Orhan Yeniaras

Orhan Yeniaras

YazarÇevirmen
8.3/10
1.040 Kişi
·
2.858
Okunma
·
140
Beğeni
·
10bin
Gösterim
Adı:
Orhan Yeniaras
Unvan:
Türk Öğretmen, Tarihçi, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Kars, Türkiye, 1944
1944 yılında Kars’ta doğdum. 1964’de Kars Lisesini bitirdikten sonra fark derslerini vererek ilkokul öğretmeni olarak göreve başladım. Kars, Iğdır, Selim, Ağrı ve Yozgat’ın çeşitli ilçe ve köylerinde uzun süre çalıştıktan sonra tayinim İstanbul’a çıktı. İstanbul, eğitim, kültür ve sanata ilgi duyanlar için bir fırsatlar kenti idi. Benim için de öyle oldu. Öğretmenliğe devam ederken İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesinin gece kısmına devam ederek 1980’de Tarih bölümünden mezun oldum.
408 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Bir zaman makinesi icat edilse, geçmişteki hangi zamana gitmek istersiniz? Kitabımızdaki kahramanlar, İstanbul' un fethi ve Mimar Sinan döneminde gittiler. Hem heyecanlı hemde öğretici olaylar oldu. Geçmişteki savaşta olsun, mimari bir yapıda olsun çok zekice planlar sonucu ortaya bir şaheser çıkardıklarını öğretiyor.Özellikle Mimar Sinan' ı günümüze getirip İstanbul' u gezdirdiğimi düşününce ,okurken heyecanlandım.:) Mimar Sinan hayranı olarak bunu bir an kendim yapmak istedim. :-)))) Bir kaç bölümde sadece kahramanlarımız fazla abartılmış.Bütün herşey ellerinden geliyor olarak anlatılmış. Bu bölümlerden başka herşey çok güzel. :-)
448 syf.
Akıl, siyaset ve entrikanın bağlamında döneme ayna tutan eser, üç karakteri gözünden dönemi ve insanlığı enine boyuna eleştiriyor."Tarih her zaman tekerrür eder." sözünden yola çıkan Vladimir Vartol, Alamut: Fedailerin Kalesi kitabını yakın tarihte yaşanan bir olay sonucunda yazmaya karar veriyor. Uzun yıllar aklında taslağı olan kitap, Yugoslav Kralı 1. Aleksandır'ın İtalyan faşist hükumeti tarafından görevlendirdiği iddia edilen Bulgar ve Hırvat milliyetçiler tarafından öldürülmesi ile birlikte kaleme alınıyor. Bu sebeple romanın ilk orijinal baskısında alaycı bir şekilde Benito Mussollini'yi çağrıştıran cümleler de yer alıyordu. Dine adanmışlığı politik emellerine alet eden Hasan Sabbah, çok az sayıda seçilmiş özel insandan oluşan fedailerini davasına inandırmak adına sahte bir cennet hazırlayacak kadar ileri gidiyor. Her biri hurileri andıran güzel köle kadınlara sahte cennetinde yer veren tarikat lideri, fedailerine verdiği haşhaş ve şarapla atmosferi daha büyüleyici hale getirmeyi de ihmal etmiyor. Büyük Selçuklu Devleti'nin hükümdar sınıfına onun için ölecek ve öldürecek fedaileri ile göz dağı veren lider, ona ölümsüzlük ve mutlak güç kazandıracak gizli planını Alamut Kalesi'nin korunaklı gölgesinde şekillendiriyor. Bilim insanı ve sanatçı kişiliği ile dönemi yorumlayan Ömer Hayyam ve siyasi bir deha olan Nizamülmülk ile olan ilişkilerini irdeleyen roman, herkesin yüreğine korku salmayı planlayan bir tarikat liderinin çılgın ve zekice planlarını ele alıyor.
448 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Kan dökmemek gayesiyle uğruna verilen savaşlarda akan kanlar mı dersiniz
Özgürlük uğruna kurban edilmesi gereken canlar mı dersiniz

Hasan Sabbah kıvrak zekası,Alimliği ve ilmiyle cahil kesimleri tebliğleriyle bilinçlendirmiştir. Onun safında olanlar Allah aşkı ve cennet kapıları için adeta gülerek kendilerini ölümle mükâfatlandırmışlardır.
Cennete gitme gayesi ve onun verdiği bu huzur, fedailer arasında bir ölüme koşma yarışı olmuştur.
Buna göre söyleyebilir miyiz ki günümüzdeki insanların ölüm korkusu Allah'a olan inancın eksikliğindendir ?

Selçuklular ve Moğollarla amansız savaşan Alamut kalesi,
Bana asıl gücün askeri üstünlük değil, zeka ve ileri görüşlülüğün olduğunu öğretti.

Öte yandan, bütün dünyaya da hakim olsanız, itibarınız sizden daha üstün ve daha güçlüdür. O lekelenmesin diye siz kalbinizi hep çamura bularsınız.
448 syf.
·35 günde·9/10 puan
Hasan Sabbah günlüklerinden ve çeşitli kaynaklardan derlenmiş bir Alamut Kalesi hikayesi. Sinema tadında bir kitap olmuş. Hasan Sabbah ve müridlerinin Selçuklu üzerinde ki bezdirici etkisinin selçuklunun en etkili ismi Nizamülmülk’ün öldürülmesine kadar uzanabildiğini etkili bir şekilde anlatmış kitap.

Alamut Kalesi nerde okursanız okuyun bir efsane hissi uyandırır okuyan insanlarda. Hasan Sabbahın müridleri üzerinde ki kendilerini seve seve öldürebilecek derecede etkisi şaşırtıcı olduğu kadar da efsane değil gerçektir.

Alamut kalesinin kuruluşundan Moğollar tarafından yıkılmasına kadar olan bu efsaneyi anlatan sürükleyici bir eser.
Keyifli okumalar.
408 syf.
·8/10 puan
Yazar oldukça yalın bir dil kullanmış. Öyle ki kitabı okurken yazmaya yeni başlamış birinin kitabını okuduğumu düşündüm.Oldukça anlaşılır.

Akıcılık ( dilin sade olmasından da kaynaklı) gayet yeterli düzeyde.

Zamanda yolculukla ilgili yazılan eserlerde mutlaka bir açık olur. Yazarın zor bir işe el attığının da altını çizmek gerekir.Bazı hataları mazur görmeli...
408 syf.
·Puan vermedi
A101'den aldığım kitaptı ve fiyatı uygundu. :D Yaklaşık, yarım günde kolaylıkla bitirdim. Sebebi; böyle kitaplar ilgimi çekiyor çünkü çoğu zaman yatağıma uzandığımda; zamanda yolculuk yapsam nerelere, hangi zamana, hangi hatalarımı düzeltirim diye düşünüyor olmam.
Bir diğer hususta; yazarın sade anlaşılır bir dil kullanması.
4 kafadar arkadaşın, zamanda yolculuk yaparak Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan, Malkoçoğlu gibi tarihle harmanlanmış güzel bir romandı.
Okuyun. :))
448 syf.
·4 günde·9/10 puan
Sanki kitap değilde Tarihi bir film gibiydi.
Alamut Kalesi, Hasan Sabbah ve Batınilerin mücadeleleri ve görüşlerine yer veren bir kitap.
Selçuklu-Alamut mücadelesi sonuçsuz kalınca fedailer uzun süre yaşama imkanı bulmuş. Yalnız moğolların gelmesi yeni bir savaşı da beraberinde getirmiştir.
Alamut Kalesi = Kartal yuvası.
392 syf.
·8/10 puan
Çok güzel bir kitap beni resmen aldı götürdü. Kitabın girişinde mistik olaylar mitolojiden alıntılar var fakat sonrasında rüya olduğunu anlıyoruz. Kitabın başında anlatılan olayların sonuyla pek alakası yok bunu bilmiş olun. Beni en çok etkileyen durum Kürşad'ın sonunda ölmesi oldu. Devamı gelebilir diye tahmin ediyordum. Her neyse kitabı genel anlamıyla beğendim. Orta okul lise sınıfındaki çocuklarına rahatlıkla okutabileceğiniz bir kitap.
495 syf.
·14 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitabın ismine baktığımız zaman sadece kerbela hakkında bilgiler vardir diye düşündüm. Fakat kerbela öncesi, kerbela anı ve kerbela sonrası yaşanan olayları okuyabiliyoruz. Bu düşündüğümden iyi bir kitap oldu benim açımdan. Yazar, kerbela hadisesi, emeviler ve abbasiler üçlüsünü bize sade bir dille sunuyor. Sadece kerbela olayını okumak isteyenlere tavsiye etmem ama ben tarih kokan bir eser de olduğu için kitabi beğendim. Ebu Muslim'i tanıyınca baya bi araştırmama sebep oldu. Sonu öyle olmasaydı ama ne yazıkki tarihte böyle sonlar çok.
Ah kerbela, ismini duymak olanları okumak içimizde dinmeyen bir sızıya sebep oluyor. Belki de tarihte beni müteessir eden sayılı vakalardan biridir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Orhan Yeniaras
Unvan:
Türk Öğretmen, Tarihçi, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Kars, Türkiye, 1944
1944 yılında Kars’ta doğdum. 1964’de Kars Lisesini bitirdikten sonra fark derslerini vererek ilkokul öğretmeni olarak göreve başladım. Kars, Iğdır, Selim, Ağrı ve Yozgat’ın çeşitli ilçe ve köylerinde uzun süre çalıştıktan sonra tayinim İstanbul’a çıktı. İstanbul, eğitim, kültür ve sanata ilgi duyanlar için bir fırsatlar kenti idi. Benim için de öyle oldu. Öğretmenliğe devam ederken İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesinin gece kısmına devam ederek 1980’de Tarih bölümünden mezun oldum.

Yazar istatistikleri

  • 140 okur beğendi.
  • 2.858 okur okudu.
  • 103 okur okuyor.
  • 1.026 okur okuyacak.
  • 74 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları