Paul Celan

Paul Celan

Yazar
8.1/10
101 Kişi
·
354
Okunma
·
67
Beğeni
·
3823
Gösterim
Adı:
Paul Celan
Unvan:
Rumen Şair.
Doğum:
Romanya, 1920
Ölüm:
Paris, 1970
Paul Celan (d. 23 Kasım 1920 - ö. 20 Nisan 1970), Yahudi asıllı Rumen şair. Romanya'da doğmuş olmasına rağmen II. Dünya Savaşı sonrası dönemdeki Alman şiirinin önde gelen temsilcilerindendir.

920 yılında Romanya'nın Czernowitz kasabasında dünyaya geldi. Asıl adı Paul Antschel'dir. 1937/1938 yıllarında ilk şiirini yazdı. 1938 yılında tıp eğitimine başladı fakat II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla Romanya'ya döndü. Savaşın sonuna kadar on sekiz ay toplama kampında tutuldu. 1944 yılında İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne girdi ve ilk şiir kitabını yayınladı. 1945-1947 yılları arasında Bükreş'te çevirmenlik ve düzeltmenlik yaptı, 1948 yılında Paris'e yerleşti. 1955 yılında Paul Antschel ismiyle Fransız vatandaşlığına geçti. 1958 yılında Bremen edebiyat ödülü aldı. 1963 yılında bir psikiyatri kliniğine yerleşti Tahmini olarak 20 Nisan 1970'da Paris'te kendini Seiné Irmağı'na atarak yaşamına son verdi. Cesedi 1 Mayıs 1970 de bulundu. Ölümünden sonra eserleri yayınlanmaya debvam etti.
176 syf.
Şiir kitapları, hafif bir şeyler arayan ruhun derinliğin ta kendisine yakalandığı, iki sözcük arasında tarifi mümkün olmayanın durmadan kendini hatırlattığı, bulmanın hezimetine, susuzluğun coşkusunu bastıran, hızla ilerleyen sayfaların ardımızda koşturduğu, bitirilemeyen eserler... :)

Paul Celan'ı, Ingeborg Bachmann'a olan hayranlığımla tanıdım.Aralarında ki gizli lisanı keşfettiğimde benim için okunacak o kadar çok eser vardı ki, bir tutkuya dönüşmüştü o yıllarda.Şöyle ki Ingeborg Bachmann'ın herhangi bir eserinde Celan'a ait, mühim bir ayrıntıyı bulabilirsiniz, şiire ve gizeme inanıyorsanız, sizin için iflah olmaz bir serüven başlamış olabilir. Şu günlerde memlekette olduğum için, burada bıraktığım kitaplarımı toparlamaya çalışırken "Ellerin Zamanlarla Dolu" ile yolumuz yeniden kesişti :) Şöyle dedim kendime; "Eylül, sen okumamışsın bu kitabı, yeniden yazmışsın :))" Öyle çok not, öyle çok ünlem vardı ki kitapta, yeniden okumanın lezzeti, yağan lapa lapa kar eşliğinde bir şeyrayine dönüştü :)

Ahmet Cemâl, bir derleme yaparak Celan'ın ayrı ayrı sekiz eserinden şiirler seçip, bizim için çevirmiş ve iyi de iş çıkarmış bana kalırsa, çünkü şiirler apayrı ûsluplar ve çok keskin virajlarla birbirinden ayrılıyor.Hayret ise bana kalırsa bir şiir severin en sevdiği ahvallerden biri :)

İlk kısım, çok yoğun ve karmaşık, adeta bizi şairin bütün ailesini kaybettiği nazi Almanya'sına sürüklüyor. Orta kısım dinginleşen, huzurlu bir derinlik, Celan'ın artık yükselmekten yorulmuş, sığınma soneleri...Son kısım çok net ve girift olmayan fakât oldukça sarsıcı, şaire dostuna atıflarla yüklü...

Eser, Celan'ın yıkımlarla dolu hayatından ağır bir hüzün ve hattâ büyük acılar şerh ediyor.Seine Nehrine bıraktığı o son şiir, soğuk ve hırçın sulara bıraktığı, sürgün çocukluğu, nazi kamplarında tahammülünün çok üstünde bir ölgün yaşam olduğunun ayırdına vardığı gençliği ve artık taşıyamadığı ruhuydu şüphesiz.Celan'ın intiharından evvel Bachmann'ın şu sözleri oldukça manidar.

"Beni Seine Nehri'ne götür, küçük balıklara dönüşene ve birbirimizi yeniden tanıyana kadar bakalım sularına."

Ölüm demişken, Celan'ın neredeyse bütün dizelerinde ölüme perde arkasından konuşan suflör, yaşamın ta kendisidir.Öyle ki hem çiçek, hem toprak ölümün iki eş yaşamından kesitler sunar bizlere.Belki de Bachmann'ın yıkıntılar arasında gülümseyen o çocuğun şiirine tutulması ve adeta onunla düşünen bir zihin, onunla duyan bir kâlp ve ona seslenen bir düş dünyası geliştirmesi de bu yüzden...

"Benim için çölsün sen, denizsin, sır olan her şeysin." diyor Bachmann bir kitabın bir köşesinde...

Başka bir kitabın başka bir dizesinde;
"Fısıldarsın sen:
Dolduruyorlar dünyayı benimle şimdi,
senin kalbinde hala
Çukurdan suskun bir yolum ben!" diye cevap verir Paul Celan...

Bachmann'ın ve Celan'ın mektuplarının yer aldığı Kalp Zamanı'nı da okumanızı tavsiye ederim.

Keyifli okumalar :)
176 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kitaptaki şiirler kadar çevirmen Ahmet Cemal'in Paul Celan ya da Parçalanmış Yaşamın Estetiği yazısı da bir o kadar etkileyici. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı sonrası dünyanın ve savaşın intihara sürüklediği şairlerin ve yazarların şiirlerine yansıyan ruh hallerini incelemiş. Jean Améry, Ingeborg Bachmann, Georg Trakl, Stefan Zweig, Cesare Pavese, Paul Celan. 'Acılarla dolu bir geçmişten herhangi bir geleceğe köprü kurulabileceğine inanmayan'lar olarak 'insanlığın tüm insan olma niteliklerini yitirdiği bir çağda sanat eserinin, estetik çabaların varlık gerekçesini ve etkinliğini sorgulamış olan edebiyatçılar'ı ele almış. İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden hemen sonra, "Böyle bir kıyımın ardından artık şiir yazılamaz " diyen Celan'ın şiirleri parçalanmış yaşamın izlerini taşıyor. Sekiz şiir kitabından seçilen bu şiirler kesinlikle okumaya değer.
176 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Şiirde kaçınılmaz olan, yazılanı yaşamaktır.

Yaşamla, ölüm arasında kalmak var.
Bir de savaşın ortasında, şair kalabilmek...
Bütün yıkıntıları, şiir dizeleriyle yumrukluyorum.
Yorgunum.
Ölmeye meyilliyim, fakat ölemiyorum.
Dün oğlum öldü, ben yaşadım.
İşte ben; acılar arasından çıkıp gelen şair, yazıyor ve konuşuyorum.

“Sen de konuş,
son olarak sen konuş,
söyle sözünü.

Konuş.
Ama ayırma hayırı evetten.
Anlamı da kat sözüne:
Ona, gölgeyi ver.”

İşte böyle süregelir bir yaşanmışlığın mücadelesi...
Ya da yitirilmiş nice kalemlerin öyküsü...
Geride yalnızca sözcükler, yaşamı yumruklayan şiirlerim kalır.

Belki anlaşılmaz; güç kalır, fakat okuyun derim. Çünkü şiirler de kolaya kaçmak yerine, kafamızı kurcalayan kelimeleri sorgulamak, daha anlamlı kılar okuduklarımızı.

Not: Kitabı tavsiye eden kişiye teşekkür ederim. Bu güzel eseri okumama vesile olduğun için...
176 syf.
Şairi ve şiirlerini okuyucuya olduğu gibi tanıtmak için oldukça çaba harcanmış güzel bir seçki hazırlanmış. Şiirlerden önce bir inceleme bulunuyor. Daha sonra şiirler giriyor devreye. İki kısmı da okumak şair ve şiir severler için oldukça güzel.
176 syf.
·Beğendi·10/10
Yahudi asıllı bir Romen şiir olmasına rağmen şiirlerini Almanca yazmıştır.Ellerin Zamanla Dolu adlı bu kitabı genelde aşk temalı şiirleri ihtiva ediyor.Eserin dili gayet yalın ve sade. Eserde aşka,yaşama ve ölüme dair olağanüstü benzetme ve metaforlar var. Ayrıca çeviri de bir o kadar iyi olmuş. Şiir sanatından yeni tat almak isteyenler için Celan saklı kalmış bakir bir cennet adeta.
176 syf.
·Puan vermedi
Yazarla tanışma kitabım oldu,
içerisinde bir çok konuyu barındıran bir şiir kitabıydı, bazı yerlerinde cümleyi iki üç defa okuduğum oldu,
genel olarak güzeldi zevk alarak okudum,
sayfa sayısı da fazla olmadığından hızlıca bitirdim,
tavsiye edebilirim,
176 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bu kitabı okurken asla gündüz olmayacakmış gibi hissediyordum. Ancak geceleri okunacak kadar asil bir karanlık doluydu. Sakince, herkesten uzak olduğunuz bir zamanda okumanızı tavsiye ediyorum. Size biraz Paul Celan’dan bahsedeyim, en azından neden kitabını okumama teşvik etti bu adamın hayatı onu anlatayım. Aslen rumen olan bu şair Alman edebiyatının önde gelen şairlerinden biridir. Ailesini nazi kampında kaybettikten sonra savaşın bitimine dek 18 ay nazi kampında kalmış ve hayatta kalmayı başarabilmiştir. Onca şiir ve yaptığı çevirilerle Alman edebiyatına yaptığı katkı dolayısıyla aldığı ödüller dahi onu hayata tutunduramamıştır. 1960’lı yılların sonunda depresyona girmiş. 1970, 1 Mayıs tarihinde henüz 49 yaşındayken, Seine nehrine atlayarak intihar etmiştir.
En önemli şiiri Todesfuge ( Ölümfügü ) şiiridir. Ölümfügü; Nazi kampında tel örgüler arasında mezar kazma ve gömme işiyle uğraşan bir grup Yahudinin şiiridir olmuştur. Şiirde bahsedilen “havada bir mezar” cümlesi, kampta bacalardan tüten duman olarak adlandırılabilir. Aslında mecaz olduğu kadar sade bir gerçektir. Paul Celan şiirinin adını ilk önce “Ölüm Tangosu" olarak düşünmüş, sonrasında “Ölümfügü” olarak değiştirerek müzik duayeni Bach'ın doğa üstü aydınlanmasını anımsatmıştır.
Söylemeden edemeyeceğim, çevirisi Ahmet Cemal’e ait olan baskısını okudum. İyi ki öyle yapmışım. Ahmet Cemal hem öyküleri, şiirleri hemde Alman edebiyatından dilimize yaptığı çevirileriyle olağanüstü bir yazar-çevirmendi.. Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz Ahmet Cemal hocamızı da burden sevgiyle analım..
176 syf.
·18 günde·8/10
“UFALANMIŞ SÖZCÜKLERLE avucunda,
unutuyorsun, unutmakta olduğunu,

bileğinde göz kırpıyor,
noktalama işaretleri” (eserden)

Romanya doğumlu Paul Celan, Alman edebiyatının güçlü kalemlerinden.

1938 yılında başladığı tıp eğitimini 2. Dünya Savaşı kaynaklı yarıda bırakıp ülkesine dönüyor.

Yahudi kökenli olması o dönem Almanyası’nda kabul edilebilir bir şey olmadığı için ailesinin de öldürüleceği toplama kamplarında uzun bir süre tutsak yaşayacaktır.

Bu acıları yaşayıp da şiirine yansıtmaması beklenemezdi elbette. Haliyle kalemi o yönde evrildi. Evrildi; fakat şiirlerin çevirisini üstlenen

Ahmet Cemal’e kulak verecek olursak:

“Celan, benzetmeleri için anadilinde var olan sözcüklerden yola çıkarak yeni sözcükler türetme yoluna hemen her şiirinde çokça başvuran bir şair.

Şiirlerin bir başka dile çevrilmesini hayli zorlaştıran bu durumdan kaynaklı umarım bu işin üstesinden ‘yaklaşık olarak’ gelebilmişimdir.”

Zira Almanca, Fransızca, İtalyanca ve Rusça’ya hakim bir şairden bahsediyoruz.

Zor bir ürün var elinizde. Ölüm başta olmak üzere ‘zaman, insan ve bir nebze umudun’ konu edinildiği şiirler bunlar.

Yaşamına son verme ayrıcalığını ‘Seine Nehrine’ emanet eden de biriydi.

Buyurun.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Paul Celan' ı bize ulaştıran Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'na büyük bir teşekkür borçluyuz. Celan'ı tanıma ve şiirlerini okuyup anlama fırsatı sundum sayelerinde.
Ellerin Zamanlarla Dolu Paul Celan'ın kendi derlediği bir kitap değil. Sevgili Ahmet Cemal’in Paul Celan'ı ülkemizde okutmak için derleyip çevirdiği, Şairin 8 şiir kitabından seçilmiş şiirlerden oluşuyor. Ahmet Cemal önsözde bu konu hakkında şöyle söylüyor;

Yaşadığı süre içerisinde Paul Celan’ın sekiz şiir kitabı yayımlandı. Bu şairi Türk okuruna tanıtmanın yollarından biri, bu kitaplar içerisinden birini seçip çevirmek olabilirdi. Ama böyle bir seçim, daha en baştan bu şairi, özellikle üslubu ve bu üslubun zaman içerisinde geçirdiği değişimler bağlamında, eksik tanıtmayı göze almak anlamına gelirdi. Özellikle Paul Celan’ ın. Bu nedenle ben, bu dizinin editörü ve değerli dostum Rûken Kızıler’e Celan’ın bütün kitapla­ rındaki şiirler içerisinden bir seçki oluşturmayı önerdim. Ellerin Zamanlarla Dolu başlıklı seçki, onun da bu öneriyi desteklemesi sonucu oluştu. Şiirlerin seçimine ait sorumluluk bütünüyle bana aittir. Bu arada çeviri konusunda da kısa bir açıklama yapmam gerekiyor. Celan, benzetmeleri için anadilinde var olan sözcüklerden yola çıkarak yeni sözcükler türetme yoluna hemen her şiirinde çokça başvuran bir şair. Bu yol, şairin anadilini benzetmeleriyle sürekli zenginleştirmesine yol açarken, şiirlerin bir başka dile çevrilmesini de hayli zorlaş­ tıran bir durum ve çevirmen de benzetmelerin aktarımında aynı etkiyi en azmdan olabildiğince sağlayabilmek için, amaç-dilde sürekli sözcük türetmek zorunda.
Umarım bu işin üstesinden “yaklaşık olarak” gelebilmişimdir!

Ahmet Cemal
2015, Moda

Kitabı başka bir biçimde ele alırsak şairin gerçekten varoluşsal sorunlar içinde boğulduğunu, dünyanın hiçbir zaman düzelmeyeceğine inandığını ve Tanrının nasıl hâlâ tanrı olduğunu sorgulayan keskin uçları olmayan şiirleri olduğunu söyleyebilirim. Şairi ve şiirlerini en yalın şeklinde ifade edebilecek kelimeler kesinlikle sakin ve derin kelimelerini kullanırdım. Tüm şiirleri derin ve gerçekten sakin bir oluşumu içeriyor. Keşke daha çok kitabı Türkçemize kazandırılabilse de her eserini okuyup inceleyebilsek ve onu daha iyi tanıyabilsek.

(Not: Paul Celan'ın kendi sesinden https://youtu.be/tJr0PxPnFvg )

Yazarın biyografisi

Adı:
Paul Celan
Unvan:
Rumen Şair.
Doğum:
Romanya, 1920
Ölüm:
Paris, 1970
Paul Celan (d. 23 Kasım 1920 - ö. 20 Nisan 1970), Yahudi asıllı Rumen şair. Romanya'da doğmuş olmasına rağmen II. Dünya Savaşı sonrası dönemdeki Alman şiirinin önde gelen temsilcilerindendir.

920 yılında Romanya'nın Czernowitz kasabasında dünyaya geldi. Asıl adı Paul Antschel'dir. 1937/1938 yıllarında ilk şiirini yazdı. 1938 yılında tıp eğitimine başladı fakat II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla Romanya'ya döndü. Savaşın sonuna kadar on sekiz ay toplama kampında tutuldu. 1944 yılında İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne girdi ve ilk şiir kitabını yayınladı. 1945-1947 yılları arasında Bükreş'te çevirmenlik ve düzeltmenlik yaptı, 1948 yılında Paris'e yerleşti. 1955 yılında Paul Antschel ismiyle Fransız vatandaşlığına geçti. 1958 yılında Bremen edebiyat ödülü aldı. 1963 yılında bir psikiyatri kliniğine yerleşti Tahmini olarak 20 Nisan 1970'da Paris'te kendini Seiné Irmağı'na atarak yaşamına son verdi. Cesedi 1 Mayıs 1970 de bulundu. Ölümünden sonra eserleri yayınlanmaya debvam etti.

Yazar istatistikleri

  • 67 okur beğendi.
  • 354 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 359 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.