Özlem Kumrular

Özlem Kumrular

YazarÇevirmen
7.6/10
30 Kişi
·
66
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.052
Gösterim
Adı:
Özlem Kumrular
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1974
1974'te İstanbul’da doğdu. Lisansını Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde, yüksek lisansını aynı üniversitenin Tarih Bölümü’nde, doktorasını ise İspanya’da Salamanca Üniversitesi’nde yaptı. XVI. yüzyıl Avrupa-Osmanlı ve Akdeniz tarihi üzerinde çalıştı. Yayımlanmış çok sayıda kitabı bulunan Kumrular, halen Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğretim üyesidir.
peki ya islam olmasaydı ? graham e fuller -islamsız dünya- adlı eserinde islamsız bır dünyada yine de aynı sekilde hizipleşme ve bölünme olacağını iddia eder.tarihçiye göre islam doğduğu coğrafyada can bulmuş olmasaydı islam yerini doğu kilisesi alacak ve bu sefer de esas savaş doğu ve batı kiliseleri arasında olacaktı.
Eyyy yedi iklimin Padişahi. Dünyanın sıgınagı yigitlik membaı. Ey şahım!!
Benim halimden haberdar ol ve bu gönlü yaralıya lütuf merhametini gönder. Senin gibi bir dünya hükümdarı yok. Başka hükümdarlar senin kapında ancak kapıcı olabilirler.
osmanlı ordusunun disiplinin yanı sıra hayranlık uyandıran düzenleri içindeki sessizlik her daim övgüye layık bulunmuştur.korku unsuru olarak kullanılan müzik enstrümanlarısavaş naralarının söz konusu olmadığı zamanlarda neredeyse uhrevi bir sessizlik çöker bu düzen ve birlik üzerine.blound şahit olduğu bu manzarayı şöyle anlatır
''rütbe sırasına göre mükemmel bir sessizlik içinde yürüyor lardı,böylece emirler kolaylıkla duyulabiliyordu ''
cenaye de yıllar önce Busbubecq in kullandığı kelimeleri andıran romantik nir üslüpla tasvir ediyordu gördüklerini
''bunca sarığın hep birlikte eğildiğini görünce,hafif bir meltem esintisiyle eğilen olgun başakların bulunduğu genç bir tarlayı izliyormuşum izlenimi uyandı bende ''
Françesko, Venedik elçisine Avrupa Devletlerinin bagımsızlıgını güvence altına alan tek gücün Osmanlı Padişahı olduğunu itiraf eder.
Bu zavallı Ferdinand'ın da parası yok , dostu yok , danışacak kimsesi yok , kendisi de her şeyden bihaber bir insan. Bizimle savaşa girmek istiyor,her zaman kaybediyor..
1770 yılında wolfgang von kompelen imparatoriçe maria teresa yı etkilemek için gerçek boyutlarda bir Türk-ün oynadığı mekanık bir satranç makinesi yapmıştı.aslında bu mekanik bir illüzyondan başka bir şey değildi,çünkü satrancın altındaki kutuya gerçek bir satranç uzmanı giriyor ve rakibini de Türkle müsabaka yapıyor hissine kaptırıyordu
84 yıl pek çok adamla satranç oynayan bu aletin adı Schachttürke(satranç Türkü) Chess Turk ya da macarcada olduğu gibi sadece Török (Türk) olarak anılıyordu.Türk-ün yendiği devler arasında Napoleon Bonaparte ve Benjamin Franklin de vardı...
giovan,Türklerin ''koşar gibi değil de mutedil adımlarla '' yürüdüklerine dikkat çeker lakin bu farklılığın sebebini kendide çözümleyememiştir,islam inancındaki hayatın günler ve saatlerle değil nefesle ölçülüyor olması aceleyi ortadan kaldırır.ne kadar hızlı hareket edildiği değil ;alınan nefes sayısıdır aslolan.
Doktorasını ,İspanya'da Salamanca Üniversitesi'nde yapan Özlem Kumrular harika bir kitap ortaya çıkarmış.
Bu kitabı aldığım yaz farkında olmadan, Osmanlı İmparatorluğu ve İspanya'nın Akdeniz için verdiği mücadeleyi içeren iki kitap daha almıştım.
Açıkçası harika kurgular içeren bu iki romandan sonra "Türk Korkusuna" başlarken tereddütlerim olmuştu.
Ancak bu kitap hem diğer romanların gözümdeki değerini artırdı ( gerçeğe yakın olmaları açısından ) hem de bu kadar güzel bir romanı yazan Özlem hanıma hayran oldum.

Kitabın büyük bölümünün alıntı olması insanı gerçekten heyecanlandırıyor.

"Gran Turco "! "Büyük Türk" ! bu iki kelimenin Yeniçağ'da korku, nefret, gıpta başta olmak üzere pek çok duygunun o tarif edilmez bütünlüğüyle birlikte anıldığı şüphe götürmez.


Türkler öyle güçlendiler
Sadece okyanusu değil
Tuna'yı da ele geçirdiler.
İstedikleri zaman akın yapıyorlar
Psikoposluklar, kiliseler acı çekiyorlar
Şimdi de saldırıyorlar Puiglia'ya
Yarın Sicilya'da
Sonra da sıra İtalya'da
Ordan sonra olabilir Roma sırada
Ve Lombardia ve Roma toprakları
İşte en baş düşmanımız yanı başımızda

Brant / Das Narrenschiff
Harika bir kitap..
Nina ve arkadaşları çok iyi bir dostluk icindeler her maceraya beraber atılıyor.
Mısra dedenin cesco roxy Dido ve fioreye öğrettikleri de çok işe yarıyor.
Ben bu serinin diğer kitaplarını da okudum harikalar . Sonu için bir ipucu vereyim Nina ve arkadaşları Karkon u yemiyorlar ve..... Neyse tadı kaçmasın siz okuyun anlayacaksiniz
OKURKEN BAZEN İNSANIN AKLINA BU KADIN NEDEN BÖYLE YAZIYOR DEDİĞİNİZ OLABİLİR AMA YAZDIKLARININ HEP ALINTI OLDUĞUNU UNUTMAYIN. BANA PEK ÇOK YENİ ŞEY ÖĞRETTİ. AVRUPANIN BİZE SÖVDÜĞÜ KADAR HAYRAN OLDUĞUNU GÖSTERDİ.
orta çağ öncesi ve sonrası müslümanlık ve hristiyan topluluukların arasındaki beşeri ilişkilerin ; seyyah ve tacirlerin aldığı not ve derlemelerden yazılan bir kitap. ozamanda mevcut toplulukların kişilik kimliklerini ve ilişkilerini çok iyi değerlendiriyor. biraz dağınık bir anlatım tarzı fakat yinede zevk veriyor.özellikle en çok ilgimi çeken konu; oçağda osmanlının avrupadaki yarattığı baskı ile yeni dünyaya topluca göç etmeyi bile düşünebildiler.şimdi bu gün neden bizden hırslarını alamadıklarını çok iyi tanımlıyor.
Yazarı eğlenceli biriyse anilarini varin siz düşünün.Türkiye nin en kültürlü genç kadını desem abartmış olmam. Başından geçenleri komik bi dille anlatmış. Gelirinin soma da hayatını kaybedenlere bagislanmis olmasi bile kıtabi almaya itiyor... Diyeceğim o ki Özlem hocayı tanıyın,okuyun çok şey kazanacaksiniz...
kitabı çıktığı zamanlarda almıştım.tahmin ettiğim gibi pek de mantıklı olmayan sebeplerden hem müslümanlar hem gayri müslümanlar birbirlerini öldürmüşler.kitapta geçmiş zamandan olaylar anlatılıyor.batılılar daha karizmatik olduğu için onların yaptığı katliamlar göz ardı ediliyor,kitap için söylemedim bunu yanlış anlaşılmasın.
Kösem Sultan hakkında okuduğum ilk kitaptı. Yalnızca Kösem hakkında değil; Kösem'in önceden yaşadığı varsayılan yer, sultanların düğünleri gibi konular hakkında da yeri geldikçe bilgiler vermiş yazar. Kitabın en sevdiğim yanı, bir olay hakkındaki birden çok görüşe ve rivayete kitabında yer vermesi oldu. Mesela 4. Mehmed'in yara izi için varsayılan iki durumu da anlatıyor. Dediğim gibi rivayetleri okumak da keyif veriyor. Sultan Ahmed'in Mustafa'yı idam ettireceği zamanki işaret varsayılan şeyler, Sultan Osman'ın rüyasını amcası Mustafa'ya anlatıp yorum istemesi gibi. Aynı zamanda Kösem'in mektuplarından da bir iki yerde alıntılar vardı, dahil edilmiş olması güzel. Yalnızca ağalar saltanatı kısmında biraz yetersiz buldum kitabı. Onun dışında o dönem hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Özlem Kumrular
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 1974
1974'te İstanbul’da doğdu. Lisansını Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde, yüksek lisansını aynı üniversitenin Tarih Bölümü’nde, doktorasını ise İspanya’da Salamanca Üniversitesi’nde yaptı. XVI. yüzyıl Avrupa-Osmanlı ve Akdeniz tarihi üzerinde çalıştı. Yayımlanmış çok sayıda kitabı bulunan Kumrular, halen Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğretim üyesidir.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 66 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 64 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.