Orhan Erdem

Orhan Erdem

6.5/10
6 Kişi
·
15
Okunma
·
3
Beğeni
·
2.077
Gösterim
Adı:
Orhan Erdem
Unvan:
Türk Öğretim Üyesi ve Yazar
Doğum:
Muş, 1970
İlk ve orta öğretimini Muş`ta 1985`te, İstanbul Denizcilik Lisesini 1989`da, Polis Akademisini 1993`te, Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans eğitimini 1998`de, Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Doktora eğitimini 2003`te tamamladı.2012`de Doçent oldu.
2000 yılında başladığı Birleşmiş Milletler eğitimcisi görevini 2002'de, 2003 yılında başladığı Avrupa Güvenlik ve İşbirliği eğitimcisi görevini 2006'da tamamladı.
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı`nın sertifikalı liderlik,pedagojik formasyon ve kişisel gelişim eğitimcisidir. Yurt dışında görev yaptığı sırada 17 alanda liderlik ve kişisel gelişim uzmanlığı eğitimi alarak,Balkanlar,Orta Asya ve Avrupa'da liderlik ve eğitmenlik alanlarında eğitimler vermiş, birçok projeyi yönetmiştir.
Yüz beynin aynasıdır. Gözler ise kalbin sırlarını yansıtır.
Orhan Erdem
Sayfa 111 - Yakamoz Yayınevi
İnsanın gerçek yüzünü kim görür? Ressam mı, fotoğrafçı mı, ayna mı, insan mı?
Orhan Erdem
Sayfa 45 - Yakamoz Yayınevi
Rivayete göre, Eflatun olgunlaşmak için bir mağaraya çekilir. Kimseyle görüşmek istemez. Ancak yine de, ziyaretçileri onu yalnız bırakmazlar. Bunun üzerine Eflatun, mağara yakınlarındaki bir yere bir kişi görevlendirir. Görevli kişinin görevi, gelen ziyaretçileri içeri almadan önce, yüz hatlarını Eflatun'a bildirmektir. Bir gün bir kişi gelir. Görevli Eflatun'a ziyaretçinin yüz hatlarını bildirir. Eflatun ziyaretçiyi içeri almaz. Durumu anlayan ziyaretçi, " Eflatun'a kendimle çok mücadele ettiğimi ve ruhumdaki karanlıkları yendiğimi söyleyin " diye mesaj gönderir. Bunun üzerine Eflatun gelen kişiyi içeri davet eder.
Orhan Erdem
Sayfa 111 - Yakamoz Yayınevi
İnsanın kendi zaaflarını ve yeteneklerini bilmesi ve onların eksilerini artı, artılarını ise daha iyiye ulaştırması büyük bir ilimdir Yunus'un ifade ettiği gibi;
İlim ilim bilmektir.
İlim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsen,
Bu nice okumaktır.
Kendini bilmeyen ve tanımayan en büyük ilmi kulak ardı etmiş olur.
Orhan Erdem
Sayfa 122 - Yakamoz Yayınevi
İmam Şafii (ks) ilm-i firasete ilgi duymuştur. Hatta bu alanla ilgili bilgi sahibi olmak için, uzun yolculuklara katlanmıştır. Bu büyük âlim, ilm-i kıyafetle ilgili bilgiler edinmek için, Yemen'e gider.Gerekli bilgileri edindikten sonra, geri dönerken birine misafir olmaya karar verir. Kendisine misafir olmaya karar verdiği kişi, gök gözlü ve çıkık alınlıdır. Bu yüz yapısı kıyafet ilmine göre, olumsuzluk habercisidir. Ancak İmam Şafii, kendisini davet eden bu kişinin bu özelliğini, bir tarafa bırakarak ona misafir olur. Bu gök gözlü ve çıkık alınlı kişi, cömert tavırlarıyla İmam Şafii'nin dikkatini çekince ilm-i firaset için, " Demek ki bu ilim anlamsız " düşüncesine kapılır. Sabah olunca İmam Şafii, kendisini ağırlayan kişiyi Mekke'ye davet eder. Bu davet karşısında adam şu cevabı verir; " Sana yaptığım hizmetlerin karşılığını ödemedin." İmam Şafii, hizmetin ve bedelin ne olduğunu sorar. Adam, hizmetlerini tek tek sıralar. Bu durumda, İmam Şafii'nin kafasında şu düşünce güçlenir;
" Firaset ilmi gerçekmiş."
Orhan Erdem
Sayfa 98 - Yakamoz Yayınevi
Rivayete göre; Hipokrat'ın resmini gören bir fizyonomi bilgini, " Bu fotoğraftaki kişi zamanın ilerisinde değildir " diye, yorum yapar. Bunu duyan Hipokrat, " Fakat ben ruhumdaki karanlıkları aydınlıklarla bitirdim " der.
Orhan Erdem
Sayfa 129 - Yakamoz Yayınevi
Kişiliğiniz; yaşayış tarzınızdır.
Kişilik; insanın iç ve dış çevresiyle kurduğu tutarlı ve kalıplaşmış, zihinsel, bedensel ve ruhsal unsurların bütünüdür.
Orhan Erdem
Sayfa 29 - Yakamoz Yayınevi
Kızımın, arkadaşları ile dengeli ilişkiler kurabilmek adına, almış olduğu bir kitaptır. Öyle ki, bazı günler okuldan eve, dengesiz davranışlar sergileyen arkadaşları yüzünden, hayal kırıkları ile dolu gelir. Hangi insanoğlu, hak etmediği bir muamele, özelliklede en yakınından gördüğünde, hayal kırıklığına uğramadan tevazu sahibi olabilsin. İstisnadır bence. Her ne kadar karşı tarafa incindiğimizi sezdirmesek dahi, bir kere kendi benliğimizde paramparça olmuşuzdur. Ve başlarız bizi inciten kişiyi, salt kendi benliğimiz de yargılamaya. Acaba bilerek mi beni kırdı, yoksa karakteri mi böyle diye. Zihnimizde cevapsız sorular artarak çoğalır. İşte yazar bu kitabında, bu yargılara da cevap olabilecek örneklere değinmiş. Yazara göre; " karakter kalıcı değildir. Zamanla bazı kişileri örnek alarak karakterinizde revizyonlar yapabilirsiniz. " der. Sizin de aklınıza bu cümleyi okuyunca, benim ilk okuduğumda aklıma gelen şu atasözü gelecektir muhakkak ki. " İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur " derler. Peki, hal böyle olunca, o zaman fıtratımızdan mizacımıza biraz müdahale var demek ki. Yazar tatmin edici açıklamalarıyla, karakter, huy konularını okurun aklında soru işaretlerine yer vermeden, mükemmel bir şekilde izah etmiş. Mülakatlarda soru-cevap şeklinde kişiyi gözlemleyerek, karara varıldığını biliyordum. Beden dilinin de, kişiyi ifşa ettiğinden haberim vardı ama yüz okumak (ilm-i sima), benim için çok ta aşinası olmadığım bir konudur. Fakat yazar sayesinde, bu eksikliğimi biraz giderebildim. Biraz diyorum çünkü, yazarın da dediği gibi, bu alanda başarılı olabilmek için, belli bir birikim olmalı! Bazen öyle insanlar ile karşılaşıyorum ki, ruh hali bozuk dahi olsa onu sansürleyerek dışarıya yansıtmayabiliyorlar. Bu durumda kişinin yüzüne yansıdığından dolayı, yüz okumayı öğrenmek biraz zorlaşıyor. Netice itibarıyla kitap benim gibi, bu ilim hakkında herhangi bir bilgisi olmayan kişileri bile, aydınlatacak seviyede. Yazarın akıcı bir dille yazmış ve görsel olarak fotoğraflar kullanılarak zenginleştirmiş olduğu, bu eseri okumalısınız.
Arasira açıp bakindigim bir kitap . öyle açıp saatlerce okunacak bir kitap degil . Derslerde yararlanma amacı ile satın almıştım. Genel-kültür gibimsi bir kitap . Etkili iletişimde de faydası var.
Öncelikle kitaptaki anlatım tarzı, cümleler falan pek hoşuma gitmedi açıkçası. Zaten 3 4 saatte bitirdim pek bir şey kaybetmedim zaman olarak :) Yani hayatınızda işe yarar bilgiler var kitapta fakat daha güzel bir şekilde anlatılsaymış çok daha güzel olabilirmiş.

Yazarın biyografisi

Adı:
Orhan Erdem
Unvan:
Türk Öğretim Üyesi ve Yazar
Doğum:
Muş, 1970
İlk ve orta öğretimini Muş`ta 1985`te, İstanbul Denizcilik Lisesini 1989`da, Polis Akademisini 1993`te, Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans eğitimini 1998`de, Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Doktora eğitimini 2003`te tamamladı.2012`de Doçent oldu.
2000 yılında başladığı Birleşmiş Milletler eğitimcisi görevini 2002'de, 2003 yılında başladığı Avrupa Güvenlik ve İşbirliği eğitimcisi görevini 2006'da tamamladı.
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı`nın sertifikalı liderlik,pedagojik formasyon ve kişisel gelişim eğitimcisidir. Yurt dışında görev yaptığı sırada 17 alanda liderlik ve kişisel gelişim uzmanlığı eğitimi alarak,Balkanlar,Orta Asya ve Avrupa'da liderlik ve eğitmenlik alanlarında eğitimler vermiş, birçok projeyi yönetmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 17 okur okuyacak.