Osman Aysu

Osman Aysu

7.3/10
454 Kişi
·
1.395
Okunma
·
104
Beğeni
·
6.731
Gösterim
Adı:
Osman Aysu
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1936
Osman Aysu, Türkiye'de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir.İstanbul'da doğmuş ve İstanbul'da büyümüştür.Soyu Osmanlı'dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul'da yaşamaktadır.İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamlayan yazar, üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde devam ettirmiştir.

Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti.Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.

1989 yılında avukatlığı bırakarak kendini eve kapamıştır.Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkum kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür.Bu süre zarfında beş-altı polisiye roman yazmıştır.İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.

Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından oluşmuştur.Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür.Yazar sezgilerinin de etkisi ile yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir.Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir.Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.

Türkiye'de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir.Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder.Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.

Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir.Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı "birinci kategori eser yazma" olarak tanımlar.

Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür.Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.
Suçu daima karşımızdakinde aramaya şartlandırılmıştık. Tarihi aile olgumuzun bir sonucu olmalıydı. Kadına saygı, hürmet ve tolerans göstermeyi bir türlü beceremiyorduk.
Asla birbirimizle uyuşamayacak iki karakterdik. Benim uysal, biraz şekilci, muhafazakâr yaşantıma taban tabana zıt bir yaratılışı vardı Jale'nin.
Arkadaşımın dudakları gerildi. "Sen onu bilmezsin." diye homurdandı. "O şeytanın ta kendisidir. Daima aç ve haristir."
Müthiş bir aktristti. Duygularını mükemmel saklayabiliyordu. Sanki bir anda iyi anlaşan iki arkadaş kesilmiştik.
Osman Aysu
Sayfa 84 - Evrim yayınları
Sonunda katilin dışardan biri olabileceği ihtimalini tamamen sildim kafamdan.
Lakin insan oğlu galiba doğası icabı, hatalarını kabule pek yatkın değildi.
"Yalnız sezgilerle emin olunacak şey değil bu.
Güvenmek, tanımak, emin olmak lazım."
Niye bu yaşa kadar evlenmediniz?" diye sordu damdan düşer gibi.

Gülümsedim. "Beni yeni tanıyan çoğu insan bu soruyu sorar. Herhalde kısmet meselesi. Belirli bir nedeni yok. Zahir aklımı başımdan alacak birine henüz rastlamadım."
Hoş bir kadındı ama nedense bana itici gelen bir yanı vardı;
galiba bu biraz erkeksi rahatlığı ve insanlara tahakküm
etmekten hoşlanmasıydı.
Yazarımız çok güzel bir polisiye romanı ile karşımızda.. Katilimiz gözüne kestirdiği kişileri öldürüp bir de şiir bırakıyor. Şiirde ne mesaj verildiğini sonuna kadar bulamıyorlar. Katil acaba kim? Neden insanları öldürüyor? Soruların cevapları için okumaya davet ediyorum. :-)
Savaş zamanı da olsa en ağır şartlar içerisinde bulunsa da insan, kalp işte... Ne zaman dinler ne mekan. Osmanlı' nın ağır, gurur kırıcı çöküşünü gözler önüne sererken bu kitap diğer yandan aşkı çaresizlik ve acı içerisinde kendilerinde bulmasına sayfalarında yer verir. Baba da olsa evlat da olsa yolların nasıl ayrıldığı gerçeği de cabası üstelik. Kendi kendine aşkı sorgulayan genci anlatan yazar en sonunda aşın emek, sabır, her şartta ve her koşulda kabul göreceğine gence yaşatır....
Evet,gayet güzel yazıyor. Kurgusuna diyecek bişey yok ama kitaplarını bazı bilim dallarından yararlanarak bezemeli.Mesela otopsi sahneleri satanik veya masonik cinayetler mistisizm olabilir.
Daha önce Osman Aysu'nun kitabını okumadıysanız aman dikkat. En sağlam karakter bile sizi yerle bir edebilir siz başka biri üzerinde yoğunlaşırken işler sarpa sarıyor. Kitabı okurken herkesten şüphe ederek okudum yine şaşırdım yine şaşırdım :)
Osman Aysu'nun okuduğum ilk kitabı.
Kitabın ön yüzü ve arka yüzündeki yazısı dikkatimi çekmişti ve o yüzden büyük bir merakla almıştım. Fakat umduğum gibi çıkmadı diyebilirim.
Olay şu ki, bir esas kızımız bir de esas oğlanımız var ve bir de esas kıza musallat olmuş bir ağa. Klasik olarak ağa kızla evlenmek ister ama kız istemez, ağa da kızı kaçırtmak isterken esas oğlanımız ortaya çıkar ve kızı kurtararak kahraman olur..
Kitabın dili çok yalındı ve kitap kalın olmasına rağmen hemen bitti diyebilirim. Hatta o kadar yalındı ki artık bir şey olsun bir aksiyon olsun dedim kitabın ortalarında. Sonuna kadar okudum dedim kesin bir şey olacak ve ben sonunda ağzı açık kalarak kapatacağım bu kitabı ama olmadı... Kitabı okurken gerçekten sıkıldım.
Fakat yazarın burada asıl anlatmak istediği başka bir konuydu bence. Evet hikaye çok sıradan ve yalın bir dille anlatılmıştı ama toprak, para ve insan gücünü elinde bulunduran bir insanın devlet tarafından ya da devlet memurları tarafından nasıl göz ardı edildiği tolerans tanındığı asıl anlatılmak istenendi diye düşünüyorum. Devletler olduğu sürece başta kim olursa olsun bu insanların varlığı her zaman olacaktır demeye çalışılmış. Ortadaki hikaye tamamen bunu anlatmak için bir aracıydı o yüzden çok da uğraşılmamış üstünde. Bundan kaynaklı olarak konu ve anlatımdan dolayı biraz aptala anlatır gibi olduğunu düşünüyorum ama asıl konu kenarda saklı.
Gerilimle dolu bir romandı. Aynı zamanda çok etkisinde kalıp, kitap bittikten sonra bile yerimden kalkamadığım, hiç bitmesin dediğim bir romandı diyebilirim. Romanın kurgusunu çok profesyonel ve zekice bulduğum söylenebilir: Osman Aysu'nun okuduğum en etkileyici kitabıydı bence. Hakikaten olay örgüsü, ismiyle uyumlu olmuş. Dehşet verici kan, şüphe, suçlama sizi kendinizden geçirecek.
Varlıklı bir ailenin biricik kızı Aslı hafta sonları kaldığı yazlık evinde kanlı bir cinayetin kurbanı olur. Görünürde öldürülmesi için hiçbir sebep yoktur. Hiç düşmanı olmayan, herkesle iyi geçinen kendi halinde bir kızdır. Ancak yakın çevresindeki insanlar mercek altına alındığında tutkuların esiri profesyonel bir katile dönüşür.
Böylesine heyecanlı ve kurgusu şaşırtıcı olay örgüsü okuduğum için yazara çok teşekkür ediyorum.
Kitap üç bölümden oluşuyor. Hristiyan dünyasını derinden sarcak bir İncil'in peşinde Amerikan, Rus, Yunan ve Türk istihbaratının amansız mücadelesini anlatıyor. Süryanice yazılmış incil'in bugüne kadar değişkliğe uramadan korunmuş olması elegeçireni hem dini anlamda hemde siyasi manada güçlü kılacaktır. Fakat beklenmedik olaylar el yazması incilin etrafında ceryan etmekte...Osman Aysu'nun okuduğum ikinci kitabıydı. Kitaba diyaloglar hakim betimlemeler zayıf. Diyalogların fazla oluşu kitabı çabuk okunur kılıyor. Ama ben bıraz sürdürmek istedim okumamı :)
.
.
.
Kızıl saçlı yeşil gözlü kızın ne kendisini bekleyen tehlikeden ne de hayatını değiştirecek adamdan haberi vardır. Onun için yapılan planlardan da bu planları korkusuzca bozarak onu koruyan adamdan da aynı anda haberdar olduğunda çoktan çıkışsız bir labirentin içine girmiş olacaktı.
.
Gerilimin kirli bir geçmişle ve aşkın heyecanlı bir gelecekle yarıştığı bu Osman Aysu romanını okumaya baslamadan önce tüm işlerinizi halledin.
.
Çıkışa kadar yerinizde kalkamayacaksınız..!!
.
.
.
#ÇıkışYok
#OsmanAysu
#Ephesus
#HırsÖfkeSevgiyeAşkaYenildi
#HümeyranınKütüphanesi
Kitabı ilk okumaya başladığım anda çok güzel bir hikayenin beni beklediğini anlamıştım. Her sayfasında merak uyandıran akıcı bir kitap fakat kitabın sonundaki rüya olayı beni hayal kırıklığına uğrattı. Bu kadar güzel bir hikaye daha güzel bir sonuca bağlanmalıydı yada rüya kısmına hiç girmeden bitirilmeliydi fakat herşeye rağmen okumaya değer.
:)
Kitabın bitiş sahnesi çok güzeldi.. Henüz Osman Aysunun bu ikinci kitabı ilk okudugumuda begenmiştim bu kitapda hoşuma gitti beğendiğim yazarlara osman aysuyuda ekleyerek yeni kitaplarını okumaya başlayabilirimm . :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Osman Aysu
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1936
Osman Aysu, Türkiye'de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir.İstanbul'da doğmuş ve İstanbul'da büyümüştür.Soyu Osmanlı'dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul'da yaşamaktadır.İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamlayan yazar, üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde devam ettirmiştir.

Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti.Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.

1989 yılında avukatlığı bırakarak kendini eve kapamıştır.Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkum kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür.Bu süre zarfında beş-altı polisiye roman yazmıştır.İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.

Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından oluşmuştur.Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür.Yazar sezgilerinin de etkisi ile yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir.Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir.Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.

Türkiye'de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir.Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder.Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.

Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir.Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı "birinci kategori eser yazma" olarak tanımlar.

Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür.Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.

Yazar istatistikleri

  • 104 okur beğendi.
  • 1.395 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 891 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları