Riccon İlhan Doğan

Riccon İlhan Doğan

8.6/10
7 Kişi
·
15
Okunma
·
0
Beğeni
·
2.108
Gösterim
Adı:
Riccon İlhan Doğan
Unvan:
Beden dili uzmanı
Doğum:
Türkiye
Türkiye doğumlu olan İlhan Doğan, Ankara’da Dil Tarih Coğrafya okurken, dil eğitimi almak amacıyla Almanya’ya gitmiştir. Hayali olan Tiyatro eğitimini almak için İtalya’ya geçerek Roma’da “Comedia dell Arte” da üç yıl öğrenim gördükten sonra İsviçre’de AKAD Enstitüsü’nde Ruh Bilimleri ve Eğitim Psikolojisi üzerine eğitimini tamamlamıştır.

Tiyatro ile psikoloji, beden dili ve mizahı birleştirerek Riccon Tekniği’ni geliştiren İlhan Doğan, sağlıklı iletişim için geliştirdiği konseptin tescilini yaptırarak 1996 yılında Riccon Akademi’yi kurmuştur

İsviçre Cumhurbaşkanı Sn. Pascal Couchepin, Avrupa Birliği Parlamenterleri, kamu görevlilerine, bilim adamlarına, Hollywood Universal Studios artistlerine beden dilinin doğru kullanımı ve düşünce okuma teknikleri üzerine eğitimler vermiştir.

Selanik Üniversitesi, Urbino Üniversitesi, İsviçre Üniversitesi, Helsinki, Riga, Rusya ve Çin’de ki üniversiteler gibi çeşitli ülkelerde ACCENT’in genç bilim adamlarına yönelik projesi kapsamında iletişim eğitimleri vermiştir. Ayrıca birçok eğitim kurumu, belediyeler, huzur evleri, İsviçre Askeri Birliği’ne “İletişim ve Kişisel Gelişim” üzerine eğitimler veren Doğan, RTL Televizyonu, Toyota, Audi, Mercedes Benz, Siemens, İkea, Migros, Metro Group, Carrefour, Toblerone, Novartis, Pfizer, Rolex gibi dünyanın önde gelen marka yöneticilerine ve çalışanlarına spesifik eğitimler düzenlemiştir..

Sosyal sorumluluk çalışmalarını “help yourself” adı altında kurumsallaştıran Doğan, bu çalışmalarından dolayı Lüksemburg, İsviçre ve Güney Afrika’da yılın adamı ödüllerine layık görülerek, Afrika Swaziland’da 7 yıl boyunca ülke genelinde yapılanma ve “Eğitim Seferberliği” hizmetlerinden dolayı Swaziland Kralı tarafından “Lord” ünvanı almıştır.

Riccon İlhan Doğan’ın uluslar arası toplam 9 kitabı yayımlanmış, bunlardan “Düşünce Okuma Tekniği”, “Bedenin Dili”, “Şiddet out Şefkat in”, “Şempanze Çocuklar”isimli kitapları Türkçe’ye çevrilmiştir.
"Ormana atılmışlar, içlerinde bedensel ve zihinsel özürlüler çoğunlukta. Kimileri daha dünyaya gözünü açmadan kendini ormanda buluyor. Afrika'da gayri meşru ilişkiler o kadar çok ki... İnsanın yapamadığını maymun anneler yapıyor. Ormana atılan çocuklara annelik duygusuyla bakıyorlar. İşte biz de o hayatta kalan çocukları aramaya çıktık. Yol boyunca çocuk iskeletlerinin olduğu ormanları görmeyi istemek belki de benim için en zor yol ayrımlarından biriydi."
Sağlık için düzenlenen kampanyalarla toplanan yardım paralarının yerine ulaşmadığı kanaatindeydim. Swaziland'te gördüklerim ve yaşadıklarım, her geçen gün, bunu bana tekrar tekrar ispatlıyordu.
Her kuruluş ve organizasyon, diğer kuruluş ve organizasyonları yıkıcı bir biçimde eleştiriyor. Herkes suçu ve başarısızlığın faturasını başkalarına yüklüyor. Ama, Swaizland'de AIDS artışının önüne geçmek ve projelerde başarılı olmak için yapılması gerekenleri kimse görmüyor. Hiç kimse sistemi ve rejimi eleştirmiyor.
Afrika'da bulunduğum süre içinde, bu insanlara daha iyi yardım edebilmek, onlardan biri olabilmek için siyah olmayı ne kadar çok istemiştim. Beyaz olmaktan utandığım zamanlar da oldu. Çünkü Afrika'yı bu hale getiren beyazlardı. Bu yüzden beyazlara çok kızgındım.
Birileri sanki eline kalemi kağıdı almış, bir ülke çizmiş. Birine de sen kral olacaksın demiş. Bu ülkeyi kuranlar da yönetenler de ülkecilik oynamaya çalışıyor. İşin üzücü tarafı oyunda "gerçek çocukları" kullanıyorlar.
Swaziland'deki birçok önemli iş, yabancılar tarafından işletiliyor. Bu işlerde yerli halk çok gülünç ücretlerle çalıştırılıyor. Yani bir çeşit modern kölelik sistemi kurulmuş.
Halkın tarım ve hayvancılık yapmak için ne bilgisi var ne de parası. İşin ilginç yanı halkın çalışma isteği ve yeteneği de yok olmuş. Halk kendi toprağını işletme riskini göze almaktansa, yardım organizasyonlarının vereceği yiyeceklerle yaşamayı ya da birinin emrinde çalışmayı tercih ediyor. Halkın genelinin evi ve tarlası da yok zaten. Her yer Kral'a ait. Kral'a ait toprakları işletmek de, bu topraklara ev yapmak da suç.
Genellikle babanın dediği oluyor. Bu ataerkil sistemde genç nesil, fikirlerini söylemekten çekiniyor. Ekonomik sıkıntılarını, sistemin bozukluğunu dile getiremiyor, Kralı asla eleştiremiyor. Çünkü eski nesil Kral'a ve geleneklerine çok bağlı. Gençler de zorunlu olarak bunlara rıza gösterip, eski neslin fikirleriyle yaşıyorlar.
2015 yılını Şempanze Çocuklar ile kapattım.

Kitabın isminin neden Şempanze Çocuklar olduğunu başta anlamamıştım, merakım kitabın orta kısımlarında son buldu:

Swaziland'da aile içi veya dışı tecavüz oldukça yaygındır. Nüfusun %35'i AİDS pozitiftir. Hal böyle olunca gayri meşru çocukların sayısı da epey fazla. İstenmeyen bu çocuklardan kurtulmak için genelde vahşi doğa tercih ediliyor. Ormana bırakılan bebekler ya ölüyor ya da maymunlar tarafından yetiştiriliyor. Ormanda araştırma yapan ekipler bu vahşi çocukların bazılarını buluyorlar. Evet, hepimizin bildiği Tarzan'ın hikayesini andırıyor bu bize. Keşke film/animasyon/kurgu olsaydı okuduklarım ancak ne yazık ki gerçek.

İsviçre tarafından yürütülen bir yardım organizasyonuna gönüllü olarak katılan yazar Swaziland'te yaşadığı gerçek olayları aktarıyor bizlere. Ülkenin içler acısı ahvalini öyle güzel dile getirmiş ki neredeyse her satırını alıntı yapma isteği duydum okurken.

Açlığı, sefaleti, yerlilerin kendi ülkelerinde köle oluşunu, her an her dakika tecavüz tehlikesi ile karşı karşıya olan çocukları, AIDS'in yaygın bir hastalık olmasına karşın halkın bu konudaki cehaletini, yardım organizasyonu adı altında kara para aklayanları veya zimmetine para geçirenleri, halkı açlıktan kırılırken zenginlik içinde yüzen ve 13 karısı ile partiler veren Kralı ve dahasını harika bir dille sorgulamış, yermekten çekinmemiş Riccon Doğan.

Yazarın biyografisi

Adı:
Riccon İlhan Doğan
Unvan:
Beden dili uzmanı
Doğum:
Türkiye
Türkiye doğumlu olan İlhan Doğan, Ankara’da Dil Tarih Coğrafya okurken, dil eğitimi almak amacıyla Almanya’ya gitmiştir. Hayali olan Tiyatro eğitimini almak için İtalya’ya geçerek Roma’da “Comedia dell Arte” da üç yıl öğrenim gördükten sonra İsviçre’de AKAD Enstitüsü’nde Ruh Bilimleri ve Eğitim Psikolojisi üzerine eğitimini tamamlamıştır.

Tiyatro ile psikoloji, beden dili ve mizahı birleştirerek Riccon Tekniği’ni geliştiren İlhan Doğan, sağlıklı iletişim için geliştirdiği konseptin tescilini yaptırarak 1996 yılında Riccon Akademi’yi kurmuştur

İsviçre Cumhurbaşkanı Sn. Pascal Couchepin, Avrupa Birliği Parlamenterleri, kamu görevlilerine, bilim adamlarına, Hollywood Universal Studios artistlerine beden dilinin doğru kullanımı ve düşünce okuma teknikleri üzerine eğitimler vermiştir.

Selanik Üniversitesi, Urbino Üniversitesi, İsviçre Üniversitesi, Helsinki, Riga, Rusya ve Çin’de ki üniversiteler gibi çeşitli ülkelerde ACCENT’in genç bilim adamlarına yönelik projesi kapsamında iletişim eğitimleri vermiştir. Ayrıca birçok eğitim kurumu, belediyeler, huzur evleri, İsviçre Askeri Birliği’ne “İletişim ve Kişisel Gelişim” üzerine eğitimler veren Doğan, RTL Televizyonu, Toyota, Audi, Mercedes Benz, Siemens, İkea, Migros, Metro Group, Carrefour, Toblerone, Novartis, Pfizer, Rolex gibi dünyanın önde gelen marka yöneticilerine ve çalışanlarına spesifik eğitimler düzenlemiştir..

Sosyal sorumluluk çalışmalarını “help yourself” adı altında kurumsallaştıran Doğan, bu çalışmalarından dolayı Lüksemburg, İsviçre ve Güney Afrika’da yılın adamı ödüllerine layık görülerek, Afrika Swaziland’da 7 yıl boyunca ülke genelinde yapılanma ve “Eğitim Seferberliği” hizmetlerinden dolayı Swaziland Kralı tarafından “Lord” ünvanı almıştır.

Riccon İlhan Doğan’ın uluslar arası toplam 9 kitabı yayımlanmış, bunlardan “Düşünce Okuma Tekniği”, “Bedenin Dili”, “Şiddet out Şefkat in”, “Şempanze Çocuklar”isimli kitapları Türkçe’ye çevrilmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 15 okur okudu.
  • 8 okur okuyacak.