Nuriye Çeleğen

Nuriye Çeleğen

Yazar
8.9/10
713 Kişi
·
2.457
Okunma
·
228
Beğeni
·
11691
Gösterim
Adı:
Nuriye Çeleğen
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Kahramanmaraş, Türkiye
Yazar Nuriye Çeleğen, Kahramanmaraş ilinde dünyaya gelmiştir. Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünü başarı ile bitirmiştir. Daha sonra İslami Türk edebiyatı bölümünde master tahsilini yapan yazar Edebiyat öğretmenliği yapmaktadır. Yazarın yayımlanmış çok kitabı bulunmaktadır.
216 syf.
Herkese Merhaba

Aşk-ı Sükun, Nuriye Çeleğen'in okuduğum ilk kitabıydı ve tam anlamıyla bu kitaba hayran kaldım (Kanaatimce bu kitabı okuyup da beğenmeyen birinin çıkacağını pek düşünmüyorum).
Peygamberler hep en büyük imtihanlarla sınanırlar ve Hz İbrahim’in Nemrut'un ateşine atılmasından oğlu İsmail'i kurban edeceği kıssasa kadar karşılaştığı imtihanlar bu kitapta oldukça etkileyici bir tarzda anlatılmış. Hz. İbrahim Rabbimizin rızasını kazanmak için çetin imtihanlardan geçerken eşi Hz. Hacer de bu imtihanlardan payını alarak nefis terbiyesi yolculuğuna çıkıyor.
Kitapta anlatılanlar Hz. Hacer'in yaşadıklarını ve nefsini nasıl terbiye ederek ilahi aşka adım adım gittiğini bizlere sunuyor.

"Analık şefkatin, kadınlık nefsin ve sevginin uzantısıdır. Ana hiç çocuğunu kıskanır mı? Ama kadın eşini kıskanır."

"Sevgi nefistendi, aşk kalpten."

"Anladım, aşk gözde değil ruhta, kelamda değil süküttaymış."

"Sevgi itaattir. Seven itaat eder."

"Cevapsızlık cevabımdı."

"Bu alem sanki oddan bir denizdir
Ona kendini atmaktır, adı aşk"

Kısaca bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.
160 syf.
Örtü sadece giyindiğimiz bez parçası veya moda için değildir,bizim takvamızdır. Sadece vücuda özgü değil,kalbin ve gözlerinde tesettürü vardır.


İlk olarak Erkekler için inen Ayet:
“Mü’min erkeklere söyle: Gözlerini (bakışlarını) indirsinler (Haramdan sakınsınlar), ırzlarını (mahrem yerlerini) korusunlar. Bu onlar (kendileri) için daha temizdir. Şüphesiz Allah yaptıkları şeylerden haberdardır.”(Nur Sûresi,24:30)

İkinci olarak kadınlar için inen Ayet:
“Ve mü’min kadınlara söyle! Gözlerini (bakışlarını) indirsinler (haramdan sakınsınlar), ırzlarını (namuslarını), avret mahallerini korusunlar! Kendiliğinden görünen (zâhir olan) kısımlar hariç, ziynetlerini (ziynet yerlerini) göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar (salsınlar).”(Nur Sûresi,24:31)

Okuduğum ayetlerde anlaşıldığı üzere aslında örtü kadını sınırlamanın ötesinde erkeği sınırlamadır.Örtü ile erkeğe, kadın nefislerinizin kölesi değildir. Aksine kadına değer vererek yüceltilmeli. Nefsinize zulüm etmeyin.

"Örtü, kadın ruhunda itaat sırrını muhkem eder. Örtü, kadının güzel duygularının açılımı içindir. Örtüsüzlük kadının nefsanî boyutunun açılımına sebep olur."

Moda için hazırlanıyor kıyafetler. Her gün bir yerlerden bir modacı bağırıyor, “Bu kıyafeti giyebilecek cesur bir kadın var mı?” diye. Binlercesi, milyonlarcası koşuyor bu sese.. ben koşuyorum,sen koşuyorsundur. Moda'ya değil, Allah'ın indirdiği ayetlerin sınırlarına göre giyinmeliyiz.. Nefimize ağır geliyor biliyorum. Bu sayede dizginelenir ancak nefis...

Örtü'den dikkat edilmesi gereken Esmalar var olduğunu, Peygamberimizin (s.a.v.)'in hanımları nasıl örtünmesini ve tabii biz kadınlarında uyması gerektiğini, edep ve adaba dikkat edilmesini bizlere anlatıyor...


Bilgisi olan biri için kitap basit kalabilir sadece henüz yeni başlamış okurlar içindir bu kitap bana göre. Hemen okuyupta bilgineyim gibi bir düşünce olmaz, Öykü şeklinde anlatılmış, Yalnız hadis ve ayetlerle desteklenmiş bu yönden güzel....Hem Peygamber efendimizin(s.a.v) hayatını okuyarakta örtünme bizim için neden önemli ve erkekler nasıl davranmalı bu konuda araştırabilir. Bir de tefsir kitaplarına başvurabilirsiniz tam anlamak için...
216 syf.
·Puan vermedi
Kitabın üzerindeki ''Her kadın Hacer'dir'' yazısı dikkatimi çekti ilk önce. Adı Hacer olan biri için de çok sırlı sayılmazdı bu durum sanırım :) Meğer kitap Hz Hacer'i anlatan otobiyografik bir romanmış. Hz Hacer annemizin hayatını ilk defa bu kadar ayrıntılı okudum. Sabrın, hüznün ve tevekkülün ete kemiğe bürünmüş hali Hz Hacer.
Çok beğendim ben kitabı. Beni gerçekten etkiledi. Biraz da utandım açıkçası. Ben de bir Hacer olmama rağmen , sabır denen erdem bana teğet geçmiş. Adımın hakkını verememek kötü.Neyse günah da çıkardığıma göre, bence okuyun ve okutturun Aşk-ı Sükun'u. Emin olun pişman olmazsınız. Herkese hitap eden birşeyler var bu kitabın içinde..
316 syf.
·Puan vermedi
Kitapta Hz. Meryem ve Hz. İsa anlatılıyor. O dönemde yaşanan olaylar insanların tutumu güzel bir şekilde işlenmiş ve bazı dikkat edilmesi gereken hususlar. Kalbine yalnızca Allah'ı almak başka şeyleri almamak meleklerle zikre tutulmak. Bunları okumak çok güzel.
Zorluklar imtihanlar hepsi sabır için. Allah sabrımızı ve sabrımızla birlikte de ilmimizi arttırsın. Çünkü ilim farz.
219 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10
Nuriye Çeleğen öyle güzel oynamış ki kelimelerle bir cümle daha okumak, aynı cümleyi defalarca tekrar etmek istedim. Betimlemelere, tamlamalara insan hayran kalıyor.
Hazreti Meryem'in hayatını yine Hazreti Meryem'den dinliyormuşsunuz gibiydi.
İffetin en parlak güneşi olan Hz. Meryem hayaline dahi namahrem almamıştı. Gözünü, kalbini, hayalini hep korumuş iffetini muhafaza etmişti.

Örnek alınacak ve altı çizilecek, hayata geçirilecek her satır; değerli ve güzeldi.

Nuriye Çeleğen okunur, okutturulur!
192 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Okuyan kardeşlerimin ve arkadaşlarımın samimiyetine güvenerek ve önce kendi nefsime de söyleyerek böyle bir paylaşım yapıyorum.

Öncelikle Nuriye çeleğenle tanışma kitabım. Gerçekleri bu kadar net anlatabildiği için kendisine hayran oldum diyebilirim.
En büyük sorunumuzu öyle güzel uyarıcı bir dille ifade etmiş ki günlerce kendimi sorguladım.


Kadınların en büyük hastalığı ‘kendini başkasına beğendirme’ duygusu diyor Nuriye çeleğen.
Şimdi bu paylaşımı okuyan kardeşlerim ve arkadaşlarım biraz iç muhasebe yapacaklar eminim. Yapmalıyız da..

Artık örtünün sadece başı örten bir bez parçası olarak görüldüğü zamanlardayız ne yazık ki.
O bez parçasının ne için olduğunun bilinci ve şuurunu idrak edemiyoruz.
Çünkü örtülerimiz bedenimizi kalbimizi, aklımızı ruhumuzu değil sadece başımızı örtüyor.
O da aksesuar gibi. Her elbiseye uygun eşarplar, şallar ona uygun yapılan makyajlar ona uygun giyilen ayakkabılar ve hatta ben burdayım diye haber veren topuklu ayakkabılar, sokağa yayılacak derecede sıkılan parfümler...
Ve daha fazlası.
Dışarıya çıktığımızda kendimize baktırmak için her şey mevcut halde dolaşıyoruz. Kendi cinslerimiz bile dönüp bakarken karşı cinsin bakmaması pek mümkün görünmüyor.
Şöyle bir Hadisi Şerif var ki dışarıya her çıktığımda mutlaka hatırlarım “ Kadın sokağa çıktığında şeytan kadına bakar ve baktırırmış”
bu beni hep korkutur. Dışarıda dikkat çekmek en büyük korkularımdan biridir.
Bu yüzden senelerce giyerim mesela mantomu. Aylarca aynı eşarbı takmışlığım vardır. Takılmam yani önemli olan beni örtmesidir. Ki yine de çok eksiğim tesettür konusunda. Eğer İslami noktada ölçüye uyabiliyorsam başkasının ne düşündüğünü çok umursamam. Umursamamalıyız da.
Çünkü bizim örnek alacak çok güzel sahabe hanımlarımız var değil mi?
Hatice annemiz gibi Fatıma ve Aişe validemiz gibi.
İnsan onlara bakınca zaten diyor ki onlardaki örtünmekse bende ki ne!
“Nefislerimiz zahiri süslerin peşinde edebi süsleri, ebedi güzellikleri unutuyor.” diyor Nuriye Çeleğen.
O kadar maddi süslere boğulduk ki manevi süslerin (edep gibi haya gibi ) insanı ne kadar güzelleştirdiğini unuttuk.

Ve yine
“Bir saatlik görünürlük kazanmak için kıyamette karanlıklar içinde nursuz olmaya, nefsini bir bakışın nazarları altında pek çok manevi latifelerinin öldürülmesine rıza gösteriyor.”
Ne kadar çarpıcı ne kadar üzücü bir cümle değil mi!

Ölüyoruz her gün biraz daha ama mânen..
Çok güzel olduğumuzu çok güzel göründüğümüzü herkesin bizi ne kadar beğendiğini ne kadar modern tarz klas biri olduğumuzu düşünüyoruz ve böyle düşündükleri için de mutlu oluyoruz. Ama unutuyoruz ki dünyada parladıkça ahirette biraz daha nursuz kalıyoruz. Ebedi hayatımızı biraz daha tehlikeye atıyoruz
Değer mi ? Kendimize soralım herkes cevabını verir zaten. Vicdan en hassas tartı nasıl olsa..
Rahatsız olmadan giydiğimiz elbiseleri bir kez daha sorgulamalıyız.
Ne için örtündüm ben nasıl örtünmeliyim, Rabbim benim hangi halimden razı olur’ u çokça sormalıyız kendimize. Zira ebedi hayatımızı kaybetmek var sonunda.
Zaten o kadar çok şeyi kaybettik ki son zamanlarda. İnancımızı, geleneklerimizi, örf ve adetlerimizi, insanlığımızı, itikadımızı ve daha bir çok şeyi..
En acısı da ne biliyor musunuz bunun farkında bile değiliz.
Üzülmüyoruz bile halimize.
Vah ki vah bize..
Çok daha fazla şey söylemek isterim ama tadında kalsın.
Bu kitap için önce yazarına sonra da Timaş grubuna teşekkürü borç bilirim.



Örtüde 70 Esma Nuriye Çeleğen
160 syf.
·2 günde·9/10
Örtüyü günümüzde sadece bir bez parçası sanmamızdan dolayı olacaktır ki bu denli umursanmaz iffetsizlik.Her müslümanın okuması gereken bir kitap kız erkek farketmez çünkü erkeklerin örtüsünden de bahsediyor içersinde.Örtüye bambaşka bir değer vermemizi,farkına varmamızı sağlıyor.Çok beğenerek ve utanarak(örtüye veremediğimiz değer için)okudum ve okutturdum.Sizinde okumanız duasıyla..
208 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Günümüz gençliğinin sorunlarına çok güzel değinilmiş. Herkesin evinde olması gereken doya doya okunacak bir eser. Ben çok beğendim. Herkes okumalı bence...

Yazarın biyografisi

Adı:
Nuriye Çeleğen
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Kahramanmaraş, Türkiye
Yazar Nuriye Çeleğen, Kahramanmaraş ilinde dünyaya gelmiştir. Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünü başarı ile bitirmiştir. Daha sonra İslami Türk edebiyatı bölümünde master tahsilini yapan yazar Edebiyat öğretmenliği yapmaktadır. Yazarın yayımlanmış çok kitabı bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 228 okur beğendi.
  • 2.457 okur okudu.
  • 86 okur okuyor.
  • 1.020 okur okuyacak.
  • 22 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları