Refik Ahmet Sevengil

Refik Ahmet Sevengil

9.0/10
4 Kişi
·
12
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.094
Gösterim
Adı:
Refik Ahmet Sevengil
Unvan:
Türk tiyatrosu ve halk şairleri üzerine araştırmalarıyla tanınan yazar
Doğum:
Bingazi, Trablusgarp Vilayeti, Osmanlı İmparatorluğu [bugün Libya], 1903
Ölüm:
Ankara, 13 Eylül 1970
1903'te Bingazi'de doğdu. Babası binbaşı Hıfzı Bey, annesi Zehra Hanım'dır. İki aylıkken babası Kastamonu'ya atandı. Burada iki yıl kaldıktan sonra İstanbul'a geçtiler. İlköğreniminiKocamustafapaşa'daki Gülşen-i Maarif'te, ortaöğrenimini Menba-ül İrfan Rüştiyesi ile Mercan İdadi'sinde yaptı. İdadi ikinci sınıf öğrencisiyken Darülfünun Edebiyat Fakültesi sınavına girdi. Bu sınavı kazandı, ancak babasının ölümü üzerine yüksek öğrenimini sürdürme olanağı bulamadı.

İstanbul Amerikan Kız Koleji ve Alman Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Önce İkdam gazetesinde muhabirlik yapmaya başladı, ardından Vakit gazetesine geçti ve burada kısa sürede yazı işleri müdürlüğüne yükseldi. 1930-38 arasında İstanbul Şehir Meclisi üyeliğinde bulundu. 1943 ve 1946'da iki dönem Tokat milletvekili seçildi. 1950'de Basın Yayın Genel Müdürlüğü Radyo Dairesi müdürü oldu. 1964-68 arasında TRT Yönetim Kurulu üyeliğide bulundu. 1968-70 arasında TRT Genel Müdürlüğü danışmanlığı yaptı. Çeşitli gazetelere tiyatro ve kitap eleştirileri yazdı, divan ve halk şairlerini konu edinen radyo konuşmaları yayınlandı. Sonradan bu konuşmaların bir bölümünü Eski Şiirimizin Ustaları (1964), Yüz Yıllar Boyunca Halk Şairleri (1965), Çağımızın Halk Şairleri(1967) adlı kitaplarda yayımladı.

Öykü ve roman türlerinde de ürün vermekle birliktei tiyatro tarihine ilişkin yapıtlarıyla ünlenen Sevengil Türk tiyatro tarihi, Osmanlı sarayındaki müzikli ve müziksiz gösteriler, İstanbul'daki ilk opera gösterileri gibi değişik konuları ilk dönemlerinden başlayarak titizlikle inceledi. 1970'te Ankara'da yaşamını yitirdi. Eşi Belkıs Sevengil Türkiye'nin ilk kadın müfettişlerindendir.
"İnsanlar Kanada edebiyatını okuyor ve bize Kanada'dan niçin Moby Dick gibi bir roman çıkmadığını soruyorlar. Moby Dick'in bizde olmamasının sebebi şudur: Eğer bir Kanadalı edebiyatçı Moby Dick'i yazsaydı, onu öldüren Ihab açısından değil, balina açısından yazardı. Hiç kimse bunun farkında bile değil."
Refik Ahmet Sevengil
Sayfa 11 - Mustafa Armağan Önsöz'de Saturday Night (1972) 'da Judith Barker ve diğerlerinin Thinking Through Essay adlı eserinin 234. sayfasından naklediyor.
1554'te Hekim adlı biri Halep'ten, Şemsi adlı biri de Şam'dan İstanbul'a kahve getirmişlerdi. Tahtakale'de bir dükkan açılmış, kahve pişirilip halka satılmaya başlanmıştı. İşte İstanbul'un ilk kahvehanesi!
Türkler, Anadolu'da kasabalar, şehirler kurup yerleştikten sonra aşiret hayatına ait olan 'ozan'lar da yavaş yavaş hayattan silinmiş. İslamlığın etkisiyle kıssahanlık Türkler arasında da yaygınlaşmaya başlamıştır.
"Zâten Türkçe, Avrupa'nın diğer büyük dilleri gibi teşekkülünde tekâmül devresine girmiş bir lisan değildi. Onun için her neslin elinde hırpalana hırpalana oyuncak olmuştu.

Bugün bizde yirmi sene evvelden yazılmış eserlerin içinde dil itibariyle yaşamak liyâkâtini hâiz hangisini gösterebiliriz? Fakat Avrupa dillerinde öyle mi? İki üç asır evvelkiler bugün romanlarda, sahnelerde yaşıyor. İşte bunun için Türkçenin bugünki anarşik ham şeklinde yazılan eserlerinden hiçbiri yaşamayacaktır."
Edebiyat, "gerçek dünya"yı, onları okuyacak okurun inanç ve davranışları üzerinde sahip olduğu efektler halinde yeniden dolaşıma sokar, dolayısıyla gerçekliği yeniden maddileştirir, ama bu defaki maddileşme, kelimelerin ülkesinde cereyan eder.
Refik Ahmet Sevengil
Sayfa 9 - Timaş yayınları, kitabın önsözünde bulunan alıntı J. Hillis Miller'ın On Literature, kitabından çeviridir.
Küreselleşme seline karşı ihtiyaç duyacağımız "Ben kimim?" Sorusunun cevabını, en iyi, edebi eserlerde bulacağızdır. Bu, kimlikleri paralize eden çağda, kimlikleri silen ve yüzlerini belirsizliğe mahkum eden dönemde, yine de bir yüze sahip olduğumuzu gösterecek ayna, hiç şüphesiz ki, edebiyat eseri, edebiyat eserlerimiz, edebiyatçılarımız ve edebi kültürümüz, bunların da üzerinde dilimiz Türkçenin havadaki anlamları yakalama becerisi olacaktır.
Üçüncü Murat'tan sonra padişah olan Üçüncü Mehmet zamanında (1595-1603) İstanbul keyif veren yeni bir maddenin zevkini tatmıştır: Tütün. Her zaman değerli ve egemen olan içkiden başka kahve zaman zaman yasaklanıyor, zaman zaman bu yasak gevşetiliyordu. Arada bir keyif verici olarak bir tür macun da kullanılıyordu. Fakat İstanbullular, henüz tütünü tanımıyorlardı. 1600'de ilk defa bu da İstanbul'a getirilmiş, fakat ilk zamanlarda pek fazla ilgi görmemiştir. Asıl yaygınlaşması tam otuz altı yıl sonradır.
IV. Murat döneminde meddahlık, çengilik, rakkaslık ve hokkabazlık çok tutulmuş, bu işlerle uğraşan adamlar çoğalmış, bu yolla servet kazanmışlardır.
"Edebiyatın zemini dildir. Bugün Türkçe iğretiye alınmış bir binaya benziyor. Ne tarafı çökecek, ne yanı kalacak? Bu sorguların cevâbını zaman verecektir."
Kanuni Sultan Süleyman'ın padişahlığının son günleri ile özellikle sarhoşluğun yaygınlaştığı İkinci Selim zamanında, İstanbul'da halk arasında fuhuş da epey yayılmıştır.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Refik Ahmet Sevengil
Unvan:
Türk tiyatrosu ve halk şairleri üzerine araştırmalarıyla tanınan yazar
Doğum:
Bingazi, Trablusgarp Vilayeti, Osmanlı İmparatorluğu [bugün Libya], 1903
Ölüm:
Ankara, 13 Eylül 1970
1903'te Bingazi'de doğdu. Babası binbaşı Hıfzı Bey, annesi Zehra Hanım'dır. İki aylıkken babası Kastamonu'ya atandı. Burada iki yıl kaldıktan sonra İstanbul'a geçtiler. İlköğreniminiKocamustafapaşa'daki Gülşen-i Maarif'te, ortaöğrenimini Menba-ül İrfan Rüştiyesi ile Mercan İdadi'sinde yaptı. İdadi ikinci sınıf öğrencisiyken Darülfünun Edebiyat Fakültesi sınavına girdi. Bu sınavı kazandı, ancak babasının ölümü üzerine yüksek öğrenimini sürdürme olanağı bulamadı.

İstanbul Amerikan Kız Koleji ve Alman Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Önce İkdam gazetesinde muhabirlik yapmaya başladı, ardından Vakit gazetesine geçti ve burada kısa sürede yazı işleri müdürlüğüne yükseldi. 1930-38 arasında İstanbul Şehir Meclisi üyeliğinde bulundu. 1943 ve 1946'da iki dönem Tokat milletvekili seçildi. 1950'de Basın Yayın Genel Müdürlüğü Radyo Dairesi müdürü oldu. 1964-68 arasında TRT Yönetim Kurulu üyeliğide bulundu. 1968-70 arasında TRT Genel Müdürlüğü danışmanlığı yaptı. Çeşitli gazetelere tiyatro ve kitap eleştirileri yazdı, divan ve halk şairlerini konu edinen radyo konuşmaları yayınlandı. Sonradan bu konuşmaların bir bölümünü Eski Şiirimizin Ustaları (1964), Yüz Yıllar Boyunca Halk Şairleri (1965), Çağımızın Halk Şairleri(1967) adlı kitaplarda yayımladı.

Öykü ve roman türlerinde de ürün vermekle birliktei tiyatro tarihine ilişkin yapıtlarıyla ünlenen Sevengil Türk tiyatro tarihi, Osmanlı sarayındaki müzikli ve müziksiz gösteriler, İstanbul'daki ilk opera gösterileri gibi değişik konuları ilk dönemlerinden başlayarak titizlikle inceledi. 1970'te Ankara'da yaşamını yitirdi. Eşi Belkıs Sevengil Türkiye'nin ilk kadın müfettişlerindendir.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 12 okur okudu.
  • 7 okur okuyacak.