Özcan Karabulut

Özcan Karabulut

Yazar
7.3/10
15 Kişi
·
31
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.286
Gösterim
Adı:
Özcan Karabulut
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Adana, 1958
1958 yılında Adana’da doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde istatistik okudu. 1979-1982 döneminde ODTÜ Edebiyat Kulübü’nün, 2001-2003 yılları arasında kurucularından olduğu Edebiyatçılar Derneği’nin başkanlığını yaptı. 2009-2011 yılları arasında Türkiye PEN Merkezi 2. Başkanlığı görevinde bulundu. Ankara Öykü Günleri’nin kurucusudur. Uluslararası PEN Yazarlar Örgütü’nün 68. Kongresinde kabul edilen 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nün fikir babası ve başlatıcısıdır. Hüzünle Bazı Günler, Baştan Sona Yalnızlık, Belki de Kaybeden Zaman, Aşkın Halleri adlı öykü kitaplarıyla Amida, Eğer Sana Gelemezsem adlı romanı Can Yayınları tarafından yayınlandı. Bu romanıyla 2009 Yunus Nadi Roman Ödülünü kazandı. Öyküleri, öykü kitapları çeşitli ödüller aldı. Özcan Karabulut’a, öykü günleri kurucusu ve 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nün fikir babası ve başlatıcısı olduğu için Bursa Yazın ve Sanatçılar Derneği BUYAZ tarafından 2009 yılında Onur Ödülü verildi. Gece, Bir Otel Odasında, Rojda, Ayna Yazıları, Kont’un Köpekleri adlı öyküleri Uluslararası PEN’in Diversity Projesi çerçevesinde üç dile çevrilerek yayımlandı. Öyküleri Arapça ve İspanyolcaya çevrilen Karabulut’un Aşkın Halleri kitabı Makedoncaya, seçme öyküleri ise San Giovanni’ye Mektuplar adıyla Bulgarcaya çevrildi. Karabulut, Düşler Öyküler ve İmge Öyküler dergilerinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Şubat 2012’de yayımlanmaya başlayan Dünyanın Öyküsü dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapıyor.
Ne demişti bir yerde sevgilisine şair Veysel Çolak;
"Ölümüm de denemekten olacak galiba."
"Sana âşık olmamak için kendimi frenliyorum, " diyor Esra. "Yanlış anlama," diye sürdürüyor konuşmasını, "her şeyim ol demiyorum sana...(....) "Aşık olmak," diyorum sonunda "kalbe zarar, kesinlikle."
"Be-ni an-la-mı-yor-sun,sen-den ön-ce baş-ka-la-rı ol-du,sen-den son-ra da o-la-cak,ama sen hep ya-nım-da ol,be-ni an-la!"
"Her sözü,her davranışı bir tuzak gibi gelirdi bana
(hep baş-ka ol-du-ğu-nu-zu söy-ler-si-niz,oy-sa he-pi-niz ay-nı-sı-nız,)
Özcan Karabulut Muhteşem. Tutkularımızın Bir Sonraki Saati
Bir cetvel düşünün, bir ucunda sevda aşk öteki ucunda pornografi olsun.Özcan Karabulut'un hikayeleri bu cetvelin ortalarında dolanıyor, aşkın kıyısında, erotik ama pornografik değil! Aşk, kıskançlık, birlikte olma, ama aynı zamanda ilişkiye girmeme, cinsel arzuların bir süre yaşanıp solması anlatılıyor. Bu anlatımın üzerinde ölüm bir izlek olarak her öyküde karşımıza çikıyor!
Öyküleri ve benim kısa notum:
- Gece bir otel odasında: 'başörtülü bir kadının' ilişki teklifini geri çeviren bir kent yabancısının kararsızlığının öyküsü
- Cin ziyaretleri: ölmüş babaların gölgesinde sevişmek.... de denilebilir.
- Matmazel Bendis: kızıl saçlı yabancı kadın yazarı baştan çıkarıyor! Sevişme zamanının imgesi portakal!
- Yıldız: partili bir ilişki!
- Bay Kelimeler: kelimelerle sevişen bir kadının hüzünlü öyküsü!
- Muhteşem tutkularımızın bir sonraki saati: kıskançlıgın bir sonraki saati
Bu kitabı bana çok değerli bir dostum hediye etti.
Arat, Diyarbakır'a sosyal bir proje için geliyor fakat tanıştığı türbanlı bir kadına aşık olunca kendini bambaşka bir dünyaya sokuyor. Arat, aşık olduğu kadını Diyarbakır'ın Amida'sıyla özdeşleştiriyor...
Bu kitabı okurken çok duygulandım. Ev arkadaşımın yaşadıklarına bizzat tanık olduğumdan, Arat'ın macerasının sayfalarını çevirirken sanki dostuma tekrar yaşatıyordum o günleri... Hüzünlendim... Herkeste aynı etkiyi bırakır mı bilmem ama okunmasını tavsiye ederim.
İnsana dair her şey var bu öykülerde; aşk, ihanet, kıskançlık, cinsellik, ölüm, yaşam... Yazarın kadın, erkek ilişkilerine betimleyici bir bakışı var. Özellikle 'Bay Kelimeler' adlı hikâyesine bayıldım, bir kadın gözünden bakarak, duygusal iniş çıkışları kelimelere döküşü çok iyiydi. Yazar, anlatımını öyle içten ve akıcı işlemiş ki; okuyan her insana bir yerden dokunuyor, duyguların ipleri. Kadın erkek ilişkisinin cinselliği, tutkusu her öykü de var ama bir yerlerde de ölüm kapı aralıyor. Okurken kendini buluyor, ilişkilerine bir de yazarın tasvirleri eşliğinde bakıyorsun.
hiç okumasam daha iyiymiş genel anlamda bana göre hiç bir şey anlatmayan ama bunun yanında yine bana göre gençlere kötü örnek davranışlar sunun bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Özcan Karabulut
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Adana, 1958
1958 yılında Adana’da doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde istatistik okudu. 1979-1982 döneminde ODTÜ Edebiyat Kulübü’nün, 2001-2003 yılları arasında kurucularından olduğu Edebiyatçılar Derneği’nin başkanlığını yaptı. 2009-2011 yılları arasında Türkiye PEN Merkezi 2. Başkanlığı görevinde bulundu. Ankara Öykü Günleri’nin kurucusudur. Uluslararası PEN Yazarlar Örgütü’nün 68. Kongresinde kabul edilen 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nün fikir babası ve başlatıcısıdır. Hüzünle Bazı Günler, Baştan Sona Yalnızlık, Belki de Kaybeden Zaman, Aşkın Halleri adlı öykü kitaplarıyla Amida, Eğer Sana Gelemezsem adlı romanı Can Yayınları tarafından yayınlandı. Bu romanıyla 2009 Yunus Nadi Roman Ödülünü kazandı. Öyküleri, öykü kitapları çeşitli ödüller aldı. Özcan Karabulut’a, öykü günleri kurucusu ve 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nün fikir babası ve başlatıcısı olduğu için Bursa Yazın ve Sanatçılar Derneği BUYAZ tarafından 2009 yılında Onur Ödülü verildi. Gece, Bir Otel Odasında, Rojda, Ayna Yazıları, Kont’un Köpekleri adlı öyküleri Uluslararası PEN’in Diversity Projesi çerçevesinde üç dile çevrilerek yayımlandı. Öyküleri Arapça ve İspanyolcaya çevrilen Karabulut’un Aşkın Halleri kitabı Makedoncaya, seçme öyküleri ise San Giovanni’ye Mektuplar adıyla Bulgarcaya çevrildi. Karabulut, Düşler Öyküler ve İmge Öyküler dergilerinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Şubat 2012’de yayımlanmaya başlayan Dünyanın Öyküsü dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapıyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 17 okur okuyacak.