Ömer Seyfettin

Yazar 8,1/10 · 2238 Oy · 95 kitap · 17999 okunma ·  1245 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

1.245 okur beğendi.
2.238 puanlama · 268 alıntı
1 haber · 36.163 gösterim
17.999 okur kitaplarını okudu.
1.916 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
46 okur kitaplarını şu anda okuyor.
34 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Ömer Seyfettin'in Biyografisi

Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönende (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönende bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönenden ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.

Ömer Seyfettin'in Kitapları Kitap Ekle

8,2/ 10  (598 Oy) ·  4.639 Okunma
7,7/ 10  (180 Oy) ·  1.656 Okunma
7,9/ 10  (159 Oy) ·  1.603 Okunma
7,8/ 10  (173 Oy) ·  1.552 Okunma
8,2/ 10  (110 Oy) ·  1.022 Okunma
7,5/ 10  (82 Oy) ·  675 Okunma
8,4/ 10  (69 Oy) ·  656 Okunma
7,5/ 10  (84 Oy) ·  573 Okunma
8,5/ 10  (46 Oy) ·  425 Okunma
7,9/ 10  (32 Oy) ·  345 Okunma
7,8/ 10  (33 Oy) ·  298 Okunma
14. Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler (Prof Dr Hülya Argunşah)
8,1/ 10  (47 Oy) ·  260 Okunma
7,6/ 10  (35 Oy) ·  255 Okunma
16. Üç Nasihat (2, 3 ve 4. Sınıflar İçin)
8,6/ 10  (28 Oy) ·  254 Okunma
7,9/ 10  (31 Oy) ·  190 Okunma
8,1/ 10  (26 Oy) ·  171 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Nazlı Demir, bir alıntı ekledi.
24 Mar 2017

Gülmenin sonu ağlamaktır… Vuslatın sonu hicran… Yazın sonu hazan… İkbalin sonu zeval… Hayatın sonu ölüm!

Bütün Hikayeleri 2, Ömer Seyfettin (Terakki)Bütün Hikayeleri 2, Ömer Seyfettin (Terakki)
Sokrates'in teyzesii, bir alıntı ekledi.
12 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gözümüz kulağımızdan giren yalanları görür,

Perili Köşk, Ömer Seyfettin (Sayfa 15)Perili Köşk, Ömer Seyfettin (Sayfa 15)
Aktüelkolik, bir alıntı ekledi.
24 Oca 18:52

Avrupa
Siz Avrupa'yı gözünüzde büyüterek, kendi güzelliklerinizi görmüyorsunuz Azizim.

Bütün Hikayeleri, Ömer SeyfettinBütün Hikayeleri, Ömer Seyfettin
Ferah, bir alıntı ekledi.
05 Kas 2015

''Bu millet âlim değildir ama ariftir. Bu irfanı sayesinde pek çok şeyi okumuşlardan daha iyi sezer, fark eder ve bilir.'

Ömer SeyfettinÖmer Seyfettin
Uğur Ukut, bir alıntı ekledi.
18 Oca 00:18 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Dadaruh çok durgundu. Pervin hüngür hüngür ağlıyordu.

– Niye ağlıyorsun? diye sordum.

– Kardeşin hasta.

– İyi olacak.

– İyi olmayacak.

– Ya ne olacak?

– Kardeşin ölecek! dedi.

– Ölecek mi?

Ben de ağlamaya başladım. O hastalandığından beri Pervin’in yanında yatıyordum. O gece hiç uyuyamadım. Dalar dalmaz, Hasan’ın hayali gözümün önüne geliyor “İftiracı! İftiracı!” diye karşımda ağlıyordu.

Pervin’i uyandırdım.

– Ben Hasan’ın yanına gideceğim, dedim.

– Niçin?

– Babama bir şey söyleyeceğim.

– Ne söyleyeceksin?

– Kaşağıyı ben kırmıştım, onu söyleyeceğim.

– Hangi kaşağıyı?

– Geçen yılki. Hani babamın Hasan’a darıldığı…

Sözümü tamamlayamadım. Derin hıçkırıklar içinde boğuluyordum. Ağlaya ağlaya Pervin’e anlattım. Şimdi babama söylersem, Hasan da duyacak belki beni bağışlayacaktı.

– Yarın söylersin, dedi.

– Hayır,. şimdi gideceğim.

– Şimdi baban uyuyor, yarın sabah söylersin. Hasan da uyuyor. Onu öpersin, ağlarsın, seni bağışlar.

– Pekala!

– Haydi şimdi uyu!

Sabaha kadar gene gözlerimi kapayamadım. Hava henüz ağarırken Pervin’i uyandırdım. Kalktım. Ben içimdeki zehirden vicdan azabını boşaltmak için acele ediyordum. Yazık ki, zavallı suçsuz kardeşim, o gece ölmüştü. Sofada çiftlik imamıyla Dadaruh’u ağlarken gördük. Babamın dışarıya çıkmasını bekliyorlardı.

Kaşağı, Ömer SeyfettinKaşağı, Ömer Seyfettin
Bütün Alıntıları Göster

Ömer Seyfettin kitap incelemeleri

DUA, Primo Türk Çocuğu'yu inceledi.
20 Eki 2017 · 10/10 puan

Bu kitabı ben çok beğenmiştim. Zaten Ömer Seyfettin ismi bir referanstır. Çocuk kitabı olsa da konusu itibariyle herkesin okuyup gururlanması gerekir. Konumuz şöyle ki Avrupa hayranı Türk bir babanın bir Avrupalı kadından olma tamamen asimile olan çocuğunun kendi kendine Türk kimliğini bulmasıdır.

Henrique, Kaşağı'ı inceledi.
08 May 12:48 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bu kitap çocukluğumda okuduğum ve beni çok etkileyen bir kitaptı. Ama ben ilk okul sonda okumuştum. Galiba biraz ağır gelmişti bana. Yaşımdan da olabilir, belki de bünyeme fazladır bilemiyorum. Yine de unutulmaz bir kitaptı.

Berra Nisa GENÇ, Falaka'yı inceledi.
 25 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Biraz zor okudum. Bence bu kadar ağır yazmamalıydı. Ama bir de şöyle düşündüm, belki kendisi zor zamanlar geçirmiştir, haliyle bunlar da kitaplarına yansımıştır. İnsan hâli, olabilir...

Filiz, Üç Nasihat'ı inceledi.
04 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Üç nasihat kitabını bence çok zevk alark okuyacaksınız. Ömer Seyfettinin en çok beğendiğim kitabı.bu kitabı okuyanlar bir kez daha okumak ister.Kitap gurbete çıkan bir gencin gurbette başına gelenleri anlatıyor.Nasihatlarındanda çok iyi ders çıkarabilirsiniz.şimdiden size keyifli okumalar dilerim.

okurrr, Seçme Hikayeler'i inceledi.
18 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Seçme hikayeler adlı kitabını büyük bir zevkle okudum. Gerek anlatımı gerek hikayeleri olsun hepsi de teker teker çok güzellerdi. Okumayanlara tavsiye ederim. Keyifli okumalar :)

Ömer Yaşar, Bütün Hikayeleri 1'i inceledi.
 14 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Arkadaşlar tarihimizde bazı yazarlar vardır yerleri çok farklıdır. Kendileri toplumu çok iyi analiz etmiş ve bunu çok muazzam bi şekilde kitaplarında tahlil etmişlerdir. Hem ufkumuzu açmışlardır, hem de dimağlarımızı kuvvetlendirmişlerdir. İşte Ömer Seyfettin tam da böyle bir yazardır. Kitapları kesinlikle çocuk kitabı değildir. Herkesin rahatlıkla anlayabileceği 7'sinden 77'sine herkesin kendine pay çıkarabileceği tarzda hikayeleri ve anlatım üslubu vardır. Yardımlaşmayı, dostluğu, arkadaşlığı, sevgiyi, vatan sevgisini öyle çarpıcı bir şekilde anlatmıştır ki duygulanmamak elde değildir. Naçizane tavsiyem hem küçüklerinize hem büyüklerinize okutturun. Herkes alabildiğince nasiplensin.

Bünyamin Müftüoğlu, Bütün Hikayeleri'ni inceledi.
 05 Oca 22:17 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ömer Seyfettin'in bütün eserlerini, çevirisi özenle yapılmış ve kaliteli bir şekilde basılmış bu kitapta bulabilirsiniz. Eserler kitapta kronolojik sıralama ile verilmiş. Ömer Seyfettin'in yazdığı eserlerde sade ve anlaşılır bir dil kullanmasına ve bunun savunucusu olmasına rağmen bazı kelimeler zamanın da etkisiyle anlaşılamaz hale gelmiştir. Özellikle çocukların öyküleri daha kolay anlayabilmesi için, bazı kelimelerin sadeleştirilerek verilmesi gerekiyor. Bu konuda Yapı Kredi Yayınları'nın bu derlemeyi çocuklara uygun hazırlamadığını söyleyebilirim. Örneğin bakınız #26121790 (Pembe İncili Kaftan)

Çocuklar için daha sadeleştirilmiş ve _okumaya ilgilerini fazlalaştırmak amacıyla_ daha renkli, resimli basılmış kitapları uygun buluyorum.

Yıllar sonra bu öyküleri tekrar okumak benim için büyük keyifti. Bunun yanında daha önce okumadığım birçok eserini de okumuş oldum.

Barış Yılmaz, Efruz Bey'i inceledi.
12 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ömer Seyfettin’in Don Kişotu :) Mutlaka okumalısınız. 1918'den I. DünyaSavaşı'nın ortalarına kadar uzanan devrin romanıdır. Eserde Türkiye'de dönemin bilim, Türkçülük, köycülük, eğitim, felsefe vb. akımları ele alınmış ve bu akımların temsilcisi olan kişiler, adları değiştirilerek Efruz Bey'in kişiliğinde birleşmiştir.

Ekrem Özkara, Perili Köşk'ü inceledi.
14 May 20:53 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Benim okuduğum bu kitap " Kent Yayınları 'ndan " olup başta " Perili Köşk " olmak üzere birkaç hikaye / öyküden oluşuyor.

Yediden yetmişe,kadın erkek,herkesin okuyabileceği ve istifade edeceği nitelikte bir eser olup,tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.

Erdal Arslan, Kaşağı'ı inceledi.
25 May 2017 · Beğendi · 8/10 puan

İki kardeş, Hasan ve kahraman anlatıcı, bir çiftlik (olasılıkla Gönen yakın­larındaki Karalar Çiftliği'nde) evinde ailesiyle birlikte yaşar.Baba son derece otoriter bir adam,anne ise aralıklarla İstanbul'a(özellikle yaz aylarında) giden biridir...Çiftlikte seyislik görevini sürdüren Dadaruh aynı zamanda çocukların dostu ve gün boyunca çocuklarla bir arada olan bir adamdır.Bir de evde hizmetçilik görevini gören Pervin adında bir kız vardır.Öyküde çocuk­ların günlük yaşamları ayrıntılı olarak çizilmez,ancak buna karşın atların Dadaruh tarafından tımar edilmeleri çocukların en çok keyif aldıkları şey olarak defalarca anlatılır.Kahraman anlatıcı bir gün kimsenin olmadığı bir vakitte o çok keyif aldığı tımar işini yapmak için ahıra girer.Kaşağıyı arar bulamaz,bulamadığı kaşağıyı Dadaruh’un odasında arar orada da bulamaz.Odadaki sandık gözüne çarpar, onu açar ve annesinin İstanbul’dan gönderdiği “fakfon kaşağıyı” bulur.Kaşağı ile atların tımarını gerçekleştirmeye çalışır, ne var ki kaşağının dişleri çok sivri olduğu için atlar rahat durmaz.Kaşağının dişlerini duvara sürterek dişlerini köreltmeye çalışır ; ancak sonuç yine olumsuzdur.Tam bu noktada çocuk, büyük bir öfkeyle kaşağıyı taşla kırıp yalağa atar.Babası yalakta kırılmış kaşağıyı görünce çok sinirlenir ve suçluyu arar, kahraman anlatıcı kardeşi Hasan’a iftira atarak kaşağıyı onun kırdığını söyler.Hasan babası tarafından ahıra girmemeyle cezalandırılır.Hasan eve hapsedilir Annesi geldikten sonra da bağışlanmaz.Onun iftira atabileceğine hiç ihtimal vermez.Ertesi yıl anne, yazın gene İstanbul'a gider.Hasan'a ahır hâlâ yasaktır.Bir gün birdenbire hastalanır Hasan. Doktor "Kuşpalazı" der.Babası yatağın başucundan hiç ayrılmaz.Hizmetçi ,anlatıcıya kardeşinin öleceğini söyler ve çocuk ağlamaya başlar. Gece uyuyamaz, uykuya dalar dalmaz Hasan'ın hayali gözünün önüne gelir "İftiracı! İftiracı!" diye karşısında ağlar.Pervin'i uyandırır.Hasan'ın yanına gitmek istediğini ve babasına bir şey söylemek istediğini söyler.Yarın söylersin, der.Sabaha kadar gene gözlerini kapayamaz.Hava henüz ağarırken Pervin'i uyandırır.Ama zavallı suçsuz kardeşi, o gece ölmüştür...

Bütün İncelemeleri Göster