Geri Bildirim
R. A. Salvatore

R. A. Salvatore

8.1/10
347 Kişi
·
1.216
Okunma
·
49
Beğeni
·
4.116
Gösterim
Adı:
R. A. Salvatore
Tam adı:
Robert Anthony Salvatore
Unvan:
ABD'li fantezi kurgu ve bilim kurgu yazarıdır
Doğum:
Leominster, Massachusetts, 20 Ocak 1959
ABD'li fantezi kurgu ve bilim kurgu yazarıdır. En çok Unutulmuş Diyarlar romanları, İblis Savaşları Destanı ve Yıldız Savaşları romanları ile bilinir.

Salvatore en:Leominster, Massachusetts'de doğdu. Yedi kişilik bir ailenin en küçüğü idi. Karısı Diane ve üç çocuğu ile birlikte halen orada yaşamaktadır. İyi bir sporcu olan Salvatore, beyzbol, halter ve buz hokeyi ile uğraşmaktadır. Faal olarak hokey koçluğu da yapmıştır. Kendisine yılbaşı hediyesi olarak gelen J. R. R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi'ni okuduktan sonra bilgisayar okumak isteyen Salvatore, edebiyat ve gazeteciliğe yöneldi. İletişim diploması aldığı üniversiteden bir de İngilizce diploması aldı. Yazar olmadan önce barlarda sorun çıkaranları dışarı atarak hayatını kazanıyordu.

İlk basılan ilk romanı 1988'de TSR'dan çıkan Buzyeli Vadisi Üçlemesi'nin ilk kitabi olan Kristal Parçası'dır. New York Times Bestseller listesinden aylarca inmeyen eserlere imzasını attı. Unutulmuş Diyarlar için birçok kitap yazdı. Ayrıca İblis Savaşları Destanı, kendi oluşturduğu kurgusal dünya Corona'da geçen birkaç roman ve Yıldız Savaşları romanları yazdı.

En tanınmış karakterleri arasıda drow Drizzt Do'Urden yer alır.

Romanlara ek olarak Unutulmuş Diyarlar: Şeytan Taşı (Demon Stone) adlı video oyunun da hikâyesini yazdı. Oyun Atari tarafından yayınlandı.

Yoğun ve ayrıntılı savaş sahneleri ile tanınmaktadır. Bunda eski bir boksör ve kabadayı olmasının etkisi olduğu sanılmakta.
Ne de olsa erkekler. Küçük ayrıntıların önemini anlamayacak kadar budala olurlar.
R. A. Salvatore
Laika Yayınları
Hayatta hiçbir şey intikam açlığı kadar anlamlı değildir !
R. A. Salvatore
Sayfa 44 - Pdf
"Hiçbir şey, değerini gerçekten anlamadan yitirdiğimiz bir şeyin, bir kimsenin boşluğu kadar yanamaz yüreğinizde."
Hayatta kalmaktan fazlasını yap, oğlum, benim hayatta kaldığım gibi değil. Yaşa! Yüreğinin çağrısına sadık kal.
Bir Kara Elf...
İki büyülü kılıç...
Bir bilinmeyen düşman...
Ve kana susamış bir işgalci sürüsü...
Drizzt Do'Urden candır. Candır; çünkü imrenilecek bir hikâyeyle, nicesini okuduğumuz, izlediğimiz, klişelere boğulmuş fantastik dünyaları anlatan eserler arasında özellikle de bu üçlemede cidden etkileyici, hatta belki de muazzam sayılabilecek bir kıvamda anlatılmıştır.

Drizzt Do'Urden, Menzoboranzan adındaki karanlık altı yurdunda, örümcek kraliçe Lloth'a ve onun ilkelerine, yani öldürmeye, ihanet etmeye, sırtından vurmaya, karanlığa ve karanlık olana tapmaya, iktidar için varolmaya dayalı kastlarla dolu, tamamen şiddeti övüp yücelten bir toplumda yerini, kimliğini, varlığını sorgulayan ve bu toplumu, bu kimliği, inancını, tanrısını reddedip kendi kimliğini, kendi toplumunu, inancını ve tanrısını arayan cesur ve güçlü, sevgi dolu bir kaybolmuşun hikâyesidir. Karakterlerimizin başına ne gelirse gelsin, bizde gerçeklik hissi yaratan, hikâyesini umursamamızı sağlayan bir anlatıcıya hepimizin canı feda. Salvatore bu üçlemede, herhalde Drizzt serisinin en güçlü, en edebi, en canlı hikâyesini anlatırken karşımıza varolmak, kimliğini bulmak, kendine ait olacak bir toplum, bir yer, sığınacak bir tanrı arayan bir gezgin, bir yalnız çıkararak gerçekten de hiç unutulmayacak bir karakter çalışması da yapmış oluyor. Ailemizi seçemeyiz, ama onun dışında herşeyi seçebiliriz belki de... Allah'ın arzı geniş değil miydi, diye seslenilenler gibi Drizzt de, o da çünkü aramaya başlıyor...tarihinin, geçmişinin, atalarının, genlerinin ona dayattığı herşeyi, değerleri, bakış açısını, inancını ve yaşam biçimini reddederek arıyor, arıyor, arıyor. Aramakla bulunmaz ama bulanlar arayanlardır, diyen o kadim ve güzel söz, sanki Drizzt için de söylenmiş gibi..

Benim için çok ama çok özel bir eser bu. Kimlik meselesini çok önemsediğimi daha da net görüyorum..bir karakterin hayatının birden bire değişmesi, bambaşka bir hâl alması, dönüşmesi beni çok etkiliyor...yoksa benim kırk beşlik hayatımın büyük bölümü de böyle geçtiği için mi acaba? Katzenbach'ın Psikoanalist'inde ya da Rice'ın Vampirle Görüşmesi'nde büyük heyecanla okuduğum bu dönüşümler, bu ağrılı sancılı devrimler Anayurt'ta ve üçlemenin diğer kitaplarını okurken de aynı hissi verdi bana. Drizzt ararken, aradığı kara elfe dönüşmeyi beklerken ve bunun için mücadele ederken bize aslında insan olmanın güzelliğini ve insana teklif edilen büyük macerayı ve keyfi hatırlatıyor, buna dikkat çekiyor. İnsanın yüceltildiği, insan olmanın onurunu biraz da reddetmekte, uymamakta, aramakta, bir yola kendini vurmakta bulan bir eser bu. Yazarımız bu ilginç, güçlü, sevgi dolu kara elf aracılığıyla onun ahlâki arayışlarından yola çıkarak dünyada en önemli maceranın belki de kendimizi bulmak olduğunu söylemek istiyor. Ve bunu rahatça okunan, keyif veren, yalın ve basit bir dille yapıyor.

Salvatore bildiğim kadarıyla hâlâ drizzt'in maceralarını yazmaya devam ediyor. Bir kaç devam kitabını okudumsa da savaşmaktan başka bir özelliği olmayan, anayurt, sürgün-göç üçlemesindeki derinliğin ve orijinalliğin kaybolduğu eserlerdi ve bu yüzden devamını getirmedim...

Ama, ne olursa olsun, Drizzt Do'Urden candır.

Demedi demeyin:)
Uzun süredir kitaplara ve incelemelere biraz da olsa uzaklaştım çünkü düğün ve ev telaşı inanın çok yorucu, zaman alıcı. Neyse bu kitaba başlayalı belki 3 ay oldu ama bırakmak zorunda kaldım. Çünkü kitap elimde değildi ve netten indirdiğim pdf'den okumaktaydım. Sonra gerek pdf'in bozukluğu ve gerek zaman olmaması kitabı bıraktırdı... Upuzun bir aradan sonra 10 gün önce elime aldım ve bitirdim.

Kitabın bir üçleme olduğu söyleyeyim başta. Böylesine fantastik, hayal ürünü bir roman okumamıştım. Okumamda emeği olan Mustafa Tamer Akder'e çok teşekkür ederim. İncelemeye geçersek:

İlk defa bu türde bir eser okuyacağım için şaşkın ve heyecanlıydım. İlk başlarında geçen farklı isimler beni zorladı. Normal Türkçe isimler beklemeyin. Sonra bu isimlerin açıklamaları ve romanın ilk kurgusu oluşmaya başlayınca taşlar yerine oturdu. Çeşitli aileler var ve bu ailelerin sıralaması var. Aileler ilerlemeye çalışıyorlar. Bir ailenin tamamen yok edilmesi gerekiyor kural bu. Neyse olaylar falan filan. Bizim Drizz bir savaşçı. Ailenin iyi üyeleri de bir okula götürülüyor. Bu bakımdan büyücülük bölümü ve rahibelerin olması beni Harry Potter'a benzetmemi sağladı. Orada da aynı şekilde savaş, puan toplama ve büyüler vardı. Aslolan ise Drizz'in karakteri... Savaşa ve öldürmeye karşı, düzene karşı doğruyu bulup dik durabilen, duygusal ve yürekli birisi. Yani olması gereken biri gibiydi.

Etkileyici, macera dolu, heyecanlı ve güzel bir dille anlatılmış bu serinin ilk kitabını mutlaka tavsiye ederim. Gerçekten etkileyiciydi son bölümleri.
Seri Drizzt adlı bir Kara Elf'in yaşamını konu alıyor. Kara Elfler oldukça kötü bir ırk, herkes birbirinin sırtına bıçak saplamaya ve bir üst mevkiye geçmek için can atan bir şekilde yaşıyor. Yeraltında yaşayan bu Drowların dünyasında sadece kötü duygular hakim. tüm bunların arasında da Drizzt çok farklı bir drow ve bu dünyayı anlamaya çalışan ancak adapte olamayan bir kara elf.

Başlangıç kitabı olarak gayet iyiydi, geçtiği dünya genel olarak farklıydı, kadınları erkeklerden daha yetkili ve güçlüydü, herkesin sadece hırs ve kötü duygularla dolu olması da genel olarak şaşılası olmasa da iyi duyguları bulamayınca farklı geliyor biraz. Onun dışında kurgusu ve hikayenin gidiş yönü çok farklı değil, hatta alışıldıktı. Yine de seri kendini okutturma potansiyeli ola bir seri. Şimdilik mükemmel değil belki ama diğer kitapları merak ediyorum, keşke alsaydım diyorum.

Kitabı genel olarak sevdim ve başarılı buldum ancak Parlayan Sözler gibi çok güçlü bir kitabın ardından okumuş olduğum için ister istemez tam keyif alamadım. :D
Kitapta bazı yazım hataları ve iyi çevrilmemiş cümleler vardı ancak çok sorun olmuyor.
Drizzt Efsanesi, efsane olabilecek nitelikte bir seriye benziyor. Kısa zamanda diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Fantastik kurgu seviyorsanız bir göz atın derim.

http://yorumatolyesi.blogspot.com/2017/03/anayurt.html
Lys sınavlarından sadece 3 gün önce elime geçen serinin başlangıç kitabı.Sınava kadar serinin 3 kitabını bitirdim söylemesi ayıpMenzoberrenzan'da Drizzt Do Urden'in kendini arayış çabası,nefes kesici bir üslupla ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.Fantastik kitaplara ilgisi olup Drizzt'in maceralarını okumamak büyük bir kayıp zannımca.Keyifli okumalar...
Bu kitap 26 kitaplık serinin en önemli kitaplarından biridir. Drizzt Do'Urden kendi ırkının ne demek olduğunu öğrendiği ve nefretinin odakladığında ne kadar gözü kara , vurdumduymaz bir karakter olduğunu fark edeceğiniz bir kitap. Drizzt Do'Urden benim için okuduğum kitaplar içinde en sevdiğim karakterlerden biri iç dünyasındaki gelgitleri nedense çok seviyorum. :D
Her ne kadar serinin üçüncü kitabı olarak gözükse de olaylar önceki kitabıyla bağlantılı değil. Unutulmuş Diyarlar çok geniş bir evren olduğundan seri olarak bahsedilmesi; birbirleriyle aynı zaman dilimi içinde geçmesinden kaynaklanıyor. Yoğun fantastik ögeler ve ön planda tanıdığımız karakterler var. Kronolojik olarak bu seriden sonra hangisi geliyor bilmiyorum ama bu kitabın sonunda oluşan olaylar ile devam serisi fena halde merak ettirici gözüküyor.
Sadece böyle bir giriş için bile okunacak çok kıymetli bir kitap.

Ne bir yıldız süsler bu ülkeyi bir şirin gizemli parıltısıyla, ne de güneş yaşam dolu ılık ışıklarını gönderir buralara. burası karanlıkaltı'dır; unutulmuş diyarların telaşlı yüzeyi altındaki gizli dünya. burada gökyüzü acımasız bir kayadır. duvarlar, ölümün, buraya gelme yanılgısına düşecek kadar budala yüzey canlılarının meşale ışığı ile grileşmiş rengini yansıtır. burası onların dünyası değildir. burası ışığın dünyası değildir. buraya davetsiz gelenlerin çoğu geri dönmezler.

Yazarın biyografisi

Adı:
R. A. Salvatore
Tam adı:
Robert Anthony Salvatore
Unvan:
ABD'li fantezi kurgu ve bilim kurgu yazarıdır
Doğum:
Leominster, Massachusetts, 20 Ocak 1959
ABD'li fantezi kurgu ve bilim kurgu yazarıdır. En çok Unutulmuş Diyarlar romanları, İblis Savaşları Destanı ve Yıldız Savaşları romanları ile bilinir.

Salvatore en:Leominster, Massachusetts'de doğdu. Yedi kişilik bir ailenin en küçüğü idi. Karısı Diane ve üç çocuğu ile birlikte halen orada yaşamaktadır. İyi bir sporcu olan Salvatore, beyzbol, halter ve buz hokeyi ile uğraşmaktadır. Faal olarak hokey koçluğu da yapmıştır. Kendisine yılbaşı hediyesi olarak gelen J. R. R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi'ni okuduktan sonra bilgisayar okumak isteyen Salvatore, edebiyat ve gazeteciliğe yöneldi. İletişim diploması aldığı üniversiteden bir de İngilizce diploması aldı. Yazar olmadan önce barlarda sorun çıkaranları dışarı atarak hayatını kazanıyordu.

İlk basılan ilk romanı 1988'de TSR'dan çıkan Buzyeli Vadisi Üçlemesi'nin ilk kitabi olan Kristal Parçası'dır. New York Times Bestseller listesinden aylarca inmeyen eserlere imzasını attı. Unutulmuş Diyarlar için birçok kitap yazdı. Ayrıca İblis Savaşları Destanı, kendi oluşturduğu kurgusal dünya Corona'da geçen birkaç roman ve Yıldız Savaşları romanları yazdı.

En tanınmış karakterleri arasıda drow Drizzt Do'Urden yer alır.

Romanlara ek olarak Unutulmuş Diyarlar: Şeytan Taşı (Demon Stone) adlı video oyunun da hikâyesini yazdı. Oyun Atari tarafından yayınlandı.

Yoğun ve ayrıntılı savaş sahneleri ile tanınmaktadır. Bunda eski bir boksör ve kabadayı olmasının etkisi olduğu sanılmakta.

Yazar istatistikleri

  • 49 okur beğendi.
  • 1.216 okur okudu.
  • 19 okur okuyor.
  • 556 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları