Pınar Öğünç

Pınar Öğünç

YazarÇevirmen
7.3/10
23 Kişi
·
56
Okunma
·
7
Beğeni
·
1044
Gösterim
Adı:
Pınar Öğünç
Unvan:
Gazeteci,yazar
Doğum:
İstanbul, 1975
1975 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. 22 yaşında, bir haber dergisindeki iş görüşmesine yazdığı hikâyelerle giderek gazeteciliğe başladı. 1997’den bu yana çeşitli dergi ve gazetelerde muhabir, editör, köşeyazarı olarak çalıştı. Jet Rejisör (Roll Yayınları, 2006), İnce İş (İletişim Yayınları, 2009), Asker Doğmayanlar (Hrant Dink Vakfı Yayınları, 2013) adlı kitapların yazarı.
Erkeğin sağ kolu kadının omzunda, o salise porselenleşmiş bir biblo gibi duruyorlar. Önlerinden birörnek eşofmanlı bir erkekle bir kadın geçiyor koşarak. Kaldırım karolarında dört koşar ayak; hiç görmeseler sanki bir tay geçiyor. Hiç görmüyorlar; zaten içlerinden bir tay geçiyor.
Bu halde havadan mı konuşulur? Yutkunup "Bana karşı bir hoşlanman var değil mi?" diye soruyor erkek. Bu soruya, kendi başına asla soramayacağı bir soruyla karşılık veriyor kadın. "Senin?"
Oysaki bildiği yerden. "Kuşkusuz," diyor erkek. İstatistiği tutulmuş olsa daha önce hayatında hiç "kuşkusuz" dememiş. İkisinin de yüzü karşı kıyıya dönük, karşı kıyının tuval üzerine yağlıboya haline bakar gibiler. Bir sonraki tasarlanacak yeni bir harekete mahal vermesin diye milim kıpırdamadıklarından kendileri çoktan natürmort. "Benim de var," diyor kadın. Yüzünde tek kas oynamadan sesi gülüyor. Sabah serinliğinde birbirlerinin sıcaklığını duyuyorlar.
-Bu şehir köpekleri zengini fakiri biliyor. Öyle hırsıza, ayyaşa, deliye falan havlamak değil, kıyafetinden ayırıyor. Ucuzundansa başlıyor ulumaya.
+Öyle mi, ilginçmiş. Bir güvenlik riski mi görüyor acaba?
-Adam kaldırımdan yürüyor işte. Ne güvenliği? Fakirin kokusu mu var lan, onu mu alıyor eşşeğin evlatları? Evde bunları 'tut onu' diye çalıştırıyorlar mı, ne? Bak şimdi misal biz, biz değiliz diyelim. Buradan sen geçsen havlamazlar, bana parkı inletirler ama. Aha sana köpek testi.
"Bir derdin var doktora gidiyorsun. Diyor ki "Sıkıntıdan" Rahatlıyorsun. Sanki gerçekten hasta değilmişsin gibi."
Baksa Ali'yi erimiş görecekti, bitmiş görecekti, cümle dünyevi uzvu ve ruhunun tümüyle askılar arasında ellerini deri montlarda gezdiren o sarı kızın uydusu olmayı kabul etmiş görecekti.
Bayağılaşmamaya çalışılan bir tür romantizm.Bana arada “şu an montunun sol cebinde ne var?”, “kafanı sağa çevirince gördüğün üç şeyi yaz” gibi cümleler atardı.Hoşuma giderdi.
“Karşılıklı açık kalmış iki kapının bu garip cereyanında üşütmeye razı, donakalmıştım sanki.”
120 syf.
·7/10
Türk öykücülüğü belli bir rutine bağlamış durumda. Hep kederli öyküler, samimiyetsiz tespitler vs. Son dönemde giriştiğim genç öykücüler arasında bazen hikayeleri kimin yazdığını bile hatırlamıyorum o kadar benziyorlar birbirlerine. Bu kitap içinde kısmen benzer durum var. İlk öyküler dışında, akılda kalabilecek öyküsü yoktu. Ancak okutmayı başardı. Bir şans daha verilebilir.
En sevdiğim öyküler
"I Love You Şermin" ve "Hayvan Kaynakları" oldu.
122 syf.
·5/10
Hikayeye, romana göre daha mesafeliydim. Her zaman daha zor gelmiştir bana hikaye belki kısa olmasından. Belki derdini anlatmaya yetmez diye, romanda özgürsün uzun uzun istediğin detayı verir derdini illa anlatırsın diye düşünürdüm. Öyle güzel hikayeler okudum ki önyargım kırılmıştı. Bu kitabın da reklamı çok mu yapıldı bilmiyorum sürekli karşıma çıktı bir şekilde aldım fakat tanıtıldığı kadar iyi gelmedi bana. Etkileyen bir hikaye olmadı. Bilmiyorum, ben beğenemedim aslında yer yer farklı güzel fikirler var gibiydi ama sanki biraz daha dinlenmesi ya da demlenmesi mi gerekirdi. Öyle hissettirdi.
120 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Pınar Öğünç hayatın içinden öyküler ile karşımıza çıkıyor bu kitapta. Samimi öyküler bunlar, hep bir keder var, bizleri yansıtıyor. Bir sürüklenişi var insanların, bunu görüyorsunuz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Pınar Öğünç
Unvan:
Gazeteci,yazar
Doğum:
İstanbul, 1975
1975 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. 22 yaşında, bir haber dergisindeki iş görüşmesine yazdığı hikâyelerle giderek gazeteciliğe başladı. 1997’den bu yana çeşitli dergi ve gazetelerde muhabir, editör, köşeyazarı olarak çalıştı. Jet Rejisör (Roll Yayınları, 2006), İnce İş (İletişim Yayınları, 2009), Asker Doğmayanlar (Hrant Dink Vakfı Yayınları, 2013) adlı kitapların yazarı.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 56 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 61 okur okuyacak.