Ramazan Kayan

Ramazan Kayan

9.1/10
112 Kişi
·
353
Okunma
·
44
Beğeni
·
4.333
Gösterim
Adı:
Ramazan Kayan
Unvan:
İslam Alimi, Yazar
Doğum:
Malatya, 1956
1956 yılında Malatya’da doğdu.
İlkokulu bitirdikten sonra Malatya İmam Hatip lisesi’ne kayıt yaptırdı. İmam Hatip Lisesi’ni 1976’da bitirdi. Daha sonra İmam Hatiplik görevine başladı.
İmam Hatiplik görevi yaparken İnönü Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne devam etti. 1982 yılında bu okuldan mezun oldu. 1983 yılında İmam Hatiplikten ayrıldı ve serbest ticaretle uğraşmaya başladı.
Yazar özellikle İslami ilimler üzerinde araştırmalarını sürdürmektedir.
Evli ve üç çocuk babasıdır.
Ramazan Kayan, halen radyo programcılığı ve aylık Özgün İrade Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliğini yapmaktadır.
“Allah’ ın boyası ile boyanınız;
boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kimdir?
Bakara-138
Sanmayın ki, amacımıza ulaşamadık. Esas gaye O'nun yolunda olmak değil miydi? Biz seferle yükümlüyüz, zaferle değil...
Ramazan Kayan
Sayfa 113 - Çıra Yayınları
Hep düşünürdüm; Filistinli çocuğun attığı taşın gücü nereden geliyor? Geç de olsa cevabını buldum...
"Attığın zaman sen atmadın, Allah attı." {Enfal: 17}
“Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız takvaca en ileride olanınızdır.”
Hucurat;13
Kim olduğumuz ve nerede durduğumuz soruları her daim bizleri meşgul etmiştir.
Daha ziyade nereli olduğumuzdan daha çok, ne olduğumuz daha önemlidir kanımca.
Yazarımız kitabında bu sorularla başlamış adeta.
Kimlik deyince daha doğrusu islami kimlik vahyin ışığında nasıl olmalı?
İslami kimlik sadece bir iddia mı yoksa bir hakikatin tescili ve tespiti mi?
İşte bu anafor içinde bizleri adeta bir kimlik sorgulaması ve sahih bir kimliğe nasıl ulaşırız çerçevesinde kimliğimizi yenilememize olanak sağlıyor.
Taklidi değil de tahkiki bir kimlik için vahyin gölgesinde sahih kimlik inşamızı nasıl gerçekleştirebilir sorusuna ayet-hadis-düşünce bağlamında en güzel şekilde açıklamış yazarımız...
benim bu kitaptan edindiğim net fikir ise;
Akıl yanılabilir.
Bilim şaşabilir.
Tecrübe yanıltabilir.
Sezgi sapabilir.
Vicdan sukut edebilir.
Toplum tefessüm edebilir.
Ama;
Yanılmayan,yanıltmayan,şaşmayan,şaşırtmayan,sapmayan,saptırmayan- mutlak - bir doğru var.
O da kuşkusuz ve tartışmasız VAHİYDİR.
Kitapta paylaşılacak o kadar güzide cümleler var ki artık en kısa zamanda bu kitabı okumanızı içtenlikle tavsiye ederim:))
İyi okumalar.
Bir gemi..Akdeniz sularında yol alıyor..İçinde İngiliz'inden Malezya'lısına İrlandalı'sından Türkiyeli'sine 32 farklı ülkeden 663 yolcu var.Ve hepsinin tek bir sloganı var:"Rotamız Filistin,Yükümüz İnsani Yardım".Bu geminin ismini şimdi hatırladınız:Mavi Marmara.İçinde insanlık uğrunda canını ortaya koyan,ülkesinden ayrılan gönüllülerle birlikte uzun bir yolculuğa çıkmış bu gemiye Mavi Akdeniz'de;katil,siyonist İsrail'liler tarafından kanlı bir saldırı yapılıyor.Kitabın ismini şimdi daha iyi anlıyosunuz:Mavi Kırmızı.Yazar da bu geminin içinde olduğu için olsa gerek bu olay hiç bu kadar iyi anlatılamaz diyosunuz.İnsanlık ölmemiş diyorsunuz.Bazılarının yoksun olduğu "vicdan"ı hatırlıyosunuz.Bir insan,bir gönüllü,kardeşlik nasıl olur/nasıl olunur okuyun da öğrenin..
Kitabı imzalı bir şekilde hediye olarak aldım. Uzun zamandır okuduğum kitapların içinde en güzeli diyebilirim. Okurken o kadar çok ağladım ki.. Bir çok satırın altını çizerek, kitabın kenarlarini yazarak, İsrail'e ağzıma geleni sayarak okudum. Çünkü insan gerçekten tahammül etmekte zorlanıyor onların yaptığı onca şeye.
Okuduktan sonra önüme gelen herkese herkese tavsiye ediyorum.
Mavi Marmara gazisi Ramazan Kayan Hoca gemide ve esaretleri boyunca yaşadığı bir çok hatırasını anlatmış. Ve özellikle Furkan Dogan'i. Kitabı okuyunca bir defa daha şahit oldum ki gerçekten şehit olarak şu alemden göçebilmek için önce şahit olarak yaşamak gerekiyor.
Hayran kaldım Furkan'a. Bu nasıl bir güzellikti ki ölümünden sonra tanıdığım bir insan beni bu kadar etkileyebiliyordu?
Şehadetin mübarek olsun Furkan Doğan.
Hepsi tamamen gerçek. İsrail yine insanlıktan bir haber ve bu yolda ne yapılması gerekiyorsa yapıyor. Sadece yardım etmek, Filistinli kardeşlerimize azıcık da olsa umut götürmek için bohçasını kapan binmişti Mavi Marmara'ya. Nerden bileceklerdi o bohçalar içindeki güzel niyetle ile bir bir batacaktı Akdeniz'in sularına. Onlar savaşmaya değil yaşatmaya çıkmıştı yola. Allah o yolda şehit düşen kardeşlerimizin şehadetini kabul etsin.
"Bir şehide şahitliğim" diyor yazar Ramazan Kayan. Okurken biz de o gemideymişiz , yaşanılanlara şahit olmuşuz gibi hissettiriyor. 31 Mayıs 2010'da İsrail'in Gazze'ye uyguladığı insanlık dışı ablukayı kırmak ve Gazze'ye insani yardım götürmek için İnsanı Yardım Vakfı tarafından "Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım " sloganıyla organize edilen yardım filosuna katılan 36 farklı ülkeden yaklaşık 650 gönüllü'nün içinde bulunduğu "Mavi Marmara Gemisi"nde yaşanılanları anlatıyor.
Şimdi neresinden anlatmaya başlanmalı bilemiyorum.
Önyargıları , ezberleri , alışkanlıkları bozan bir uhuvvet ortamı dil, din , ırk farklı ama amaç aynı .(Endonezya , Malezya , İngiltere , Cezayir , Ürdün , Türkiye ! ...)Papaz, mümanlar ile aynı safta namaz kılıyor . Müminler teheccüd için gece kalkarken gayrimüslimler "onlar ibadet ederken biz uyuyamayız"diyip kalkıyorlar. Üç günde Kur'an-ı öğrenip okuyan....Daha sonra müslüman olan...Maddi , manevi Filistin için çabalayan insanlık . Kanaryasını Filistin topraklarında özgürleştirmek için gönderen Yusuf . İskenderun'dan katılan Cengiz Akyuz'ün getirdiği uçurtmalar... Çeyizini gemiye taşıyan nişanlı kızlar ...Verecek bir şeyim yok, kefenim var onu vermek istiyorum kabul eder misiniz diye soran ninemiz...Herkesin kendinden bir şeyler katma çabası...

İsrail ! Maviyi Kırmızı'ya boyatan... Yaralılarımız , Şehitlerimiz...

Ve Furkan Doğan;
19 yaşında en genç gönüllümüz.Okuyun ibret alın dercesine yaşadığı on dokuz yıl.Şehadete uzanan süreç, örnek insan . Edep abidesi. "Şehit olmasam göz doktoru olmak istiyorum.Afrikalı mazlum ve muhtaçlar için katarakt ameliyatı ile onlara ışık olmak arzusundayım." demişti hocasına.
"O göz doktoru olmadı ama ümmetin gözbebeği oldu.Gençlerin kalp gözlerini açtı."
Furkanlaşma yolunda tüm gençlere hitaben yazılmış bir eser.
Furkan Doğan ile birlikte dokuz şehidimiz...
"Şehadetiniz mübarek olsun."

‎Rabbim bizlere de gençliğini O'nun yolunda harcayan gençlerden olabilmeyi nasip etsin.



Kitabın yazarı Ramazan Kayan "Bir şehide şahitliğim" diyerek yazdığı bu kitabı mavi marmara'da bizzat bulunmuş israilin zulmüne ve şehitlere birebir şahitlik etmiş biri olarak kitabı sanki o anları tekrardan yaşayark öyle güzel dökmüş ki sayfalarına kendinizi bir an o geminin içindeki o mübarek ortamın o şehitliğe yaraşır bir şekilde seferber olmuş insanların o güzel ortamları içinde hissediyorsunuz kitabın mavi marmaraya saldırı anını okurken hissettiginiz öfkenin yanı sıra o gemideki insaların imanla vakur duruşlarına imreniş, onları şehitçe yaşayarak şehadete layık olduklarını farkediş, ve gerçektende böyle bir kutlu sefere ulaşıp bir furkan olabilmeye layık olurmuyuz diye derin bir sorgulayıştan kendinizi alamıyorsunuz. Kitabın yazarı ramazan kayan gittigi bütün okullarda furkan gibilere özgüven verebilmek için şehit furkan doğanı anlatmayı kendine görev biçmiş ve kitabın bir kısmında ögrencilerden birinin " Hocam siz daha önceleri okulumuza seminer veya sohbete geldiginizde bizlere Musab bin Umeyr'i ve diger sahabileri anlatırdınız, fakat biz şöyle düşünürdük ; " Musab bize çok uzak, biz kim musab olmak kim ? " O bize çok yakın bizde furkan olabiliriz." Demesi üzerine şunları eklemiştir kitabında ;
Evet çok dogru ! Zaten benim de derdim içimizdeki Yusuflar, Musablar, furkanlar özgüven duysunlar, ortaya cıksınlar diye furkanı anlatıyorum... Çagın meryemleri, Hacerleri harekete gecsinler diye yazıyorum"
Belki Musab bin Umeyr bize çok uzak deyip yese kaıplabiliriz ama furkan bize uzak degil.
Şehadete layık olmak için şehitçe yaşamak gerekir furkan şehitce yaşayarak bizlere en büyuk ve en yakın örnegi teşkil eder. Bir şehide şahitlik etmiş birinin kaleminden çıkan bu güzel eseri furkanı tanımak anlamak ve furkan gibi yaşayabilmek adına muhakkak anlayarak okumalıyız.
Çağın insanı yönsüzlük girdabında..Cinnetle cennet arasıda geziniyor. Beşeri ideolojiler ve egemen güçler insanı parçaladı...Vahiy dışı insan tasavvurları insanın hüsranını hızlandırıyor..Fıtrata ve hilkate itirazlar insanı kendine yabancılaştırıyor..Kendi olmayan, kimliğini bulamayan insan asimile olmaktan nasıl kurtulabilir? Dünün köleleştirilen insanı bugün makinalaştırılıyor..Yine diğer taraftan kutsallaştırılan, putlaştırılan insan galerisinde kimler yok ki? Politikacılar, sanatçılar, sporcular, ruhaniler, güzeller, kahramanlar, muktedirler..İnsanlar mazoşizme (köleleşme) veya sadizme (tanrılaşma) zorlanıyor.
Mavi Marmara gemisinde şehit olan kardeşlerimizin yaşadıkları duygular Ramazan Kayan ağabeyimizin anlatımıyla gözlerimizin önüne seriliyor...Kitapta en çok yer Furkan Doğan kardeşimize ayrılmış.Şehit Furkan Doğan kimdir?Gençliğinin baharında hangi aşk onu bu yollara düşürmüştür?İffetsizliğin yaşandığı bir devirde bir genç nasıl iffetini koruyabilir??Kısacası ÜMMETİM ÜMMETİM diyen peygamberin ümmetine layık olmaya çalışan bir gencin hayatından kesitler...Özgürlüğümüz O'nun yolunda çabaladığımız nispette olacak.


Mutlaka okuyun,okuyun,okuyun!!!!
Kitabımı okulda unutmuşum,evde bu kitapla karşılaşınca okumak istedim.Kitabı özetlersek dili ağır.Açıkçası;gereksiz ağır..Güzel Türkçemiz öz olarak kullanılsa daha faydalı bir kitap olabilirdi.Okurken arada kapağını açıp Türkçe olup olmadığını kontrol etmek istediğim zamanlar oldu.Ziya Gökalp demiş ya "Başka dil gece bize." diye aynen öyle işte.Fazla karmaşık kelimelerin kullanılması bilgelik göstergesi değildir keşke bazı yazarlarımız da farkına varabilse..
Farklı tarihlerde aynı temalar üzerine yazılmış olan makaleleri aynı kitapta buluşturarak bize seslenen Ramazan KAYAN'ın en çok da üslubunu sevdim.
Unuttuklarımızı ve değerlerimizi bize hatırlatıp karanlıklarımızdan çıkıp silkelenmemizi sağlıyor.Emeğine,yüreğine ve imanıba sağlık.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ramazan Kayan
Unvan:
İslam Alimi, Yazar
Doğum:
Malatya, 1956
1956 yılında Malatya’da doğdu.
İlkokulu bitirdikten sonra Malatya İmam Hatip lisesi’ne kayıt yaptırdı. İmam Hatip Lisesi’ni 1976’da bitirdi. Daha sonra İmam Hatiplik görevine başladı.
İmam Hatiplik görevi yaparken İnönü Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne devam etti. 1982 yılında bu okuldan mezun oldu. 1983 yılında İmam Hatiplikten ayrıldı ve serbest ticaretle uğraşmaya başladı.
Yazar özellikle İslami ilimler üzerinde araştırmalarını sürdürmektedir.
Evli ve üç çocuk babasıdır.
Ramazan Kayan, halen radyo programcılığı ve aylık Özgün İrade Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliğini yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 44 okur beğendi.
  • 353 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 127 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları