Özlem Kumrular

Özlem Kumrular

YazarÇevirmen
7.7/10
33 Kişi
·
75
Okunma
·
9
Beğeni
·
1.090
Gösterim
Adı:
Özlem Kumrular
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1974
1974'te İstanbul’da doğdu. Lisansını Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde, yüksek lisansını aynı üniversitenin Tarih Bölümü’nde, doktorasını ise İspanya’da Salamanca Üniversitesi’nde yaptı. XVI. yüzyıl Avrupa-Osmanlı ve Akdeniz tarihi üzerinde çalıştı. Yayımlanmış çok sayıda kitabı bulunan Kumrular, halen Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğretim üyesidir.
İspanya'da daha 1391 yılında Yahudiler kâbus yaşamaya başlamışlardı. Ülkedeki Yahudi karşıtı halk toplanıp Yahudilerin toplu halde yaşadıkları mahalle ve köylere saldırmış, pek çoğu Hıristiyanlığa geçmeye zorlanmıştı. Antisemitizm, İspanya'dan Portekiz'e de sıçramış, 1506'da Lizbon'da Hıristiyanlar Yahudilere karşı ayaklanıp yüzlerce can almışlardı.
peki ya islam olmasaydı ? graham e fuller -islamsız dünya- adlı eserinde islamsız bır dünyada yine de aynı sekilde hizipleşme ve bölünme olacağını iddia eder.tarihçiye göre islam doğduğu coğrafyada can bulmuş olmasaydı islam yerini doğu kilisesi alacak ve bu sefer de esas savaş doğu ve batı kiliseleri arasında olacaktı.
Sonuçta İstanbul fethedilmişti. Avrupa'da gerçek bir korku fırtınası esmeye başlamış, din adamları, hükümdarlar, yerel yöneticiler ve diğer bireyler arasında gidip gelen "felaket haberleri" bu dalganın da büyümesine yol açmıştı. Şehirden kaçmayı başaranlar kaleme kâğıda sarılıyor ve haberleri daha da uzaklara iletiyorlardı. Sadece "meşum" haberlerle değil, dramatize edilmiş sahnelerle dolu bu mektupların İstanbul'un fethinin geniş kitlelere ulaşırken yarattığı psikolojik etkiyi de hesaba katmayı unutmayalım. Ruteno Kardinali Isidoro şehirden kaçabilmesini "balinanın karnından kurtulan Yunus gibi Tanrı da beni dinsizlerin elinden kurtardı" şeklinde dramatik bir hale getiriyordu.[5] Son imparator Konstantin'in ruhunun göğe uçması da yeterince teatral bir sahne şeklinde tasvir ediliyordu. Isidoro "Hatta Tanrı bile yüz çevirdi" diyor ve "bu şehre bir zamanlar dinsizler ve gaddar kâfirler tarafından Konstantinopolis denilirken şimdi ise berbat kaderden dolayı Turkopolis (Türk şehri) deniliyor ve ben bunun hatırası için sürekli nehirler dolusu gözyaşı akıtıyorum" diye trajik anlatısına devam ediyordu. "Konstantinopolis şehri öldü" deniyordu. Artık hiçbir hayat belirtisi yoktu. Bu arada Pera adındaki şehir de çıplak gibiydi.
Ruh temizliği: Din sapkınlarının ruhları kirli olduğundan kendilerine ceza verilmeden önce ruhları kaynar suyla temizlenir, yani suçluya kaynak demir, kömür ya da sabun içirilirdi.

Garrucha: Kurbanın elleri arkadan bağlanır, vücudu L şeklinde kıvrılır ve bağlı ellerinden yukarı asılırdı. Belirli bir yüksekliğe çıkınca aniden yere bırakılırdı. Kurban, ilk seferde herhangi bir itirafta bulunmazsa, işlem kurbanın ayağına bir ağırlık bağlanarak tekrarlanırdı.

Potro: Kişi aletin üzerine yatırılır ve kol çevrilerek bedeni gerilirdi. Bedenin on iki parmak esnetildiği olmuştur. Kurbanın vücudu gerilirken, engizitör buna ek olarak başka işkence aletleri de kullanabilirdi. Ete saplanan kızgın kıskaçlar, göğüs ucu, dil, kulak, burun ve cinsel organları koparmayı amaçlardı. Aşırı durumlarda kurbanın bağırsakları çıkarılabilirdi
Françesko, Venedik elçisine Avrupa Devletlerinin bagımsızlıgını güvence altına alan tek gücün Osmanlı Padişahı olduğunu itiraf eder.
Eyyy yedi iklimin Padişahi. Dünyanın sıgınagı yigitlik membaı. Ey şahım!!
Benim halimden haberdar ol ve bu gönlü yaralıya lütuf merhametini gönder. Senin gibi bir dünya hükümdarı yok. Başka hükümdarlar senin kapında ancak kapıcı olabilirler.
Bu zavallı Ferdinand'ın da parası yok , dostu yok , danışacak kimsesi yok , kendisi de her şeyden bihaber bir insan. Bizimle savaşa girmek istiyor,her zaman kaybediyor..
448 syf.
·Beğendi·9/10
Doktorasını ,İspanya'da Salamanca Üniversitesi'nde yapan Özlem Kumrular harika bir kitap ortaya çıkarmış.
Bu kitabı aldığım yaz farkında olmadan, Osmanlı İmparatorluğu ve İspanya'nın Akdeniz için verdiği mücadeleyi içeren iki kitap daha almıştım.
Açıkçası harika kurgular içeren bu iki romandan sonra "Türk Korkusuna" başlarken tereddütlerim olmuştu.
Ancak bu kitap hem diğer romanların gözümdeki değerini artırdı ( gerçeğe yakın olmaları açısından ) hem de bu kadar güzel bir romanı yazan Özlem hanıma hayran oldum.

Kitabın büyük bölümünün alıntı olması insanı gerçekten heyecanlandırıyor.

"Gran Turco "! "Büyük Türk" ! bu iki kelimenin Yeniçağ'da korku, nefret, gıpta başta olmak üzere pek çok duygunun o tarif edilmez bütünlüğüyle birlikte anıldığı şüphe götürmez.


Türkler öyle güçlendiler
Sadece okyanusu değil
Tuna'yı da ele geçirdiler.
İstedikleri zaman akın yapıyorlar
Psikoposluklar, kiliseler acı çekiyorlar
Şimdi de saldırıyorlar Puiglia'ya
Yarın Sicilya'da
Sonra da sıra İtalya'da
Ordan sonra olabilir Roma sırada
Ve Lombardia ve Roma toprakları
İşte en baş düşmanımız yanı başımızda

Brant / Das Narrenschiff
330 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Harika bir kitap..
Nina ve arkadaşları çok iyi bir dostluk icindeler her maceraya beraber atılıyor.
Mısra dedenin cesco roxy Dido ve fioreye öğrettikleri de çok işe yarıyor.
Ben bu serinin diğer kitaplarını da okudum harikalar . Sonu için bir ipucu vereyim Nina ve arkadaşları Karkon u yemiyorlar ve..... Neyse tadı kaçmasın siz okuyun anlayacaksiniz
448 syf.
·8/10
OKURKEN BAZEN İNSANIN AKLINA BU KADIN NEDEN BÖYLE YAZIYOR DEDİĞİNİZ OLABİLİR AMA YAZDIKLARININ HEP ALINTI OLDUĞUNU UNUTMAYIN. BANA PEK ÇOK YENİ ŞEY ÖĞRETTİ. AVRUPANIN BİZE SÖVDÜĞÜ KADAR HAYRAN OLDUĞUNU GÖSTERDİ.
304 syf.
·Beğendi
Günlük konuşma dilinde yazılmış kısa kısa bilgi veren bilgi verirken şaşırtan 1 günde okuyacağınız türden bir çalışma.Konular içinde Tarihi şahsiyetler hakkında pek bilinmeyen bilgiler verilirken, ''Neden Zeytin yeriz'',''Çatal deyip geçme'', ''Leonardoyu Nasıl bilirdiniz '' başlıklarında bazen size tuhaf gelebilecek bazen de bunu bilmiyordum diyebileceğiniz bilgiler var.
Tavsiye edebilirim.
528 syf.
·27 günde·9/10
orta çağ öncesi ve sonrası müslümanlık ve hristiyan topluluukların arasındaki beşeri ilişkilerin ; seyyah ve tacirlerin aldığı not ve derlemelerden yazılan bir kitap. ozamanda mevcut toplulukların kişilik kimliklerini ve ilişkilerini çok iyi değerlendiriyor. biraz dağınık bir anlatım tarzı fakat yinede zevk veriyor.özellikle en çok ilgimi çeken konu; oçağda osmanlının avrupadaki yarattığı baskı ile yeni dünyaya topluca göç etmeyi bile düşünebildiler.şimdi bu gün neden bizden hırslarını alamadıklarını çok iyi tanımlıyor.
245 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Yazarı eğlenceli biriyse anilarini varin siz düşünün.Türkiye nin en kültürlü genç kadını desem abartmış olmam. Başından geçenleri komik bi dille anlatmış. Gelirinin soma da hayatını kaybedenlere bagislanmis olmasi bile kıtabi almaya itiyor... Diyeceğim o ki Özlem hocayı tanıyın,okuyun çok şey kazanacaksiniz...
528 syf.
·Beğendi·6/10
kitabı çıktığı zamanlarda almıştım.tahmin ettiğim gibi pek de mantıklı olmayan sebeplerden hem müslümanlar hem gayri müslümanlar birbirlerini öldürmüşler.kitapta geçmiş zamandan olaylar anlatılıyor.batılılar daha karizmatik olduğu için onların yaptığı katliamlar göz ardı ediliyor,kitap için söylemedim bunu yanlış anlaşılmasın.
336 syf.
·Beğendi·9/10
Kösem Sultan hakkında okuduğum ilk kitaptı. Yalnızca Kösem hakkında değil; Kösem'in önceden yaşadığı varsayılan yer, sultanların düğünleri gibi konular hakkında da yeri geldikçe bilgiler vermiş yazar. Kitabın en sevdiğim yanı, bir olay hakkındaki birden çok görüşe ve rivayete kitabında yer vermesi oldu. Mesela 4. Mehmed'in yara izi için varsayılan iki durumu da anlatıyor. Dediğim gibi rivayetleri okumak da keyif veriyor. Sultan Ahmed'in Mustafa'yı idam ettireceği zamanki işaret varsayılan şeyler, Sultan Osman'ın rüyasını amcası Mustafa'ya anlatıp yorum istemesi gibi. Aynı zamanda Kösem'in mektuplarından da bir iki yerde alıntılar vardı, dahil edilmiş olması güzel. Yalnızca ağalar saltanatı kısmında biraz yetersiz buldum kitabı. Onun dışında o dönem hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Özlem Kumrular
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1974
1974'te İstanbul’da doğdu. Lisansını Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde, yüksek lisansını aynı üniversitenin Tarih Bölümü’nde, doktorasını ise İspanya’da Salamanca Üniversitesi’nde yaptı. XVI. yüzyıl Avrupa-Osmanlı ve Akdeniz tarihi üzerinde çalıştı. Yayımlanmış çok sayıda kitabı bulunan Kumrular, halen Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğretim üyesidir.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 75 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 69 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.