Reyes Monforte

Yazar 8,5/10 · 11 Oy · 1 kitap · 30 okunma ·  3 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

3 okur beğendi.
11 puanlama · 0 alıntı
0 haber · 745 gösterim
30 okur kitaplarını okudu.
14 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
0 okur kitaplarını şu anda okuyor.
0 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Reyes Monforte'nin Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Reyes Monforte'nin Biyografisi

Yazar hakkında bilgi girilmedi.

Reyes Monforte'nin Kitapları Kitap Ekle

8,5/ 10  (11 Oy) ·  30 Okunma

Reyes Monforte sözleri ve alıntıları Alıntı Ekle

Henüz alıntı eklenmedi.

Reyes Monforte kitap incelemeleri

Hamit Pala, Saklı Gül'ü inceledi.
12 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bosna katliamıyla ilgili olarak okuduğum en etkileyici kitaplardan biri. Yabancı bir yazarın gözünden de olsa Bosna'da yaşanan vahşeti, özellikle Avrupa'nın göbeğinde yaşanmış olan, katliamı, soykırımı en canlı, dehşet verici şekliyle gözler önüne seren, insanın ruhuna işleten bir anlatıma sahip bu kitapla 1995'te, bu vahşetin yaşandığı o bölgelerin yakınlarından geçişime döndüm. Erkeklerin ıstıraplarından çok kadınların, annelerin ıstırapları daha dikkat çekiciydi kadın bir yazarın kaleminden verilen mesajlarda.

Mahpuker Sönmez, Saklı Gül'ü inceledi.
13 Eki 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Normal yaşam da kadın olmanın zorluğunu yaşayan kadınların esas savaşlarını savaşlar da verdiklerini bir kez daha anlayacak ve bu acı gerçeğin tokat gibi suratınıza vurduğunu göreceksiniz... İnsanın içini kanatan bir öykü. Tecavüzler, işkenceler, toplu mezarlar insanlığından utanması gerekenlerin utanmayı bir kenara bırakın her şeyi görmemezlikten gelmesini en iyi şekilde dile getiren kitap…Saklı Gül’ü okuduktan çok kısa bir süre sonra turla Balkan ülkeleri gezisine gitmiştim. Saray Bosna’yı nasıl abluka altına aldıklarını keskin nişancıların insanları nasıl öldürdüklerini, çarşının tam orta yerinde ilk patlayan bomba ve ölenlerin kanının yerde hala işaretli olması ve ablukayı delmek için halka yiyecek içecek ve silah yardımında bulunmak için kazdıkları tüneli gördüm (1500 m lik ti yanılmıyorsam.) Kazıya aynı anda tünelin her iki tarafından başlıyorlar. Ve kazanlar (giriş ve çıkış diyelim) giriş abluka altında (gizli, gizli kazılıyor) çıkış (sözüm ona birleşmiş milletlerin gözetiminde ama Sırplara gizli yardım yapıp o bölgenin denetim altında tutulmasına göz yumuyorlar) ablukanın dışında. Ve elde hiç plan proje yok. Kazanlar hiçbir araya gelmeden tüneli kazdıkları halde ve ortada buluştuklarında tünelin çapın da milim kayma olmadan tek hat üzerinde olduğunu görmek beni çok şaşırtmıştı. Bu gün bir arada yaşar gibi görünseler de her kentin en yüksek tepesin de devasa bir haç dikili. Mahalleleri ayrı. Mahalle de oluşan sorunlar için belediyeye her mahallenin seçtiği (ihtiyar heyeti diyelim) kişiler gidip sorunları çözmek zorunda kişiler kendi başlarına belediyeye ya da devlet dairesine gidemiyor… İçten içe kaynamalarına rağmen yüzyıllardır bir aradayız bir şey olmaz mantığıyla hareket ettiklerinden dolayı savaşın geliyorum seslerine kulaklarını tıkamış ve yaşamlarına devam etmişlerdir. Titonun ölmesi gücü eline geçirmek isteyen Sırpların önce Hırvatlara sonra da Boşnaklara saldırması ve Avrupa ülkelerinin buna göz yumması Balkanlar da onarılamaz olayların yaşanmasına sebep olmuştur. Bu gün savaş bitmiş gibi gözükse de resmi olarak bitmedi, bitmediği için de halk tedirgin…