Nusret Kaya

Nusret Kaya

Yazar
8.3/10
49 Kişi
·
141
Okunma
·
16
Beğeni
·
2386
Gösterim
Adı:
Nusret Kaya
Unvan:
Psikiyatrist, Yazar
Nusret Kaya; Psikiyatrist.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Psikiyatri ihtisası yaparak GATA'da psikiyatrist olarak çalıştı. 1978'de ABD'de uyku bozuklukları ve rüya analizleri üzerine iki yıl master yaptı.

Bilimsel teşvik ödülü kazanan Nusret Kaya, 1984 yılından bu yana danışanlarına rüya analizi ağırlıklı tedavi uyguluyor.
Yaralı alt beyni kapatmanın en tipik çarelerinden bir tanesi üst beyni(korteks) kalınlaştırmaktır. Üst beyni kalınlaştırmak için de ne yapıyoruz? Okuyup yazıyoruz.
Siz siz olun; alkol denilen ve bağırsakları yaktığı için kuyruk bilimsel olarak kafayı b.k gibi yapan musibetten uzak durun sevgili evrensel eş okurlar... Diğer kitaplarımı okuyanlar paranın da bağırsak olduğunu bilirler.
Biliyorsunuz son yıllarda bizler okumaktan çok bakmaya, hatta çoğunlukla görmeden bakmaya alıştırıldık. Oysa iniş (nüzul) sırasıyla muhteşem kitabımız Kuran'ı okuduğumuzda, ilk surenin "Alak" olduğu, bu sürenin ilk ayetlerinin okuyup yazın diye başlaması çok önemlidir ve bilimseldir. Beynimizin korteks kısmının (üst beyin) gelişiminin okuyup yazmakla güçlendiğini son bilimsel araştırmalar kesinlikle ortaya koymuştur. Okuyup yazarak üst beynin kullandığı hücre sayılarını arttıramazsınız da hücreler arası, bizim kollateral dediğimiz bağlantıları arttırırsınız. İki hücre arasındaki bağlantı sayısı ikiyken beş, beşken on olur, okuyup yazdıkça. Böylece üst beyninizin analitik düşünce yeteneği artar. Bunu televizyonlarla, bilgisayarlarla, cep telefonlarıyla asla yapamazsınız.
Öpmeyin popomu, utanıyorum
Mıncıklamayın beni, irkiliyorum
Gıdıklamayın hiç, katılıyorum
Şapur şupur öpmeyin, huylanıyorum.

Vurmayın popoma, canım acıyor
Ben seni yerim diye sevmeyin beni
Sizleri yamyam sanıp, korkuyorum.
Bazen beni bir kenarda unutup kavga ediyorlar birbirleriyle, itişip kakışıyorlar. Onların şiddet barındıran nevrotik enerjileri beni nasıl etkiliyor bir bilseniz. Susun kavga etmeyin diye bende bağırmak istiyorum, ağzımdan sadece inga sesi çıkıyor.
Müşrik ruhunun tanrısal gayesi kadındır. Onun kanaatince tapınmanın en büyük misali kadına tapınmadır(culte de femme). O bütün zevkini, bütün ilhamını kadından almak ister, kadın zevki onun için en büyük lezzet olur. Onun bütün hayallerinin başında bir kadın hayali vardır. Ve bundan dolayı her oturduğu yerde, her hürmet edeceği mevkide güzel bir kadın resmi arar. Pek çok putların kadın ismiyle isimlendirilmiş olması da kadına tapınmanın ruha hakim olmasından doğmuştur.

Bu şekilde fevkalade veya hayal edilen güzellerin resimleri genelleştirilerek, onların hayalleri karşısında diğer kadınlar hakir görülür. Ve en çirkin bir kadının, en güzel bir puttan daha değerli olması gerekirken, tanrısını kadın kabul eden müşriklerin elinde gerçek kadınlar öyle bir aşağı düşerler ki, hürmet şöyle dursun, en basit insani haklardan bile mahrum edilirler.

Davaya bakarsınız kadın herşeydir, tatbikata bakarsınız kadın oyuncakların en düşüğü olmuştur.
Anne kalp sesini taklit eden ''cıstaklı'' müzikler, alt beynin anne rahmine geri dönme eğilimini artırır. Özellikle, bulunulan mekan, tıpkı anne rahmi gibi karanlık ve kapalıysa ve alkol kullanılıp üst beyin de sislenmişse birey hepten bebekleşir.
Erkekler genelde çocuk alt beyinlerini hissetmemek için katı korteks geliştirirler, yani üst beynine çok ödün verici bir yaşam biçimi geliştirirler. Çünkü rolleri odur. Para kazanacak, onu etrafa dağıtacak, bütün bunları şekilde algılayacak. Neticede ne olur? Rüyalarını hatırlamaz hale gelir.
Sağ kolu çalışmayan bir çocukta yapılan bütün araştırmalarda organik hiçbir bulguya rastlanmıyor. Neticede rüya analizleriyle iş çözülüyor. Çocuğun şuuraltında anneye karşı çok büyük bir nefreti olduğu, nefretin en ileri aşamasının da nefret edilene vurmak olduğu düşünülürse çocuğun karşısında el kaldıramayacağı annesi var. Kendini dizginlemek için alt beyin sağ kolu işlemez hale getiriyor. Çözümlemenin ardından kol yavaş yavaş normal hale geliyor.
………..
Bu olay şimdi kol ile, başka durumlarda başka organlarla sembolize edilir. Kişi bir yığın organik tahlil yaptırır, bir yığın organik doktora görünür, hiç birşey çıkmaz. Buna psikiyatri dilinde konversiyon deriz. Yani bir komplikasyonun, çatışmanın yer değiştirmesi.
400 syf.
·10/10
RÜYA .. HAYAL … HAKİKAT..

Merhaba değerli inceleme okuyucuları.

Uzun ve güzel bir okuma sürecinde sona yaklaştığım için bu güzel eser için inceleme yazmadan geçmek istemedim. Ben bu incelemeyi yazdığımda benimle beraber 28 kişi bu kitabı okumuş olacak 1K da ve incelemeden sonra da artar inşallah.
Öncelikle belirteyim ki bu kitap, yazarın Psikoestetik kitabından sonra okunması gereken bir kitap. Çünkü Psikoestetik’te derdin tanımı, İyileşme’de ise devası mevcut özetle..

Şimdi dert ne dermanı ne..

Başlıyorum..

Farkındalığınızı artırmaya ve belki de bazı sorunları çözmeye başlamak için adımlar atılmasına vesile olurum umarım..

Bilenler bilirler, bazı incelemelerimde ve okuduğum kitaplarda, bir dönem, içeriği rüya olanlar ağırlıktaydı.. Hep kafa yorduğum ve önce şahsımda sonra da zaman zaman etrafımda karşılaştığım bir nevi SIRLI bir olaydı bu rüya meselesi.. Neden sırlı diyorum çünkü öteki taraftan şifreli mesaj alır gibi ya da sinemada arkası yarın izler gibi sabahlara kadar görülen rüyalar ya da kabuslar çoğumuzun hayatında olmuştur.. Birkaç gün sonra aynen çıkanları mı ararsınız, sabaha kadar görülüp ZOPA yemiş gibi kalkılanları mı ararsınız, ölmüş akraba eş dost yakınları mı ararsınız, işyeri vukuatları, sevgili suretleri, savaşlar, siyasi liderler vs vs yelpaze inanamayacağınız kadar geniş.. TABİ Kİ BAZILARI İÇİN!!! ‘’Ben hiç rüya görmem ki’’ diyenler elbette anlayamayacaklar bu durumu ama ben anlayanlarla az hasbihal edeyim dedim işte .. Bu arada unutmadan söyleyeyim neden çok rüya görmediklerini ‘’ korteks(üst beyin) faaliyetleri çok olanlar, yani zihinsel meşguliyeti fazla olup para kazanma vs dünyevi işleri ile uğraşanlar’’ genelde bu kategoriye giriyorlarmış efenim.. Tabii ki ‘’yok yahu ben bi rüya görüyorum şak diye çıkıyor’’ diyenlere saygım sonsuz lakin yazarın dediği gibi ‘’ kimseye anlatmadan yazın da görelim çıkıyor mu çıkmıyor mu’’ DERİM :)) Çünkü bu durum öteki taraftan şifreli mesaj almak olarak algılanıp sonrasında aslında bilinçaltının çığlıklarını fark etmek olarak son buluyormuş :))

Konu rüya yazmaya gelmişken hemen söyleyeyim.. Kitap üçerli beşerli onarlı seriler halinde görülmüş rüyaların, sahiplerinden izin alınarak kitaba alınması ve analiz edilmesinden ibaret.. TABİR ile sakın karıştırmayalım ANALİZ!! Şimdi diyenler olacaktır belki ‘’ bana ne milletin rüyasından analizinden’’ diye lakin ben büyük bir merakla okudum sayın okuyucular .. ve ilk şaşırdığım şey SADECE BENİM SEMBOLLERİM SANDIĞIM SIRLI!! SEMBOLLERİ HERKESİN DE UFAK NÜANSLARLA GÖRÜYOR olmasıydı. Mesela uçmak, arabaya-otobüse-trene-uçağa binmek, havuz-deniz-göl- nehir- yağmur- kar sembolleri, asansör inmek çıkmak, çanta-bavul-cüzdan-ayakkabı-terlik kombinasyonları, hayvanat nebatat türleri , kaçmalı göçmeli film senaryolarına taş çıkartan olaylar türleri vs vs.. ve yıllarca tabir etmekle uğraşmanın faydasız oluşunu idrak ediyorum okudukça da.. Neden?? Çünkü bu öteki taraftan şifreler öyle her önüne gelene verilmiyor da ondan :)) Yani doğal olarak bu rüyalar çoğunlukla kişinin BİLİNÇALTI ÇIĞLIKLARIndan ibaret oluyor özetle…

Şimdi kritik mevzu şu..

Bilinçaltı kayıtları anne karnına düşer düşmez alınmaya başlıyor.. ve dahi bilimsel olarak RNA larla atalarınızdan Sperm ve Yumurta ile aktarılan milyonlarca kayıt ile birlikte doğduğunuz da bilimsel bir gerçek iken ( bu konuda Nobel ödülü varmış bu arada kitapta ayrıntılı yazıyor) şimdi bilinçüstü yani korteks 2 yaşından sonra oluşmaya başlıyor ve takribi 10 yaşına kadar tam oluşma süresi devam ediyor yani hatırlayamadığınız bu yaşlardaki kayıtlarınızın hepsi SEMBOL DİLİYLE BİLİNÇALTINIZA BİR BİR İŞLENİYOR!! efendim…

Bu işlenen bir nevi kodlanan bu kayıtlar işte sizin KAREKOD larınız değerli okuyucular.. en gizli takıntılarınızın kaynakları ve yaşam kalitenizi düşüren ve hatırlayamadığınız için bu neyin nesi diye KİLİTLENMİŞ GİBİ yaşamaya devam ettiğiniz belki de bilinçaltı dürtüleriniz!

Bir ömrü böyle tüketmek de bir tercih, bunlarla yüzleşmek ve çözmeye çalışmak da bir tercih tabii ki..

Bu takıntıların yelpazesi çok geniş; mesela en basitinden sürekli el yıkamak zorunda kalmak, ana kuzusu olup evlense dahi anası ve eşi arasında tükenmek, çocuklarını çocuğu gibi değil de bir rakibi gibi görüp karısından kıskanmak, evlenememek, evlense dahi karısını annesi gibi-kocasını babası gibi görüp poligamlık eğilimi göstermek, eşcinsel eğilimler, bağımlılıklar vs vs vs…. Yazar bu konuda tam bir uzman.. yer yer kendi hayatından da örneklerle anlattığı çok şey var.. 90 lı yılların sonlarına doğru ve 2000 li yılların başlarında çeşitli tv prg leri de yapmış ama onun tabiriyle ‘’ Çocuk alt beyinli bir Rahim toplumu ’’ olan her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da bilimsel bahsettiği bazı konularda ayıp günah tarzı tepkilerle çok da fazla sürmemiş programları.. Gata da doktorluk yaparken Rüya Analizi üzerine ciddi çalışmalar yaparak kendi tabiriyle ‘’Nusretiyen Ekol’’ ün de kurucusudur..

Tavsiyem muhakkak okunup bilinçlenmesi.. Rüya okumak istemeyenler yazarın diğer kitaplarından da başlayabilir.. Evrenin Dili diye bir kitabı başlangıç için gayet ideal mesela.. Evrensel Eşit Kuyruklu Canlı 1-2-3-4 serisi de çok hoş kitaplar.. ben bundan sonra onlara başlamayı düşünüyorum ..

Velhasılı kelam….

Okumanızı tavsiye ederim değerli arkadaşlar..

Dünyaya geldik bir kere bari yaşamanın hakkını verelim değil mi..

Hepinize sağlıklı huzurlu mutlu ve yaşam kalitenizin arttığı günler ve güzel okumalar diliyorum..

Ve tabii her daim AŞK ile kalın…
366 syf.
·Beğendi·10/10
KUYRUK BİLİMİ

Merhaba değerli inceleme okuyucuları..
Uzuun bir okuma sürecinden sonra nihayet bitirdim kitabı.
Kuyruk muhabbeti yapmayacağım tabi lakin Kuyruk Bilimi( yok öyle Bi bilim demeyin geleceğin bilimidir ve herkes bi gün öğrenecek diyor yazarı) hakkındaki bilgisi kuyruk sokumu kemiği yani avam dilinde 'pöçük' ten ibaret olanlar 'HİİÇ DE ÖYLE DEĞİL' miş mesele biliniz efendim..
Mevzu ince, derin, hassas ve gerçekten önemli sevgili okurlar..
Yüce Yaradan'ın dünyadaki eşrefi mahlukatı insanı ve yaratımını kavramak ve anatomisinin akabinde ruhsal etkileşimini bilmek adına beyin ve omurilik sistemiyle ilgili bilgiler var kitabın en başlarında.. Sonrasında tıp doktoru olan Nusret Bey'in Elmalılı Hamdi Yazır'ın defaatle okuduğu tefsirinden parçaları ve bu parçalardan meslek itibariyle süzdüğü kendi yorum ve düşüncelerini okuyacaksınız.. Öyle yerler vardı ki hayretle okudum.. Çoğu yerde de "HİÇ BİLENLE BİLMEYEN BİR OLUR MU" demekten kendimi alamadım.

VEL HASILI KELAM...

İNSANDA KUYRUK OMURİLİKTİR.. İNSANLIĞI BIRAKANIN KUYRUĞUNUN NEYE BENZEDİĞİNİ ZATEN CÜMLE ALEM BİLİR.. BAZEN KEDİ, BAZEN KÖPEK, BAZEN MAYMUN, BAZEN AKREPTİR VS VS.

Kesinlikle tavsiye ederim okumayı düşünenlere.
Devam kitabı Evrensel Eşit Kuyruklu Canlı 2 - kader çarkını gizemleri kitabında da sonlara geldim sayılır.

Bol istifade ile okumanız dileğiyle ve bittabi her zamanki gibi
Sevgiyle, muhabbetle, sizinle EN UYUMLU karşı cinsten olan RUH EŞİnizle birlikte AŞK ile kalın efendim..

Dip Not : Halen en uyumlu ruh eşiyle tanışamayanlar, tanışıp da zaman ve mekanda eşitlenemeyenlere de bol bol kolaylık diliyorum
232 syf.
·5/10
'Evrende tesadüf yoktur.' Kitabından sonra kuyruk çok dikkatimi çekmişti. Lakin sanırım yanlış kitabı almıştım. Kitabın büyük çoğunluğu çizim, 10-15 yaşındaki bir çocuğa anlatılacak sadelik ve basitlikte ama oldukça sınırlı ve az miktarda bilgiyi içeriyor. Belki çocukların algısını oluşturmak için düşünülmüş olabilir ama bilgi edinmek için içerik çok sınırlı. 25dk'da kitabı bitirmek mümkün.
224 syf.
·2 günde·10/10
Kitap espirili olması yanında karikatürlerle süslenmiş. Bilgiler açılda kalıcı şekilde anlatılmış. Ben okuduktan sonra çevremdekilerede okuttum. Kitapla arası olmayanlar bile kısa sürede okuyup beğendi.
136 syf.
·2 günde·7/10
Psiko siyaset Aslında çok öğüt verici biraz da iğneleyici şöyle söyleyeyim şu anki siyaset ile ilgilenen ve ders alınması gereken Bazı konuların ta ki çocukluktan bebeklikten ana rahminden itibaren evrelerinin anlatımı okunabilir
318 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Herkesin bi ruhu var ama sahip olduğu o ruhun da bi tarihi var. İşte o tarih bu kitabın satırlarında. Okuyun ve ruhunuzun tarihi hakkında o gizemli kapıyı aralayın ve kendinize olan saygınız, hayranlığınız artsın. Bilginize ve sezginize bereket hocam. Kaçırmayın.
238 syf.
Yaşanan psikolojik sorunları “altbeyin-üstbeyin arasındaki etkileşim” ekseninde ele alarak çözüme ulaştırmayı hedefleyen bilgi ve yöntemlerin yer aldığı bir kitap. Evrenin bir dili olduğu ve altbeyin rüyalarının da sembollerden oluşan bu dili kullanması nedeniyle, üst beynimizin (IQ) baskılayarak bilinç dışına (altbeyin - EQ) ittiği sıkıntılı olayların, baskının ortadan kalktığı uyku durumunda rüyalardaki simgelerle kendini ifade ettiği, bu şekilde rüyaların analiz edilerek sorunun tespiti ve tespit edilen sorunla yüzleşme ile çözüme ulaşılması yöntemini anlatan ve bu bağlamda Freud’un çözümlemeleriyle aynı paralelde yer alan etkileyici güzel bir kitaptır. Yazara göre en nihayetinde tüm sorunlar bu iki beyin arasındaki dengenin kurulmasıyla ortadan kalkacaktır. Ayrıca, yazarın, genetik bilgi şifrelerinin rna yoluyla kalıtımsal olarak aktarıldığına ilişkin entellektüel bir çalışmasına da değinilmiş olup (yanlış olmasın, -üstünden çok zaman geçtiği için- belki de okuduğum diğer kitaplarının içinde geçiyor olabilir) bu çalışma oldukça heyecan vericidir.
200 syf.
·37 günde·Beğendi·8/10
insan davranışlarının kökenlerini soru ve cevaplarla yanıtlıyor Nusret kaya.
Oldukça özgün ve sıradışı bir kitap;

Örneğin kitapta evde beslenen kedilerin kadın cinsel uyarımını, kadınların yanlış orgazm noktalarını, Türk anne yapısının temel çarpıklığı, nedeni( yine temel neden cinsel tatminsizlik) ve sonuçlarını..

Kitapta çok ilginç hipotezler var. Ayrıca rüya ve kuyrup bilimi(!!)' de dikkat çekici, lakin zaten o konuyu ayrıntılı bir biçimde diğer kitaplarında bulabiliyoruz.

Psikoloji severler mutlaka okumalı.
200 syf.
·7 günde·Puan vermedi
İlgimi çeken kısımlarını okudum.Alt beyin-üst beyin ilişkisi üzerinde durulmuş.Aşk, cinsellik, uyku, rüyalar vs hakkında değişik bir bakış açısı sunulmuş.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nusret Kaya
Unvan:
Psikiyatrist, Yazar
Nusret Kaya; Psikiyatrist.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Psikiyatri ihtisası yaparak GATA'da psikiyatrist olarak çalıştı. 1978'de ABD'de uyku bozuklukları ve rüya analizleri üzerine iki yıl master yaptı.

Bilimsel teşvik ödülü kazanan Nusret Kaya, 1984 yılından bu yana danışanlarına rüya analizi ağırlıklı tedavi uyguluyor.

Yazar istatistikleri

  • 16 okur beğendi.
  • 141 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 137 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.