Radi Dikici

Radi Dikici

Yazar
8.1/10
22 Kişi
·
38
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.514
Gösterim
Adı:
Radi Dikici
Unvan:
Türk Yazar, Üst Düzey Yönetici
Doğum:
Samsun, 1937
1937 yılında Samsun'da doğdu. İlk ve orta öğrenimine Samsun ve ardından Ankara'da devam etti. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni 1959 yılında bitirdikten sonra, on iki yıl maliye müfettişliği görevinde bulundu.

Halen çeşitli sanayi kuruluşlarında üst düzey yöneticilik yapan Radi Dikici aynı zamanda dergi ve gazetelere makaleler yazıyor.
“... Ancak unutulmamalıdır ki, inançlar; kayıtların ve bazen de gerçeklerin üzerindedir.
“...Osmanlı ordusu subayları, cemiyet ile karşıtları arasında bölünmüştür. Tam beş hafta içinde beş yüzyıl boyunca kazanılan bütün topraklar kaybedilir...”
“17. Yüzyılın ikinci yarısından başlayarak II. Mahmut dönemine kadar iktidar, padişahlardan artık sadrazamlara geçmiş ve sefer sadrazamlık hanedana dönüşmüştür. Sadrazamlar o derece güçlenmişlerdir ki padişahların kaderini çizmeye başlamışlar, onları gerektiğinde tahttan indirebilmişlerdir.”
“326 yılında yayınladığım emirname ile Roma İmparatorluğu’nun resmi dininin Hıristiyanlık olduğunu ilan etmiştim. İmparatorluk görevine başladığım 306 yılından beri hükmettiğim bölgelerde hiç kimseyi dini inançları nedeniyle görevinden almadım. Bugün de aynı şekilde düşünüyorum. Bundan böyle hiç kimse farklı inançları nedeniyle ne cezalandırılacak ne de görevlerine son verilecektir.”
... Böylece, önce Osmanlı İmparatorluğu’nun ve sonra da yerine gelen Türkiye Cumhuriyeti’nin Batılılaşma programının miladı 1830 yılı olur.”
“Konstantinople 530 yılında dünyanın en büyük ve en gelişmiş şehridir... Ancak özellikle son yüzyıl içinde imparotorluğun çeşitli bölgelerinden göç edenler yüzünden, bu cilalı görünüşün altında büyük bir sefalet yatar hale gelmiştir.”
“II. Abdulhamit yenilikçi değildir ama bugün bile etkisini devam ettiren bürokratik yapının kurucusudur. Hem daha sonra on yıl süreyle İmparatorluğu yönetecek olan Jön Türkler ve hem de yeni cumhuriyet idaresi, ellerinde sağlam bir bürokrasi ve bürokrasinin iyi yetişmiş elemanlarını bulurlar ve bunu kullanırlar. Gariptir ki, Abdulhamit’in kurduğu bürokratik yapı kendisinden daha uzun ömürlü olmuştur.”
“Esasında bu savaş ne hanedanın ne de halkın savaşıdır. Doğrudan Enver Paşa’nın (daha doğrusu üç paşanın Enver, Cemal ve Talât) savaşıdır.”
III. Selim, ayrıca ülkenin ileri gelenlerini bir araya toplar ve 300 kişilik bir danışma meclisi kurar. Bu meclis padişaha uygulayacağı politikalar, savaş ve barış gibi konularda önerilerde bulunur.”
264 syf.
·Beğendi·8/10
İçinde yaşayıp da hakkında ne kadar az şey bildiğimi yüzüme vuran kitap... Zaman zaman şikayet ettiğimiz, zaman zaman hayranlıkla izlediğimiz bu güzel şehrin ilk yerleşiminden bu güne başından geçenleri keyifli bir hikaye tarzında aktarıyor okuyucuya. En eski tarihi kalıntılarının saraylar, surlar ve camilerden ibaret olduğunu sanırken okuduklarınızla her bir toprak parçasına saygınız artıyor. Çok detaya inmeden, bununla birlikte yazarın önemli bulup aktardıklarıyla daha fazlasını öğrenme isteği uyandıracak şekilde hazırlanmış. Kaynakçası mevcut ki bu en önemli ayrıntı. Ben sevdim, umarım keyifle okursunuz.
264 syf.
·13 günde·Beğendi·7/10
Verilen bilgilerin dipnot olarak kaynağı belirtilmemiş. Bazı bilgilerin doğruluğu şüpheli. Bu kitap dışında da aynı konudan kitap okuyanlar kıyaslama yapabilir, ancak salt bu kitap üzerinden kitapta bahsedilenlerin hepsini doğru kabul etmek yanlış olur. Okuma açısından, akıcı bir roman tadında anlatımı var.
328 syf.
·Beğendi·8/10
Zeki Müren'i sanatçı olarak çok severim, şüphesiz lakabını hak etmiş bir sanatçı. Ancak özel hayatına gelince gerçekten duyduğum şeylerle örtüşüyor kitapta yazılanlar. Yazarın objektif görüşünü beğendim; çünkü Zeki Müren'i iyisiyle kötüsüyle kaleme almış. Kitabı okurken çok ''vay beee'' dediğim yerler oldu. Sizlere fazla tüyo vermek istemiyorum, ama şunu diyebilirim: Kimleri neden kıskandı? Kimlerin ayağını kaydırdı? Gazinoculara hangi kuralları koydu? Hangi alanlarda sahnede devrimler yarattı? Tüm bunları ve fazlasını merak edenler okusun. Ayrıca şunu da eklemek isterim: Kostüm konusunda maalesef kitap yeterince doğru bilgilerle dolu değil. Zeki Müren kostümlerini kendisinin çizdiğini ileri sürmüştür. Bu doğru değildir. Amerikan sanatçısı LİBERACE'yi taklit etmiştir. Sadece kostümleri ile değil; saç modeli, takı, hareketleri ile...İnternet de ve Youtube da açıp bakabilirsiniz (şaşıracaksanız). Bir röportajında Zeki Müren ''O beni taklit etti'' dese de, kesinlikle doğru değildir; çünkü Liberace'nin sahne hayatı daha eskilere dayanmaktadır. Ayrıca Elvis Presley'e bile stil danışmanlığı yapmıştır ve Walk of Fame'de yıldızı olan bir sanatçı. Velhasıl kelam, Zeki Müren onu her ne kadar kopya etmiş olsa da, bunu Türkiye sahnelerine taşıması, bile büyük cesaret gerektiren bir hamle...

Yazarın biyografisi

Adı:
Radi Dikici
Unvan:
Türk Yazar, Üst Düzey Yönetici
Doğum:
Samsun, 1937
1937 yılında Samsun'da doğdu. İlk ve orta öğrenimine Samsun ve ardından Ankara'da devam etti. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni 1959 yılında bitirdikten sonra, on iki yıl maliye müfettişliği görevinde bulundu.

Halen çeşitli sanayi kuruluşlarında üst düzey yöneticilik yapan Radi Dikici aynı zamanda dergi ve gazetelere makaleler yazıyor.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 38 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 37 okur okuyacak.