Oğuz Akay

Oğuz Akay

Yazar
8.1/10
12 Kişi
·
26
Okunma
·
0
Beğeni
·
688
Gösterim
Gel seninle bir daha ağlayalım; yaşanmışlara, yaşanmamışlıklara, bir daha hiç yaşanamayacaklara…
Mustafa Kemal'in Türkleri, Serv Antlaşması'nı yırtma zahmetini seçmediler. Çünkü ellerine alıp okumadılar bile..
Oğuz Akay
Sayfa 46 - undefined
"Bu bir işaret" dedi, kızıl alev denizini göstererek. "Türkiye'nin vatan hainlerinden, Hıristiyanlardan ve yabancılardan temizlenişinin, Türkiye'nin Türklere ait olduğunun bir işareti..
#Destekyayınları
#TekKadınLatife
#kitapyorumu
Sizlerde de olur mu bilmiyorum lakin ben çok sevdiğim kişilere kimseleri layık görmem. Latife de benim için o kişilerden birisiydi.
Hep Fikriye'yi severdim. Açıkçası haklarında çok bilgi sahibi değildim. Kitabı okuma isteğimin en önemli nedeni de haklarında daha doğru bilgiler edinmek oldu. (Fikriye konusunda hala aynı fikirdeyim ;) )
Tek Kadın Latife; Mustafa Kemal'in Izmir'in kurtuluşunda Izmir'e gelişi ve Latife'nin güçlü kişiliğinin ilk yansımalarıyla başlıyor. Latife'nin aile hayatı,eğitimi,düşünceleri çok güzel aktarılmış. Mustafa Kemal neden Latife'yi seçmiş çok güzel anlıyorsunuz. Halka güzel örnek olacak bir Türk kadını Latife Hanım
Özellikle kitabın ortalarında "kadın"konuları ve Türk Kadını için Atamın düşüncelerini okumak çok hoşuma gitti. Kadını sefil olan milletin yükselemeyeceği,medeniyet yolunda kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olarak yürümesi gerektiği konularını okumak çok keyifliydi.
Ilerleyen sayfalarda Zübeyde Hanımın hastalanması ve Izmir yolculuğu,Atatürk'ün silah arkadaşlarının Latife Hanım hakkında düşüncelerine yer verilmiş.
Latife Hanım çok güçlü bir kişilik ve okudukça Zübeyde Hanıma hak verdim. İki güçlü kişilik ve baş eğmeyen kişiler bir arada nasıl olur? Sevilen Mustafa Kemal miydi? Mustafa Kemal Paşa mıydı? Bir anne olarak ikilemleri beni çok duygulandırdı.
Son bölümler su gibi akıp gitti. Saltanatın kaldırılması,antlaşmalar,yenilenme uğraşları,Zübeyde Hanımın vefatı ve evlenmeleri derken bir solukta okunup bitti.
Bitti ama umarım ki devam kitabı gelecektir çünkü Latife Hanımın Ankara günlerini çok merak ediyorum.
Yoğun bir emek sonucunda yazıldığı her halinden anlaşılan bu kitabı okumanızı öneriyorum. Özellikle yazarı Oğuz Akay'a teşekkür ediyorum. Son yıllarda okuduğum kitaplar arasında Türkçenin en zengin kullanıldığı kitaptı
Uzun soluklu ama inanılmaz keyifli bir yolculuktu, roman demek bu kitap için az bir ifade olur çünkü tek başına roman değil aynı zamanda tarih kitabı, mükemmel bir Atatürk seçkisi ve Kurtuluş destanı... İyi ki bu yolculuğa çıktım. Harika bir birikim ve araştırmanın ürünü Tek Kadın Latife, kesinlikle tamamen tarafsız. Latife'yi anlatan kitaplarda Fikriye'yi kötüleme yada tam tersi durumlara rastlamış olanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Latife'nin 1922 yılı Haziran ayında İzmir'e dönüşü ile başlıyor serüvenimiz. Latife anlatıldığı üzere görgülü, bilgili, vatansever bir Türk kadını. Yüreğindeki vatan sevdası onu 3 yıl aradan sonra tekrar İzmir'e geri çağırıyor. Fransa'dan başlayan gemi yolculuğu ile önce İstanbul'a gelen Latife oradan Izmir'e geçiyor fakat boynunda taşıdığı madalyon içindeki resim başına bazı sıkıntıların gelmesine sebep oluyor. Latife'nin görgüsü, bilgisi babası Muhammer Bey ve annesi Adeviye Hanım'ın açık görüşlü fikirleri sayesinde, devrin kızlar okumaz tezine inat yaptıkları, bir devrim niteliğinde.
Latife, Mustafa Kemal hayranı ( hayran olmamak elde değil ki zaten ), bir adağı var ki bunu gerçekleştirmeden paşayı rahat bırakmıyor.
Mustafa Kemal'in İzmir günlerine de değilinirken, yanan Izmir aslında ne zor zamanlar geçirdiğimizin ufakta olsa kanıtı.
Savaşın askeri kısmı bitmiş diplomatik yönü başlamıştır. Atatürk Ankara'ya döner orada onu bekleyen 3 kadın vardır. Zübeyde Hanım, Makbule ve Fikriye... Ve İzmir'de kalan Latife...
Atamızın sofra muhabbetleri meşhurdur. Güncel konuların, tarihi olayların konuşulduğu bu sofrada Atamız kimlerle konuştu onu öğreneceksiniz. Gayet akıcı bir dille yazılmış bu kitap her kütüphanede bulunmalı. Okumanızı tavsiye ederim.
Gazinin sofrası Harbiye mektebinden geçici kabrine kadar, bütün mesleki ve siyasi hayatında sayısız davetlere,sayısız mevzu ve meselelere bir imaret gibi açıktı.
Atatürk’ün sofrasında kendine yer bulanların kendi ağızlarından Atatürk’ü anlattığı bir kitap. Bazı olayların tekrar tekrar farklı kişiler tarafından yazılması kitabı biraz sıkmış. Atatürk’ün yaptıklarını farklı kaynaklardan okudukça insanın bu büyük dehaya olan hayranlığı daha da artıyor.
Beni kıskanın bitti ️
🇹🇷 Geçen hafta pazartesi başladığım kitap bugün bitti. Aslında bugüne kadar 20 sayfa okuyup bırakıyordum. Bugün elektriklerin kesilmesi sonucu kendime vakit ayırdım ve son 400 sayfayı bitirdim. Bazı yerlerini atladım diyebilirim.
🇹🇷 Konusuna gelince çoğunlukla Türkiye’nin tek adamının, tek karısı Latife anlatılmıştı. Latife’nin ailesi, eğitimi, kültürlü bir insan olması, Atatürk’ün ona nasıl aşık olduğu, ileride de Atatürk’ün yanında kadın hakları savunucusu olarak kalacağı anlatılıyordu. Aralarda tabi ki de Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatına da yer verilmişti.
🇹🇷 661 sayfaydı ve çok amaçsız bir biçimde bitmişti. Yazarımız bu kadar uzatmasaydı kitabı, bu kadar uzun bir kitap olduğu halde yarım bırakılmıştı. Ne beklerdim ne isterdim söyleyemiyorum okuyan arkadaşlarım var. O yüzden burada kesiyorum.
🇹🇷 Benim gibi sabırlı bir insansanız tavsiye ederim okuyun ben çok fazla yeni bilgi öğrendim. Ama sabırsızsanız bence okuyamazsınız. Özellikle ilk 250 sayfa inanılmaz durgundu. İyi geceler ️ 5/10

Yazarın biyografisi

Adı:
Oğuz Akay
Unvan:
Yazar.

Yazar istatistikleri

  • 26 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 26 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.