Ömer Seyfettin

Ömer Seyfettin

Yazar
8.1/10
7,9bin Kişi
·
52,5bin
Okunma
·
2.197
Beğeni
·
67,3bin
Gösterim
Adı:
Ömer Seyfettin
Unvan:
Türk Yazar, Öğretmen
Doğum:
Balıkesir, 11 Mart 1884
Ölüm:
İstanbul, 6 Mart 1920
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönende (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönende bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönenden ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.
160 syf.
·7 günde·9/10 puan
Milli Edebiyat, dönemimizin en önemli yazarlarından biri olan Ömer Seyfettin, bu eseri ile de yine aynı şekilde Türkçülüğü ön planda tutmuştur.
Her bir türk bakış açıma göre, Ömer Seyfettin okumalıdır.
Lakin, bu ve bu bazlı eserler çocuk kitabı katagorisine alınıp,okullarımızda okutulmamalıdır.Ne demek istediğimi incelemenin devamında anlayacaksınız.
Eserde, +18 içerikli metinler bulunuyor, bunun bulunması doğal çünkü eser Balkan Harbi'ni anlatıyor.
Balkan Harbin'de kadın ve çocuklara, özellikle de kadınlara yapılan insanlık dışı işgenceler anlatılmaktadır.

Ömer Seyfettin'in bu eserinde yalnızca Beyâz Lale kısmı değil, bir çok hikeyesinden kısa özetler bulunmaktadır.
Onlar, Beyâz Laleye benzer kısımları pek bulundurmasada içerik yine toplumsal düzeyi ve toplum unsurlarından oluşmakta olup, bilgi verici ve bir o kadar da ürkürtücü bir eser denilebilir.

Tek solukta okuyamadım, bunun sebebi içeriğinin özelliklede Beyâz Lale kısmının, biraz ağır ve insanlık dışı, toplum dışı unsurlardan oluşması.

Yinede, okumak isteyenin belki bu eserini değil de, Ömer Seyfettinin diğer eserlerini tek solukta okuyabileceğine inanıyorum.
Okur Kalmanız dileğiyle,Hayırlı Akşamlar.
269 syf.
·10/10 puan
Yaşamı,
Ömer Seyfettin,28 Şubat 1884 yılında Gönen de doğmustur.Babası, binbaşı olarak görev yapan Ömer Bey'dir.
Ömer seyfettin, bir süre Gönen de mahalle mektebinde eğitim gördükten sonra İstanbul'a gelerek,Yusuf Paşadaki Mekteb-i Osmani'ye yazıldı.
Burada bir süre eğitim aldıktan daha sonra ,veterinerlik okuyup bitirdi.Ardından ise Edirne'ye giderek,Asker-i İdadi(Harp Akademisi)'ye girdi.
Buradan 1903 senesinde Teğmen, rütbesi ile mezun oldu.Tekrardan İzmir'e dönûş yaparak askerlik döneminin 3 yılını burada tamamladı.
1906,senesinde İzmirde ki jandarma okuluna öğretmen olarak atanan Seyfettin,iki yıl sonra üçüncü ordu emrine üsteğmen olarak atanmiştir.

1910,senesinde askerlikten ayrılarak Selanik'e dönüs yaptı ve orada Genç Kalemler dergisi ile Rumeli gazetesine öyküler yazmaya başladi.
'İlk Düşen Aşk','Beyaz Lâle','Yüksek Ökçeler','Bahar ve Kelebekler'eserlerinden bazılarıdır.

Bu kitapta ise,
Ömer Seyfettinin kaleme aldığı eserlerinden bir bölümüne yer verilmiştir.
112 syf.
·6 günde·6/10 puan
Ömer Seyfettin Milli Edebiyat dönemi yazarlarının içinde önemli bir yerdedir. Türkçülüğü ile ön plana çıkan yazar Yeni Lisan görüşünün sahibidir. Özellikle hikayelerindeki sade anlaşılır dil sayesinde o dönemde ve şimdi de dilimize katkıları inkar edilemez.

Kitabın bendeki yeri ayri. İlkokulda para vererek aldığım ilk kitap. İçerisinde birden fazla hikayecik mevcut. Her birinde farklı bir konu ağır basıyor dürüstlük, vatanseverlik vs. Okumaya yeni başlayanlara ve çocuklara şiddetle tavsiye edilir. Gayet akıcı bir solukta bitecek türden.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
96 syf.
·10/10 puan
Bu kitabı ben çok beğenmiştim. Zaten Ömer Seyfettin ismi bir referanstır. Çocuk kitabı olsa da konusu itibariyle herkesin okuyup gururlanması gerekir. Konumuz şöyle ki Avrupa hayranı Türk bir babanın bir Avrupalı kadından olma tamamen asimile olan çocuğunun kendi kendine Türk kimliğini bulmasıdır.
176 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Rumeli Türkleri nin çektiği sıkıntıları dönemin şartlarında anlatan bir kitap. Ömer Seyfettinin kitaplarında milliyetçilik çoğu zaman ağır basar. Çocuk kitabı kategorisinde olabilecek bir kitap olarak düşünmüyorum. Türklüğü iliklerinize kadar hissedeceksiniz.
128 syf.
·Beğendi·10/10 puan
“ 𝐷𝐼̇𝑌𝐸𝑇 “
Kitabın konusu şöyle; Hırsızlıkla itham edilip haksız , yere suçlu bulunan demirci ustasının kolunu , kesmeye karar verirler ve biri çıkıp kolunun diyetini öder. İşte asıl ızdırap bundan , sonra başlar demircimiz için. artık diyet borcu vardır. her fırsatta kolunun diyetini ödediğini yüzüne vurana dayanamaz, daha fazla ve kolunu kesip atar onun önüne... birbirlerine minnet borcu olanlar dost olamazlar. onuruyla oynanan insanın neler yapabileceğini anlatıyor. Aslında; insan olmanın, onurunun “ tavana” vurduğu kitap. Ben beğendim, severek okudum, Tavsiye ederim...
250 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Yazarın birbirinden güzel hikayelerini okuyabilirsiniz. Ben okuma alışkanlığı kazandırmak ve çocuklar için faydalı buluyorum.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
ilk olarak neden bu kitapi onceler okumadim diye pişmanlık içindeyim diye bilirim.Çok guzel hikayelerden oluşan bir kitap.Hemen bir solukta okuyup bitireceğiniz bir kitap olmuş.Kitapta olan hikayeleri okuyunca bi sürü duyguyu bir anda nasıl yaşanılır onu göreceksiniz.Primo-Oguz simasinda vatanseverlik duygusunu muhteşem bir şekilde göreceksiniz.
Okumadiysaniz okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Teşekkürler🧡
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Kaşağı; Ömer Seyfettin'in en bilinen hikayelerinin yer aldığı eseridir. Ömer Seyfettin bu hikayelerde Maupassant tarzı hikâyeciliğinin örneklerini başarılı bir şekilde okurlarına hediye etmektedir. Hikayeleri, hem konu hem teknik hem de yapı olarak oldukça başarılı bir etkiye sahiptir. Konu olarak hem destanlardan hem de gündelik konulardan yararlanan Ömer Seyfettin; hikâyeyi kısa bir şekilde okuyucuya oldukça etkili bir şekilde de anlatmayı başarmış sayılı hikâyecilerimizin başında gelmektedir.
Ömer Seyfettin'in hikâyelerinin bir başka en önemli özelliği de Türkçe dilinin sade, anlaşılır ve kısa anlatımıyla kendinden sonra gelenlere örnek yol göstericiliğidir. Bu bilgiler ışığında Ömer Seyfettin hikâyeleri doğal Türkçe dilinin en iyi örnekleri olarak da okunmaya değer eserlerdir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ömer Seyfettin
Unvan:
Türk Yazar, Öğretmen
Doğum:
Balıkesir, 11 Mart 1884
Ölüm:
İstanbul, 6 Mart 1920
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönende (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönende bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönenden ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2.197 okur beğendi.
  • 52,5bin okur okudu.
  • 389 okur okuyor.
  • 6,5bin okur okuyacak.
  • 181 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları