Nilgün Marmara

Yazar 8,7/10 · 166 Oy · 6 kitap · 517 okunma ·  366 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

366 okur beğendi.
166 puanlama · 491 alıntı
4 haber · 8.723 gösterim
517 okur kitaplarını okudu.
534 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
9 okur kitaplarını şu anda okuyor.
2 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Nilgün Marmara'nın Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Nilgün Marmara'nın Biyografisi

Nilgün Marmara, (d. 13 Şubat 1958 - ö. 13 Ekim 1987), Türk şair.

Hayatı

1958 yılında İstanbul'da doğdu. Ortaokul ve liseyi Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi'nde bitirip, yüksek öğrenimini Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı.

Sylvia Plath üzerine incelemeler yaptı. Plath'ın bireyin yalnızlığına ve varoluş sorununa bakışı genç şairi etkiledi. Nilgün Marmara, şiirlerinde çoğunlukla, 1. tekil kişinin düşle gerçek arasında gidip gelen, kırılgan izleklerini kullandı.

Çeşitli dergilerde şiirleri yayımlandı. Küçük İskender, Lale Müldür, Orhan Alkaya, Cezmi Ersöz, Ece Ayhan, Gülseli İnal, Onur Göknil ve Serdar Aydın gibi şairleri derinden etkiledi.

Sylvia Plath sevgisi, Marmara'yı ölümde de sevdiği şairin yazgısıyla birleştirdi. 13 Ekim 1987'de henüz 29 yaşındayken "yaşama karşı ölüm" dedi ve intihar etti. Kırmızı Kahverengi Defter adıyla yayınlanan günlüğünde "hayatın neresinden dönülse kârdır" ifadesi yer almaktadır.
Eşref Kebikeç, bir alıntı ekledi.
13 Nis 2015

niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına?
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına?
niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?
"öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.

Nilgün MarmaraNilgün Marmara
Nisa Nur, bir alıntı ekledi.
13 Eyl 2015

"Biliyorum, bir gün dayanamayacak küçük kalbim;
Arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim her şeye veda edeceğim. "

Nilgün MarmaraNilgün Marmara
Esther. Sema, bir alıntı ekledi.
04 Oca 01:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İntihar mektubundan...
Sahneden çekilirken yaşamıma karışmış herkesi selamlıyorum.

Defterler, Nilgün Marmara (Sayfa 533)Defterler, Nilgün Marmara (Sayfa 533)
Esther. Sema, bir alıntı ekledi.
 03 Oca 23:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kimlerle varız, kimlerle yokuz?
Kimlerle birlikte ölüyor
oluyor
ölüyoruz?

Defterler, Nilgün Marmara (Sayfa 481)Defterler, Nilgün Marmara (Sayfa 481)
Bütün Alıntıları Göster

Nilgün Marmara kitap incelemeleri

DUA, Daktiloya Çekilmiş Şiirler'i inceledi.
 02 May 23:57 · Kitabı okudu · 122 günde · 8/10 puan

BU İNTİHARIN NERESİNDEN DÖNÜLSE KARDIR.

İnceleme yazmıyorum. Her kitabın her insana hissettikleri başkadır. Okumak isteyenler için link https://yadi.sk/i/Uj2GBQV23V7Hnm

Yeni yıla nasıl girersen o yıl öyle geçer derler ya işte tam da öyle oldu. Yeni yıla özlediğim çok sevdiğim bir şiiri okuyarak girmiştim. Bu yılım hep şiirle geçecek gibi. Sadece bir şiir okudum.

Kuğu Ezgisi
"Ne zamandır ertelediğim her acı,
Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi" demişti.
Sonraki gün bir şiir daha,
Bir daha
Bir daha.

Tam 122 gün önce 1 Ocak tarihinde her gün tek bir şiir okuyarak başladığım kitabı nihayet sonuçlandırdım. Son üç şiiri özellikle okumadım.

Gariptir (ki garip olan benim) ergenlik çağlarında intihar konusunda kendime örnek aldığım insandı Nilgün Marmara.

İsmini çok küçük yaşlarda duymuştum. Sanırım ölüm yıl dönümü anma töreniydi. Ece Ayhan'ın sevgilisi olarak söylendiğini hatırlıyorum ama ne derece doğru bilemem. Hiç araştırmadım. Magazinsel yönü dikkatimi çekmedi. Tek hatırladığım 6. sınıfta arkadaşlarım Ece ile Nilgün'e sizler sevgili olabilirsiniz. Televizyonda gördüm Ece ile Nilgün kız kıza sevgili olmuşlar demiştim. Ece Ayhan'ı kadın zannetmiş olmamı tekrar itiraf etmiş bulunuyorum.

İleri yıllarda ismini yine duydum. Tek bildiğim 29 yaşında intihar etmiş olmasıydı. 18 yaşındaydım şiirlerini ilk okuduğumda. Şiirlerinden ziyade hayatından etkilenmiştim. 29 yaşımı beklememe gerek yok bende 19 yaşımda intihar edeyim dedim. Beyaz üzere kahverengi flu yazılar bulunan bir kitaptı. İnsanı karamsarlığa boşluğa sürüklüyordu baktıkça. (Şuan ki mor renk güzel olmuş insana huzur veriyor biraz daha.)

Bu kitap bitecek ve son şiirde ben kendimi pencereden atacaktım demiştim kendi kendime. Son üç şiiri okumadım. Okusaydım kendimi atarım diye korktum herkes Nilgün Marmara kadar cesaretli olamıyor. Dünyanın değil de intiharın neresinden dönülse kardır.

18 yaşındayken Nilgün Marmara için yazdığım şiir.

Ben unutmaya çalışıyorum sevinçlerimi
O düşünce ki her dem bir günah gibi yürüyüştedir kuytularımda
Ümitlerin ateş gibi yaktığı soluklarım yükseliyor atmosferlerimde
Mevsimler hızla geçip gidiyor gözlerimin önünden

Sinsi bir gökyüzü gibi tepemde şimdi anılar
Hiçleşen duygularım su rengi bir güneşi doğuruyor sessizliğimin dünyasına.
Tükeniyor umudu, bağrı yanık şiirlerimin
Çağ atlıyor zamana yayılan acılarım
Yaşlarım süzülüyor yanağımın vadilerinden

Bir ben varım şimdi dünya
Siyah ilmek ilmek işlerken geceyi
Sallanıyorum boşluğunda oradan oraya
Feryat eden bir ölüme koşarmışcasına

Kimseler bilmez hüzünlerimin dingin sulara akseden iç çekişini
Kalabalıktan yalnızlığa savruluş olsun bu bitiş
Çaresizce ve bilerek ama istemeyerek

Ey tanrı
İşte yanına geliyorum
Tüket nefeslerimi.
Yarattığın bu küçük bedenimi
Al sakla topraklarının koynuna
Soğuklar dans etmeye dursun her hücremde
Başlasın yok oluşum dünyadan…

Nilgün Marmara'nın bitirme tezi peki her bitirme tezine böyle ulaşıp okuyabiliyor muyuz?Tabi ki hayır.(özel araştırmalar hariç)
Peki nedir Nilgün Marmara'nın bu tezini farklı kılan?Kitap halinde basılıp her sahafta bulunmasına sebep?

Sebep ise tezine konu olarak incelediği yazar/şair Sylvia Plath ile aynı "son"u tercih etmesi,her ikisi de "intihar" ederek yaşamları na son vermişlerdir.

Bu tez Nilgün Marmara için intihar motivasyonu olmuş mudur,tartışılabilir hatta iddia edilebilir ama önemli olan şu; bu tezi başka biri hazırlasaydı Nilgün Marmara gibi derin ve Plath ile aynı duyguları hissedip yansıtabilir miydi?Muhtemelen hayır.

Nilgün Marmara'nın bu tezini okuduktan sonra Sylvia Plath benim için daha anlaşılır daha derin ve anlamlı oldu.Plath 'in şiirlerinin derin analizini Sylvia Plath'in yaşamı ve psikolojisi ışığında yapmış ve bu da anlam bağlamında büyük rol oynamakta.

Hakkında makaleler yazılabilecek bir tez olmuş ve bu tezi yazdıktan 2 yıl sonra intihar ederek yaşamına son vermiş ve diyorum ki keşke böyle bir sonu seçmeyip daha çok yazsaydı...

Keyifli okumalar... *ilge

İnci Küpeli Kız, Daktiloya Çekilmiş Şiirler'i inceledi.
06 Şub 15:44 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Biraz buruk bir inceleme olabilir...
Nilgün Marmara uzun zamandır okumak istediğim şairlerdendi. Fotoğraflarından gördüğüm kadarıyla nedense bana hep bir yerden tanışıyormuşum hissi veren bir kadındı. Sanki bir yerde oturup iki lafın belini kırmışız gibi... Kitabı bitirdiğimde anladım ki evet, biz çok önceden beri tanışıyormuşuz Nilgün Marmara ile...

Bambaşka bir dünya karşıladı beni... Böyle şiirler beklemiyordum gerçekten... Tarif edilmez bir karanlık ve yine dile gelmez yalnızlıklar barındırıyor şiirleri... Kelimelerden öyle nefis yararlanmış ki hiç tekrara düşmeden...
Bir karanlık labirent gibi şiirleri, tüm çekim gücüyle bu şiirlerin içinde buluyorsunuz kendinizi...
Ve karanlık tüm bedeninizi ardından ruhunuzu sarıyor gibi...

"Ey, iki adımlık yerküre
Senin bütün arka bahçelerini
gördüm ben!"

Belki de bunları düşünerek ölüme atladı 29 yaşında evinin penceresinden... Yaşayacak bir şeyi kalmadığını düşünüyordu belki. Belki de acı dolu şiirler yazmaktan bıkmıştı kederli gözlerle bakan bu kadın... Kimseye göstermedi yaşamı boyunca bir şiirini bile. Hepsi o öldükten sonra çıkmış su yüzüne... Ah be Nilgün abla, kim bilir ne mücadeleler verdin zihninde ve eşsiz ruhunda...
Ece Ayhan'ın dediği gibi "dünyayla yaralı Nilgün Marmara"...

Kendi çıkmazlarıyla bana Hümeyra'nın diliyle şunları söyledi sanki Nilgün abla:
Nasılsın kızım, anlat bana hikayeni kimler üzdü gözlerini?
Nasılsın kızım, söyle bana derdini neler kırdı kalbini?
O taze saçlardan kimlerin eli, yaşlanmış dumanlı nefesleri
Hoyratça itişleri, görgüsüz asaletsiz üzüşleri...
Sen neler neler çektin ben biliyorum,
Dokunsam ağlarsın hissediyorum,
Hüzün zamanı geçti onlar eskidendi bitti hepsi geçti....
https://youtu.be/-7p24dE9gfo

Sevgiyle...

Mete Özgür, Kırmızı Kahverengi Defter'i inceledi.
 28 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

UYARI!
İntihara meyyal arkadaşlar uzak dursun.

Nilgün Marmara, Ece Ayhan deyimiyle "Dünyayla yaralı" bir kadın.

Kitap, ismini Nilgün Marmara'nın yıllarca herkesten gizli tuttuğu kırmızı ve kahverengi kaplı günlüklerinden alıyor. Günlükler Marmara'nın kişisel notlarından ve film, kitap-dergi alıntılarından oluşuyor. Ayrıca kitapta bu günlüklerden kendi el yazısıyla yazılmış parçalar da yer alıyor.

Nilgün Marmara, intihar notunda "Daktiloya Çekilmiş Şiirler"in basılabileceğini belirtiyor. Fakat yine günlüklerinden bahsetmiyor. Yani Nilgün Marmara günlüklerini, intihara yürüyen Cesare Pavese'nin "Yaşam Uğraşı" ve Tezer Özlü'nün "Kalanlar"ının aksine kitaplaştırmak için yazmamış. Bu da "Kırmızı Kahverengi Defter"i çok daha önemli bir hale getiriyor. Büyük tartışmalardan sonra kitaplaştırılmaya karar veriliyor. Durumun etik olup olmadığı tartışılabilir. Ama Nilgün Marmara'yı tanımak açısından oldukça önemli.

Nilgün Marmara'nın kitaplarını okuduktan sonra; "Dünya'nın bütün arka bahçelerini gören", 'dünyayla yaralı bir kadın'ın, 29 yıllık kısa yaşamı boyunca bir intihar için yeterince argüman biriktirdiğine siz de şahit olacaksınız. Kırmızı Kahverengi Defter bunlardan en önemlisi.

Münzevi Okur, Daktiloya Çekilmiş Şiirler'i inceledi.
28 Oca 2017 · Kitabı okudu · 11 günde

Aklımda hiç yokken bir arkadaşımın okumam için bu kitabı elime tutuşturması sayesinde Nilgün Marmara ile tanıştım. İntihar eden, ölüm üzerine yazılar yazan insanların ilgimi çekmesinin de bu kitabı okumam da etkisi var. Kitabı açtığımızda Seyhan Erözçelik'in Çocuk Hanımefendi başlığı altında N. Marmara hakkındaki çok kısa ve öz olan yazısını okuyoruz. Hemen 1977 yılının Haziran ayına gidiyoruz. Sonra İzlenimci Şiir ile karşılaşıyoruz. Ardından çevrilen her sayfa da kendi kendinize bunlar nasıl satırlar, hangi ruh haliyle yazılmış diye sorarken kendinizden geçiyorsunuz.

Şairimiz intihar ederek yaşamına son vermiş. Hem de çok genç bir yaşta… Bu yüzden şiirlerinde ölüm temasını da görüyoruz. Gerçi şiir bu… Her türlü duyguyu içinde barındırıyor. Ölümü, acıyı, aşkı, sevgiyi, mutluluğu, mutsuzluğu… Bu duyguları Nilgün Marmara’nın cümlelerinde yaşamak güzeldi. Şiirleri kronolojik sırada ilerliyor. Zamanla bu satırların onu ölüme götürdüğünü hissediyorum.

Her şiir seven insanın hemen sevebileceği biri değil. Kapalı gibi gözüken ama bazı kelimeleri bırakıp biraz düşündük mü aslında ne demek istediğini açıkça anlayabiliyoruz. İlk başlarda ki şiirleri güzel ama ben son dönem yazdıklarına daha çok hayran kaldım.

Bazı şiirlerini birilerine atfetmiş. Kimi şiirlerinde mitolojik karakterleri görebiliyorsunuz. Isis, Osiris, Nemesis gibi farklı karakterler… Sylvia Plath üzerine yaptığı çalışma sonrası ondan, düşüncelerinden oldukça etkilenmiş. İşin ilginç yanı o da intihar etmiş. Bu ikisi üzerine sanırım daha fazla araştırma yapacağım. Size de okumanızı tavsiye ederim. Okurken ne demek istediğini de iyice düşünelim.

ihtiyar, Daktiloya Çekilmiş Şiirler'i inceledi.
05 Şub 2017 · Kitabı okudu · 376 günde

Şiirlerini ilk satırdan başlayıp aşağı doğru okursan kelimelerden bir araya gelmiş sözcükler yumağının içine girmiş olursun. Yumağı çözebilmek için bir ileri, bir geri okumalı, bazen bir kelime üstünde düşünmeli, araştırmalı, sorular sormalısın, uzun uzun düşünmelisin. Böyle yaparsan yumak karma karışık olmadan çözülür. Çözüldüğünde bazen huzura kavuşursun, bazen iyi bir şeyler hissedersin, bazen de bir karamsarlık düşer üstüne. Şiirlerin bazılarını tam manasında anladığını zannedersin, bazılarından hiç bir şey anlamadığını düşünürsün ama kesinlikle etkisinde kalır, duygularında çalkalanmalar başlar. Büyük bir şey, derin bir şey, çok derin....
(Halen okuyorum - bittiğini düşündüğümde okudum butonuna tıklayacağım ve bu teknik bir tıklama olacak, asla bitmez çünkü)

Esther. Sema, Defterler'i inceledi.
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nilgün Marmara...
İlk önce hayatı okunmalı. Sonra bu eser ile birlikte Kağıtlar ve Daktiloya Çekilmiş Şiirler de alınmalı. Çünkü notlarda, o kitaplarda bulunan şiirler var.
Nilgün Marmara'yı merak ediyorsanız ilk başta okunacak eseri bu kitaptır. Kendisinin rızası yoktu, eminimki de olmayacaktı bu kitabın basılmasında. Zaten bu yüzden 2016 gibi geç bir zamanda eksiksiz basıldı. Kırmızı Kahverengi Defter kitabının eksiksiz basımı bu kitap.
Önsözünde eşi Kağan Önal'ın yazısı var. Kitabın sonunda da intiharından önce bıraktığı mektup yer almakta.
Aslında hiç basılmaması gereken kitap deniliyor. Gerçekten de öyle...
İçerikte; Tobruk'tan, sevdiklerine yazılan mektuplar, yazdığı bir oyun ve bir hikaye, okuduğu eserler hakkında aldığı bazı notlar, iç sıkıntıları var.
Nilgün 'ü gerçekten anlamak istiyorsanız mutlaka okuyun. Yalnızca onun arzusunu gerçekleştirmek isterseniz de bir tek şiirlerini okuyunuz...

*GÜLŞAH, Daktiloya Çekilmiş Şiirler'i inceledi.
 10 May 22:49 · Puan vermedi

"İntihar geçici sorunlar için kalıcı bir çözümdür."

Nilgün Marmara, sen benim ruhuma eş, yazgıma ortak kadın. Keşke burada olabilsen, beni duyabilsen... Ama yoksun.
Tüm gidenler gibi sen de ardında bir hikaye bırakarak gittin. Ama seninki öylesine acı bir hikaye imiş ki bu acı, senin her mısranın ardında görülüyor.
Yalnızlığın, çaresizliğin, bunaltın, yabancılığın, sorgulayışın ve hayat karşısındaki tavrın bende senin kalıcı çözümüne duyduğum saygıyı artırıyor.
Varoluşunun anlamını ararken aslında anlamsızlığı ile boğuldun. Sonu gelmeyen varoluş krizlerine son vermek istedin. Senin için mücadele edilmeye değecek bir hayat yoktu. Ve daha nice müthiş şiirler yazabilecekken:

"Pek az zamanı kaldı bu zora koşulmuş bedenimin,
Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi...
Tüy, kan ve hiçbir salgıyı düşünmeden,
Kesmeliyim soluğunu doğmuş olmanın!

Nasıl da biçilmiş kaftan ölüm
bu solgun yürek için.
Sevinçlerle sevinçleri bağlamayan zaman bir.,
bir boz köprü ve onun dayanılmaz gölgesi.

Yitiyor işte gözardı edilen bedenim,
Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi...

Dost, ana baba ve hiçbir umudu düşünmeden
Doğramalıyım bu tiksinç vücudu beynimle!

Bilir miydim yaklaşan karanlığı daha önceleri,
Son verilebilir yaşamın benimki olduğunu?
Şendim, şendim ben,
Kahkaham insanları ürkütürdü!

Zamanı azaldı artık, zorlanmış bedenimin,
Olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi...
Aşk, bağ ve hiçbir utkuyu düşünmeden,
Kalıvermeliyim öylece kaskatı!"

diyerek biz yalnız ve yabancıları öksüz bıraktın.

"Bunu nasıl yazmış, bu nasıl bir imgelem?" diye her mısrasını dakikalarca hatta saatlerce düşündüğüm ve çözmeye çalıştığım şiirler oldu.
Ne diyebilirim ki keyifsiz okumalar...

Mete Özgür, Daktiloya Çekilmiş Şiirler'i inceledi.
 21 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

ŞİİR DERİN BİR MESELEDİR.

Öyküleri, romanları yorumlamak kadar kolay değildir şiir kitaplarını yorumlamak. Söz konusu kitapların yazarları Ece Ayhan ya da Nilgün Marmara ise bu çok daha zordur. Nitekim her iki şairin de tarzları birbirine benzer.

Daktiloya Çekilmiş Şiirler, kronolojik olarak sıralanmış 125 şiirden oluşuyor. Şiirlerde anlatım ve biçimsel özellikler yer yer değişkenlik gösteriyor. Şiirlerde yeni bir çok kelimeye rastlayabilirsiniz. Başta bu sizi yorsa da bir kaç şiirde alışıyorsunuz. Fakat sizi asıl yoracak olan bana göre kesinlikle derin ve karanlık anlatımın giderek artmasıdır. Bu karanlık nereye kadar gidecek derken 1987'deki son şiirlerine kadar bu durum devam ediyor. Nitekim aynı yıl 29 yaşında iken Nilgün Marmara 'Hayatın neresinden dönersen kârdır' diyerek yaşamına son veriyor. Bu iç yakan intihar şiirlerinin daha anlaşılır olmasını sağlıyor. Fakat keşke kendisinin daha çok şiirini okumamıza fırsat verseydi.

Daktiloya Çekilen Şiirler kitabının arka sayfa notu da bir çok şeyi açıklar nitelikte ve fazlasıyla çarpıcı.
"Ey, iki adımlık yerküre
Senin bütün arka bahçelerini gördüm ben."

Popüler kültürün doğurduğu şiir(!) tacirlerinin cümlelerinden en ufak bir emare göremeyeceğiniz bu derin şiirleri anlayana kadar okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Keyifli okumalar.

Jan Demir, Daktiloya Çekilmiş Şiirler'i inceledi.
01 Tem 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tutunamadi, anlayamadı, anlamlandiramadi, alışamadı, varolamadi, katlanamadi... Zaten çok uğraşmadi, o yüzden aldırmadı 128... Kendini bir zamana hapsetti, yazdi, kustu, yazdı...

Ondan geriye, trajik bir yaşamın buruk dizeleri, kendiyle büyüttüğü intiharı ve ölümü kaldı. O içine düştüğü bu yaşamı sahiplenmeyen bir tavırla kendi varoluşunu bir pencereden aşağıya doğru düşerek gerçekleştirdi.

Sylvia Plath'i bir ayna gibi görüp şiirine onun hayatını nakış nakış isledi. Türk edebiyatının 'müntehir' şairlerinden... Hâlâ bir nesli beslenmekte...

Bütün İncelemeleri Göster