Reşit Haylamaz

Reşit Haylamaz

8.7/10
232 Kişi
·
997
Okunma
·
36
Beğeni
·
4.486
Gösterim
Adı:
Reşit Haylamaz
Unvan:
Doktor İlahiyatçı Yazar
Reşit Haylamaz ilahiyat doktorudur. Uzmanlık alanı peygamberimizin hayatıdır. Bu konuda "gönül tahtının eşsiz sultanı efendimiz" isimli iki ciltlik önemli bir kitabı vardır. Aynı zamanda mehtap tv'de asr-ı saadeti detaylı olarak anlatan bir televizyon programı yapmaktadır.
Allah ve Rasûlü bir şey demişse o, mutlaka olurdu ve sahabenin bu konusa zerre kadar tereddüdü yoktu ve olamazdı.
Her kim bir iyilik yapmak isteyip de onu yapamazsa, yine bir sevap alır. Her kim iyiliğe niyet edip de onu yapmaya muvaffak olursa, en az on misli sevap kazanır. Yine her kim, ayağı kayıp da bir kötülüğe meyleder ve bunu yapmazsa, kötülüğün karşılığı vizir ona yazılmaz; şayet bu adam niyet ettiği kötülüğün içine düşer ve niyetini yerine getirirse, bı durumda da ona, sadece bir kötülüğün vizri yazılır
Fazilet aşığı insanların arasında bu din, hızla yayılıyor ve İNSANCA yaşama arzusuyla yanıp tutuşan herkes bu kaynağa koşuyordu...
Resulullahin en zeki,kültürlü eşi. Mekke' de diğer kadınlara ders verecek kadar bilgi birikimi olan hz Aişe bugün günúmúz toplumunda biz hanımların örnek alacağı bir iffet abidesidir. Bazı sapık görüşlerde hakarete uğramasnın sebebini hala kavrayabilmiş değilim. Hz Aişe' nin en hayran kalınacak bir başka yönü ise Resulullah 'a oln bağlılığı. Bu bağlılığını hz Hatice' ye olan kıskançlıgından bariz bi şekilde görebiliriz. Ama sanıldığı gibi kötü bir kıskançlık değil bu. Keşke günümüzde de böyle tatlı kıskançlıklar yaşansa. Hz Aişe gibi bir nesil yetiştirebilmemiz dileğiyle... Keyifli okumalar :)
Peygamber Efendimiz'in hayatını roman tadında anlatan güzel bir eser ama keşke yazar işin içine gereksiz bir şekilde duygusallık yüklemeye çalışmasa. Konuyu direkt bir şekilde biz okurlara anlatsa anlatabilse. Onun için bu konuya en güzel örnek verebileceğim kitap Martin Lings'in Hz. Muhammed'in Hayatı mükemmel siyeridir.
Kendini zor okutturan kitaplardan bir tanesi daha..
" Allah için verilen gayretin ve karşılığında görülen tepkiler ve çekilen meşakkatlerin anlatıldığı " bir kitap.
İyi okumalar dileklerimle..
Efendimiz'i anlatan bir kitabın kötü olması beklenemez zaten o kadar etkileyici bir kitap ki etkisine kapılmamak mümkün değil.
Peygamber Efendimiz (sav) ı daha ayrıntılı tanımak, Dinimizin yaygınlaşması zamanında çekilen zorlukları anlamak, Hz. Ebubekir (ra) dahil diğer birçok sahabe hazretleri hakkında da bilgi sahibi olmak için güzel bir eser. İslamiyetin yaygınlaştığı zamandaki bilgilerimizin çoğunluğu maalesef Çağrı filminden izlediklerimizden ibaret, onun için bu tarz siyer kitaplarını bol bol okuyalım ki Efendimiz (sav) hakkında daha çok bilgi sahibi olalım ama bilgi sahibi olurken de bu ve diğer siyerlerde olduğu gibi hurafelere ve Kur'an'a tamamen ters gelen rivayetlere inanmadan, sorgulayarak. Onun için kalp yarılması ve içinin temizlenmesi gibi hurafelere gülüp geçmemiz lazım. Hep deriz ki 2 - 3 yaşındaki çocuklar melakedir ve içleri kalpleri tertemizdir deriz ama nedense Peygamberimiz'in 3 yaşındayken kalbinin yarılmasını ve ayaküstü kalp ameliyatı geçirilip ve 3 yaşında olan Hz. Muhammedin kalbindeki pisliklerinin temizlenmesi ve içinden çıkan siyah siyah pisliğin çıkmasını nasıl olur demeden de kabul ederiz. Hani 3 yaşında bir çocuk melakeydi hani Peygamberimiz Nur'dan yaradılmıştı ve "levlake levlak lema halaktül eflak" yani "Sen olmasaydın ben dünyaları yaratmazdım" uydurma hadisi vardı ve haşa ALLAH (cc) tarafından "Habibim" deniliyordu ve cennet vs. her şey Peygamberimiz'in nurundandı? Nurdan yaratılmış ve 3 yaşında olan bir çocuk ve geleceğin Peygamberi için bu kalbindeki pislik nereden geliyor diye sorulmaz mı? Sorulsa da acaba kitabın yazarı ve diğer masalcılar acaba nasıl cevap verebilirler.
Okuyun okutturun. Peygamber Efendimizi (sav) hayatını İslamiyet'in doğuşunu tarihçesini akıcı bir dille öğrenmek için yeterli bir eser. İnsan okudukça hem duygulanacak hem de günlerimizi ne kadar boş geçiriyoruz diye hayıflanacaksınız ama şöyle bir durum da var ki kitap maalesef hurafeler ve Kur'an'a ters gelen rivayetlerle dolu, maalesef bu durum diğer tüm siyerlerde olduğu gibi hadis kaynaklarında da mevcut, bunların farkına varıp ve bunları ayırt edebilme istediği ile okumanızı tavsiye ederim.
Bu kitap bence harika hz. muhammed(s.a.v)`i tüm yönleriyle ve doğru bir şekilde anlatmış.
Peygamber Efendimiz'in hayatını anlatan eser. Kitap sadelik, akıcılık ve üslup yönünden çok güzel işlenmiş. Gençler ve yaşlılar her kesimin anlayabileceği özellikler kitabın okunası etkisini artırıyor.
Kitap derin bir araştırmanın sonucu oluşturulmuş. Biraz daha romanlaştırılabilse insanlar hem daha kolay okur hem de akılda kalır. Hazreti Aişe hakkında bilmediğimiz ya da yanlış bildiğimiz çok şey varmış meğer..
 “Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı EFENDİMİZ” adında siyer kitabı…

   Kitabın yazarı ise: Dr. Reşit Haylamaz

   Muştu yayınlarını tarafından basılan kitabın “Cennet” başlığı altında sayfa 252’de şöyle deniliyor:

   …Ancak O’nun hedefi, öncelikle bütün insanları rahmet ve şefkatle kucaklayıp, ümmeti arasında da, kelime-i tevhidin ikinci yarısını söylemekten kaçınarak kendisini kabul etmese bile “La ilâhe illallah” diyen herkesi buraya getirmekti. Çünkü O, “Kim, Lâ ilâhe illallah derse, cennete girer.” buyuracaktı. Daha baştan O (Sallallahu aleyhi ve Sellem), bunun için yaratılmış ve onun için de, ilk yaratıldığı hâlde gelişi sona denk getirilmiş; peygamberlik güftesine kafiye koyacak Son Sultan olduğu için de, bedeniyle ruhunun buluşması risâlet açısından en sona bırakılmıştı. (Gönül tahtımızın eşsiz sultanı Efendimiz/ Sayfa 252)

   Yazarın kitabı zaten kendi yorumlarıyla yazılmış. Bir delil, bir ispat yok. Amaç “dinler arası diyalog” oyununda katkı sahibi olmak.

“KENDİSİNİ KABUL ETMESE BİLE”
  Yazar geçinen zat, bölümün ortasında içindeki gerçek niyeti kusuyor ve: “kendisini kabul etmese bile “La ilâhe illallah” diyen herkesi buraya getirmekti. Çünkü O, “Kim, Lâ ilâhe illallah derse, cennete girer.” buyuracaktı.” diyor.

   Her zamanki nakaratı şimdi başka bir yazardan duymuş oluyoruz. Hep vurguladığımız gibi bunlar, Dinler arası Diyalog tuzağı kapsamında “iman şartını indirgemek” faaliyetleridir, Hıristiyan ve Yahudileri cennete sokma sapıklığının satın alınmış kalemlerden akan mürekkebidir.

RESULÜLLAH İKİNCİ KISIMI AÇIKLAMAKTAN KAÇINMIŞ!
   Şimdi iftiranın boyutunu gözler önüne serelim. Bunun içinde öncelikle Rabbimizin şu ayeti Kerimelerine bir göz atalım. Allahu Teala kelime-i tevhidin ikinci kısmını Fetih suresinde bizzat zikrediyor:

   “Muhammed Allah’ın Resulüdür.”(Fetih 29)

   Sonra bu görevi yani kelime-i tevhidin ikinci kısmını tebliğ etmesi için emir buyuruyor:
   “De ki; ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah’ın resulüyüm. O Allah ki, göklerin ve yerin bütün mülkü O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Öldüren de, dirilten de O’dur. Bundan dolayı gelin, Allah’a ve resulüne iman edin. Allah’a ve Allah’ın bütün kelâmlarına iman etmiş bulunan o ümmî peygambere, evet ona uyun ki, hidayete erebilesiniz. (A’râf / 158)

   Yukarıdaki ayete göre Resulüllah Efendimiz “Allah’a ve resulüne iman edin. Allah’a ve Allah’ın bütün kelâmlarına iman etmiş bulunan o ümmî peygambere, evet ona uyun ki, hidayete erebilesiniz” ile yani Kelime-i Tevhidin İki kısmını da tebliğ ile görevlendirilmiş ve bunu bütün insanlığa tebliğ etmesi kendisine emredilmiştir.

  Bu Allah’ın bir emridir…

   Şimdi bir insan kalksa ve “Peygamberimiz ikinci kısmı açıklamaktan sakındı” dese; Resulüllah’ın, Allah’ın emrine rağmen,  kendine göre bir yorumlama yapıp bu emri yerine getirmekten kaçındı demek istemiş olur ki, Resulüllah’a çok büyük bir iftira etmiş olur.

   Yazar bozuntusuna göre Resulüllah Efendimiz kendini kabul eden veya etmeyen ama “La ilâhe illallah diyen herkesi” getirmek için “Ben Allah’ın Resulüyüm” demekten kaçınmış…

   Böyle bir saçmalığı da ilk defa duymuş olduk….

   Lailahe İlallallah diyen herkes Allah’ın bir olduğunu kabul eder. Ve bunu Allah’ı sevdiği için yapar değil mi? İşte Allah’u Teala buyuruyor ki:
   “De ki: eğer siz Allahı seviyorsanız hemen bana uyun ki Allah da sizleri sevsin ve suçlarınızı mağfiretle örtsün, Allah gafurdur, rahîmdır”(ÂLİ İMRÂN – 31)

   Gördüğünüz gibi Sevgili Peygamberimiz, kelimenin birinci kısmını söyleyenlere de“kendisine tabi olmalarını” tebliğ etmesi için emrolunmuştur. Bunların aksini söylemek çok büyük bir iftiradır.

   Bu nedenlerle kitabın yazarı Reşit Haylamaz öncelikle Resulüllah efendimize iftira etmekten şu Hadis-i Şeriflere muhatap olmaktadır:
   “Benim üzerime söylenen yalan, bir başkası üzerine söylenen yalan gibi değildir.” [Müslim, Mukaddime: 4; Tirmizî, İlim: 9; Buhârî, Cenâiz: 34. ]
   “Bile bile benim adıma yalan söyleyen Cehennemdeki ye¬rine hazırlansın.” [Buhari İlim: 38 Cenâiz: 34; Ebû Dâvud İlim: 4; Müslim Mukaddime: 1; Tirmizî İlim: 8. İmam Taberâni Mu’cemu’s-Sağir Tercüme ve Şerhi (İsmail Mutlu) Mutlu Yayınları: 1/104.]

ALLAHA İFTİRA
   Yazar bir cümlede İslam adına yapılabilecek en büyük hataları yapıyor. Hem Peygambere ve Hem de Allah’a iftira ediyor.

   Resulüllah’a “La ilahe illallah diyen herkesi getirmek için, Kelime-i tevhidin ikinci kısmını söylemekten kaçınmak” ile suçlayan yazar en başta alıntıladığımız kısımda bakın ne diyor: “Daha baştan O (sallallahu aleyhi ve sellem), bunun için yaratılmış ve onun için de, ilk yaratıldığı hâlde gelişi sona denk getirilmiş”

    Yani Allah (Celle Celaluhu) haşa sanki Resulüllah’ı, kendisini kabul etmese bile “La ilahe illallah” diyen insanlarıgetirmek için yaratmış!Yaratılışının sebebi buymuş…

   Yukarda zikredilen (A’râf / 158) ayetinde ise emir açık ve net…

   Allah’a da iftira eden yazar bu sefer şu ayetlere muhatap oluyor:
   “İslama davet edilirken Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim de kim olabillr? Allah da zalimler topluluğunu muvaffak etmez.”(Saff 7)

   “Bir yalanı Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Bunlar, Rablerinin huzuruna çıkarılacaklar, şahitler de: «İşte bunlar, Rablerine karşı yalan söyleyenlerdir!» diyeceklerdir. Haberiniz olsun, Allah’ın laneti zalimleredir.” (Hud 18)

   Yazar ayrıyeten Allah (Celle Celaluhu) ile peygamber (sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin arasını ayırmaktan şu ayete muhatap oluyor:
   “Muhakkak o kimseler ki, Allah Teâlâ’yı ve O’nun peygamberlerini inkar ederler ve Allah Teâlâ ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler ve, «Bazısına imân eder ve bazısını inkâr eyleriz,» derler, ve bunun arasında bir yol tutmak isterler. İşte onlar hakiki kafirdirler.”(Nisa 151)

   Görüyorsunuz ayetler gayet açık ve net… İnkara, dalavereye, sahtekarlığa yer bırakmıyor. Zalimin zulmünü, yalancının yalanını anında meydana çıkarıyor ve inkarcıyı mahvediyor.

Alıntı

Yazarın biyografisi

Adı:
Reşit Haylamaz
Unvan:
Doktor İlahiyatçı Yazar
Reşit Haylamaz ilahiyat doktorudur. Uzmanlık alanı peygamberimizin hayatıdır. Bu konuda "gönül tahtının eşsiz sultanı efendimiz" isimli iki ciltlik önemli bir kitabı vardır. Aynı zamanda mehtap tv'de asr-ı saadeti detaylı olarak anlatan bir televizyon programı yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 36 okur beğendi.
  • 997 okur okudu.
  • 22 okur okuyor.
  • 250 okur okuyacak.
  • 22 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları