Peride Celal

Peride Celal

8.1/10
10 Kişi
·
49
Okunma
·
8
Beğeni
·
1.451
Gösterim
Adı:
Peride Celal
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, 1916
Peride Celal (d. 1916, İstanbul) yazar. İlk öyküsü Sedat Simavi'in Yedigün Dergisi'nde Ak Kız'ın Hikâyesi adıyla 27 Kasım 1935'te P. Gençay imzasıyla yayımlandı. Daha sonra Son Pasta, Cumhuriyet, Tan ve Milliyet gazetelerinde öyküler, röportajlar yayımladı. Roman da yazmaya başlayan yazar, Üç Yirmidört Saat adlı romanıyla Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'nü kazandı.
"Orada burada savaşlar, bir avuç toprak için cinayetler, özgürlüklere faşist baskısı, daha bir sürü canavarlıklar sürüp gidiyor. İçimizdeki çocuğu yok ettik, onun saflığını saklayamadık, aydınlıklar alacakaranlığa dönüştü."
Peride Celal
Sayfa 6 - Can Yayınları
Şimdi hiçbir şey düşünmeyeceğim, şimdi kendimi bomboş bırakacağım. Sonra, sonra!” diyorum. Olmuyor.
Bir şarkı mırıldanıyorlar uzakta:

`Mutlu sevda yoktur hayatta.’
`Mutlu dünya yoktur!..’ diye.
“Beni sevmesini bilmedin, beni hiçbir zaman anlamadın. Beni, kendi basit kadın dünyanın içine hapsetmek istedin.”
"Orada burada savaşlar, bir avuç toprak için cinayetler, özgürlüklere faşist baskısı, daha bir sürü canavarlıklar sürüp gidiyor. İçimizdekı çocuğu yok ettik, onun saflığını saklayamadık, aydınlıklar alacakaranlığa dönüştü. Doğayı bile kirletmeyı başardık sonunda. Gökyüzünü deldik, nehirleri, denizleri pislettik,suları zehirledik."
Kırklı yaşlarının sonlarında iki çocuk annesi Nuriye Selen'in konsolos eşi Nihat Selen'le çocuklarının geleceği üzerine konuşmak için çıktığı gemi yolculuğunda gençlik aşkı aynı zamanda unutamadığı bu aşk yüzünden hayatına hiçbir zaman odaklanamamış Nuriye Hanım’ın Yazar Sahir Kırtay’la karşılaşması. İki eski aşığın geriye dönük eleştiri, öz eleşrileri ve geminin diğer farklı mesleklerde renkli kişiliklerden oluşan yolcularının 1960 Türkiye’sinin o günkü siyasi tartışmaları, kuşak çatışmaları, farklı görüşler, farklı bakış açıları ateşli tartışmalar çevresinde yazılmış güzel bir hikaye.
Keyifle okudum.
Bir mektup sever olarak almıştım bu kitabı, içinde bir kaç öykü var kitaba ismini veren mektup öyküsü ise bir oğul'un babasına yazdığı bir mektup sonrası adamın bu mektup hakkında ki düşünceleri ve onda ki etkileşimlerini konu alıyor..
Yazarın anlatım dili'ni çok seviyorum. Özellikle kişi ve olayları, analizleri ve aktarımı çok iyi. Bu kitapta ki Macide karakterinin hafif depresif, hayata kızgın hallerini hem üzülerek hemde severek okudum. Tek sıkıntı fazla uzatılmış bir roman ve kelime hataları idi.
Osmanlı'nın son döneminden 12 Eylül darbesine kadar olan çok geniş bir zaman aralığında giden gelen bir yapıya sahip olan roman başlarda insanı biraz yorabiliyor. Bir kadın yazarın 24 saatini anlatırken insanın kendisi, sevdikleri ve çevresiyle olan çatışmalarını, hayata olan hesaplaşmasını okuyor aynı zamanda ülke gerçeklerini, yakın tarihimizdeki kırılmaları, sosyal ayrışmaları da net bir şekilde görüyorsunuz. İster istemez yaşamınızı sorgulayıp kendi iç hesaplaşmanızı da yapıyorsunuz. Sabırlı okurlara tavsiyemdir.
Bitti !!!
Tehkikeli bir peritonit ameliyatı geçirmiş eski yanan konağın hizmetçisi Dilber’in başında 3 gün beklenecektir. Doktor üç yirmidört sonunda ne olacağı belli olur demiştir. Refakat işini Fatma üstlenecektir, Çünkü Dilber bebekliğinde Fatma’ya annesinden daha iyi bakmıştır.
Roman bu üç günde Dilber’in hayatı, hanımı ve hanımının kızı Fatma ile yüzleşmesi, dahası Fatma ile annesinin yüzleşmesi ile geçecektir. Fatma annesinin kendisini neden sevmediğini düşünürken ya da aradaki bağın neden Anne kız ilişkisi içinde olmadığını anlayacaktır bu Zamana kadar dinlemediği annesinin hikayesini dinlediğinde.
Çok eski bir kitaptı 70lerde yazılmış. Dili ağırdır ya da anlaşılmazdır diye çok korktum. Konusunu çok merak ederek almıştım, İyi ki de almışım okumuşum diyorum. Dili hafifti ve sürükleyiciydi. Bu kitabın Satışı yok ben de sahaftan aldım. Güzel bir Soluk ve yüzleşme oldu benim için. Beğendim tavsiye ederim. 8/10

Yazarın biyografisi

Adı:
Peride Celal
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, 1916
Peride Celal (d. 1916, İstanbul) yazar. İlk öyküsü Sedat Simavi'in Yedigün Dergisi'nde Ak Kız'ın Hikâyesi adıyla 27 Kasım 1935'te P. Gençay imzasıyla yayımlandı. Daha sonra Son Pasta, Cumhuriyet, Tan ve Milliyet gazetelerinde öyküler, röportajlar yayımladı. Roman da yazmaya başlayan yazar, Üç Yirmidört Saat adlı romanıyla Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'nü kazandı.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 49 okur okudu.
  • 52 okur okuyacak.