Osman Fikri Sertkaya

Osman Fikri Sertkaya

10.0/10
1 Kişi
·
5
Okunma
·
0
Beğeni
·
606
Gösterim
Adı:
Osman Fikri Sertkaya
Unvan:
Yazar
Doğum:
Adana, Türkiye, 11 Ağustos 1946
Osman Fikri Sertkaya, 11 Ağustos 1946’da Adana’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi T’ürk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden (1964-1968) mezun oldu. 1970’te Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Eski Türk Dili Anabilim Dalına intisap etti. 1975 yılında Türk Hava Kuvvetlerinde askerlik görevini yaptı.

1976’da “Pek iyi” derece ile “Dr. phil,” unvanını aldı. Haziran 1982’de “Yardımcı Doçent Doktor” unvanı ile “Öğretim Üyesi” olarak atandı. Ekim 1989’da “Doçent Doktor” unvanını aldı. Ağustos 1996’da profesörlüğe yükseltildi.
Alexander Von Humbolt Vakfı Araştırma Bursu ile Haziran 1977-Şubat 1979 tarihleri arasında; Almanya’da Ruhr Üniversitesi/Bochum (Abteilung für Geschichtswissen-schaft ile
Sprachwissensschaftliches Institut)’da, Justus-Liebig Üniversitesi/Giessen (Seminar für Sprachen und Kulturen Nordafrikas)’de, Bonn Üniversitesi (Seminar für Sprach-und Kulturwissenschaft)’nde, Göttingen Üniversitesi (Seminar für Turkologie und Altaistik)’nde Batı Berlin (Staatsbibliothek Preussischer Kulturbesitz, Oriental Abtcilung)’de, Doğu Berlin İlimler Akademisi (Zentral.Institut für Alte Geschihchte und Archaeologie, Bereich Alter Orient)’nde, İngiltere’de, Manchester (Üniversitesi’nde ve John Rylands Kütüphanesi’nde, Londra Üniversitesi (School of Oriental and African Studies)’nde ve British Library (Department of Oricntal Manuscript)’de, Fransa’da (Bibliothèque Nationale)’de Köktürk, Uygur, Karahanlı, Kıpçak, Çağatay ve Osmanlı yazma ve basmaları üzerinde Türk dili araştırmaları yaptı.

1982-1983 yılları arasında Almanya’da Justus Liebig Üniversitesi Şarkiyat Enstitüsü (Institut für Orientalistik)’nde “Lektor für Turkisch [Türkçe Lektörü]”olarak çalıştı.

1986 yılının yazında, üç ay, tekrar Alexander von Humbolt Vakfı’nın bursiyeri olarak Justus Liebig Üniversitesi (Giessen)’nde “Uygur Tıp Metinleri” konulu bir araştırma yaptı.

Anayasanın 134. maddesi gereği 2876 sayılı kanunla yeniden yapılanan Türk Dil Kurumu’nda başta “Yürütme Kurulu” üyeliği olmak üzere çeşitli görevler aldı.

1987-1990 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı “Kaynak Eserler Yayın ve İstişare Kurulu” ve “1000 Temel Eser Yayın ve İstişare Kurulu” üyeliklerinde bulundu.

Osman Fikri Sertkaya’nın geçen 40 yıl içerisinde Türkoloji biliminin yurt içinde ve dışında yayılması ve milletlerarası ilim dünyasında yerini alması için yapmış olduğu çalışmalar arasında kısaca şunlar zikredilebilir: 1973-1999 yılları arasında yedisi Milletlerarası ve onu Millî olmak üzere on yedi Türkoloji Kongresi’nin Sekreter Yardımcısı (1973-1982), Genel Sekreteri (1983-1988) ve Başkanı (1997-1999); Türkçenin Tarihi, Orhun Abideleri, Anlatım Bozuklukları, Cümlenin Öğeleri, Yazım ve Noktalama, Türkoloji Makaleleri, Edebiyat Nedir?, Alfabelerimiz, Atasözleri, Bulmacalar, Edebi Sanatlar, Sınav Soruları, Kpss, Oks, Öss, Bunları Biliyor musunuz?, Özlü Sözler, Güzel Sözler, Türkçe, Edebiyat, Masallar, Destanlar, Astroloji, Roman Özetleri

1988-1992 yılları arasında Bakü, Elazığ, Almatı, Konya ve Bişkek’te toplanan Türk - Sovyet İkili Kollekyumları” nın kurucusu, yürütücüsü ve Türk tarafının başkanı; Türk Dil Kurumu’nun 1988, 1992, 1996 ve 2000 yıllarında tertiplediği; Uluslararası Türk Dili Kongresi ile Ali Şir Nevayi’nin 550 Doğum Yıldönümü Paneli, Wilhelm Radloff’un Doğumunun 100. Yıldönümünü Anma Paneli ve Göktürk Harflerinin Okunuşunun 100. Yıldönümü Anma Günü toplantılarının düzenleyicisi ve uygulayıcısı;

Kültür Bakanlığı’nın tertiplediği Milletlerarası Yesevi Kongresi ile Türkiye-Rusya veKazakistan tarafından tertiplenen Ahmet Yesevî’nin Dünyası adlı Kongrelerinin düzenleyicisi yürütücüsü;
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin yayımladığı Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi’nin Yayın Kurulu Üyesi;

Türk Dil Kurumu’nun yayımladığı Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten’in 1982-2001 yılları arası Yazı Kurulu Sekreteri ve Yazı Kurulu Başkanı; Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün yayımladığı Türk Kültürü Araştırmaları’nın Yayın Kurulu Üyesi

Osman Fikri Sertkaya 1966-2005 yılları arasında Göktürk, Uygur, Karahanlı, Kıpçak, Çağatay, Erken Osmanlı ve Çağdaş Uygur Türkçesi devrelerinin dili, edebiyatı, tarihi, sanatı, musikisi, folkloru kısacası Türk dili ve kültürünün çeşitli sahalarında 40 kadarı Almanca, Fransızca, İngilizce, Kırgız Türkçesi, Rusça ve Japonca olmak üzere 330’dan fazla araştırmayı yerli ve yabancı ilim dergilerinde yayımlayarak Türkoloji biliminin yurt içinde ve dışında yayılması ve tanınması için katkı ve çalışmalarda bulundu.

Yurt içinde ve dışında 120’yi aşkın millî ve milletlerarası kongre, konferans kollokyum, sempozyum, seminer panel gibi ilmî toplantılara bildiri ile katıldı.

Yurt içinde Türkiyat Enstitüsü (1970), Türk Edebiyatı Vakfı (1972), Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü (1976), Türk Dil Kurumu (1983), Türk Tıp Tarihi Kurumu (1985) ve TAÇ Vakfı (1987) gibi kuruluşlarda tabiî üye, aslî üye, bilim kurulu üyesi ve mütevellî heyeti üyesi olan Sertkaya, yurt dışında da PIAC (Permanent International Altaistic Conference=1972), DMG (Deutsche Morgenländische Gesellschaft=1979), SUA (Societas Uralo-Altaica=1980), CASA (Assocation for Central Asian Studies=1988) gibi kuruluşların aslî üyesidir.

1985-2005 arasında İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Uluslararası Akademik İlişkiler Kurulu üyesi olarak çalışan ve hâlen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün Eski Türk Dili Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Edebiyatı arasında İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nün Müdürlüğü görevini de yürütmektedir.
Türk milliyetçiliğinin öncüsü olan Atsız, kuvvetli bir Türkologdur. Türk dilini, tarihini ve edebiyatını gayet iyi bilen Atsız, bilhassa Türk tarihinin Göktürk devrini âdeta yaşamışçasına bilir ve severdi. Çok sevdiği bu devri Bozkurtlar ile romanlaştırmış ve Göktürkleri Türk milletine tanıtarak sevdirmiştir.
Atsız, Askeri Tıbbiye'nin 3. sınıfında iken, aralarında bir­ takım meseleler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesud Süreyya Efen­di adlı bir mülazım (teğmen)'ın kasdi bir şekilde lüzumsuz bir yerde istediği selamı vermediği için, 4 Mart 1925 tarihinde Aske­ri Tıbbiye'den çıkarılmıştır.
Atsız, 15 Mayıs 1931'den 25 Eylül 1932 tarihine kadar Atsız Mecmua (17 sayı)'yı çıkarmaya başladı. M. Fuad Köprülü, Zeki V. Togan, Abdülkadir İnan gibi edebiyat ve tarih bilginlerinin de dahil bulunduğu bir kadro ile yayın hayatına atılan bu "Türkçü ve Köycü" dergi, devrinde ilim, fikir ve sanat alanında çok tesir yaratan Türkçü bir çığır açmış, adeta Cumhuriyet devri Türkçülüğünün öncüsü olmuştur.
"Atlıyı atından indirecek derecede şiddetli yazılar yazan" Atsız, ateşli ve keskin bir üsluba sahip olması yanında, hususi hayatında sakin, kibar, mülayim, nüktedan ve şakacı idi. Kendisinden kaç yaş kü­çük olursa olsun herkese "Bey" diye hitap ederdi. Vakur davra­nışı ve tevazu içinde yaşayışı ile, dimdik başı ve sağlam karakteri ile Atsız Bey, Türk tarihinin derinliklerinden kopup gelen bir "Türk Beyi" idi.
'Türk tarihini romanlaştıran Atsız, milli tiplerin şahsında, Türk milletinin hasletlerini işlemiştir. Bu işleyiş onun mizacının, kültürünün ve şiirinin derin izlerini aksettirmektedir.
Milletin ölümsüzlüğünü, devletin ebediyen yaşamasını, doğrunun, iyinin, güzelin ve yiğitliğin ölçü olmasını işleyen bu romanlar, Türkçenin haysiyet kavgası verdiği eserler olmak özelliği de taşımaktadır.''
‘’ Altı yüzlü yılların ilk yarısıydı. Türk budunu Çin ülkesinde tutsaktı. Yıllar süren tutsaklık Türklerin ağırına gidiyordu. Kürşad ve 40 ülküdaşı Türk budununun hürriyeti ve istiklâli için Çin Hükümdarının sarayı Siganfu’yu basıp, onu tutsak edecek, olmazsa öldürüp, budunu tutsaklıktan kurtaracaklardı. Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, tarihin kırk meçhul kahramanı karanlıkta saraya yürüyorlardı. Biraz sonra savaş başlamıştı. Sarayın içinde Çinli çerilerin başları ile gövdeleri ayrı ayrı dolaşıyordu. Kırk yiğit vuruşa vuruşa uçmağa vardı. En son ölüm kızı Kürşadın eline bir sağrak sundu. Kürşad bu acı sağrağı gözünü kırpmadan içti. Atının yelesine kapandı. Sağ elindeki kılıç hala sımsıkı duruyordu. Ettiği yemin aklına geldi. “Gök girsin, Kızıl çıksın. Tanrı Türk’ü korusun.” İşte bu bozkurtların ölümü idi. Binlerce Bozkurdun dirilişi için.
*
Yüzyıllar sonra, ikinci bin yılına 25 yıl kala yine yağmur yağıyordu. Mabedin avlusunda binlerce Bozkurt sessiz bekliyor, ama Gökler ağlıyordu. Mabedin kapısında “Osman Ağa Camii” yazıyordu. O da ne! Avluda koca bir taş ve üzerinde bir tabut. Birdenbire beyaz sarıklı, siyah cübbeli bir adam tabutun başına geldi. Bozkurtlar sâfa geçti ve adam bağırdı, “Er kişi niyetine” içimizden biri “Bu taş taş olalı böyle er kişi gördü mü?” derken, ellerimizi “Tanrı en yücedir” deyip, başımıza götürdük. “Allahu Ekber.” Sonra bir daha, bir daha. Beyaz sarıklı, siyah cübbeli adam yine bağırdı. Bu sefer “Nasıl bilirdiniz?” diye soruyordu. İçimizden bu da sorulur mu, diye düşünürken, “İyi bilirdik” diyebildik. Sonra beyaz sarıklı, siyah cübbeli adam yüksek sesle “Hakkınızı helâl ediniz” dedi. Şaşırmıştık. Birbirimize öylece baka kaldık. Ne diyeceğimizi bilemiyorduk. Çünkü, bizim onda hakkımız yoktu ki, ama onun bizde hakkı çoktu. “Helâl olsun” dedik. Bir daha, bir daha. Kalabalık tabutu eller üzerine aldı. Osmanağa Camii arkamızda küçüldü, gitti. Rıhtımdan geçtik. Kendimizi Karaca Ahmet Veli’nin orada bulduk. Bir çukur kazılmıştı, onu çukura yerleştirdiler. Yağmur yağıyordu.Beyaz sarıklı, siyah cübbeli adam, hiç eksik olmuyordu, bu sefer çukurun başındaydı, yine oradaydı ve Tanrının buyruklarını okuyordu. Bu Kur’ân’dı. Sonra çukurun başına biri geldi. Nereden geldi, nasıl geldi, farkına varamamıştık. İnce sarkık bıyıkları, hafif çekik gözleri ve bütün ihtişamı ve heybeti ile onun elinden tuttu ve ona seslendi “Hoş geldin oğlum Atsız” dedi. Bu adam 24 torunun ulu dedesi Oğuz Han idi. Gören oldu, görmeyen oldu, görenler görmeyenlere anlatsın dedik. Sonra çukura toprak atmaya başladılar. Sanki aceleleri varmış gibi. Atsız Beğ toprak mı olmuştu ne? Bizim bildiğimiz Atsız toprak olamazdı. Olsa olsa toprak “Atsız” olurdu. Asya'nın bir ucunda Kadıköy’de toprak sallanırken, emindik Asya'nın öbür ucundaki Siganfu sarayının toprağı da titriyordu. Sonra bir yemin daha ettik. “Gök girsin, kızıl çıksın. Tanrı Türkü Korusun.”
''Milli ülkülerde, azdan çoğa doğru üç dönem vardır : Bağımsızlık, birlik, fetihler.. Milli ülkünün ilk dönemi bağımsızlık kazanmaktır. Bağımsız olmayanlar bunu kazanmak, kazanmış olanlarsa onu koruyup sağlamlaştırmak düşüncesi ardından koşarlar.. Milli ülkünün ikinci dönemi birliktir. Yani bir milletin bütün fertlerinin tek bayrak altında, tek devlet haline gelmesidir. Milli ülkünün üçüncü dönemi ise fetihlerdir.''
Osman Fikri bey öyle ki eli öpülesi adammış. Yerinde incelemeler, güzel tanımlar yapmış. Gayet iyi anlamış, anlatmış. Güzel güzel de kısaydı biraz hemen bitti. doyamadan. Daha yazılsa daha okunur. Ruh Adam'a sayfalar ayırmadan, Bozkurt'lar için ağıtlar yakmadan, Deli Kurt'a özenmeden bitmezdi. Nitekim yazmış yazabileceği kadarını, öz olmuş. Eline koluna sağlık.

Kitapta geçen Atsız'ın kendisini eleştiren birine yazdığı yazı var. Okumanız şiddetle tavsiyedir. Mizahi bir dille, bilgiyle ezmiştir Atsız, eleştiren kişiyi. 'ZADE' DEĞİL ''OĞUL'' yazının adı :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Osman Fikri Sertkaya
Unvan:
Yazar
Doğum:
Adana, Türkiye, 11 Ağustos 1946
Osman Fikri Sertkaya, 11 Ağustos 1946’da Adana’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi T’ürk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden (1964-1968) mezun oldu. 1970’te Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Eski Türk Dili Anabilim Dalına intisap etti. 1975 yılında Türk Hava Kuvvetlerinde askerlik görevini yaptı.

1976’da “Pek iyi” derece ile “Dr. phil,” unvanını aldı. Haziran 1982’de “Yardımcı Doçent Doktor” unvanı ile “Öğretim Üyesi” olarak atandı. Ekim 1989’da “Doçent Doktor” unvanını aldı. Ağustos 1996’da profesörlüğe yükseltildi.
Alexander Von Humbolt Vakfı Araştırma Bursu ile Haziran 1977-Şubat 1979 tarihleri arasında; Almanya’da Ruhr Üniversitesi/Bochum (Abteilung für Geschichtswissen-schaft ile
Sprachwissensschaftliches Institut)’da, Justus-Liebig Üniversitesi/Giessen (Seminar für Sprachen und Kulturen Nordafrikas)’de, Bonn Üniversitesi (Seminar für Sprach-und Kulturwissenschaft)’nde, Göttingen Üniversitesi (Seminar für Turkologie und Altaistik)’nde Batı Berlin (Staatsbibliothek Preussischer Kulturbesitz, Oriental Abtcilung)’de, Doğu Berlin İlimler Akademisi (Zentral.Institut für Alte Geschihchte und Archaeologie, Bereich Alter Orient)’nde, İngiltere’de, Manchester (Üniversitesi’nde ve John Rylands Kütüphanesi’nde, Londra Üniversitesi (School of Oriental and African Studies)’nde ve British Library (Department of Oricntal Manuscript)’de, Fransa’da (Bibliothèque Nationale)’de Köktürk, Uygur, Karahanlı, Kıpçak, Çağatay ve Osmanlı yazma ve basmaları üzerinde Türk dili araştırmaları yaptı.

1982-1983 yılları arasında Almanya’da Justus Liebig Üniversitesi Şarkiyat Enstitüsü (Institut für Orientalistik)’nde “Lektor für Turkisch [Türkçe Lektörü]”olarak çalıştı.

1986 yılının yazında, üç ay, tekrar Alexander von Humbolt Vakfı’nın bursiyeri olarak Justus Liebig Üniversitesi (Giessen)’nde “Uygur Tıp Metinleri” konulu bir araştırma yaptı.

Anayasanın 134. maddesi gereği 2876 sayılı kanunla yeniden yapılanan Türk Dil Kurumu’nda başta “Yürütme Kurulu” üyeliği olmak üzere çeşitli görevler aldı.

1987-1990 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı “Kaynak Eserler Yayın ve İstişare Kurulu” ve “1000 Temel Eser Yayın ve İstişare Kurulu” üyeliklerinde bulundu.

Osman Fikri Sertkaya’nın geçen 40 yıl içerisinde Türkoloji biliminin yurt içinde ve dışında yayılması ve milletlerarası ilim dünyasında yerini alması için yapmış olduğu çalışmalar arasında kısaca şunlar zikredilebilir: 1973-1999 yılları arasında yedisi Milletlerarası ve onu Millî olmak üzere on yedi Türkoloji Kongresi’nin Sekreter Yardımcısı (1973-1982), Genel Sekreteri (1983-1988) ve Başkanı (1997-1999); Türkçenin Tarihi, Orhun Abideleri, Anlatım Bozuklukları, Cümlenin Öğeleri, Yazım ve Noktalama, Türkoloji Makaleleri, Edebiyat Nedir?, Alfabelerimiz, Atasözleri, Bulmacalar, Edebi Sanatlar, Sınav Soruları, Kpss, Oks, Öss, Bunları Biliyor musunuz?, Özlü Sözler, Güzel Sözler, Türkçe, Edebiyat, Masallar, Destanlar, Astroloji, Roman Özetleri

1988-1992 yılları arasında Bakü, Elazığ, Almatı, Konya ve Bişkek’te toplanan Türk - Sovyet İkili Kollekyumları” nın kurucusu, yürütücüsü ve Türk tarafının başkanı; Türk Dil Kurumu’nun 1988, 1992, 1996 ve 2000 yıllarında tertiplediği; Uluslararası Türk Dili Kongresi ile Ali Şir Nevayi’nin 550 Doğum Yıldönümü Paneli, Wilhelm Radloff’un Doğumunun 100. Yıldönümünü Anma Paneli ve Göktürk Harflerinin Okunuşunun 100. Yıldönümü Anma Günü toplantılarının düzenleyicisi ve uygulayıcısı;

Kültür Bakanlığı’nın tertiplediği Milletlerarası Yesevi Kongresi ile Türkiye-Rusya veKazakistan tarafından tertiplenen Ahmet Yesevî’nin Dünyası adlı Kongrelerinin düzenleyicisi yürütücüsü;
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin yayımladığı Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi’nin Yayın Kurulu Üyesi;

Türk Dil Kurumu’nun yayımladığı Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten’in 1982-2001 yılları arası Yazı Kurulu Sekreteri ve Yazı Kurulu Başkanı; Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün yayımladığı Türk Kültürü Araştırmaları’nın Yayın Kurulu Üyesi

Osman Fikri Sertkaya 1966-2005 yılları arasında Göktürk, Uygur, Karahanlı, Kıpçak, Çağatay, Erken Osmanlı ve Çağdaş Uygur Türkçesi devrelerinin dili, edebiyatı, tarihi, sanatı, musikisi, folkloru kısacası Türk dili ve kültürünün çeşitli sahalarında 40 kadarı Almanca, Fransızca, İngilizce, Kırgız Türkçesi, Rusça ve Japonca olmak üzere 330’dan fazla araştırmayı yerli ve yabancı ilim dergilerinde yayımlayarak Türkoloji biliminin yurt içinde ve dışında yayılması ve tanınması için katkı ve çalışmalarda bulundu.

Yurt içinde ve dışında 120’yi aşkın millî ve milletlerarası kongre, konferans kollokyum, sempozyum, seminer panel gibi ilmî toplantılara bildiri ile katıldı.

Yurt içinde Türkiyat Enstitüsü (1970), Türk Edebiyatı Vakfı (1972), Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü (1976), Türk Dil Kurumu (1983), Türk Tıp Tarihi Kurumu (1985) ve TAÇ Vakfı (1987) gibi kuruluşlarda tabiî üye, aslî üye, bilim kurulu üyesi ve mütevellî heyeti üyesi olan Sertkaya, yurt dışında da PIAC (Permanent International Altaistic Conference=1972), DMG (Deutsche Morgenländische Gesellschaft=1979), SUA (Societas Uralo-Altaica=1980), CASA (Assocation for Central Asian Studies=1988) gibi kuruluşların aslî üyesidir.

1985-2005 arasında İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Uluslararası Akademik İlişkiler Kurulu üyesi olarak çalışan ve hâlen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün Eski Türk Dili Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Edebiyatı arasında İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nün Müdürlüğü görevini de yürütmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 7 okur okuyacak.