Nizamülmülk

Nizamülmülk

Yazar
8.5/10
142 Kişi
·
365
Okunma
·
47
Beğeni
·
3.335
Gösterim
Adı:
Nizamülmülk
Unvan:
Büyük Selçuklu Devleti'nin Veziri ve Siyasetname Adlı Öğütler Kitabı Yazan Fars Devlet Adamı ve Siyaset Bilimcisi
Doğum:
Horasan, 1018
Ölüm:
14 Ekim 1092
Nizamülmülk, Büyük Selçuklu Devleti sultanlarından Alparslan ve oğluMelikşah’ın veziri olup büyük bir devlet adamıdır. Asıl adı Hâce Kıvâmüddîn Ebû Ali Hasan bin Ali’dir. 1018 yılında İran’ın Tûs şehrinde doğmuş ve 1092 yılında Nihavend’de, Hasan Sabbah’ın* fedâisi bir bâtinî tarafından şehit edilmiştir.
Nizâmülmülk, vezir olduğu 1064’ten, şehit edildiği 1092 senesine kadar aralıksız yirmi dokuz sene Büyük Selçuklu Devletine, tam bir dirâyet ve adâletle hizmet etmiştir. Vazifeli olduğu için katılamadığı Malazgirt Meydan Muhârebesi hâriç, bütün Selçuklu fetihlerinde bulunmuştur. Sultan Alparslan’ın vefâtıyla veliaht Melikşah’ın tahta geçmesini sağlayıp, nizam ve âsâyişin korunmasında muvaffak olmuştur. Sultan Melikşah’a muhâlefet eden veya başkaldıran Selçuklu prenslerinin itâat altına alınmasında büyük hizmetleri geçmiştir. Sultan Melikşah, devletin idâresinde ona çok büyük ve geniş yetkiler vermiştir. Nizâmülmülk’ün akıllı, tedbirli ve adâletli idâresi sâyesinde de, Melikşâh’ın saltanatı, aynı zamanda Büyük Selçuklu Devletinin de en parlak ve en şanlı devri olmuştur.
Nizamülmülk alim, dindar, cömert, adil ve yumuşak huylu, suçluları çok bağışlayan, az konuşan bir kimse idi. Meclisi, alim ve salih insanlarla dolup taşardı. Alimlere çok saygı gösterirdi. Ebulkasım Kuşeyri ile İmam Ebulmeali Cüveyni gelince ayağa kalkar ve sonra tekrar oturur idi. Fakat Silsile-i Saadat*Ebu Ali Farimedi (k.s) gelince ayağa kalkar, onu kendi makamına oturtur, kendisi de onun önüne otururdu. Nizamiye Medresesi'ni* sırf İmam Gazali'nin (r.h) ilim öğretmesi için yaptırmıştı. Selçuklu sultanı Alparslan'ın oğlu Melikşah, bütün devlet işlerini Nizamülmülk'e havale edip ona Atabek* ünvanını vermişti.
Bir rivayete göre; fakir ve kimsesiz bir kadın, vezir Nizamülmülk'en bir müşkilinin halledilmesi için yardım istemiş. Nizamülmülk de durup onunla konuşmaya başlamış. Bunun üzerine vezirin mabeyncilerinden biri o kadını Nizamülmülk'ün yanından uzaklaştırmak istemiş. Vezir, mabeyncisinin bu hareketini çok çirkin görmüş ve "Muhakkak ki ben sana bu gibilere yardım edesin diye vazife verdim" diyerek onu haciblikten uzaklaştırmış.
Sultan Melikşah'ın etrafındaki bazı hasetçiler vezir Nizamülmülk hakkında ileri geri konuşmuş, hatta "Sizin mülkünüzde ortak olduğunu söyler" demişlerdir. Sultan da Nizamülmülk'e "Eğer benim saltanatta şerikim, mülkümde ortağım isen bunun da bir hükmü vardır. Eğer vekilim ve benim emrinde ise onun icablarını yerine getir" demiştir. Nizamülmülk ise Sultan'a şu cevabı vermiştir: "Başındaki o sultanlık tacı bendeki divite* bağlıdır. Bu ikisinin birlikte olması her şeyin dirliği ve saltanatının kıyamını temin eder. Bu divitin kapağını kapatırsam tacın kaybolur gider. Bir kapıyı kırmadan önce başına gelecekleri düşün".

