Paul Cleave

Paul Cleave

8.0/10
177 Kişi
·
459
Okunma
·
41
Beğeni
·
3.242
Gösterim
Adı:
Paul Cleave
Unvan:
Yeni Zellandalı Yazar
Doğum:
Christchurch, Yeni Zellanda, 10 Aralık 1974
Yeni Zellandalı polisiye roman yazarı. Yeni Zellanda, Fransa, ABD ve Avustralya'da en çok okunanlar listesine girmiş ve polisiye kitap dalında ödüller almıştır.
"Ne okumak istiyorsun?"
"Avukat olmak istiyorum. Ya da oyuncu."
"İkisi de aynı şey değil mi?"
Paul Cleave
Sayfa 93 - Pegasus Yayınları
.. çocuk ölçüsündeki tabutlar için bir piyasa olması bile bu dünyanın ne kadar berbat bir yer olduğunu kanıtlıyordu.
Bütün katiller canavar değildir;bazılarının öldürmek için geçerli sebepleri vardır.
Mezarların çoğu yaşamak için çok yaşlı, ölmek için çok genç ya da hayatta kalmak için çok şanssız olanlara ait.
Tartışmak istiyordum, ama bir rahibin duymadığı ya da hazırlıklı olmadığı hiçbir iddia olamazdı. Cevapları anlamsız olabilirdi, ama bu cevaplar doktrindi, durmadan tekrarlanmak için vardı; sanki tekrarlanmak onları haklı çıkaracakmış gibi. Cebimden bir fotoğraf çıkarıp ona karımı ve kızımı gösterebilirdim, ama Peder Julian onları tabii ki hatırlıyordu. Kaza sırasında Tanrı'nın nerede olduğunu sorabilirdim, ama Peder Julian, Tanrı seven, Tanrı'dan korkan insanların kullanacağı türde dogmatik bir cevap verirdi. Özellikle genelleyici, "Tanrı gizemli şekillerde çalışır," sözünü ne zaman duysam çığlık atasım gelirdi.
Paul Cleave
Sayfa 74 - Pegasus Yayınları, 1. Baskı. Çev: Zeliha Babayiğit
Alkolizmin hastalık olduğunu söyleyen insanların canı cehennemeydi. Kanser de bir hastalıktı. Kanserli insanlara alkolizmin bir hastalık olduğunu söyleyin ve bir de onların yorumlarını dinleyin. İnsanlar içki içmeyi seçiyordu. Ama lösemi olmayı seçmiyordu.
Paul Cleave
Sayfa 197 - Pegasus Yayınları, 1. Baskı. Çev: Zeliha Babayiğit
Karım ve kızım arabada değildi. Yürüyorlardı. Onlara çarpan bir sürücü adayı değil, deneyimli bir sürücüydü. Bir sürü alanda deneyimliydi. En çok da içki içme alanında. Bir mil uzunluğunda sabıka kaydı vardı. Tekrar tekrar suç işliyordu. Kenara çekilip ceza verilecekti. Arabasına ve lisansına el konacak, o da bir süre sonra hepsini geri alacaktı. Bu bir rutin hâline gelmişti. Her seferinde yeniden yollara çıkıyordu. Dünya her seferinde ona izin veriyordu. Cezaların artırılması fark etmiyordu. İçkili araba kullanma cezalarını, mortgage hesabını tırtıklayarak ödüyordu. Ceza sistemi bir şey yapmıyordu. Yalnızca her seferinde bu kez birini öldürdü mü acaba diye topluca iç çekiliyordu. Kimsenin umurunda değildi. Cezalarını ödediği sürece gelir kaynağı sayılırdı. Vergi kaynağı. Ülke için iyi biriydi.
Paul Cleave
Sayfa 146 - Pegasus Yayınları, 1. Baskı. Çev: Zeliha Babayiğit
• Temizlikçi okuduğum ilk Paul Cleave romanı. Kitabı genel itibariyle beğendiğimi söyleyebilirim ancak 150 sayfa civarına kadar zaman zaman sıkıldığımı eklemekte de fayda var. Okuduğum polisiye-gerilim kitaplarında temponun hiç düşmemesine o kadar alışmışım ki Temizlikçi'de kimi yerlerde şu sayfa bir an önce bitsin diye düşündüğümü hatırlıyorum.

•Ana karakterimiz Joe polis merkezinde temizlikçi olarak çalışan, dışardan bakıldığında zararsız ve hafif kaçık biri. Herkes gibi Joe'nun da sırları var en büyük sırrı ise aylardır şehrin ve dedektiflerin gündeminde ilk sırada yer alan seri cinayetlerin faili olması. Polis merkezinde soruşturmanın gidişatıyla ilgili bilgilere kolaylıkla ulaşan Joe'nun , şehirde işlenen cinayetlerden birinin kendisini taklit etmeye çalışan bir katil tarafından gerçekleştirildiğini öğrenmesiyle kovalamaca başlıyor.

• Temizlikçi bu türde saygı duyduğumuz ve belirli bir okur kitlesi olan diğer yazarların kitapları kadar etkilemese de katilin zihninden geçenleri okuyabileceğiniz, çocukluk travmalarının yetişkin hale gelmiş bireyde ne gibi etkilerinin olabileceğini gösteren bir kitap.
Kitabı yaklaşık üç günde, kısıtlı vakitlerde okudum. Ve gerçekten yine büyük keyif aldım. Paul Cleave romanlarını çok seviyorum. Yazarın zekası, işlediği konular her zaman beni derinden etkiler.
Koleksiyoncu için incelemelere baktım tabi ki. Ancak okuyup okumamak konusunda bir fikir edinemedim yapılan incelemelerden.. Ben de okuyup, kendi incelememi yazayım dedim.
Öncelikle kitabın giriş bölümü çok iyiydi. Hemen ana konuya gelmek istedim okurken. Konudan biraz bahsetmek gerekirse; yirmi yıl akıl hastanesinde kalan Adrian seri katillere aşırı derecede takıntılıdır. Onların hayatlarını araştırmakla yetinmeyip, onlardan eğitim almak istemektedir. Ve bu sayede üniversitede profesör ve aynı zamanda 'koleksiyoncu' olan Cooper Riley ile ilgilenmeye başlar. Bu arada hapisten çıkan dedektifimiz Theodore Tate de geçmişte yaptığı hataları telafi etmek için, kaybolan Emma Green'i aramaya başlar. Koleksiyoncu ile yolları kesişecek midir; bunu okuyup göreceksiniz..
Yorumuma gelince, her bölümü heyecanlı, bazı yerleri tahmin edilemeyen, okuyucuyu şaşırtan birçok olaya sahipti kitap.. Gerilim ve kovalamaca sevenler, zeki bir kurgulama arayanlar mutlaka okumalı derim.
Uzun zamandır polisiye roman okumuyordum (yaklaşık 6 senedir), son okuduğum polisiye romanı hiç beğenmemiştim. Polisiye romanlara karşı bir soğukluk kaptım. Mezarcı bu soğukluğu biraz da olsa kırmama sebep oldu. Neden mi biraz, anlatayım.

Theodor Tate, romanımızın baş kahramanı. İki sene öncesine kadar polis olup meslekten ihraç edilen bir özel dedektif. Çökmüş bir insan, iki sene öncesinde bir trafik canavarı yüzünden beş yaşındaki kızını kaybetmiş ve karısı da felç geçirmiş. Hayattan pek de ümidi olmayan biri. Roman kahraman bakış açısıyla anlatılıyor, yani Dedektif Tate'in ağzından. Bu durum son 100-150 sayfada beni biraz sıktı açıkçası, çünkü karakteri öğrenince bir süre sonra ağzından çıkacak kelimeleri de tahmin edebiliyorsunuz.

Yazar Paul Cleave, Yeni Zelanda'nın güneyindeki en büyük şehir olan Christchurch doğumlu. Christchurch, 400 bini aşkın nüfusu olan eski yapılarla kaplı bir şehir. Kitap nerede geçiyor bilin bakalım: Christchurch'te! Bunu size söyleme sebebim öyle büyük bir şehirle karşılaşmayacak olmanız, kitapta geçen mekânlar çoğunlukla aynı. Dedektif Tate, bir kez gittiği yere ilerleyen sayfalarda tekrar tekrar uğruyor ve bu durum da bir süre sonra sıkılmanıza sebep olabiliyor. En bariz örnek, kitabın adından da anlaşılabileceği gibi mezarlık :) 432 sayfalık kitabın 150-200 sayfalık bölümü mezarlık ve yanındaki kilisede geçiyor.

Kitap genel olarak sıkıcı değil, ama yukarıda belirttiğim nedenlerden sıkılma ihtimaliniz var. Polisiye türünde daha iyi örnekler bulabileceğinizi düşünüyorum, ama genelde ABD'nin metropollerinde veya İstanbul'da geçen polisiye romanlarından sıkıldıysanız bir göz atabilirsiniz.
Kİsa ve özetle ben pek sevemedim. Çok karışık bir kurgusu vardı. Cinayet romanıydi ama arada hayaletler fln gorunuyordu. Karışık değişik bir kitap . Sevmedim ....
Yazarın akıcı ve sade anlatımıyla bir çırpıda okunabilecek bir cinayet romanı.Katili tahmin etmek güçtü bu da romanın sürükleyiciliğini ve çekiciliğini arttırıyordu.Kızını trafik kazasında kaybeden eski bir dedektifin ağzından yazılmış ve olay örgüsü zekice tasarlanmış. Bu türde sevenlere tavsiye edebileceğim bir roman.
Basit ve duru bir anlatım. Eğer polisiye gerilim okumak istiyorsanız ve bir katilin gözünden işlenen cinayetlere tanık olmak isterseniz okuyabileceğiniz bir kitap.

Seri katilimiz sevimli ve herkes tarafından akılsız sanılan Joe. Onun dünyasına tanık olacak, annesini tanıyacak, ona aşık olan - Joe'nin aptal olarak gördüğü - Sally ile ip uçlarını takip edecek ve sonunda polis sirenleri kafanızda yer edecek şekilde sona ulaşacaksınız.

Okurken zorlanmayacaksınız, sıkılmayacaksınız ve mutlaka birilerine tavsiye edeceksiniz diyebilirim. Fakat yine de beklentinizi çok yüksek tutmayın. Kitaplar bazen okuyucuya ihanet edebilirler ;)
Kurgusu kesinlikle muhteşem nefessiz okunmayı hak edecek kadar hemde oldukça başarılı üslup ve sıfıra yakın yazım hatasıyla gözümü de zihnimi de doyurdu demek yerinde olur ona keza Paul Cleave peşi bırakılmayacak harkulade bir kurgucu...
Öyle bir kitap ki ben korkmam diyen insana bile karanlıkta giderken arkasına bakma hissi uyandırıyor şizofren bir babanın küçük oglu o bankada kendi elleriyle kurdugu hayata elveda ederek aslınsa olmak istemedigi bir adam olup cıkıyor ölen kişilerin nasıl öldürüldügü ise en güzel yerleri insan bazen korksada okumaktan kendini alamıyor zevkli ve kanlı bir öykü kader yazılmışsa degistirmeye çalışmak sadece olacakları geciktirmeye yarıyor
Daha önce Stephen king ya da tess gerritsen okuduysanız bu roman belki daha az heyecan yaratabilir. Ve okumaya başladıysanız roman asıl 200. Sayfadan sonra başlıyor ve ışte o zaman evet bu bir polisiye romanı diyorsunuz.. size katacağı en güzel şeyde insanların aslında göründüğü gibi olmadığıdr
Son zamanlarda okuduğum en sürükleyici cinayet romanlarından biriydi.2 yıl önce kızını bir kazada kaybeden, karısı da dünyayla bağlantısını kesen Theo polislikten de atılmış. Mezarlıktan çıkan cesetlerle birlikte, kendini bir dizi cinayetin peşinde, katili ararken buluyor. bu macera içerisinde , sık sık hayatın nasıl tesadüflere ve şansa bağlı olabileceğini sorguluyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Paul Cleave
Unvan:
Yeni Zellandalı Yazar
Doğum:
Christchurch, Yeni Zellanda, 10 Aralık 1974
Yeni Zellandalı polisiye roman yazarı. Yeni Zellanda, Fransa, ABD ve Avustralya'da en çok okunanlar listesine girmiş ve polisiye kitap dalında ödüller almıştır.

Yazar istatistikleri

  • 41 okur beğendi.
  • 459 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 219 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları