Nurdan Damla

Nurdan Damla

8.9/10
161 Kişi
·
469
Okunma
·
65
Beğeni
·
4.901
Gösterim
Adı:
Nurdan Damla
Unvan:
Yazar
Doğum:
Erzurum, 1963
Yazar, 1963 yılında Erzurum’da doğdu. Aslen Iğdır’lıdır. İlk, orta ve lise öğrenimini tamamladıktan sonra Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakülte’sinde eğitim gördü. Şiir, roman, hikaye, makale ve denemeleri küçük yaşlardan itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. Yazarın yazmış olduğu birçok tiyatro oyunu sahnelendi. Özellikle şiir ve hikaye dallarında çeşitli ödüller kazandı. En son eseri olan “365 Günde Sevgili Peygamberim” kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü alan yazar “2007Yılın Çocuk Yazarı” seçilmiş olup eser on bir dile çevrilmiştir.

Çocuk hikâyeleri, şiir, roman, gezi notları ve deneme dallarında muhtelif eserleri mevcuttur. Yazar, Çocuk Edebiyatçıları Birliği’nin kurucularından olup Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği’nin Yayın Kurulu Başkanı olarak çalışmalarına devam etmektedir. Hz. Muhammed’i Tanıma ve Tanıtma Uluslararası Derneği kurucularındandır. Evli ve 3 çocuk annesidir.
Dağdı anne, sırtını yasladığın. Güneşti, kucağında ısındığın. Arkadaştı... Sırdaştı... Yoldaştı anne.
İmtihan, sıkıntı, çile dünya gülünün dikenleri değil miydi? Hep var olacaktı. İş o dikenlerin arasında var olan gülü incitmemekti..
"Ahirette, kocası tarafından dövülen kadının davacısı ben olacağım."

" Müslümanların en iyisi, hanımına karşı iyi ve faydalı olandır. Kadınlarınıza eziyet etmeyiniz!"

" Onlar Allah'ın emanetleridir. Onlara yumuşak olunuz, iyilik ediniz."
Dua; Rabbi ile konuşmak, ona iç açmak, derde deva dilemek değil miydi? Dua su içmekti rahmet kurnalarından. Kanmaktı doyasıya..
Kadınlara ancak asil erkekler değer verir. Alçak erkekler ise hor görürler.
Sevgili peygamberimiz hz. Muhammed'i (s.a.v) çok güzel ve zevkli bir şekilde anlatmış. Hem öğrendim, hem de zevk alarak okudum. Benim gibi minik kitap kurtlarının okumasını tavsiye ederim...
"En önde O...
Fahri kainatın muhterem zevcesi.. İslamdan önceki vasfı Tahire yani temiz..
İslamdan sonraki vasfı Kübra yani büyük....
Namaza durduğunda Resulullahın ardında tek başına.Kureyşin zengin ve soylu kadını.
Müminlerin annesi
Ehlibeytin ninesi .
Cennet hanımlarının en faziletlisi..
Sebepler aleminde Resulullah'ın(s.a.v)yegane dayanağı.. Kalbi peygamber aşkıyla dolu ..
Ruhu incelerden de ince
Temiz ve Büyük
Hz. HATİCE..."
Anlatılan çok güzeldi be...Rasûllah'ın(s.a.v)en hayırlı zevcesi ve Ümmet-i Muhammed'in en hayırlı kadının aşka adanmış ömrünü okumak çok güzeldi...
İlk başlarda biraz sıkıldım açıkçası.Bazı yerlerde de çok tekrara kaçmıştı.Sıktı biraz o tekrarlar.Ama genel olarak güzel bir kitap :)Anlatılan güzel olunca :)
Hazreti Hatice'yi daha iyi tanımak isteyenlere TAVSİYEMDİR.
.
Nasıl bir inceleme yazayım buraya? Nasıl anlatayım ki As ile Zeynep'in aşkını?
As, gururu ve aşkı arasında kaldı. Bir türlü yenemedi gururunu. Zeynepsiz geçti aylar, Zeynep'e hasret günler.
Zeynep, ah Zeynep! Neydi sendeki? Sabrının hiç mi sonu yoktu? As'ı hep bekledin. Ne çektin Zeynep. As sana, sen As'a hasret. Ve siz gerçek aşka hasret.
Okudum, okudum. Bir kitap bu kadar bağlar insanı. Bitirmeden kalkmak isteği gelmez. As'tan etkilenmemek, Zeynep'e imrenmemek nasıl olur ki? Hele aralarındaki mektuplar, ne etkikeyici.
As'ın aşkı... Zeynep'in sabrı... Birbirlerine olan vefaları... Aşklarına olan bağlılıkları...
Okuyun efendim okuyun. Anlatmakla anlaşılmaz bu iki güzel insan arasındaki sevda seli.
Sanırım kitap beni çok etkiledi, yanlışım olduysa kusurumu hoşgörün.

İyi okumalar :)
Bu incelemeyi bana bu kitabı taa Trabzon'dan gönderen ince düşünceli, çok değerli Burak abi için yazıyorum. Normal bir romanda anlatılanların bile altında kendimi yazmak için yetersiz hissederken, böyle önemli konuların anlatıldığı bir kitap için bir şeyler söylemek benim için zor olacak, bir hatam olursa şimdiden anlayışınıza sığınıyorum.

Bence dünyada en değerli şey sevgidir. Şu gencecik yaşımda hayattan aldığım en önemli ders sevginin değeri oldu. "Daha ne gördün ki bu yargıya varabildin" demeyin, kendimi bildim bileli hayatta en büyük zevkim insanları incelemektir. Sevgi'li insanları ve sevgi'siz insanları incelerim, hatta galiba yakın zamanda bu konuda profesyonel olacağım; çünkü yavaş yavaş onları duruşlarından bile tanımaya başladım. Yürüdüğüm yolları, kokladığım çiçekleri, okuduğum kitapları, selam verdiğim insanları hep içimde duyduğum sevgiye göre belirlerim. Her yerde sevgiyi aradım, okuduğum en ciddi kitapta bile sevgi ile ilgili olan kısımları cımbızlayıp kenara ayırdım, her şarkıda sevginin nasıl işlendiğine dikkat kesildim. İlla sevmek derim, diyeceğim. Ama... Yani bu kitaptaki "sevgi" için benim aciz cümlelerim ne işe yarar bilmiyorum ki. Yaşamımız boyunca bütün fani şeylere karşı sevgimizi bile asla yargılamaz, hepsine saygı duyarken Hz. Hatice'nin Hz. Muhammed'e sevgisini nasıl tarif edebiliriz ki? Sahip olduğu her şeyle birlikte canını bile bu yola koyuyor, sevgilisinin ağzından çıkan hiçbir şeyden şüphe duymuyor, daima onunla oluyor, gerektiğinde yanında gerektiğinde arkasında, ama muhakkak ki onunla beraber oluyor. Bunun ötesi var mı ki?

Hz. Hatice, Mekke'nin en önemli hanımlarından. Gerek güzelliği, gerekse mal varlığı ile herkes ona ulaşmak istiyor, onu elde etmek istiyor. O ise daha Hz. Muhammed'i tanımadan son peygambere iman ediyor, onun gelmesini bekliyor, ona ulaşmak için dualar ediyor. Benim de okurken en çok merak ettiğim şey şu oldu: O, bu kadar çok dua edip örnek bir kadın olduğu için mi peygamber eşi oluyor; yoksa peygamber eşi olacağı için mi Allah ona bu bilinci veriyor..? Bilemeyiz elbet, bizi aşan sorular. Önemli olan sonuç. Yazarın dediği gibi Hz. Muhammed ve Hz. Hatice "Ayn, Şın ve Kaf üçgeninde kurulu bir kasrın -ki adı aşktı onun- nadide konuğuydular." Bize de sadece onların yaşamından kendimize pay çıkarmak, bu dinin ne koşullar altında indiğini öğrenmek ve doğru örneklerle yolumuzu çizmek kalıyor.

Sitedeki incelemelerden birinde "İki kez okudum, bir bekarken bir de evlenince" diyor. Benim de düşüncem bu inşallah. Zira Hz. Hatice o kadar örnek bir hanım ki, onun sevgisi o kadar güzel ki, farklı bilinçlerde tekrar tekrar incelemek ve örnek almak gerekiyor.

Bu çok kıymetli kitabı hediye edip okumama vesile eden Burak abime ve sonuna kadar bu incelemeyi okuduysanız sizlere teşekkür ediyorum. Herkese tavsiye ediyorum bu eşsiz yaşam öyküsünü. SEVGİYLE kalın. :)))
Fâtıma,Peygamberden bir parça...Şüphesiz güzeldir O(r.a),O(r.a)'nun içinde geçtiği yerlerde güzeldir.Ancak kitap kendi içinde çok fazla tekrara düşmüş.Dönüp dolaşıp aynı şeyi okuyordum sanki.Keşke bu kadar uzatma olmasaymış:(

Tekrarlar ve uzatmalar olsa da "Hz.Hatice" kitabındaki gibi çok etkilendim.Hazreti Fâtıma'nın nurlu hayatını uzun soluklu okumak güzeldi :)
Hz.Hatice.. Aslına bakarsanız nereden başlamalıyım bilmiyorum..Bi çok defa okumuş olsanız dahi her defasındaki etki bir öncesinden daha fazla oluyor. Bundan önce okuduğum Hz. Hatice de bekârdım.Evet bir alaka kuramıyor olabilirsiniz..
Şimdi evliyim. O kadar çok şey aldım ki, bazen böyle olmalı bende şöyle yapmalıyım diye telkinlerde bulundum kendi kendime..

Hz.Hatice'nin Efendimizin yüreğini nasıl ferahlattığını okuyunca dönüp bakıyorsunuz kendinize ve çevrenizdeki biçok insana.
Ne kadar basit şeylerle uğraşıyoruz..

Kitap çok güzeldi dememe gerek var mı?

Anlatılan Sevgili (s.a.v) in Canı, Gülü.. Ne diyor O'nun için:
"Bir tek Sen ey Hatice, bir tek Sen kucak açmıştın. Bir tek sen kabul etmiştin.
Şunu bil ki ey Hatice! Rabbim beni bir tek Senin sevginle rızıklandırdı."

Ve Hatice'ni kıpır kıpır yüreği:
"Ya Rabbi! Sen ki beni,Habibine eş olmakla şereflendirdin.Yürek zerrelerimden tırnak ucuma kadar O'nun sevgisiyle doldurdun.O'nun muhabbetiyle beni bana buldurdun. Ölüm bile olsa gelen gam değil.Hoş ve sefa gelsin."
Bir ömür, adanmış bir ömür..Allah ve Resul aşkı.. Son anlarında Efendimiz:
"Benden dolayı ey Hatice,sıkıntılı bir hayat yaşadın.Sana kametine göre bir hayat yaşatamadım" diyor..Fakat o çok huzurlu.. İlk sırdaş,ilk yoldaşı olmuştu Sevgili'nin.Yine erkenciydi..Sevgilisine doyamadan gitti.

Kendi çağından çok uzak çağlarda yaşayan insanlara söyleyecek tek sözü vardı:

"Sevgili'yi çok sevenler sonsuz saadete ererler."

Okuyun..Okumuş olsanız dahi okuyun..belki kalblerimiz rikkate gelir..
Kadina saygi ve sevgi gostermeyi dine karsi hareket olarak sayanlarin muhakkak okumasi gereken bir kitap...aski o ilk kalp carpintilarini muhtesem bir dille anlatmis...ne guzel birsey sevmek bir kez daha gormus oluyoruz ...umarim herkes bu kitabi okur ve birbirine sıkica kenetlenir...once sevmek lazim gerisi zaten hallolur...
Hz Hatice, asrı saadet bahçemin incilerinden biridir. Hz Hatice annemizi tanımak, Allah'a karşı olan sonsuz teslimiyetini; peygamber efendimize karşı olan koşulsuz muhabbetini, bilmek isteyen her okurun, yararlanabileceği bir kaynak. Öyle anlaşılması zor, süslü kelimeler aramayın bu kitapta.Cümleler sadece ve sadece, Allah'ın ayetleri ve sevgili peygamber efendimizin hadis-i şeriflerinin ışığıyla harmanlanmış.
Kısaca, analiz edersek Mekke'nin hanımefendisi, fakir fukara dostu , peygamber efendimizin yar ve yardımcısı sevgili Hz Hatice annemizin hayatı zikredilmekte.
Bu kitabın sayfalarında, benim gibi onu tanımaya çalışan, kendi çağından çok uzak çağlarda yaşayacak olan insanlara, söyleyecek tek sözü vardı.
" Sevgiliyi çok sevenler sonsuz saadete ererler." Bıraktığı aşka sahip çıkmayı ve sevgiliye sevgili olmayı anlatan bu kitap okunmalı!...
''O'' Yeryüzünün en hayırlı kadını.
Hatice muhakkak ki güzeldir, ''O'' nun anlatıldığı yerde güzeldir.
Lâkin kitap o kadar gereksiz uzatılmış ve kendi içinde fazlasıyla tekrara düşmüş ki sıkılıyorsunuz.Aynı şeyleri durmadan tekrar tekrar okumak sıkılmanıza kitaptan uzaklaşmanıza neden oluyor. Keşke bu kadar kalın bir kitap olacağına ince ama özünde bir kitap olsaymış dedim.Zira gereksiz uzatmalar ve tekrarlar kitaptan çıkarılsa zaten bu kalınlıkta bir kitap olmazmış ve bence daha naif ve daha güzel bir kitap olurmuş.Bu demek değil ki kitap kötü.Güzel pek çok yönüyle, anlatılan güzel nede olsa.Ama dediğim gibi tekrarlardan ve uzatmalardan çok sıkıldığım için çok zorladım kendimi kitaba vermekte ve bitirmekte.Karar size kalmış..

Yazarın biyografisi

Adı:
Nurdan Damla
Unvan:
Yazar
Doğum:
Erzurum, 1963
Yazar, 1963 yılında Erzurum’da doğdu. Aslen Iğdır’lıdır. İlk, orta ve lise öğrenimini tamamladıktan sonra Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakülte’sinde eğitim gördü. Şiir, roman, hikaye, makale ve denemeleri küçük yaşlardan itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. Yazarın yazmış olduğu birçok tiyatro oyunu sahnelendi. Özellikle şiir ve hikaye dallarında çeşitli ödüller kazandı. En son eseri olan “365 Günde Sevgili Peygamberim” kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü alan yazar “2007Yılın Çocuk Yazarı” seçilmiş olup eser on bir dile çevrilmiştir.

Çocuk hikâyeleri, şiir, roman, gezi notları ve deneme dallarında muhtelif eserleri mevcuttur. Yazar, Çocuk Edebiyatçıları Birliği’nin kurucularından olup Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği’nin Yayın Kurulu Başkanı olarak çalışmalarına devam etmektedir. Hz. Muhammed’i Tanıma ve Tanıtma Uluslararası Derneği kurucularındandır. Evli ve 3 çocuk annesidir.

Yazar istatistikleri

  • 65 okur beğendi.
  • 469 okur okudu.
  • 25 okur okuyor.
  • 207 okur okuyacak.
  • 16 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları