Geri Bildirim
Özcan Karabulut

Özcan Karabulut

7.3/10
14 Kişi
·
25
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.241
Gösterim
Adı:
Özcan Karabulut
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Adana, 1958
1958 yılında Adana’da doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde istatistik okudu. 1979-1982 döneminde ODTÜ Edebiyat Kulübü’nün, 2001-2003 yılları arasında kurucularından olduğu Edebiyatçılar Derneği’nin başkanlığını yaptı. 2009-2011 yılları arasında Türkiye PEN Merkezi 2. Başkanlığı görevinde bulundu. Ankara Öykü Günleri’nin kurucusudur. Uluslararası PEN Yazarlar Örgütü’nün 68. Kongresinde kabul edilen 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nün fikir babası ve başlatıcısıdır. Hüzünle Bazı Günler, Baştan Sona Yalnızlık, Belki de Kaybeden Zaman, Aşkın Halleri adlı öykü kitaplarıyla Amida, Eğer Sana Gelemezsem adlı romanı Can Yayınları tarafından yayınlandı. Bu romanıyla 2009 Yunus Nadi Roman Ödülünü kazandı. Öyküleri, öykü kitapları çeşitli ödüller aldı. Özcan Karabulut’a, öykü günleri kurucusu ve 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nün fikir babası ve başlatıcısı olduğu için Bursa Yazın ve Sanatçılar Derneği BUYAZ tarafından 2009 yılında Onur Ödülü verildi. Gece, Bir Otel Odasında, Rojda, Ayna Yazıları, Kont’un Köpekleri adlı öyküleri Uluslararası PEN’in Diversity Projesi çerçevesinde üç dile çevrilerek yayımlandı. Öyküleri Arapça ve İspanyolcaya çevrilen Karabulut’un Aşkın Halleri kitabı Makedoncaya, seçme öyküleri ise San Giovanni’ye Mektuplar adıyla Bulgarcaya çevrildi. Karabulut, Düşler Öyküler ve İmge Öyküler dergilerinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Şubat 2012’de yayımlanmaya başlayan Dünyanın Öyküsü dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapıyor.
İnsan yirmili yaşlarında yarın devrim yapacakmış gibi görüyor kendini. Şimdi mucizevi bir şekilde yaşıyor olduğunu düşünürken, o yıllarda devrim yapmaya soyunmanın gerçekte hayatta kalmak demek olduğunu anlıyor. Sonunda umutsuzca ve içgüdüsel olarak baskın çıkan, hayatta kalmak değil miydi?
Kadınların gözlerini biraz olsun okuyabilen bir erkek, aşık bir kadının gözlerinin yalan söylemeyeceğini bilir. Amida ciddi, Amida'nın gözü kara. Amida, çizgi dışına çekilmişliğin bedelini yazarından isteyen bir roman karakteri.
Böyle gizli yürütüldükce , böyle çılgınlar gibi sevişildikce, böyle parçalanarak çoğaldıkça, aşk kolay , aşk herşeyden kolay aslında.
"Harlem'de beyazdım, Torino'da Arap, Bükreş'te Türk. Diyarbakır'da polise Türklüğümü beğendiremiyorum, Kürtlere devletin adamı olmadığımı anlatamıyorum. Bütün bunlar şaka gibi geliyor bana. Kim bilir, cehennem benim belki de. Bir milliyetçiliğin ötekini beslediği topraklarda benim gibi 'romantik marjinaller'e dönüşmekten başka çare kalmıyor. Küçük sessiz bir azınlık...
Geçmişte ideali uğruna canını verebilirdi; direkten dönmüş. Uğruna hayatını tehlikeye atacak militan bir sevgilisi olmamış; bir yaşantı eksikliği sayılabilir. Günümüzde davayla sevgiliyi buluşturmak zor.
Aşkın farklı hallerini içinde barındıran bir öykü kitabı. Tolstoy' un Anna Karenina romanında yazdığı " her aşk ayrıdır" cümlesini haklı çıkarıyor yazar. Sekiz öyküden oluşuyor, ilk öyküsü Rojda bilinen bir öykü, ancak " arielle adında biri" ve son öyküsü" ne bir eksik ne bir fazla" daha başarılar. Belki okur olarak kendimden bir şeyler bulduğumdandir.
Bu kitabı bana çok değerli bir dostum hediye etti.
Arat, Diyarbakır'a sosyal bir proje için geliyor fakat tanıştığı türbanlı bir kadına aşık olunca kendini bambaşka bir dünyaya sokuyor. Arat, aşık olduğu kadını Diyarbakır'ın Amida'sıyla özdeşleştiriyor...
Bu kitabı okurken çok duygulandım. Ev arkadaşımın yaşadıklarına bizzat tanık olduğumdan, Arat'ın macerasının sayfalarını çevirirken sanki dostuma tekrar yaşatıyordum o günleri... Hüzünlendim... Herkeste aynı etkiyi bırakır mı bilmem ama okunmasını tavsiye ederim.
Bu kitapta Türkiye'nin tüm sorunları irdeleniyor. Kürt sorunu, işçi çocuklar, çevre baskısı, din, milliyetçilik vs... Ayrıca Diyarbakır tarihine ışık tutuluyor. Kentin kadın hükümdarı Amida'nın kişiliğinde Dilşa karakteri güçlendiriliyor. Akıllı ve meydan okuyan kadın Dilşa... Ben kitabı bir çırpıda bitirmiştim. Herkese tavsiye ederim.
hiç okumasam daha iyiymiş genel anlamda bana göre hiç bir şey anlatmayan ama bunun yanında yine bana göre gençlere kötü örnek davranışlar sunun bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Özcan Karabulut
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Adana, 1958
1958 yılında Adana’da doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde istatistik okudu. 1979-1982 döneminde ODTÜ Edebiyat Kulübü’nün, 2001-2003 yılları arasında kurucularından olduğu Edebiyatçılar Derneği’nin başkanlığını yaptı. 2009-2011 yılları arasında Türkiye PEN Merkezi 2. Başkanlığı görevinde bulundu. Ankara Öykü Günleri’nin kurucusudur. Uluslararası PEN Yazarlar Örgütü’nün 68. Kongresinde kabul edilen 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nün fikir babası ve başlatıcısıdır. Hüzünle Bazı Günler, Baştan Sona Yalnızlık, Belki de Kaybeden Zaman, Aşkın Halleri adlı öykü kitaplarıyla Amida, Eğer Sana Gelemezsem adlı romanı Can Yayınları tarafından yayınlandı. Bu romanıyla 2009 Yunus Nadi Roman Ödülünü kazandı. Öyküleri, öykü kitapları çeşitli ödüller aldı. Özcan Karabulut’a, öykü günleri kurucusu ve 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nün fikir babası ve başlatıcısı olduğu için Bursa Yazın ve Sanatçılar Derneği BUYAZ tarafından 2009 yılında Onur Ödülü verildi. Gece, Bir Otel Odasında, Rojda, Ayna Yazıları, Kont’un Köpekleri adlı öyküleri Uluslararası PEN’in Diversity Projesi çerçevesinde üç dile çevrilerek yayımlandı. Öyküleri Arapça ve İspanyolcaya çevrilen Karabulut’un Aşkın Halleri kitabı Makedoncaya, seçme öyküleri ise San Giovanni’ye Mektuplar adıyla Bulgarcaya çevrildi. Karabulut, Düşler Öyküler ve İmge Öyküler dergilerinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Şubat 2012’de yayımlanmaya başlayan Dünyanın Öyküsü dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapıyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 25 okur okudu.
  • 14 okur okuyacak.