Osman Aysu

Osman Aysu

Yazar
7.4/10
1.287 Kişi
·
4.288
Okunma
·
218
Beğeni
·
11,1bin
Gösterim
Adı:
Osman Aysu
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1936
Osman Aysu, Türkiye'de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir.İstanbul'da doğmuş ve İstanbul'da büyümüştür.Soyu Osmanlı'dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul'da yaşamaktadır.İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamlayan yazar, üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde devam ettirmiştir.

Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti.Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.

1989 yılında avukatlığı bırakarak kendini eve kapamıştır.Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkum kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür.Bu süre zarfında beş-altı polisiye roman yazmıştır.İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.

Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından oluşmuştur.Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür.Yazar sezgilerinin de etkisi ile yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir.Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir.Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.

Türkiye'de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir.Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder.Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.

Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir.Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı "birinci kategori eser yazma" olarak tanımlar.

Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür.Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.
"Beni ne ilgilendirir kimin ne yaptığı, hangi eğlence yerlerine gittiği veya kimin kiminle flört ettiği. Öyle haberlere bakmam bile.”
Kuşkusuz asıl çarpıcı özelliği zekâsı, hazırcevaplığı, üstün muhakeme gücü ve tüm sorunları basite indirgeyen pratik çözümler üretmedeki başarısıydı.
“Kendinizi fazla yukarılarda hissediyor, etrafınızdaki insanları küçümseyip hor görüyorsunuz. Ve bu sizlere o kişilere kaba davranma hakkı tanıyor sanıyorsunuz.”
Belki de ben sevgilim hakkında erken bir hükme varmıştım; hiç de hayalimde yaşattığım vasıflara uygun bir kadın değildi. Âşık olan her erkek bu tür yanılgılara düşerdi. Yoksa fiziksel güzelliğinin etkisinde kalıp onu gözümde çok mu büyütmüştüm?
Artık kuşkum kalmamıştı, karşımda ruhen hasta biri vardı. Bu hükme varınca kızgınlık göstermemin bir anlamı olmadığını anladım.
Her mutlu geçen bir günün veya gecenin devamında olay çıkartmaya bayılıyordu. Küsüyor, tartışıyor ve sonra uzaklaşıyordu. Bu sağlıklı bir insanın davranış biçimi olamazdı. Uydurduğu yalanlar hastalığının tezahürü olmalıydı.

İçimi bir hüzün kapladı.
512 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Kitap gerçekten çok iyi kurgulanmış, okuması çok kolay ve akıcı ben çok beğendim. Okurken sonraki sayfada ne olacak diye sürekli kitabın başında kalabilme tehlikesi mevcut. Hikayemizde Pınar'ın roman yazmaya karar vermesiyle başlıyor ve olaylar zincirleme bir şekilde farklı boyutlara sıçrıyor. İşin içine CIA, MİT ve FSB giriyor. Osman AYSU bu işi biliyor bu tür sürükleyici polisiye tarzı romanları sevenlerin kesinlikle beğeneceği çok iyi bir kitap. Okuyun, okutun efendim.
272 syf.
Kitabın konusu ne kadar zekice olsa da bazı bölümlerde çelişkiler var. Beğenmedim diyemem ama cümle kurulumları oldukça basit ve insana sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyormuş gibi geliyor. Yinede polisiye roman sevenler için önerilebilir.
402 syf.
·50 günde·Beğendi·10/10
Yazarımız çok güzel bir polisiye romanı ile karşımızda.. Katilimiz gözüne kestirdiği kişileri öldürüp bir de şiir bırakıyor. Şiirde ne mesaj verildiğini sonuna kadar bulamıyorlar. Katil acaba kim? Neden insanları öldürüyor? Soruların cevapları için okumaya davet ediyorum. :-)
272 syf.
·1 günde·Puan vermedi
ilk okuduğum polisiye romanlarında biriydi avukatlık hayali kurmama sebeb oldu bu kitap.

içine gelirsek
katil kesinlikle tahmil edilesiydin. Yani en azından ben tahmin ettim. Konu gerçekten sıradışıydı. Okurken "Vay anasını adam bunu nasıl kurgulamış be" demişimdir onlarca kez. bazı bölümlerde derin betimleme varsa bazım bölümlerdede yoktu. Ama herşeye rağmen kendini okutturuyor insana.

Ve son olarak kitabın +15 yada +18 olduğunu belirtmek isterim.
352 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Hasta ruhlu sapık, yok aptal mı demeliyim? İnsanların dışladığı içine kapanık yazık bile diyebileceğimiz bir tip Sami..
Romanın kapağını okuyunca kafamda farklı senaryolar vardı ve beni ters köşe yaptı desem doğrudur. İnsanların kendisini küçümsemesi onu yok sayması ve özellikle kadınların kendisine karşı ilgisiz hatta nefretle bakması için ne sebep vermişti onlara anlamıyordu. Psikolojik ve gerilim yer yer kendini hissettiriyor romanın akıcı olması okurken sizi hiç yormuyor. Adalet sistemine değinmek yerinde olacaktır maalesef adalet sistemimiz hasta ruhlu sapıklar için etkili önlemler alamaması tehlikelerin boyutunu daha yukarı çekiyor.
Son olarak şunu da belirtmeliyim ki yer yer romanda 18+ durumları söz konusu belirtmek istedim. İyi okumalar dilerim.
512 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Bir Türk gazetecinin büyük dedesinin hayatının başına gelenler ve nasıl öldüğünü araştırmak ve hakkında kitap yazmak isterken gazetecinin birden kendini uluslararası gizli örgütlerinin içinde bulur. Bol aksiyonlu , akıcı sade bir anlatım. Tavsiye ederim.
432 syf.
·7/10
Okuduğum ilk Türk yerli ve milli korku gerilim kitabı deyim.
İyiydi ama kopukluklar ve tutatsızlıklar var bazı yerlerinde Ayşen sen harika Bi kadınsın. Murat sen de çok safsın kardeşim yaa...
320 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Murat, kitabımızın kahramanı olup inşaat şirketinin sahibi ve aynı zamanda bir müteahhittir. Derya ise hem sevdiği hem de şirketinin mimarıdır. Güzel giden hayatı son 6 ayda gördüğü rüyalardan sonra bir kabus olur ve hep aynı rüyanın tekrarını görüyordur. Bu tekrarlar da kendisini oldukça zor durumda bırakıyordur.
Kitapla en büyük sorunum başladıktan sonra yaklaşık 4 saatlik dilimde sadece 44 sayfa okumuş olmamdı. Yani oldukça yavaş ve sıkıcı bir giriş kısmı vardı diyebilirim. Haliyle bir güzeli her makyajı güzel olacak diye bir kural yok.
Final kısmı oldukça ilginç olmakla beraber hoşuma gitti doğrusu. Yaklaşık 24 saattir uyumuyorum yani sizleri de çok tutmayacağım. Cümleten hayırlı sabahlar, keyifli okumalar. Esen kalın efendim..
512 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Savaş zamanı da olsa en ağır şartlar içerisinde bulunsa da insan, kalp işte... Ne zaman dinler ne mekan. Osmanlı' nın ağır, gurur kırıcı çöküşünü gözler önüne sererken bu kitap diğer yandan aşkı çaresizlik ve acı içerisinde kendilerinde bulmasına sayfalarında yer verir. Baba da olsa evlat da olsa yolların nasıl ayrıldığı gerçeği de cabası üstelik. Kendi kendine aşkı sorgulayan genci anlatan yazar en sonunda aşın emek, sabır, her şartta ve her koşulda kabul göreceğine gence yaşatır....
277 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Merhaba dostlar. İyi olduğunuzu umut ederek başlıyorum. Gerçekten beni çok etkileyen bir kurgu ile sizlerleyim. Nurten ve Nesrin adında iki genç kadın vardır. Bu kadınlar birbirlerini rastlantıyla bulmuş, kırklı yaşlarda, oldukça cazibeli kadınlardır. Ancak kadınların bir kusuru vardır o da cinsel olarak farklı bir yaklaşımları vardır, beraber oldukları erkeklere Karadul Örümcekleri gibi davranırlar.

Diğer taraftan da baş komiser Hidayet, elemanlarıyla cinayetin üzerine eğilmektedir. Selim adlı elemanını da bu işle görevlendirir. Özellikle işlenen cinayetlerde öldürülenlerin genç olması ve akabinde de cinsel olarak tecrübesiz kişilerden seçildiği düşünülür çünkü ölüm şekillerine bakıldığında katillere tam bir teslimiyet görülmektedir. Hatta Avcı, Av olmayı bile göze alacaktır failleri yakalamak için ve mükemmel bir final kurgulanır. Beğenmemin bir sebebi de alışılmış erkek profilinin dışında katillerin kadın olmasıydı. Kadınların daha zeki olduğu artık bilimsel bir gerçek ve bu da kitaba güzel lanse edilmiş, yazarın emeğine sağlık.

Cümleten keyifli okumalar, iyi sabahlar dilerim. Esen kalın efendim..

Yazarın biyografisi

Adı:
Osman Aysu
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1936
Osman Aysu, Türkiye'de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir.İstanbul'da doğmuş ve İstanbul'da büyümüştür.Soyu Osmanlı'dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul'da yaşamaktadır.İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamlayan yazar, üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde devam ettirmiştir.

Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti.Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.

1989 yılında avukatlığı bırakarak kendini eve kapamıştır.Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkum kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür.Bu süre zarfında beş-altı polisiye roman yazmıştır.İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.

Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından oluşmuştur.Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür.Yazar sezgilerinin de etkisi ile yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir.Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir.Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.

Türkiye'de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir.Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder.Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.

Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir.Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı "birinci kategori eser yazma" olarak tanımlar.

Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür.Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.

Yazar istatistikleri

  • 218 okur beğendi.
  • 4.288 okur okudu.
  • 38 okur okuyor.
  • 1.702 okur okuyacak.
  • 28 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları