Ömer Seyfettin

Ömer Seyfettin

Yazar
8.1/10
5.571 Kişi
·
39.402
Okunma
·
1.834
Beğeni
·
58883
Gösterim
Adı:
Ömer Seyfettin
Unvan:
Türk Yazar, Öğretmen
Doğum:
Balıkesir, 11 Mart 1884
Ölüm:
İstanbul, 6 Mart 1920
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönende (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönende bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönenden ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.
Şuur başımıza nasıl yakmayan
bir yıldırım gibi düşer? Tolstoy daha dokuz aylık bir çocukken kendisinin banyoya sokulduğunu hatırlıyor ilk duygusu bir haz!Benim ki müthiş bir ızdırap ile başladı.
“Geçme namerd köprüsünden, ko apartsın su seni!
Korkma düşmandan, ki ateş olsa yandırmaz seni!
Müstakim ol, Hazreti Allah utandırmaz seni!”
96 syf.
·10/10
Bu kitabı ben çok beğenmiştim. Zaten Ömer Seyfettin ismi bir referanstır. Çocuk kitabı olsa da konusu itibariyle herkesin okuyup gururlanması gerekir. Konumuz şöyle ki Avrupa hayranı Türk bir babanın bir Avrupalı kadından olma tamamen asimile olan çocuğunun kendi kendine Türk kimliğini bulmasıdır.
193 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Dil Konusunda Yazılar; Ömer Seyfettin'in 1911-1919 yılları arasında, Türkçe dilinin diğer dillerden önemi üzerine çeşitli dergilerde çıkmış makalelerinden oluşmaktadır. Ömer Seyfettin bu makalelerde, 1911 yılında başlayan Yeni Lisan akımını ve Türkçe dilini diğer yabancı dillerden ayırmak gerektiğini dile getirmektedir. Yazar Türkçe dilinin halkın konuşma dili olduğunu; konuşma dili ile yazım dilinin aynı olması gerektiğini savunmaktadır. Yaşadığı dönemde kullanılan Osmanlıca'nın içerisinde halkın anlayamayacağı birçok Arapça ve Acemce kelimelerin bulunduğunu ve bunun halkı yabancılaştırdığını iddia etmektedir. Ömer Seyfettin, özellikle milli bir dilin gerekli olduğunu savunmaktadır.
Bu eser ayrıca Osmanlı'nın son dönemindeki siyasi, kültürel ve edebi hayattan da izler taşıdığından okunmaya değer bir eser olarak gözönünde tutulmalıdır...
96 syf.
·Puan vermedi
ders alınması gereken bir ömer seyfettin klasiği. öğretmenimiz kitap dağıttığında arkadaşlarım sinderellaya pamuk prensese ben ise ömer seyfettinin kitaplarına koşardım.içinde çok güzel hikayeler var okumadıysanız ne duruyorsunuz okuyun derim.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kaşağı; Ömer Seyfettin'in en bilinen hikayelerinin yer aldığı eseridir. Ömer Seyfettin bu hikayelerde Maupassant tarzı hikâyeciliğinin örneklerini başarılı bir şekilde okurlarına hediye etmektedir. Hikayeleri, hem konu hem teknik hem de yapı olarak oldukça başarılı bir etkiye sahiptir. Konu olarak hem destanlardan hem de gündelik konulardan yararlanan Ömer Seyfettin; hikâyeyi kısa bir şekilde okuyucuya oldukça etkili bir şekilde de anlatmayı başarmış sayılı hikâyecilerimizin başında gelmektedir.
Ömer Seyfettin'in hikâyelerinin bir başka en önemli özelliği de Türkçe dilinin sade, anlaşılır ve kısa anlatımıyla kendinden sonra gelenlere örnek yol göstericiliğidir. Bu bilgiler ışığında Ömer Seyfettin hikâyeleri doğal Türkçe dilinin en iyi örnekleri olarak da okunmaya değer eserlerdir.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
ilk olarak neden bu kitapi onceler okumadim diye pişmanlık içindeyim diye bilirim.Çok guzel hikayelerden oluşan bir kitap.Hemen bir solukta okuyup bitireceğiniz bir kitap olmuş.Kitapta olan hikayeleri okuyunca bi sürü duyguyu bir anda nasıl yaşanılır onu göreceksiniz.Primo-Oguz simasinda vatanseverlik duygusunu muhteşem bir şekilde göreceksiniz.
Okumadiysaniz okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Teşekkürler🧡
179 syf.
·Beğendi·10/10
Harem, Ömer Seyfettin'in Osmanlı'nın son dönem aile hayatını inceleyen önemli uzun hikâyelerinden biridir. Kadınların son dönemde erkeklerle beraber aynı topluluk içinde bulunmaları ve erkeklerle kadınların bu durum karşısında aldıkları tavırlar bu uzun hikâyenin genel konusudur. Ömer Seyfettin bu uzun hikâyesinde alaturka ve alafranga görüşleri karşılaştırarak aile ve evlilik hayatı hakkında genel bir görüntü çizmeye çalışmıştır. Harem, Osmanlı aile hayatı, evlilik ve Batılılaşma hakkında önemli bilgiler vermesi bakımından okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır...
(Kitabın başlığı Harem olduğu için incelememde sadece ona yer verdim.)
160 syf.
Biraz zor okudum. Bence bu kadar ağır yazmamalıydı. Ama bir de şöyle düşündüm, belki kendisi zor zamanlar geçirmiştir, haliyle bunlar da kitaplarına yansımıştır. İnsan hâli, olabilir...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ömer Seyfettin
Unvan:
Türk Yazar, Öğretmen
Doğum:
Balıkesir, 11 Mart 1884
Ölüm:
İstanbul, 6 Mart 1920
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönende (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönende bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönenden ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 1.834 okur beğendi.
  • 39.402 okur okudu.
  • 142 okur okuyor.
  • 4.335 okur okuyacak.
  • 117 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları