyük bir yere sahiptir aslında. Hayatınızın her anında çekim yasası devrede.
Evde, okulda, işte.. Hatta uyurken ve hayal kurarken bile.
Çekim Yasası olumlu ya da olumsuz olayları size çekmeye devam ediyor. Bir günde beynimizden geçen düşünce sayısı o kadar fazla ki.. Maalesef bu düşünceler çoğunlukla olumsuz.
Peki hayatta istediğimiz her şeye sahip olmak, mutlu, huzurlu ve sağlıklı yaşamak bizim elimizdeyken neden kendimizi gereksiz yere üzüyoruz ya da hayatımıza hep olumsuz şeyleri çekiyoruz. Bunları değiştirmek tamamıyla bizim elimizde.
Bu kitabın sizi çok olumlu yönde etkileyeceğine inanıyorum.
Ve hemen sizde bir kitapçıya gidin‍️ Bu muhteşem kitabı kendinize, hayatınıza çekin.
İlişkiler, bizim aynalarımız. Kendimize çektiğimiz şeyler daima ya sahip olduğumuz özelliklerin ya da ilişkiler hakkındaki inançlarımızın aynası oluyor..
Toltek bilgelik kitabı olan dört anlaşma ;
1. Kullandığınız sözcükleri özenle seçin.
2. Hiçbir şeyi kişisel algılamayın.
3. Varsayımda bulunmayın
4. Daima yapabildiğiniz en iyisini yapın.
Kitap bu konuların alt başlıklarından oluşup şuana kadar edindiğimiz yanlış inançlara ve insanların bu dört anlaşmaya uyarak hayatını cehennemden nasıl cennete çevireceğine dair eşsiz bir kılavuz.
Yazar değişik bir söyleşi tarzı ile Tanrı ile sohbet ederek,kafasında merak uyandıran sorulardan;Tanrının varlığını,gözükmesini,savaşları,kötülükleri,sevgiyi,çalışmayı cinselliği seksi ,cenneti cehennemi vb konuları soruyor ve Tanrı cevaplandırıyor.Kitabın içinde içinizden bunu ben de böyle düşünüyordum diyecek paylaşımlar elde edeceğinizi düşünüyorum.Değişik ilgi uyandırıcı bir kitap olmuş.Seriyi tamamlamak gerek:)
İnsanı sıkmadan değiştirmeye yönlendiren muhteşem bir kişisel gelişim kitabı. Bütün olumsuz düşünceleri nasıl olumlu yapabiliriz uygulamalı şekilde anlatmış. Bütün hastalıkların aslında psikolojiyle alakalı olduğunu, hangi hastalığın ne sebepten kaynaklandığını kitabın son sayfalarında teker teker açıklamış. Bir kanser tedavisini bile iyileştirmeye yönelik yöntemler veriyor. En sonda kendi zorlu hayatını, bu günlere nasıl geldiğini anlatıp uyguladığı yöntemler ile okuyucunun önüne sunmuş.
Kısa sürede kolayca okunabilen bir kitap. İsminden de anlaşılacağı gibi yazar size 4 anlaşma öneriyor, maddeler çok kolay görünse de hayata geçirmek o kadar kolay değil ancak imkansız da değil. Hayatımızda bir maddesini bile uygulayabilmek, arada hatırlamak düşünce yapımızı değiştirebilir. Ben beğendim kişisel gelişim kitabı sevenlere öneririm.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nil Gün
Unvan:
Yazar
Doğum:
1952
1952 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu.

1972 yılında gittiği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. Kaliforniya’da alternatif sağlık, alternatif eğitim, insan potansiyeli ve hümanistik psikoloji alanlarında eğitim gördü.

Zihin Bilimi, Hipnoterapi, Reiki, Rebirthing, NLP ve kinesiyoloji eğitimleri aldı. California Jaycee’s organizasyonunda uzun yıllar bireysel gelişim alanında hizmet verdi. Sorunlu çocukların gittiği okullarda gönüllü çalıştı.

International Council for Self-Esteem Türkiye temsilcisidir.

Türkiye’de ilk kez 1993 yılında hipnoterapi yöntemiyle ağrısız ve ilaçsız, suda doğum yaptırdı.

Basın dünyasında birçok dergide ve Güneş gazetesinde araştırmacı gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Dört yıl Bilar ve Bilsak’ta haftalık konferanslar verdi. Değişik radyolarda (Enerji FM, Show Radyo, Best FM ve Radyo TRT1) Kuraldışı ve Ötesi adlı psikoloji ve bireysel gelişim eksenli programlar hazırlayıp sundu. TGRT’de hafta içi her gün, Nil Gün ile Yeni Bir Gün adıyla bir sohbet programı yaptı. Radikalgazetesinde psikoloji ağırlıklı dizi yazıları yayımlandı.

Cine-5 kanalında Çekim Yasası programını hazırlayıp sundu. (2007)

Amerika’da 1981, Türkiye’de 1989 yılından beri, bireysel ve kurumsal workshop çalışmaları yapıyor.

Bireysel gelişim kavramının Türkiye’ye girmesinde ve birçok yayınevine yaptığı danışmanlıkla bu alandaki yayınların tanınmasında öncü oldu. Ayrıca uzun yıllardır ideali olan, okullara Özsaygı (Self-Esteem) derslerinin girmesi için ilk adımı attı ve özel bir okulda Özsaygı dersleri vermeye başladı.

Çok sayıda kitabı, çevirisi; hipnomeditasyon, zihin programlaması, motivasyon ve çocuk eğitimi CD’si vardır. Ayrıca Bütünsel Kinesiyoloji alanında yaptığı çalışmaları içeren, Bedenin Bilgeliği adında kapsamlı bir DVD çıkarttı.

Öncelikli hedefi, Bütünsel Kinesiyoloji (PiKi) eğitmenleri ve danışmanlar yetiştirerek eğitim, sağlık ve iş hayatı alanlarında topluma yararlı olmaktır.

Yazar istatistikleri

  • 35 okur beğendi.
  • 1.292 okur okudu.
  • 67 okur okuyor.
  • 871 okur okuyacak.
  • 25 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları