Rachel Caine

Rachel Caine

Yazar
8.0/10
445 Kişi
·
1.578
Okunma
·
38
Beğeni
·
4.307
Gösterim
Adı:
Rachel Caine
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri, 27 Nisan 1962
Yazarın gerçek ismi: Roxanne Longstreet Conrad. Bilimkurgu, korku, fantastik roman türlerinde eser veren Amerikalı yazar. Kitaplarında kullandığı bir diğer isim Julie Fortune'dur.
Clarie, insanlar ... kıvılcım gibidir. Güzel ve büyük bir şeyin kıvılcımlarıdır. Bazı kıvılcımlar ise diğerlerinden daha parlaktır.
“Gerçek hayatta, düşmanlarını gözetlediğin kadar, arkadaşlarını da gözetlesen iyi edersin. Dostların seni hiç beklemediğin bir anda sırtından vurabilir.”
454 syf.
·14 günde·5/10 puan
Kitap resmen elimde süründü, okumak istemedim, bitirmek için kendimi zorladım. Neden? Mantıksızlıklar ve saçmalıklar yüzünden. Bunları tek tek yazmaya dahi isteğim yok gerçekten ama bahsetmek istediğim bir kaç tanesi var.

Naomi ve sahip olduğu yeteneği, başlı başına bir saçmalık mesela. Merak ediyorum, madem böyle bir yeteneği vardı, bundan bir önceki kitapta niye kullanmadı? Hani o kitapta, kimse Naomi'yi sallamıyordu, hani neredeyse ölecekti... O anlarda neden kullanmadı bu kadın yeteneğini? Hadi o kitapta kullanmadı, bu kitabın sonunda neden kullanmadı? Neden herkes üzerinde bu yeteneğini kullanarak, planını garantilemedi? Neden ya neden? Çıldırmamak işten değil!

Myrnin ve Claire arasında yaşananlara ne demeli? Saçmalığın kaçıncı boyutuydu o yaşananlar, inanın ben de bilmiyorum.

Sonra Jenna, Miranda ve hayaletleri kapsayan, inanılmaz garip bir muhabbet vardı. Muhtemelen, finaldeki o olayı çözmek için yazılmışlardı ama o kadar temeli olmayan bir muhabbetti ki bu, anlamsız olmaktan bir adım öteye gidemedi.

Seçim mevzusu neydi peki? Hiçbir yere varmayan, hiçbir anlamı olmayan bir mevzuydu ve bizimkilerin seçmen olarak düşündüğü kişi tam bir komediydi. Akıllılar, zekiler diye çok övdük de nazar değdi bunlara herhalde. Bu seçim mevzusunda yaptıklarının başka bir açıklaması yoktu yani.

Kitabın sonunda Michael üzerinden gelişen olaylar, en kötüsüydü hele. Bu kısımlar çok mantıksız değildi, kabul. Ama çok sinir bozucuydu. Özellikle Shane'nin verdiği tepkiler, beni delirtti. Anlayış gösterelim dedik, Isırık Kulübü kitabında yaptıklarını bile affettik ama bitti artık. Shane'nin, bendeki tüm kredileri bitti.

Ayrıca tüm bu mantıksızlıkların haricinde kitapta ciddi bir kopukluk da vardı. Mesela Claire'nin başının ciddi anlamda tehlikede olduğu bir sahnede, tam Claire tehlikeyle burun burunayken bölüm bitti. Sonra başka bir karakterin gözünden anlatılan diğer bölüme geçtik ve o bölümde gördük ki Claire, o tehlikeden kurtulmuş. Ama nasıl? Belirsiz. Bu denli büyük kopuklukların olması kötüydü.

Kitap, sonlara doğru biraz kendini toparlar gibi oldu ama ben finali de saçma buldum açıkçası. Claire'nin tepkisi ve verdiği karar, içimi biraz rahatlattı sadece. Haricinde, kitabı gerçekten sevmedim ve bu duruma çok da üzüldüm. Yazar, finale bu kadar az kalmışken niye bu kadar saçmaladı, onu da anlayamadım. Geldiğimiz bu noktada, inşallah yazar, kalan iki kitabı yazarken kendini toparlamıştır demekten başka da yapacak bir şey bulamadım.

Not: Kitabın çevirisi çok kötüydü. Sırf bu kötü çeviri yüzünden başıma ağrılar girdi hatta. Keşke serinin çevirmesini değişmeseydi.
280 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10 puan
İlk kitaptan bu yana yazarı en çok takdir ettiğim nokta; kurguladığı fantastik dünyayı, aşk ve dostluk mevzularının gerisine atmamasıydı. Evet, bu zamana kadar ki tüm kitaplarda, bizimkilerin romantik sahnelerini de, güzel dostluk ilişkilerini de, sakin ev hayatlarını da okuduk. Ama bunlar hiçbir zaman esas kurgunun önüne geçmemişti. Ta ki bu kitaba kadar. İlk kez bu kitapta, esas kurgu geri plana atılmıştı. Yazar bunu ilk kez yaptığı için bu durumu tolere edebilirdim ama bazı durumlar, çok sinirimi bozdu. Sinirim bozan durumlar da şunlardı:

▪ Amelie'nin, Morganville bu kadar karışıkken, hâlâ altıncı kitabın sonunda yaşanan olayı atlatamayıp, garip tavırlar sergilemesi.

▪ Kitaba yeni giren ve özellikle Shane'e karşı hadsiz tavırlar sergileyen kişiye, Claire'de dahil kimsenin esaslı bir tepki vermemesi. (Claire epey kıskandı evet ama o kişiye sağlam bir tepki vermedi.)

▪ Kitaba yeni giren kişi hakkında ortaya çıkan gerçeklerden sonra bizimkilerin -Michael hariç- saflık derecesinde bir iyi niyet göstermesi.

▪ Ada hakkında her şey bu kadar netken, Myrnin'in son dakikaya kadar anlamazdan gelmesi.

▪ İlk altı kitapta bu duruma dair hiçbir işaret yokken, Amelie ve Oliver ile ilgili gereksiz bir hamle yapılması. (Dürüst olmak gerekirse bu hamle ilgimi çekti. Ama inandırıcı mıydı? Hayır.)

Tabii ki okumayı sevdiğim yerler de vardı. Kitaba yeni dahil olan kişinin planı, epey ilginçti mesela. Ada'nın yaptıkları da kitaba heyecan katmıştı. Sadece ilk altı kitaba nazaran bu kitap, biraz daha sakindi. Biraz daha can sıkıcı ve sinir bozucuydu. O yüzden beni bir miktar hâyâl kırıklığına uğrattı. Ama sırf bu kitap böyleydi diye serinin devamına dair merakım azalmadı. Ara vermeden serinin sekizinci kitabını okumaya başladım bile.
296 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Her sayfası mı olaylı olur bir kitabın? Amelia ve Bishop'un hamleleri, bu hamleler yüzünden çıkan karmaşa, insanların ayaklanması, ikinci kitapta gördüğümüz belalı birinin bu kitapta tekrar ortama giriş yapması, yetmezmiş gibi bir de yaklaşan büyük fırtına... Rachel Caine, her sayfası tempolu, her sayfası dolu dolu bir kitap yazmış.

Yazar, karakterlerinin bu karmaşayı sonlandırmak için verdikleri mücadeleyi ve özel hayatlarındaki ilişkilerini de çok başarılı işlemiş. Özellikle Claire ve Shane'in ilişkisinin samimiyetini, masumluğunu ve bu kitapla birlikte ilişkilerinin geldiği noktayı, çok güzel bir şekilde anlatmış.

Sadece bir eleştirim var kitaba dair: Ortalığı bu kadar karıştıran Amelia ve Bishop ikilisinin, ilk sayfalarda görünüp sonra kaybolması ve esaslı bir Amelia-Bishop kapışması yazılmayıp, direkt kazananın kim olduğunun belli olması, bence olmamış. Ben isterdim ki şöyle güzel bir kapışma sahnesi okuyalım.

Ama sırf o final sahnesi için bile bu kitabı överim. Her kitabın finalinde aynı şeyi söylüyorum ve kendimi tekrar ediyormuş gibi hissediyorum ama bu kitabın finali, gerçekten çok iyi. Bu kitabın finali, devam kitabını okumak için sabırsızlandıracak kadar şoke edici. Bu kitabın finali, ef-sa-ne.
400 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Bu kitapta, bizimkiler yine Morganville'nin dışına çıktı fakat Morganville'nin dışına çıkmanın beladan kurtulmak anlamına gelmediğini, Ölümün Öpücüğü'nde görmüştük zaten. Gerçi Morganville'de kalsalar da başları çok ağrıyacaktı muhtemelen zira Claire'nin icat ettiği alet, belanın kelime anlamı gibiydi ve isminin hakkını vererek herkesin hayatını karıştırdı. Hatta daha net olmak gerekirse, bu alet yüzünden yer yerinden oynadı.

Aynı zamanda bu alet vesilesiyle, ortaya yeni bir düşman da çıktı. Daha bu düşmanı tam anlamıyla tanıma fırsatı bulamadık ama ciddi sorunlara yol açacak bir düşman olduğunun sinyallerini aldık.

Bu kadar heyecanlı olaylar olunca kitabı severek ve diğer bölümlerde ne olacak diye merak ederek okudum tabii. Fakat eleştireceğim bazı noktalar da vardı. Claire'nin, icadına dair yaptığı o yer değiştirme hamlesi, pek inandırıcı değildi mesela. Bu hamleden sonra yaşananlar da pek inandırıcı değildi. Her şey inanılmaz hızlı olup bitti ama bu hız sanki bazı mantıksızlıkların üstüne kapatmak içinmiş gibi geldi bana.

Ya ayrıca, gelmişiz serinin 14.kitabına. Şu noktada tutup da karakterlere yeni özellikler eklemek niye? Bundan önceki kitapta Naomi'ye yapmıştı yazar aynısını, bu kitapta da Myrnin'e yaptı. Madem bu adamın böyle bir özelliği vardı, niye daha önce kullanmadı? Bunun mantıklı hiçbir açıklaması yoktu açıkçası.

Shane ve Claire ikilisine gelecek olursak... Acı Kan'da yaptıklarından dolayı Shane'e çok kızgındım. Ama bu kitaptaki davranışlarından sonra kendisine karşı birazcık yumuşadım. Aslında hiç affetmek istemiyordum Shane'i ve net olarak Claire'nin yanındaydım ama ne yapayım? Bu ikiliyi ayrı ayrıyken okumaktansa bir aradayken okumayı daha çok seviyorum.

Özetle; yine mantıksız bulduğum olaylar olmakla birlikte kitabın genelini severek okudum. Finalde patlayan bombaya da bayıldım. Bu bomba, çok heyecanlı olayların bizi beklediğinin göstergesi olduğundan serinin son kitabına başlamak için de epey heyecanladım. İnşallah yazar, efsane bir final kitabıyla seriye veda eder.
332 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Ölü Kızın Dansı, daha ilk sayfalarından itibaren, tempolu ve heyecanlı olaylalara ev sahipliği yapan bir kitaptı. Yazar ara ara, karakterlerinin huzurlu olduğu sahneler de yazmıştı tabii ve bu sahneleri okumak, çok da keyifliydi. Ama kitabın geneli, ilk kitabın sonunda olaylara dahil olan kişi yüzünden hareketli ve olaylıydı. Bu kişi yüzünden, suçsuz olan birinin de başı belaya girdi. Bizimkiler de kitap boyunca bu sıkıntıları çözmek için uğraştı.

Kitabı yine severek okudum. Bizimkilerinin dostluğunun böyle güçlü olması ve Claire ile Michael'in, arkadaşları için bu denli büyük fedakarlıklar yapması da kitaba olan sevgimi perçinlendi. Ayrıca yazarın, bu kadar heyecanlı bir kitap yazmakla kalmayıp, ilk kitabın finalinde olduğu gibi bu kitabın finalinde de büyük bir bomba patlatması ve üçüncü kitapta yaşanacaklara dair merakımı uyandırması da büyük beğenimi kazandı.
388 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitaba yeni dahil olan türün çok büyük olaylara sebep olacağı, daha ilk sayfalarda kitabı karıştırmasından belli olmuştu. Zaten ilerleyen sayfalarda da ne kadar tehlikeli varlıklar oldukları ve vampirler için çok büyük bir tehdit oluşturdukları kesinleşti. Fakat tüm bunlara rağmen, bu türün ne kadar tehlikeli olduğunu anlamama rağmen, kitabın ortalarında yaşanan şoke edici olaya hazırlıksız yakalandım. Hatta bir süre bu olayın yaşandığına inanamadım, kalakaldım. Öyle üzücü bir olaydı ki bu, iki tarafı da çaresiz bıraktı ve bir noktada beni ciddi ciddi ağlattı.

Gel gelelim bu türün sebep olduğu tahribatlar, elbette bu kadarla sınırlı kalmadı. Bu tür; Amelie'nin herkesi derinden sarsacak bir karar almasına ve bizimkilerin çok zorlu bir yola girmesine sebep oldu. Bu kararın sonuçları ne olacak, bu olanlardan sonra Morganville'de işler nasıl yürüyecek, bizimkiler girdikleri yoldan başarıyla çıkabilecek mi bilmiyorum ama herkesin kaderinin değiştiği böyle bir kitaptan sonra serinin devamında işlerin daha da karışacağını ve olayların bambaşka bir boyuta ulaşacağını tahmin edebiliyorum.

Not: Kitapta yaşanan hemen her şeye şaşırdım ama Myrnin'in yaşı beni en çok şaşırtan şeylerden biri oldu. Daha önce yaşından bahsedildi de ben mi kaçırdım bilmiyorum ama benim kafamda bambaşka bir Myrnin canlanmıştı. Hâliyle Shane'nin, Myrnin'i kıskanmasını da hep saçma bulmuştum. Haklı olduğun noktalar varmış Shane...
438 syf.
·17 günde·Beğendi·6/10 puan
Serinin son kitabını da bitirdim mi sahiden? Bu seri, o kadar uzun zamandır hayatımda ki hâlâ serinin son kitabını okuduğuma inanmakta ve Morganville'e veda ettiğimi kabullenmekte zorluk çekiyorum. Serinin geneli hakkında da söylemek istediğim çok şey var bu yüzden ama öncelikle serinin son kitabından bahsedeyim.

Bu kitap, serinin son kitabı olduğu için kendisinden yana beklentim daha yüksekti. Fakat gözüme fazlasıyla batan bazı mantıksız durumlar yüzünden kitap, beklentimi pek karşılayamadı.

Mesela; Gün Işığı Birliği'nin, vampirleri nasıl kontrol altına aldığı netleştirilemedi. Kitapta buna dair bir açıklama vardı ama bu açıklama, benim kafama yatmadı. Bu birliğin elinde Vaka olsa tamam, derdim. Ama ellerinde bir şey olmadan, bu kadar vampiri esir edebilmeleri, pek anlaşılır değildi.

Esir aldıkları vampirleri, gözlerinin önünden ayırabiliyor olmaları da mantıksız bir başka durumdu. Nasılsa tasmaları var diye rahat bırakıyorlardı belki ama bir tasma, vampirleri durdurur mu? Bunun cevabınının ne olduğunu da gördük zaten kitapta.

Sonra, Shane'i ve birçok başka insanı etkileyen köpek ısırığına getirilen çözüm, inanılmaz kolay bir çözümdü ve anlamsızdı da. Spoi vermek istemediğim için biraz üstü kapalı anlatacağım ama olay şuydu: İki sorun vardı; biri vampirlerle ilgiliydi, biri de köpek ısırığıyla ilgiliydi. Vampirleri ilgilendiren sorunun bir çözümü vardı. Ama bu çözüm aynı zamanda çok alakasız bir şekilde köpek ısırığına da etkiliydi. Bunun nasıl olduğuyla ilgili de mantıklı bir açıklama yoktu zira yazar, bu kısımları çok üstün körü geçti.

Son olarak, Claire'in tüm zorlukların üstesinden kolaylıkla gelmesi ve başına gelen her sıkıntıdan bir şekilde sıyrılması, bir noktada inandırıcılığını yitirdi.

Kafama takılan başka konular da vardı ve dürüst olmak gerekirse bu kitabın puanı biraz daha az olmalıydı ama serinin son kitabı olduğu için kendisine kıyamadım.

Şimdi gelelim serinin geneli hakkında bir şeyler söylemeye... Biraz duygusal hissediyorum zira bu seriyi çok özleyeceğim. İlk kitabını elime aldığım andan beri, Morganville'nin bir parçası oldum. 15 kitap boyunca da bu dünyada yaşamaktan çok keyif aldım.

Claire'i, Shane'i, Eve'i ve Michael'ı çok sevdim. Hepsinin ayrı bir savaşı, ayrı yaraları vardı; hepsi çok güçlü ve akıllı karakterlerdi. Birbirlerini çok sevdiler, birbirleri için her tehlikeye atıldılar; yeri geldi ayrı düştüler, yeri geldi beraber savaştılar. Hatalarıyla, doğrularıyla, iyi ve kötü tüm yanlarıyla, bu ekip, harika bir ekipti. Ayrıca kendi içlerinde çok tatlı ilişkileri de vardı. Eve ve Michael'in ilişkisi çok güzeldi mesela ama benim favori çiftim Claire ve Shane'di. Yazar, Acı Kan kitabında yaptığı hamleyi yapmasaydı, Claire ve Shane için daha iyi olurdu kesinlikle ama her şeye rağmen çok severek okudum bu ikiliyi.

Bu ekibin yaşadığı tüm zorlukları da aynı şekilde severek okudum. 15 kitap boyunca inanılmaz heyecanlı olaylara ortak oldum. Bu noktada, Rachel Caine'yi de tebrik etmeliyim. Bu kadar uzun soluklu bir seri yazıp, her seferinde farklı olaylar yazabilmek, asla tekrara düşmemek, sıkmamak ve her seferinde okuyucuyu heyecanlandırabilmek, asla kolay bir iş değil. Yer yer kendisine kızdığım zamanlar olsa da çoğunlukla Rachel Caine'ye, büyük bir hayranlık duydum. Sayesinde, bu güzel seriyle tanıştığım için de kendisine minnettar kaldım.

Böylece, büyük bir riske girerek, sadece ilk kitabını sevdim diye devam kitaplarını aldığım fakat girdiğim bu riskten dolayı hiç pişman olmadığım ve iyi ki okumuşum dediğim, Morganville Vampirleri Serisi'ne veda ettim. Bir yanım bu vedaya hazır olmadığından keşke bu seri hiç bitmeseydi diyor fakat serinin, Kara Şafak kitabı ile birlikte, biraz düşüşe geçtiğini de reddemem. Öyle olunca, seri bittiği için bir yandan mutluyum da. (Yoo, ağlamıyorum.) Evet, yazar yazsa, bir 15 kitap daha yazar ve ben de alır okurum. Ama her şeyi tadında bırakmak, bence en iyisi. Bu seri de bitebileceği en iyi noktada bitti. (Tabii benim için tam anlamıyla bitmedi zira ara ara, bu serideki en sevdiğim sahneleri açıp okumaya devam edeceğim. Hatta büyük bir ihtimalle, ilerleyen yıllarda, bu seriyi tekrar okuyacağım.)

Ayrıca, her ne kadar ilk göz ağrım olan Morganville Vampirleri Serisi'ne veda ediyor olsam da yazar ile yollarımız ayrılmıyor. Artık Rachel Caine'nin en büyük takipçisiyim ve kendisinin yeni serilerini okumak için sabırsızlık içindeyim.
324 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Seri hâlindeki kitapları, toplu olarak almayı huy edindiğimden, uzun zamandır okumak istediğim Morganville Vampirleri serisini indirimde görünce, hemen sepetime ekledim. Fakat serinin tamamını almadan önce, elimde bulunan ilk kitabını okuyayım en azından dedim. 15 kitaplık bir serinin ilk kitabının iyi yahut kötü olmasının, serinin devam kitapları için çok mantıklı bir referans olmayacağının farkındaydım. Ama hiç olmazsa, yazarın tarzını sevip sevmeyeceğime karar veririm diye düşünerek Cam Ev'e başladım.

Çok büyük beklentim yoktu ama Cam Ev'i sevdim, epey sevdim. Aslında, bu kadar uzun soluklu bir serinin ilk kitabı olduğu için pek bir olay olmaz, sakin bir başlangıç kitabı olur sanıyordum. Başlarda da sakin bir ilerleyişi vardı zaten kitabın, daha çok karakterler ve yaşadıkları dünya anlatılıyordu. Fakat sakin ilerliyor olsa da, yazarın oluşturduğu dünyanın gayet mantıklı olması, kafama takılan yahut saçma bulduğum hiçbir olayın olmaması, benim merak ettiğim soruları karakterlerin de merak etmesi ve geçiştirmeyip bu soruların peşine düşmeleri, bu kısımları severek okumamı sağladı. Sonraları kitap ivme kazanınca, karakterler arasındaki ilişkiler hızlanınca, aynı zamanda ilginç ve merak uyandırıcı olaylar yaşanınca, kitabı daha da sevmeye başladım ve heyacanla okumaya devam ettim. Hele final sahnesine bayıldım. Böyle bomba bir sondan sonra da hâliyle ikinci kitap için çok heyecanlandım. Serinin kalan kitapları elime ulaşır ulaşmaz da üst üste hepsini okumaya karar verdim.
288 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Ahmaklar Şöleni sayesinde uzun zamandır yapmadığım bir şey yaptım; bir kitabı bitirmek için sabahladım. O kadar heyecanlı o kadar ilginç bir kitaptı ki elimden bırakamadım ve gece başladığım kitabı, sabaha karşı bitirdim.

Serinin ilk üç kitabını da gayet sevmiş ve merakla okumuştum ama bu kitap bambaşkaydı. Bishop'un kitaba dahil olmasıyla işler epey karıştı ve işlerin bu denli karışması da bizim dörtlünün dostluğunun ve ilişkilerinin iyice güçlenmesini sağladı. Aynı zamanda Bishop yüzünden, insanlar ve vampiler için ciddi bir dönüm noktası yaşandı. O kadar ciddi bir dönüm noktasıydı ki bu, serinin devamında ne olacak, vampiler ve insanlar bundan sonra ne yapacak, merak içindeyim.
272 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
Bizimkiler bu kitapta, Morganville'den kısa süreliğine de olsa ayrılacakları ve beladan uzak kalacaklarına inandıkları için sevinerek bir yolculuğa çıktılar. Fakat tüm kitap Morganville'nin dışında geçse de beladan uzak durabildiler mi? Hayır.

Morganville'den ne kadar nefret etseler de orada yaşamaya alıştıkları ve normal şehirlere yabancı oldukları için daha yolculuğun başında bizimkilerin başı belaya girdi. İlerleyen sayfalarda da bir önceki kitapta verdikleri söz yüzünden, başları iyice belaya girdi. Fakat ortalığı esas karıştıran olay, başkaydı. Bu olay, o kadar beklenmedik ve ilginç bir olaydı ki sayfaları nasıl çevirdiğimi, kitabı nasıl bitirdiğimi anlayamadım. Bu olayın noktalanma şeklini biraz hızlı buldum sadece. Fakat Oliver'in bu olayla ilgili olarak 'ilginç bir şeyin temeli olabilir' demesi, bu olayın, ilerleyen kitaplarda tekrar karşımıza çıkacağının bir göstergesiydi sanki. Bakalım, devam kitaplarında neler olacak?

Bu arada söylemeden edemeyeceğim; kitabı çok severek okudum, evet ama Morganville'i özlediğimi de farkettim. Bu zamana kadar yaşanan her şey ve atlatılan tüm badireler Morganville'de yaşandığı için bu şehri fazlasıyla benimsedim sanırım. Hâliyle dokuzuncu kitapla birlikte Morganville'e tekrar dönmek için sabırsızlık içindeyim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Rachel Caine
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri, 27 Nisan 1962
Yazarın gerçek ismi: Roxanne Longstreet Conrad. Bilimkurgu, korku, fantastik roman türlerinde eser veren Amerikalı yazar. Kitaplarında kullandığı bir diğer isim Julie Fortune'dur.

Yazar istatistikleri

  • 38 okur beğendi.
  • 1.578 okur okudu.
  • 15 okur okuyor.
  • 585 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları