Rick Riordan

Rick Riordan

Yazar
8.9/10
1.877 Kişi
·
6.915
Okunma
·
302
Beğeni
·
11.212
Gösterim
Adı:
Rick Riordan
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Texas, 5 Haziran 1964
Rick Riordan 5 Haziran 1964'te Texas'ta doğdu. Çocuğunun disleksisi olduğundan dolayı okumasını kolaylaştırmak için ona kendini tanrılara benzetmesini önerdi. Daha sonra bunla ilgili çeşitli hikâyeler yazdı ve en sonunda Percy Jackson ve Olimposluların ilk kitabı olan Şimşek Hırsızı ortaya çıktı. Şimşek Hırsızından sonra Canavarlar Denizi, Titan'ın Laneti, Labirent Savaşı ve Son Olimposlu'yu yazdı. Percy Jackson ve Olimposlulardan sonra Mısır mitolojisi ile ilgili Kane Günceleri adlı bir seriye başladı ve serinin ilk kitabı Red Pyramid ( Kırmızı Piramit ) 4 Mayıs 2010'da basıldı ve adını vermek istemediğim bir yayın tarafından Türkçe'ye çevrilip basıldı. En son The Heroes of Olympus Serisinin ilk kitabı The Lost Hero adlı kitabı basılan Rick Riordan her yıl bir kitap çıkarmayı planladığını açıkladı.



1. Seri: Percy Jackson ve Olimposlular

Kitap 1: Şimşek hırsızı (2005)-Türkiye'de (2009)
Kitap 2: Canavarlar denizi(2006)-Türkiye'de (2009)
Kitap 3: Titan'ın Laneti(2007)-Türkiye'de (2009)
Kitap 4: Labirent Savaşı(2008)-Türkiye'de (2009)
Kitap 5: Son Olimposlu(2009)-Türkiye'de (2009)-Serinin Son Kitabı

2. Seri: Olimpos Kahramanları

Kitap 1: Kayıp Kahraman(2010)
Kitap 2: Neptün'ün Oğlu(2011)
Kitap 3: Athena'nın İşareti(2012, Çıktı)
Kitap 4: Hades'in Evi (2013)

Bu 2 serinin dışında Rick Riordan, bağımsız olarak başka bir seriyi yazmaya başladı


Kane Günceleri

Kitap 1: Kırmızı Piramit(2010)
Kitap 2: Ateş Tahtı(2011)
Kitap 3: Yılanın Gölgesi(2012)-Serinin Son Kitabı
Yapmadığım bir şey yüzünden suçlanmak kadar beni kızdıracak bir şey olamaz.
Rick Riordan
Sayfa 302 - Doğan Egmont
"Adil demek, herkesin ihtiyacı olanı elde etmesidir. İstediği elde etmenin terk yolu da bunu gerçekleştirmek için bir şeyler yapmaktır."
"Dans etsenize çocuklar!" diye buyurdu Thalia. "Öyle durmayın, aptala benziyorsunuz."
İçim içimi yiyerek Annabeth'e baktım, sonra da spor salonunda tür atan kızlara.
"Eee?" diye sordu Annabeth.
"Eh, kimi dansa kaldırsam?"
Mideme bir yumruk indirdi. "Beni, Yosun Kafa!"
Percy Jackson ve Olimposlular serisi okumak için çok heyecanlı olduğum bir seriydi. Toplamda beş kitaptan oluşan serinin ilk kitabı olan Şimşek Hırsızı'nı bitirdim ve çok beğendim. Seri çocuk kitapları kategorisinde yer alsa da, ben Percy Jackson serisi ile iyi ki bu yaşımda tanışmışım diye düşünüyorum. Şimşek Hırsızı okurken çok fazla keyif aldığım, aksiyonun hiç düşmediği ve karakterlerini de çok sevdiğim bir kitap oldu. Bölüm başlıkları bile zaman zaman okurda bir tebessüm uyandırmayı başarıyor diyebilirim. Bu seri ile ilgili benim için dikkat çekici şeylerden biri şuydu: Yazarımız Rick Riordan'ın çocuğu disleksisi olması nedeniyle okuma konusunda sıkıntı yaşıyormuş ve Riordan da ona kendisini tanrılara benzetmesini söylemiş. Ardından bu konu ile ilgili hikayeler yazan Rick Riordan sonunda ortaya bu seriyi çıkarmış, çok da iyi yapmış.

Seriye de adını veren Percy Jackson on iki yaşında ve tıpkı Riordan'ın çocuğu gibi disleksisi var. Gittiği okullarda tutunamayan, hiperaktif, yaramaz mı yaramaz bir çocuk. Başına gelen onca ilginç şeyden en göze çarpanı ise babasının bir Yunan Tanrısı olması. Yani Percy Jackson bir melez; annesi insan, babası Tanrı. Bunu öğrendikten sonra kendisine verilen ilk görev ise, Zeus'un çalınan şimşeğini bulup Olimpos'a götürmek, bunu yapamadığı takdirde tanrılar arasında korkunç bir savaş çıkabilir...

Yaklaşık birkaç ay önce erkek arkadaşım aracılığıyla bir oyun oynamaya başladım. Bilenler vardır, oyunun ismi Titan Quest. Titan Quest mitolojik karakterlerle dolu bir oyun. Oyunda Yunan, Mısır, Çin, İskandinav mitolojileri ile ilgili bölümler var. Titan Quest sayesinde mitolojiye olan ilgim arttı ve bu seriye başlamam ile de gittikçe bu alana ısındım. Oyunda sık sık gördüğüm mitolojik varlıkların isimlerini kitapta da görmek çok güzeldi. (Yani insanların oyun mu oynuyorsun diyerek burun kıvırdıkları bazı aktiviteler çok yararlı olabiliyor.) Percy Jackson'da durağanlık kesinlikle yok, her sayfada aksiyon ve çeşit çeşit olaylar var. Kitap okuru eğlendirmekle kalmıyor, eğlendirirken öğretiyor. Açıkçası bu seri için çocuklara yönelik bir seri denilse de ben bu serinin sırf dili basit diye çocuk serisi olduğunu düşünmüyorum. Yani seride çok fazla mitolojik yaratık, mekan olay var, dokuz-on yaşlarındaki çocukların bu seriyi bir şeyler öğrenerek yani bu amaçla okuyacaklarını sanmıyorum. O yaşlarda sadece eğlence için veya bu alana karşı bir ilgi uyandırması için okunabilecek bir seri olabileceğini düşünüyorum Percy Jackson serisinin. Bu nedenle yukarıda da belirttiğim gibi seriye şu anki yaşımda başlamış olmaktan dolayı çok mutluyum. Şimşek Hırsızı'nı okurken, Yunan mitolojisine makaleler okuyarak, kitapta da ismi geçen varlıkların resimlerine internetten bakarak bir giriş yapmış oldum. Tanrılar, minotor, sentorlar, Kheiron, satirler gibi birçok varlıkla tanıştım ve bundan aşırı keyif aldım.

Percy Jackson serisi beyaz perdeye de aktarılmış bir seri. Serinin ilk kitabı olan Şimşek Hırsızı'nın filmi 2010 yılında seyirci ile buluşmuş. Ben de bu akşam ilk filmi izlemeyi planlıyorum. Kitapta yaşananların filme ne şekilde aktarıldığını bir hayli merak ediyorum. Okuyacağım sıradaki kitap ise serinin ikinci kitabı olan Percy Jackson: Canavarlar Denizi. Percy Jackson ve arkadaşlarının neler yaşayacağı yine merak konusu. Sonuç olarak çok keyifli bir ilk kitap okuduğumu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Mitolojiyi günümüze uyarlamak gibi orjinal bir düşünceyi hayata geçiren Rick Riordan favori yazarlarım arasına girecek gibi görünüyor.
Percy Jackson serisinin üçüncü kitabı olan Titan'ın Laneti bitti. Üç yüz sayfalık, oldukça rahat okunan bir kitaptı Titan'ın Laneti ve yine severek okudum. İlk olarak söylemem gerekiyor ki, Percy Jackson serisinin okuduğum ilk üç kitabı arasında bir beğeni sıralaması yapsam Titan'ın Laneti son sırada yer alır ancak bunun nedeni kitabın kötü olması değil, ilk iki kitabın çok daha güzel olması. İlk ve son iki kitap arasında bir ara kitap gibi kalmasından mıdır bilmiyorum ilk iki kitaba göre daha az sevdim Titan'ın Laneti'ni. Ama totalde baktığımda kitabı sıkılmadan, merakla okuduğumu da belirtmeliyim. Rick Riordan yine okuru alıyor ve mitoloji ve gerçek dünyanın harmanlandığı bir evrene bırakıyor, fazlasıyla eğlenceli ve aksiyon dolu bir evrene.

Titan'ın Laneti'nde olaylar Percy ve arkadaşlarının kamp için melez kurtarma operasyonu sırasında bir canavarla karşılaşmaları ile başlıyor. Canavar -ki kendisi bir mantikor- Percy ile yanındakileri köşeye sıkıştırıyor ancak tam o anda hiç beklemedikleri bir yardım geliyor, Av Tanrıçası Artemis ve tamamı kızlardan oluşan avcı grubu. Gelişen olaylar sonucunda Artemis ve Annabeth kendisine General diyen ve Olimposluları yok etmeye ant içmiş olan Kronos'un baş yardımcısı olan bir diğer Titan tarafından kaçırılıyor. Percy ve arkadaşlarının bu kitaptaki görevi ise Ay Tanrıçası ve Annabeth'i kurtarmak.

Titan'ın Laneti'nde yepyeni karakterle tanışıyoruz, Zoe ve Bianca gibi karakterleri de çok sevdim. Sanırım serinin en güzel taraflarından biri okuyucunun yeni karakterlere çok çabuk ısınmasını sağlaması. Percy Jackson serisi ilerledikçe her kitapta başka bir mitolojik olaya gönderme yapılması durumunu da çok seviyorum ve bu durum Titan'ın Laneti'nde de bolca vardı. Titanlar ve Tanrılar arasında her geçen gün artan gerilim ve yaşanması olası yeni bir Titan Savaşı fikri beni çok heyecanlandırıyor. Serinin devam kitaplarında neler olacağını bir hayli merak ediyorum. Ayrıca serinin bu üçüncü kitabında diğer Olimposlu tanrılardan bazılarıyla da tanışıyoruz. Yukarda da ismi geçen Artemis, Apollon, Athena ve hatta Afrodit. İki kitaplık bir aranın ardından Percy Jackson serisine devam edeceğim ve serinin dördüncü ve beşinci kitaplarını okuyarak seriyi noktalayacağım. Rick Riordan ve Percy Jackson ile tanışmış olmaktan oldukça memnunum, yazarın tüm kitaplarını da okumayı düşünüyorum...
Percy Jackson serisinin dördüncü kitabı olan Labirent Savaşı da bitti. Serinin bitimine sadece bir kitap kalmışken Labirent Savaşı bir anlamda serinin finaline bir ön hazırlık yapmış oldu. Yunan mitolojisinin günümüz dünyasıyla iç içe geçirilip okuyucuya sunulduğu bu serinin yavaş yavaş sonuna geliyorum, evet Percy Jackson ve Olimposlular serisi öyle bir seri ki bu seride Denizlerin Tanrısı Poseidon'u bermuda şortuyla kapınızın önünde bulabilir veya Savaş Tanrısı Ares'i deri pantolonuyla, günes gözlüğüyle vb bir motosikletin üstünde görebilirsiniz. Bu seriye dair en çok sevdiğim şeylerden biri de bu durum sanırım çünkü mitoloji ve günümüzün harmanlanmış olması olayları komik ve ilgi çekici bir hale getirebiliyor.


Titanların Kralı Kronos'un tek bir amacı var: Vücut bulup yeniden dünyaya dönerek, kendisini parçalara ayırıp Tartarus'un derinliklerine atan Olimpos'lu Tanrıların saltanatına son vermek. Efendileri Kronos'un beden bulmasına yardımcı olan yandaşları ise Daedalus'un Labirenti'ni kullanarak Melez Kampı'na ulaşmak ve orada bulunan tüm melezleri yok etmek amacında. Kahramanlarımız Percy ve arkadaşları ise labirente girerek, labirent yapıcısını yani Daedalus'u düşmandan önce bulmalılar, ancak bir sorun var: Labirente giren neredeyse hiç kimse bir daha o labirentten çıkamamış çünkü labirent drakonlardan cehennem tazılarına, sfenkslere kadar birçok korkutucu ve garip yaratıkla dolu...


Serinin diğer kitaplarında olduğu gibi Labirent Savaşı'nda da yine Yunan Mitolojisi'ne dair birçok şey öğrendim ve bu durum benim için Percy Jackson serisinin en güzel yanlarından biri. Ancak bu kitap için serinin en güzel kitabı diyemeyeceğimi de belirtmeliyim. Dördüncü kitabını da bitirdiğim seride halen en sevdiğim kitaplar serinin birinci ve kitapları olan Şimşek Hırsızı ve Canavarlar Denizi. Bir de seriye dair başka bir olumsuz düşüncem şu ana kadar okuduğum dört kitabın da aynı şekilde başlamış olması. İlk iki kitap için bunu anlayabiliyorum ancak devamında da öyle olunca artık çok klişeleşmiş hale gelebiliyor. Aslında son yüz elli sayfaya kadar Labirent Savaşı ile ilgili daha olumsuz düşüncelerim vardı fakat o son yüz elli sayfada öyle şeyler oldu ki kitaba dair olumsuz noktalar da gitti zihnimden. Labirent Savaşı seride en beğendiğim kitap olmasa da, bazı noktalarda tekrara düşüldüğünü düşünsem de, mükemmeldi diyemesem de benim için güzel bir kitap oldu diyebilirim.
Percy Jackson ve Olimposlular serisinin bol olaylı üçüncü kitabı...

Bu kitapta Artemis'i ve Annabeth'i bulmak için Percy, Thalia, Zoe, Bianca ve Kıvırcık'ın başına gelen birçok olay anlatılıyor.

Bu arayışa yön veren bir de kehanet var:

Beşi gidecek batıya, zincirli tanrıçaya,
Biri kaybolacak yağmursuz topraklarda,
Olimpos’un belası yolu gösterecek,
Kampçılar ve avcılar birlikte galip gelecek,
Biri katlanacak Titan’ın Laneti’ne,
Ve biri ölecek ebeveyninin eliyle...

Zincirli tanrıça kim? Yağmursuz topraklar neresi ve kim kaybolacak? Olimpos'un belası kim? Titan'ın Laneti'ne kim katlanacak? Ebeveyninin eliyle kim ölecek?

Önceden Annabeth'in kusurunun kibir olduğunu öğrenmiştik şimdi de Percy'nin kusurunu öğreniyoruz. Acaba bu kusur ne?

Yine bol canavarlı bol tanrılı bir kitap olmuş. Yunan Tanrıları ile Titanlar arasında gerginlik var. Hem melezler hem tanrılar bir savaşa hazırlanıyor...

Ve sonu... En sonu... Kıvırcık için çok önemli bir son ve bir sonraki kitabı merak ettiren bir son.
Mükemmel bir kurgu olmuş. İlk defa bu tarzda bir kitap okudum. Normalde benim tarzım değil, ben biraz daha gerçekçiyim. Yada başka bir deyişle kendi inanmadığım şeyleri okumaktan zevk almam. Bu kitapda da yunan mitolojisine ait karakterler vardı. İnanmıyordum ama dediğim gibi kurgusu güçlüydü. Belki buna benzer başka eserlerde okurum. Bu kitaba tam puan verdim çünkü hakettiğini düşünüyorum. Keyifli Okumalar =)))
Bu kitaptan sonra kitap okumayı sevmeye başladım. Percy de bende 12 yaşındaydık bu daha çok ilgi göstermemi sağladı. Rick Riordan'ın kendi oğlunun rahatsızlıklarından yola çıkarak yarattığı Percy Jackson karakteriyle oğluna bir umut olmuş ve ona tüm rahatsızlıklarına rağmen kahraman olabileceğini göstermiş. Yunan mitolojisini çok güzel bir anlatımla günümüze uyarlamış. Ayrıca kitap dostların önemini ve ihaneti de konu alıyor.
Hayal gücünün sınır çizgilerini aşan bir kitaptı. Percy'nin aradığı şimşeğin aslında kalkanının içinde olması hiç beklenmedik bir durumdu. Beni her sayfasında şaşırtan bu kitap gerçekten okunmaya değer.
Eğer mısır ve tanrılarıyla ilgili yazılar, kitaplar hoşunuza gidiyorsa kesinlikle okumalısınız. Fantastik bi roman kitabı okurken kendimi bi kahramanı olarak hissettim bi sonra ki bölümde ne olacak diye merak ettiriyor ve sürüklüyor eğlenceli vakit geçirdim 1000K kullanıcılarına tavsiye ediyorum :)
Bana okuma alışkanlığı kazandıran ve hayatımı yönlendiren bu kitap her zaman benim için farklı olacak. 7'den 70'e herkese tavsiye ederim.

Yaşasın Camp Half-Blood!
Percy Jackson ve Olimposlular serisinin ilk kitabı.. Bu kitapta Percy, Annabeth ve Kıvırcık'ın, tanrılar arasında çıkabilecek büyük savaşı önlemek için, Zeus'un şimşeğini bulmaya çalışırken yaşadığı olaylar anlatılıyor. Ayrıca Yunan mitolojisine dair bilgiler de var. Rick Riordan bu bilgileri size hissettirmeden öğretiyor.
Filmini de izledim ancak tabii ki kitabı kadar etkileyici değildi. Filmde kullanılmayan hatta değiştirilen birçok şey var.
Ve de bu seri benim için çerezlik bir seri, bana Yunan mitolojisi ile ilgili ufak bilgiler dışında bir şey kattığını düşünmüyorum. Ama şu da var ki Percy'nin ileriki kitaplarda nelerle karşılaşacağını merak ediyorum. O yüzden de seriyi tamamlayacağım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Rick Riordan
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Texas, 5 Haziran 1964
Rick Riordan 5 Haziran 1964'te Texas'ta doğdu. Çocuğunun disleksisi olduğundan dolayı okumasını kolaylaştırmak için ona kendini tanrılara benzetmesini önerdi. Daha sonra bunla ilgili çeşitli hikâyeler yazdı ve en sonunda Percy Jackson ve Olimposluların ilk kitabı olan Şimşek Hırsızı ortaya çıktı. Şimşek Hırsızından sonra Canavarlar Denizi, Titan'ın Laneti, Labirent Savaşı ve Son Olimposlu'yu yazdı. Percy Jackson ve Olimposlulardan sonra Mısır mitolojisi ile ilgili Kane Günceleri adlı bir seriye başladı ve serinin ilk kitabı Red Pyramid ( Kırmızı Piramit ) 4 Mayıs 2010'da basıldı ve adını vermek istemediğim bir yayın tarafından Türkçe'ye çevrilip basıldı. En son The Heroes of Olympus Serisinin ilk kitabı The Lost Hero adlı kitabı basılan Rick Riordan her yıl bir kitap çıkarmayı planladığını açıkladı.



1. Seri: Percy Jackson ve Olimposlular

Kitap 1: Şimşek hırsızı (2005)-Türkiye'de (2009)
Kitap 2: Canavarlar denizi(2006)-Türkiye'de (2009)
Kitap 3: Titan'ın Laneti(2007)-Türkiye'de (2009)
Kitap 4: Labirent Savaşı(2008)-Türkiye'de (2009)
Kitap 5: Son Olimposlu(2009)-Türkiye'de (2009)-Serinin Son Kitabı

2. Seri: Olimpos Kahramanları

Kitap 1: Kayıp Kahraman(2010)
Kitap 2: Neptün'ün Oğlu(2011)
Kitap 3: Athena'nın İşareti(2012, Çıktı)
Kitap 4: Hades'in Evi (2013)

Bu 2 serinin dışında Rick Riordan, bağımsız olarak başka bir seriyi yazmaya başladı


Kane Günceleri

Kitap 1: Kırmızı Piramit(2010)
Kitap 2: Ateş Tahtı(2011)
Kitap 3: Yılanın Gölgesi(2012)-Serinin Son Kitabı

Yazar istatistikleri

  • 302 okur beğendi.
  • 6.915 okur okudu.
  • 56 okur okuyor.
  • 2.345 okur okuyacak.
  • 44 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları