Orhan Yeniaras

Orhan Yeniaras

7.9/10
185 Kişi
·
425
Okunma
·
28
Beğeni
·
5.793
Gösterim
Adı:
Orhan Yeniaras
Unvan:
Türk Öğretmen, Tarihçi, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Kars, Türkiye, 1944
1944 yılında Kars’ta doğdum. 1964’de Kars Lisesini bitirdikten sonra fark derslerini vererek ilkokul öğretmeni olarak göreve başladım. Kars, Iğdır, Selim, Ağrı ve Yozgat’ın çeşitli ilçe ve köylerinde uzun süre çalıştıktan sonra tayinim İstanbul’a çıktı. İstanbul, eğitim, kültür ve sanata ilgi duyanlar için bir fırsatlar kenti idi. Benim için de öyle oldu. Öğretmenliğe devam ederken İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesinin gece kısmına devam ederek 1980’de Tarih bölümünden mezun oldum.
Mala, mülke, servete ve makama aşırı tutku, zamanla hırsa dönüşür. Hırsın giderek büyümesiyle birlikte, ruhlar kin ve nefretle dolar. İşte Yezit gibiler böyle bir oluşumun ürünüdür.
Zihnini kontrol eden düşüncelerden kurtulmanın yine zihnini güçlendirmekle mümkün olabileceği kanaatine vardı. Bunun içinde azim, karar ve güçlü bir irade gerekiyordu.
Orhan Yeniaras
Sayfa 34 - Panama
"Öyledir zaten çok eski devirlerde kente Amit diyorlarmış. Binaların çoğunda, bölgede bolca bulunan kara taşlar kullanıldığından Kara Amit diye anılmış İslam fetihlerine kadar. İslam fetihlerinden sonra kente Bekir Bin Vail isimli bir Arap emiri aşiretiyle birlikte yerleştirildiği için yöreye Bekir'in ülkesi anlamında Diyarbekir denmiş. "
Orhan Yeniaras
Sayfa 62 - Panama
"Herkesin üzerinde ittifak ettiği tek bir doğru yok ki. Bazılarının doğruları, bazılarının yanlışı olabilir." deyince rahip, bilge bir tavırla, "Haklısınız Han'ım. Bıçak, ekmek kesmek için de insan öldürmek için de kullanılabilir. Burada belirleyici olan niyettir." dedi.
Orhan Yeniaras
Sayfa 139 - Panama
..."Kötü şeyler düşünmek istemiyordu. Ne zaman kötü şeyler düşünse kötü şeyler oluyordu. Acaba kötü şeyleri yaratan kendi düşünceleri miydi? Yoksa kötü şeyler vardı da kendisi mi yeni fark ediyordu. Nasıl olursa olsun bildiği tek şey vardı, o da kötülüklerden hoşlanmadığıydı. Değil mi ki insanlık, Hay deryasından doğup Hü ırmağına doğrü akıp gidiyordu.Bu serüvende, sevmek de sevilmek de onun hem hakkı hem de göreviydi. Bu dünya bazılarının zannettiği gibi insan atasının kovulduğu bir cehennem değildi. Burası bir sınav yeriydi ve insanoğlu olgunlaşmak için buraya gönderilmişti. Onun yaşama hakkına saldırmak kimsenin hakkı değildi. Ne var ki nefsinin ağır baskılarından bunalan insanlık, dünyayı bir sınav yeri olmaktan çıkarıp cinnet odasına çevirmişti. İşte insanın bu haksızlığa karşı çıkma hakkı vardı. Ne yazık ki bu bilinci içselleştirip inanan insan sayısı azdı..."
Orhan Yeniaras
Sayfa 160 - Panama Yayıncılık
Kars, her tarafı tarih kokan en eski Türk şehirlerinden biridir. Bölge tarihini, etimolojik verilere dayanarak kesintisiz Yontma Taş Devri'ne kadar izlemek mümkündür.
Orhan Yeniaras
Sayfa 12 - Panama
“Biz sizden Kıbrıs’ı almakla kolunuzu kesmiş olduk.Siz donanmamızı yakmakla bizim sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kol yerine gelmez; ama kesilen sakal eskisinden daha gür olarak çıkar!”
"Bunda, hata biraz da bizdedir. Kendi değerlerimize yabancılaştık. Gençlerimiz Mimar Sinan'ı tanımaz, Da Vinci'yi tanıdığı kadar. Ömer Hayyam'ı, Fuzuli'yi ve Nizami'yi tanımadan Lamartine'i, Shiller'i ya da Goethe'yi öğrenir. Amerika'daki Aspen kayak merkezini bilir fakat Palandöken'in adını bile duymamıştır."
Orhan Yeniaras
Sayfa 8 - Panama
Bir zaman makinesi icat edilse, geçmişteki hangi zamana gitmek istersiniz? Kitabımızdaki kahramanlar, İstanbul' un fethi ve Mimar Sinan döneminde gittiler. Hem heyecanlı hemde öğretici olaylar oldu. Geçmişteki savaşta olsun, mimari bir yapıda olsun çok zekice planlar sonucu ortaya bir şaheser çıkardıklarını öğretiyor.Özellikle Mimar Sinan' ı günümüze getirip İstanbul' u gezdirdiğimi düşününce ,okurken heyecanlandım.:) Mimar Sinan hayranı olarak bunu bir an kendim yapmak istedim. :-)))) Bir kaç bölümde sadece kahramanlarımız fazla abartılmış.Bütün herşey ellerinden geliyor olarak anlatılmış. Bu bölümlerden başka herşey çok güzel. :-)
Yazar oldukça yalın bir dil kullanmış. Öyle ki kitabı okurken yazmaya yeni başlamış birinin kitabını okuduğumu düşündüm.Oldukça anlaşılır.

Akıcılık ( dilin sade olmasından da kaynaklı) gayet yeterli düzeyde.

Zamanda yolculukla ilgili yazılan eserlerde mutlaka bir açık olur. Yazarın zor bir işe el attığının da altını çizmek gerekir.Bazı hataları mazur görmeli...
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın yaptığı hataları, 2.Viyana Kuşatmasını anlatan cesurluğuyla ve fedakarlığıyla,vatan haini ilan edilse bile devleti için çalışan bir kahramanın romanı.
Kürşad 40 yiğitle Çin sarayını bastığında dönmemek üzere gitmişti. 100lerce Çinliyi öldürdükten sonra Kırk çeriden bir tek Kürşad Kalmıştı. Atın Üstünde öldürülen Kürşad yere düşmemişti. Verdiği bu mücadele sonunda Göktürk devletini kurmuştu... BİZ DE ŞİMDİ BİN YIL SONRA YİNE DİYORUZ Kİ KÜRŞAD ÖLDÜ AMA YENİLMEDİ... TÜRK TARİHİNİN EN KORKUSUZ YİĞİDİDİR KÜRŞAD...
İlk başlarda çok akıcı bulmuşken son 50 sayfalarında beni saramadı. Belki de tarih kitaplarını okumayı çok sevmeyişimden... Okuduklarımdan bazıları önceki bilgilerimden biliyordum ama çok şaşırdığım bilmediğim , zihnimde yer edecek olaylarla da karşılaştım. Tarih severler , ilgisi olanlar eminim sıkılmadan okuyacaktır.
Güzel bir tarihi roman.Kitabın her bölümünde sürükleyici bir hikâye var ve merakla okuyorsunuz. Kitabın ana kahramanları rostov,hülagü ve hürşah.Selçuklulara direnen Alamut hülagu döneminde artık dayanamayıp düşüyor. Kitapta kahramanların birbirlerine anlattıkları hikayeler yoluyla hasan sabbah hakkinda detaylı bilgilere ulaşıyoruz. Elinizden bırakmak istemeyeceginiz bir roman olmuş.
Hayatımda okuduğum ilginç kitaplardan biriydi. Tarihimizde bilinmeyen ve çok ilginç olaylar derlenmiş. Fatih sultan Mehmet'in derslik vasiyeti,Sarı çizmeli mehmet ağa deyiminin hikayesi, Hindistan'dan Atatürk'e hediye edilen halinin üzerindeki işaretler vs mutlaka okunmalı..
Zamanla Randevüm pek zevkli geçmedi. Kitabı okurken, sayfaların içerisinden Cüneyt Arkın'ın çıkıp "savun kahpe Bizans ben geliyorum" demesini bekledim. Kitap yeşilçamın malkoçoğlu filmleri gibi bir hava estiriyordu. Beğendiğimi söyleyemem ancak okumayanlar bir denesin derim :)
Her Türk gencinin aklından geçen " Zaman makinem olsa ilk Fatih'in yanına gider hatta giderken de bir kaç tank uçak götürür ...." diye devam eden hayali üşenmeyip akıcı bir dil kullanarak yazıya döken yazar, bazı eksikleri olmasına rağmen özellikle ortaokul ve lise öğrencilerinin severek okuyabileceği bir kitap ortaya çıkarmayı başarmış.
Benzer türde daha çok Türk eseri olması dileğiyle...
Bu gün dev olan Çin'i esir eden , at nallarının sesleri ile esen yel ile yarışan öz Türklerin destanı. Ölüm bazı insanlar yıkamaz , Kürşad bedenindeki onlarca ok ile yağmur altında atının üzerinde şahadete ererken dünya türkü tarihe yazmaya henüz yeni başlıyordu

Yazarın biyografisi

Adı:
Orhan Yeniaras
Unvan:
Türk Öğretmen, Tarihçi, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Kars, Türkiye, 1944
1944 yılında Kars’ta doğdum. 1964’de Kars Lisesini bitirdikten sonra fark derslerini vererek ilkokul öğretmeni olarak göreve başladım. Kars, Iğdır, Selim, Ağrı ve Yozgat’ın çeşitli ilçe ve köylerinde uzun süre çalıştıktan sonra tayinim İstanbul’a çıktı. İstanbul, eğitim, kültür ve sanata ilgi duyanlar için bir fırsatlar kenti idi. Benim için de öyle oldu. Öğretmenliğe devam ederken İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesinin gece kısmına devam ederek 1980’de Tarih bölümünden mezun oldum.

Yazar istatistikleri

  • 28 okur beğendi.
  • 425 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 291 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları