Orhan Asena

Orhan Asena

Yazar
6.7/10
3 Kişi
·
31
Okunma
·
7
Beğeni
·
1803
Gösterim
Adı:
Orhan Asena
Unvan:
Oyun Yazarı, Şair, Çocuk Hastalıkları Uzmanı
Doğum:
Diyarbakır, 7 Ocak 1922
Ölüm:
Ankara, 15 Şubat 2001
Orhan Asena (d. 7 Ocak 1922, Diyarbakır – ö. 15 Şubat 2001, Ankara). Oyun yazarı, şair, çocuk hastalıkları uzmanı.

1950 sonrası Türk tiyatrosunun en önemli yazarlarından birisidir[1]. Daha çok tarihi konuları ele alan eserler vermiş, çok üretken bir oyun yazarı olan Orhan Asena, “Türk tiyatrosunun Shakespear’i” olarak anılır.

1922’de Diyarbakır’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Diyarbakır’da tamamladı. Çocuk yaşlarda şiir ve öykü yazmaya başladı. İlk tiyatro çalışmalarını lise yıllarında yaptı[2]. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1945'te mezun oldu. Anadolu'da hekim ve hükümet tabibi olarak görev yaptı. 1955'te çocuk hastalıkları uzmanı oldu. 12 Mart döneminde Almanya’ya yerleşmek zorunda kaldı; sekiz yıl Almanya'da hekim olarak çalıştı[3] Türkiye’ye döndükten sonra Ankara’ya yerleşti;, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nde Edebi Kurul Üyesi ve Başkanı olarak da görev yaptı.
Yazın dünyasına şiir ve hikâye yazarak giren ve ilk şiirleri Yaratış ve İstanbul dergilerinde yayımlanan Asena zamanla oyun yazarlığına yöneldi. İlk oyunu Tanrılar ve İnsanlar - Gılgamış, 1954-1955 tiyatro sezonunda Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelendi ve 1959'da da kitap olarak yayımlandı. 1960 yılında TDK tiyatro ödülünü alan bu yapıtı İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Rusça, İtalyanca dillerine çevrilmiştir.

Oyun yazarlığına devam eden Asena kırkı aşkın oyun yazdı ve oyunları tüm Türkiye'deki sahnelerde oynandı. Oyunlarından yaklaşık yarısı kitap olarak yayımlandı. Eserlerinde başkaldırı teması ağır bastı. Atçalı Kel Memet'in hayatını işlediği Atçalı Kel Mehmet adlı oyunuyla TRT'den 1970 yılında başarı ödülünü aldı. Daha sonraları ise, İsmet Küntay Tiyatro Ödülü'nü, Avni Dilligil Tiyatro Ödülü'nü ve Türkiye İş Bankası Büyük Tiyatro Ödülü'nü kazandı. Tiyatro eleştirmenlerince Türk tiyatrosunun Shakespeare'i olarak tanımlanmıştır.

1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. 2001 yılında Ankarada vefat eden yazar Cebeci Asri mezarlıkta toprağa verildi.
Fırtına altı gün altı gece sürdü, sonunda tek canlı olarak, ben, karım, bir de kölem Urşunabi kalmıştık. Teknem beni bu dağ başına atmıştı. Benden üreyenler bütün dünyaya yayıldılar..
GILGAMEŞ Doğacak bir güneşi yatağında bekleyemeyen sabırsız arkadaşlarım, bana hangi dertlerinizi getirdiniz?
BALIKÇI
Anladım ki tüm dinlerin, kitapların, sınırların, devletlerin ötesinde bir şey var ki insanı, insan kılıyor, birbirine sevdiriyor. Sonra dinler, töreler, kitaplar, yasalar giriyor araya, birbirinden ayırıyor. Bana öyle geliyor ki Tanrının sana da bana da yetecek, artacak kadar sevgisi var. Bugün bölüşemediğimiz şey bu.
'Doğa çok cimridir' demiştir Loyd Corc.
Daha sonra,
'Deha yaratmakta çok cimri.
Yüzyılda yaratır birini,
Onu da nereye atacağı belli olmaz.
Sıra Türklerdeymiş'
Böyle açıklamıştı Anadolu yenilgisini,
Kendisini savunurken Lordlar Kamarasında.
İnsanların bir kısmı bir kısmına tapıyor, kimisi de altın ve gümüşe, yenilecek içilecek şeylere, yüceliklere, övünülecek şeylere ibadet ediyor da Tanrıya ibadet ediyoruz sanıyor...
En kötüsü de bu. İnsanın haksızlıklara alışması, hayatın gereği sanması. Tanrıdan olmayanı Tanrıdan bilmesi, zulmü olağan bir şey sanması, insanlık onurunu yitirmesi ...
Bazen serüvenler kocamandır, anıları küçücük. Bazen serüvenler küçücük, anıları kocaman.
Hak ve adalet, yalnız yüzyıllarca ihmal edilmiş milletimizin değil, en geniş anlamıyla insanoğlunun ekmek kadar, aşk kadar muhtaç olduğu kavramlar... Özgürlükten de ileri bir ihtiyaç.
224 syf.
Daha önce söyledim, yine söylüyorum: Bizim ülkemizde insanların çoğu "Tiyatroların" sadece sahnelerde sergilenmekten ibaret olduklarını sanıyorlar. Bu kızgınlığım önce kendime sonra herkese keşfette ne olduğu belirsiz binlerce kitabı okuyan insanlar Orhan Asena'nın Başar Sabuncu'nun Haldun Dormen'in Güngör Dilmen'in Haldun Taner'in ve benzeri senaryo yazarımızın varlığından dahi habersizler evet sen hepsini okudun mu diye soracaksınız bazılarını okudum, bazılarını okuyorum lakin hepsinin eserlerine erişmeye çaba sarf ediyorum çünkü tiyatro gerçekten çok üstün bir alan, okuyalım ve seyredelim Devlet Tiyatrolarında sergilenen tüm oyunlara gitmeye çalışıyorum, başkalarını da götürmeye uğraş veriyorum. Paylaşılması gereken en güzel şeylerden biridir sanat, herkesin sanat ve edebiyatla kalması dilekleriyle.

Orhan Asena'nın Toplu Oyunları 3 kitabını Gaziantep İl Halk Kütüphanesinden aldım benden önce alınan tarih 9 Aralık 2013 o tarihten beri tozlu raflarda duruyordu, daha öncesinde de Başar Sabuncu'nun Toplu Oyunlarının iki kitabını almıştım sekiz yıldır onların birini, bir kişi diğerini kimse almamıştı, bu duyarsızlığımızı sergilemek adına şimdilik üç yazarın
"Başar Sabuncu, Güngör Dilmen, Orhan Asena" bu sitede var olan okunma oranlarını sıralayacağım bu yazarların Toplu Oyunlar serilerinin ve bazı kitaplarının bu sitede okunma sayıları:

Başar Sabuncu Toplu Oyunlar 1 : 2 Okunma

Başar Sabuncu Toplu Oyunlar 2: 2 Okunma

Orhan Asena Toplu Oyunlar 1: Sitede yok

Orhan Asena Toplu Oyunlar 2: 5 Okunma

Orhan Asena Toplu Oyunlar 3 : 2 Okunma

Orhan Asena Toplu Oyunlar 4: 2 Okunma

Güngör Dilmen Toplu Oyunlar 1: 20 Okunma

Güngör Dilmen Toplu Oyunlar 2: 8 Okunma

Güngör Dilmen Toplu Oyunlar 3-4-5 Sitede yok

Güngör Dilmen Toplu Oyunlar 6: 1 Okunma

Güngör Dilmen Toplu Oyunlar 7 : 2 Okunma

Güngör Dilmen Galileo'nun Günahları : 4 Okunma

Güngör Dilmen Deli Dumrul: 2 Okunma
.
.
.
Listeyi daha çok uzatabiliriz lakin önemli olan bu değil önemli olan bu eksikliği gidermek okuyabiliriz, paramız yoktur -benim de genelde olmaz- kütüphaneler var üye olun, okuyun. Ben okuduğum çoğu kitabı kütüphaneden ödünç alıp okuyorum. Bahsettiğim yazarların bazı eserlerinin de sitede olmamasına şaşırdım, kütüphaneci olarak gelecek hafta içinden itibaren başta Tiyatro yazarları olarak edebiyatımızın saygın yazarlarının eserlerinin sitedeki varlığını gözden geçireceğim olmayanları ekleyeceğim, bu yazımı burada sonlandırıyorum. İçimde biriken (önce kendime) bu kızgınlığı kaleme almak bu kitaba yapılacak en iyi inceleme olacaktır diye düşünüyorum...
136 syf.
Alemdar Mustafa Paşanın hazin sonlu hikayesini konu alan oyun. Özellikle finali fenadır.
Bursa Devlet Tiyatrosu 2013-2014 sezonunda bu oyunu sahneye koymuştur.

Yazarın biyografisi

Adı:
Orhan Asena
Unvan:
Oyun Yazarı, Şair, Çocuk Hastalıkları Uzmanı
Doğum:
Diyarbakır, 7 Ocak 1922
Ölüm:
Ankara, 15 Şubat 2001
Orhan Asena (d. 7 Ocak 1922, Diyarbakır – ö. 15 Şubat 2001, Ankara). Oyun yazarı, şair, çocuk hastalıkları uzmanı.

1950 sonrası Türk tiyatrosunun en önemli yazarlarından birisidir[1]. Daha çok tarihi konuları ele alan eserler vermiş, çok üretken bir oyun yazarı olan Orhan Asena, “Türk tiyatrosunun Shakespear’i” olarak anılır.

1922’de Diyarbakır’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Diyarbakır’da tamamladı. Çocuk yaşlarda şiir ve öykü yazmaya başladı. İlk tiyatro çalışmalarını lise yıllarında yaptı[2]. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1945'te mezun oldu. Anadolu'da hekim ve hükümet tabibi olarak görev yaptı. 1955'te çocuk hastalıkları uzmanı oldu. 12 Mart döneminde Almanya’ya yerleşmek zorunda kaldı; sekiz yıl Almanya'da hekim olarak çalıştı[3] Türkiye’ye döndükten sonra Ankara’ya yerleşti;, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nde Edebi Kurul Üyesi ve Başkanı olarak da görev yaptı.
Yazın dünyasına şiir ve hikâye yazarak giren ve ilk şiirleri Yaratış ve İstanbul dergilerinde yayımlanan Asena zamanla oyun yazarlığına yöneldi. İlk oyunu Tanrılar ve İnsanlar - Gılgamış, 1954-1955 tiyatro sezonunda Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelendi ve 1959'da da kitap olarak yayımlandı. 1960 yılında TDK tiyatro ödülünü alan bu yapıtı İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Rusça, İtalyanca dillerine çevrilmiştir.

Oyun yazarlığına devam eden Asena kırkı aşkın oyun yazdı ve oyunları tüm Türkiye'deki sahnelerde oynandı. Oyunlarından yaklaşık yarısı kitap olarak yayımlandı. Eserlerinde başkaldırı teması ağır bastı. Atçalı Kel Memet'in hayatını işlediği Atçalı Kel Mehmet adlı oyunuyla TRT'den 1970 yılında başarı ödülünü aldı. Daha sonraları ise, İsmet Küntay Tiyatro Ödülü'nü, Avni Dilligil Tiyatro Ödülü'nü ve Türkiye İş Bankası Büyük Tiyatro Ödülü'nü kazandı. Tiyatro eleştirmenlerince Türk tiyatrosunun Shakespeare'i olarak tanımlanmıştır.

1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. 2001 yılında Ankarada vefat eden yazar Cebeci Asri mezarlıkta toprağa verildi.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 28 okur okuyacak.