Nizâmülmülk’ün Selçuklu Devletindeki bütün düzenleme ve değişiklikleri ciddî bir şekilde tetkik eden, devlet idâresinde kendi görüşlerini, icrâatını ve bunların gerekçelerini gelecek nesillere intikal ettirmek maksadıyla Fârisiolarak yazdığı Siyâsetnâme isimli eseri, bugün siyâset ilmiyle uğraşanların el kitapları arasında sayılmaktadır. Siyâsetnâme’de Türk-İslâm devletlerinin idârî, mâlî, siyâsî, askerî, sosyal ve kültürel yönlerini incelemektedir. Tam doğru metin ve ilâvesiz nüshası, İstanbul’da Süleymâniye Kütüphânesi, Molla Çelebi kısmında 114 numarada mevcuttur. Siyâsetnâme, birçok dillere tercüme edilerek, yayınlanmıştır.
''Öyle insanlar vardır ki, dostlukları ile düşmanlıkları arasında bir fark yoktur. En iyisi, bu tür insanlardan uzak durmaktır. ''
"İlim hazineye bedeldir; zira hazineyi sen muhafaza edersin, ilim ise seni muhafaza eder."
İşi, kifâyetsize tevdî etmek başarısızlığa davettir.
Muhterise tevdî etmek kavgaya,
Kifâyetsiz muhterise tevdî etmek ise fitneye...
'Öyle insanlar vardır ki, dostlukları ile düşmanlıkları arasında bir fark yoktur. En iyisi, bu tür insanlardan uzak durmaktır. '' Nizamülmülk/Siyasetname
Görevlerini noksansız yerine getirip getirmediklerini görmek için padişahın
vezirleri ve mutemetleri gizlice sürekli denetlemesi lazımdır. Padişahın ve memleketin esenlik yahut kargaşası onlara bağlıdır. Vezir iyi tabiatlı biriyse o memleket kalkınır, ordu ve reaya hoşnut ve huzurlu, padişah ise kaygulardan
azade olur. Vezir şirret birisi ise memlekete telafi ve tedavisi imkânsız
hasarlar verir ve bu sebeple padişahın gönlü daralır, zihni bulanır ve memlekette karışıklıklar zuhur eder.
Yeryüzünde makbul ve dosdoğru yolda ilerleyen,Allah'ın rahmetinin üzerinde olası Hanefî ve Şafiî diye iki mezhep vardır. Geride kalanlar beyhude ve sapkınlık,şek ve gümandan ibarettir.
Nizamülmülk
Sayfa 135 - Kültür Yayınları
Emirül-mü’mînin Ali radiyallahu anh şöyle demiştir: “Hayır işinde seri olmak dışında bütün işlerde temkin ve sükûnet takdir olunmuştur.” En doğrusunu Allah bilir.
Resul aleyhissalatu vesselamın şöyle buyurduğu rivayet olunur; “Sırf Allah
hatırına bu cihanda adaleti gözetenler kıyamet günü inciden minderlere kurulurlar.”Hükümdarlar halkın arasında adalet ve huzuru temin için hadiseleri sıhhatli bir biçimde nakletsinler diye kötülük eylemekten şiddetle sakınan, kalbinde Allah korkusu taşıyan, gönlünde ihanet beslemeyen kişileri memleket işlerine koşmuşlardır.
Nizami Mülk , Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam. 3 üne birbirinden zeki ve donanımlı insanlar. Ayni zamanda olmaları da çağın en büyük avantajı her ne kadar farklı şeylere hizmet etmiş olsalarda. Devlet yonetiminin ne olduğu , toplumdaki adalet anlayışının nasıl olması gerektiği anlatan eşsiz bir kitap. Bu kitabı okuyan arkadaşlara da Fedailerin Kalesi Alamut ( Vladamir Bartol) ve Semerkanti da okumasini tavsiye ederim. Toplumun içindeki durumu daha net görme açısından .
Daha önceden blogumda Selçuklu Devleti'nin büyük veziri Nizamülmülk'ün Siyasetname isimli eserindeki hikayelerle ilgili bir kitap incelemesi yapmıştım. O incelemeye buradan ( https://okunmuskutuphane.blogspot.com/...k-hikayeleri-dr.html ) ulaşabilirsiniz. Şimdi fırsat oldu ve büyük ve ünlü vezirin Siyasetname isimli eserini de okumuş olduk. Nizamülmülk ismi aslında bir lakap. Siyasetname'de de değinildiği gibi o devirlerde kişilere yaptıkları veya çalıştıkları işlere göre lakaplar verilirmiş. İşte asıl adı Kıvamüddin Ebu Ali Hasan b. Ali B. İshak olan Nizamülmülk yaptığı büyük işlerle bu lakabı almaya hak kazanmış. En bilinen hizmeti belki de Nizamiye Medreseleridir.
Kitaptan öğrendiğimize göre zamanın Sultanı Melikşah vezirlerinden ülkenin idaresi, din ve dünya işlerinde yol gösterici bir kitap yazmalarını ister. Nizamülmülk'de yılların verdiği tecrübesini bu esere aktarır. Siyasetname 51 fasıldan yani 51 bölümden ibaret. Bölümlerin uzunluğu anlatılan konuya göre değişiklik gösteriyor. Bu fasıllarda devlet yönetimi ile sanırım aklınıza gelebilecek tüm sorunlara veya açıklara bir çözüm gösterilmiş. Bir padişahın halkına nasıl davranması gerektiği, çalışanlarına nasıl davranması gerektiği, dinin halk yönetimindeki yeri, adalet, eşitlik vs. vs. gibi bir çok husus anlatılmış. Şunu söyleyebilirim ki bu eser gerçekten de devlet yönetimindekiler için bir başucu kitabı olmalıdır. Kitabı okursanız ve kendinizi bir ülkenin sultanı gibi düşünürseniz verilen öğütlerin gerçekten çok değerli olduğunu anlayacaksınız. Belki akıllara şöyle bir soru gelebilir. Yüzlerce yıl önce yazılmış bir kitap içeriği itibariyle hala geçerliliğini koruyabilir mi? Bu soruya cevabım evet olacaktır. Zira Siyasetname devlet yönetimindeki sorunlara belki felsefi bir bakışla genel bir çözüm yolu üretiyor. Misal siz bir devlet yönetiyorsunuz ve bir şehirde halk ayaklanma emareleri gösteriyor. Nizamülmülk de bunun için oraya hemen adamlarını gönder ve bunun sebebini araştır, oraya ordunu gönderip de halkını küstürme diye bize nasihatte bulunuyor. Bu ve bunun gibi bir çok mesele var. Bazı fasıllar geçmiş hükümdarların hikayeleri ile süslenmiş ve bu durum eserin sıkıcı olmamasına katkı sağlamış. Nizamülmülk'de bu hikayeleri okuyan sıkılmasın diye eklediğini söylemiş zaten.
Bu eserin ne kadar devlet yönetimi ile ilgili olduğu söylenegelse de aslında günümüz itibariyle sadece bu tespitle yetinmek bence yanlış. Bence bir holding patronu da bu eseri okumalı ve tavsiyeler almalı. Zira günümüzde holdinglerde artık neredeyse devletler kadar büyük olabiliyor ve bu eserdeki nasihatler iş dünyasında da geçerli olabilir.
Velhasıl siyasete, yöneticiliğe merakınız varsa kesinlikle okumanız gereken bir başucu kitabı. Tavsiye ederim. İyi okumalar.
https://okunmuskutuphane.blogspot.com
Okuduğum en güzel yönetim kitabı. Mcyavelli dahil çoğu kişinin bundan esinlendiğini düşünüyorum. Irkçı degilim Türklerin tarih boyunca dik başlı oluşu ve köle olarak kullanılamadıkları aklımda yer eden.
Bin yıllık bir kitap olmasına rağmen güncelliğini koruyan eser ideal bir devlet yöneticisinin nasıl bir siyaset gütmesi gerektiği üzerinde duruyor.
Alparslan’a ve Melikşah’a vezirlik yapmış olan Nizamülmülk, Melikşah’ın isteği üzerine kitabı kaleme alır ve kısa bir süre sonra da hayata gözlerini yumar.

51 fasıldan oluşan kitap devlet birimlerinin nasıl oluşması ve idare edilmesi gerektiğinden bahsediyor. Özellikle adalet sistemi konusuna birçok yerde vurgu yapılıyor. Devletin bekası için adaletin olmazsa olmazlığını “Küfr ile belki amma, zulm ile payidar kalmaz devlet” sözleriyle dile getiriyor.
Adaletin memurları kadıların nasıl seçileceğinden ve denetleneceklerinden hatta yanlış yola saptıklarında nasıl cezalandırılmaları gerektiğinden detaylıca ve örneklerle bahsediliyor. Nizamın ve intizamın adaletle sağlanabileceğini, halkın en alt tabakasının bile problemlerini kadıya hatta hükümdara kolaylıkla ulaştırabilme imkanı bulunması gerektiğini vurguluyor büyük vezir.

Askeri sistemin esaslarından, tek bir milletten oluşmaması gerektiğinden ve bu durumun tehlikelerinden bilhassa dem vuruluyor.

Ve bonus, komünizmin babasının Karl MARX değil Mezdek olduğunu gösteriyor bu kitap okurlarına. Bundan bin sene evvel malın ortak olması gerektiğini savunan Mezdek, İran’da Sasani İmparatorluğu’nda hayli yandaş topluyor ve hatta Kral’ın tahtının yanında bir tahta kurulacak kadar itibar edilir hale geliyor.

İran’ın İslam aleyhtarı tutumlarını, gizli hile ve desiselerini delilleriyle birlikte okurlarına sunuyor.

Bence özellikle her yönetici adayının, yaşadığı topluma ve devlet yapısına bilinçli olarak bakmak isteyen herkesin okuması gereken kitap. Saygılar. iyi okumalar.
Siyasetçiler için ders kitabı olmalı bu kitap.Nasıl mı?Koyucaksınız bütün siyasetçileri aynı sınıfa,hatta en zıt fikirde olanları yan yana otutturucaksınız.Sonra cümle cümle,kelime kelime okutturucaksınız hepsine,sözlüyü de en kazık yerden sorucaksınız.Sınavdan geçemeyeni bırakıcaksınız sınıfta.

Kitaba dönersek eğer,gerçekten çok değerli bir kitap.Yani kitaptaki birçok şey eskide kalmış gibi görünebilir ama asĺında hiç değil.Çok somut bir örnek:

"Bir Selçuklu hükümdarı kendine çok büyük bir saray yaptırır.Sivri dilli veziri onu şöyle eleştirir:'Eğer kendi paranızla yaptıysanız israf,halkın parasıyla yaptıysanız hainliktir.' diye,ve tabii anında kellesi gider."

Evrensel siyaset kuralları anlatılır kısaca bu kitapta.Halkına zulüm etmemek,çalmamak,çırpmamak,liyakatı esas almak ve de en değerlisi,bütün verilen yetkileri halkının faydası için kullanmak;herhangi bir vatandaşını ayırmadan.
Hepimizin ismen sıkça duyduğu ve içeriģi hakkında genel bir bilgiye sahip olduğu bu eserde Nizamülmülk, yòneticilerin ve devlet adamlarının yònetim politikalarını oturtacakları temel dayanaklara yer vermiş. Fasıllar halinde kaleme aldığı bu eserde bir yöneticinin sahip olması gereken meziyetlerden, takınacağı tutuma kadar her unsur farklı başlıklar halinde ele alınmış. İşin güzel yanı bu fasılların her birinde anlatılan konuya uygun hadis ve hikâye bölümleri oluşturulmuş. Nizamülmülk kendi fikrini açıkladıktan sonra konuya dair varsa örnek bir hadis sunarak, tarihte yaşandığı öne sürülen olaylarla fikrini desteklemiştir. Kitabin bu yònü açıkçası çok hoşuma gitti. Bu durum okuyucuyu sıkmadan, önemli konular hakkında bilgilendiren bir eser olma özelliği kazandırmış Siyasetnâme'ye. Insana faydalı bilgiler katan bir eser olduğunu düşünüyorum. Okuyun derim.
Merhaba değerli kitapseverler,''Siyasetname'', bu kitabı hocamın tavsiyesi üzerine aldım. Fakat almamda daha önceden birçok kişide
gördüğüm için bana farklı bir bakış açısı kazandırabileceği beklentiside vardı. Herneyse kitap hakkında genel olarak
olumsuz görüşlerimi beyan ettim.İfadeler bana aittir, bu ölçüde dikkate alınız. Bu kitap konusunda pek olumsuz eleştiriye
rastlamadım fakat şahsen ben birçok konuya değineceğim, genel olarak olumsuz bir kanaat. Kitabımız zamanının gereklerine ve
algısına uygun fakat günümüz çağını yakalayabildiğini düşünmüyorum. Örnek verecek olursam ''Sun Tzu, Savaş Sanatı'' adlı
eserde mazisi insanoğlunun doğumu ile başlayıp, insanoğlunun sonuna kadar devam edecek olan temel yargıları, evrensel bir ağızla
ifade etmiştir. Fakat ''Siyasetname'' için aynı ifadeleri kullanamayacağım. Çünkü zaman zaman yazarın kişisel ifadelerine
rastlıyoruz ve yine dönemin ''Türk'' asıllı yöneticisinin soyunu övücü ifadeler dikkat çekecek düzeyde
kullanılmıştır. bu esere başlamakta ki diğer bir amacım ise ''Yönetim bilimi konusunda özgün ve bir o kadar da evrensel
ifadeler bekliyordum.'' Fakat olmadı. Çok az da olsa özgün hikayeler ve olaylara da rastladım. Anlamadığım diğer bir nokta ise
şu: Eski zamanlarda Arap Kültürünün etkisi ile yazıldığı gayet belli olan kadınlar hakkında ki görüşleri nasıl tepki görmemiş
anlayamadım. Bir alıntı örneği (Kadınların kamil olmadığı yönünde beyan var,onun dışında kadınlar için '' Onlardan beklenen,
sadece neslin güzel bir şekilde devam etmesi olduğudur.'' artık bu ifadelerin yorumunu size bırakıyorum. Onun dışında kitabı
hocamın tavsiyesi üzerine okumaya başladığım için devam ettirilebildim, kendimi zorlamama rağmen bazı yerlerini göz atarak
geçmek zorunda kaldım. Niyetim kimseyi taşlamak değil fakat bilemiyorum. (Bu kitabı daha önceden okumuş kişilerin yorumlarını
bekliyorum, acaba fazla mı acımasız ifadeler bilemiyorum)
Nizâmülmülk, Büyük Selçuklu Devletinin 2 padişahını da vezirlik yapmış, tecrübe ve ilim irfan sahibi bir insandır. Melikşah'ın emri ve isteği üzerine Siyasetname adlı eseri kaleme almıştır. Siyasetname yazıldığı dönem itibariyle, yoğun olarak İran,Fas ve Türk devletlerinin siyasi yapısını, devlet adamlarını, padişahlıkları ve halkın devlete bakış açısını kıssalar -hikayeler- şeklinde sunuyor.

Bir devletin nasıl yönetilmesi, padişahların ve onun atadığı yöneticilerin halka nasıl davranılması, ortaya çıkan ve çıkması muhtemel problemlere nasıl çözüm bulunulması, devletin-sarayın- halka nasıl bakmasını gerektiğini, toplumun huzurunu gözetmeyi amaçlayacak adımların atılmasıyla ilgili yaşanmış, denemiş bilgiler paylaşılmaktadır. Elbette halkı kışkırtmaya, fitne çıkarmaya çalışanlarla da nasıl baş edilmesi gerektiğini yine hikayelerle ve yaşanmış olaylara dayanarak bahsi geçmektedir. Nizâmülmülk, anlattığı olayların doğrusunun bu olduğu sağlam kalıplarla perçinlemiş. Ahlaki ve devletin halka bakış açısını, hadislere ve bir hikayeyle her olayı anlatmış ve anlaşılabilir duruma getirmiştir.

Dönemin, coğrafyamız da yaşan toplum(ların)un, yaşayışları, düşünceleriyle ilgili ve devletin yaşayış ve düşüncesiyle ilgili bilgilere rahatlıkla erişebilirsiniz. Çeviriyi yapan Mehmet Taha Ayar gayet akıcı bir şekilde yapmış.

Küfr ile belki ama zulm ile paydar kalmaz memleket..
Selçuklu Devletinin iç yapısını en ince ayrıntısına kadar anlatan ve büyük bir deha olan Nizamü'l Mülk'ün yaptığı işleri,örnek davranışlarını,devletin nasıl yönetilmesi gerektiğini anlatan bir kitap.okullarda okutulması gereken bir kitap.
Bu ve bunun gibi kitapların okul müfredatlarına girmesi lazım bu kitabı okuyunca şu anda gördüğümüz tarihderslerindeki islam tarihinin çok daha ötesinde olduğunu göreceksiniz devlet yöneticilerinin tutumlarından tutun yaşam biçimine ve ülkelerin zalim karşısındaki duruşlarına kadar o günlerden bu günlere neler kaybettiğimizi acı bir şekilde fark edeceksiniz.

Herkese öneririm

Yazarın biyografisi

Adı:
Nizamülmülk
Unvan:
Büyük Selçuklu Devleti'nin Veziri ve Siyasetname Adlı Öğütler Kitabı Yazan Fars Devlet Adamı ve Siyaset Bilimcisi
Doğum:
Horasan, 1018
Ölüm:
14 Ekim 1092
Nizamülmülk, Büyük Selçuklu Devleti sultanlarından Alparslan ve oğluMelikşah’ın veziri olup büyük bir devlet adamıdır. Asıl adı Hâce Kıvâmüddîn Ebû Ali Hasan bin Ali’dir. 1018 yılında İran’ın Tûs şehrinde doğmuş ve 1092 yılında Nihavend’de, Hasan Sabbah’ın* fedâisi bir bâtinî tarafından şehit edilmiştir.
Nizâmülmülk, vezir olduğu 1064’ten, şehit edildiği 1092 senesine kadar aralıksız yirmi dokuz sene Büyük Selçuklu Devletine, tam bir dirâyet ve adâletle hizmet etmiştir. Vazifeli olduğu için katılamadığı Malazgirt Meydan Muhârebesi hâriç, bütün Selçuklu fetihlerinde bulunmuştur. Sultan Alparslan’ın vefâtıyla veliaht Melikşah’ın tahta geçmesini sağlayıp, nizam ve âsâyişin korunmasında muvaffak olmuştur. Sultan Melikşah’a muhâlefet eden veya başkaldıran Selçuklu prenslerinin itâat altına alınmasında büyük hizmetleri geçmiştir. Sultan Melikşah, devletin idâresinde ona çok büyük ve geniş yetkiler vermiştir. Nizâmülmülk’ün akıllı, tedbirli ve adâletli idâresi sâyesinde de, Melikşâh’ın saltanatı, aynı zamanda Büyük Selçuklu Devletinin de en parlak ve en şanlı devri olmuştur.
Nizamülmülk alim, dindar, cömert, adil ve yumuşak huylu, suçluları çok bağışlayan, az konuşan bir kimse idi. Meclisi, alim ve salih insanlarla dolup taşardı. Alimlere çok saygı gösterirdi. Ebulkasım Kuşeyri ile İmam Ebulmeali Cüveyni gelince ayağa kalkar ve sonra tekrar oturur idi. Fakat Silsile-i Saadat*Ebu Ali Farimedi (k.s) gelince ayağa kalkar, onu kendi makamına oturtur, kendisi de onun önüne otururdu. Nizamiye Medresesi'ni* sırf İmam Gazali'nin (r.h) ilim öğretmesi için yaptırmıştı. Selçuklu sultanı Alparslan'ın oğlu Melikşah, bütün devlet işlerini Nizamülmülk'e havale edip ona Atabek* ünvanını vermişti.
Bir rivayete göre; fakir ve kimsesiz bir kadın, vezir Nizamülmülk'en bir müşkilinin halledilmesi için yardım istemiş. Nizamülmülk de durup onunla konuşmaya başlamış. Bunun üzerine vezirin mabeyncilerinden biri o kadını Nizamülmülk'ün yanından uzaklaştırmak istemiş. Vezir, mabeyncisinin bu hareketini çok çirkin görmüş ve "Muhakkak ki ben sana bu gibilere yardım edesin diye vazife verdim" diyerek onu haciblikten uzaklaştırmış.
Sultan Melikşah'ın etrafındaki bazı hasetçiler vezir Nizamülmülk hakkında ileri geri konuşmuş, hatta "Sizin mülkünüzde ortak olduğunu söyler" demişlerdir. Sultan da Nizamülmülk'e "Eğer benim saltanatta şerikim, mülkümde ortağım isen bunun da bir hükmü vardır. Eğer vekilim ve benim emrinde ise onun icablarını yerine getir" demiştir. Nizamülmülk ise Sultan'a şu cevabı vermiştir: "Başındaki o sultanlık tacı bendeki divite* bağlıdır. Bu ikisinin birlikte olması her şeyin dirliği ve saltanatının kıyamını temin eder. Bu divitin kapağını kapatırsam tacın kaybolur gider. Bir kapıyı kırmadan önce başına gelecekleri düşün".

Nizâmülmülk’ün Selçuklu Devletindeki bütün düzenleme ve değişiklikleri ciddî bir şekilde tetkik eden, devlet idâresinde kendi görüşlerini, icrâatını ve bunların gerekçelerini gelecek nesillere intikal ettirmek maksadıyla Fârisiolarak yazdığı Siyâsetnâme isimli eseri, bugün siyâset ilmiyle uğraşanların el kitapları arasında sayılmaktadır. Siyâsetnâme’de Türk-İslâm devletlerinin idârî, mâlî, siyâsî, askerî, sosyal ve kültürel yönlerini incelemektedir. Tam doğru metin ve ilâvesiz nüshası, İstanbul’da Süleymâniye Kütüphânesi, Molla Çelebi kısmında 114 numarada mevcuttur. Siyâsetnâme, birçok dillere tercüme edilerek, yayınlanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 47 okur beğendi.
  • 365 okur okudu.
  • 22 okur okuyor.
  • 370 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları