Sabahattin Ali

Yazar 8,7/10 · 7023 Oy · 21 kitap · 18790 okunma ·  2691 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Sabahattin Ali
  • Unvan:
    Öğretmen, Gazeteci, Şair, Çevirmen
  • Doğum:
    Edirne 25 Şubat, 1907
  • Ölüm:
    Bulgaristan 2 Nisan, 1948

Yazar İstatistikleri

2.691 okur beğendi.
7.023 puanlama · 1.945 alıntı
18 haber · 66.315 gösterim
18.790 okur kitaplarını okudu.
8.133 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
297 okur kitaplarını şu anda okuyor.
180 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Sabahattin Ali'nin Biyografisi

Sabahattin Ali (d. 25 Şubat, 1907 - ö. 2 Nisan, 1948) şair ve yazar.

Hayatı

25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır (1921) Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı.Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır.rnrnKonya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945).rnrn"İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi".rnrnBir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş[1] daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır.[2]rnrnBulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır.

Edebi kişiliği

Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz".rnrnSabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir.rnrnSabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir.rnrnSabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.

Sabahattin Ali'nin Kitapları Kitap Ekle

8,9/ 10  (4.047 Oy) ·  9.966 Okunma
8,5/ 10  (1.200 Oy) ·  3.820 Okunma
8,6/ 10  (919 Oy) ·  2.365 Okunma
8,3/ 10  (226 Oy) ·  684 Okunma
8,3/ 10  (196 Oy) ·  635 Okunma
8,5/ 10  (93 Oy) ·  276 Okunma
8,8/ 10  (74 Oy) ·  243 Okunma
11. Kamyon (Seçme Öyküler)
8,5/ 10  (25 Oy) ·  96 Okunma
13. Hep Genç Kalacağım (Bütün Yapıtları - Mektup)
8,8/ 10  (13 Oy) ·  37 Okunma
14. Mahkemelerde (Belgeler)
7,6/ 10  (11 Oy) ·  37 Okunma
17. Bütün Öyküleri - 1 (Değirmen,Kağnı,Ses)
9,0/ 10  (4 Oy) ·  14 Okunma
18. Bütün Öyküleri - 2 (Yeni Dünya, SırçaKöşk, Esirler (Oyun))
9,3/ 10  (4 Oy) ·  10 Okunma
19. Üç Öykü (Arabalar Beş Kuruşa - Ayran - Sırça Köşk)
8,5/ 10  (2 Oy) ·  7 Okunma
20. Bütün Eserleri (Eleştirel Basım)
10,0/ 10  (1 Oy) ·  1 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Vedat Geçit, bir alıntı ekledi.
22 Eki 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
S.Y, bir alıntı ekledi.
25 Ara 2014

Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)
Aysel, bir alıntı ekledi.
10 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Ferah, bir alıntı ekledi.
 19 Mar 2015

''Halbuki en çok okuduğum bir kitabın, en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir...''

Değirmen, Sabahattin Ali (Sayfa 65)Değirmen, Sabahattin Ali (Sayfa 65)
Zeynep, bir alıntı ekledi.
 12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aşk
Benim beklediğim aşk başka! O bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
eso.okur, bir alıntı ekledi.
 24 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Varlık
Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan insanı vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat hep böyle değil midir ? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)
Ferah, bir alıntı ekledi.
11 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı."

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Aliİçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali
Ebru, bir alıntı ekledi.
17 Kas 2014

Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi; fakat yokluğu müthişti...

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin AliKuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali
BİROL COŞKUN, bir alıntı ekledi.
13 Mar 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: 'Dünyada neler gördünüz? ' dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki..."

Değirmen, Sabahattin Ali (Sayfa 39)Değirmen, Sabahattin Ali (Sayfa 39)
Ferah, bir alıntı ekledi.
 01 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“Yılbaşının da sence hiçbir hususiyeti yok mudur?” diye sordum.
“Hayır” dedi, “senenin diğer günlerinden ne farkı var sanki? Tabiat onu herhangi bir şekilde ayırmış mı? Ömrümüzden bir sene geçtiğini göstermesi bile o kadar mühim değil; çünkü ömrümüzü senelere ayırmak da insanların uydurması… İnsan ömrü doğumdan ölüme uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimat sunidir…”

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 110)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 110)
Bütün Alıntıları Göster

Sabahattin Ali ile iligli okur yorumları Yorum Ekle

Doğum tarihi ve yeri:25 Şubat 1907, Eğridere, Gümülcine, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm tarihi ve yeri:2 Nisan 1948 (41 yaşında), Kırklareli, Türkiye

Ruhun şad olsun.

Çocuklar Gibi

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi

Bazı nur içinde, bazı sisteyim
Bazı beni seven bir göğüsteyim
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim
Her yere sokulan bir rüzgar gibi

Aşkım iki günlük iptilalardı
Hayatım tükenmez maceralardı
İçimde binlerce istekler vardı
Bir şair, yahut bir hükümdar gibi

Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi, durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi

Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevgilim, saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigar gibi

Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi

Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi

Sabahattin Ali

Sabahattin Ali SOL ile böyle tanıştı:
Subay bir babanın oğlu olarak, dünyaya gelen Sabahattin Ali'nin Sol ile hiçbir alakası yokken, hatta Türkçü - Turancı düşüncelere sahip olan kıymetli yazarımız, Almanya'ya tahsile giderken, yolda Almanca bir roman görüp,alır. Trende okumaya başlar. Hatta Yolculuğun yarısında kitap bitince, ikinci kez okur. Roman bitince '' Bu roamanda anlatılanlar doğruysa,insan,namuslu bir insan, mutlaka ''Solcu'' olmalıdır'' der.
Sabahattin Ali'nin hayatını değiştiren roman ''Upton Sinclair'in - PETROL kitabıdır.''

Yüreği güzel Öğretmen. Sen kalbimizdesin.

Faili Meçhul Bir Dava Adamı: Sabahattin Ali
"İnsan ki gelip geçer dünyadan bir nefes gibi,ne büyük ıstıraptır yaşamak herkes gibi?"
Herkes gibi olmadı; Öğretmen, Gazeteci, Şair, Yazar ve İnsan Sabahattin Ali.
Hayatının son anına kadar yaşamı; direniş, mücadale ve kavga ile geçen
Güzel İnsan Sabahattin Ali'yi Saygı,Sevgi ve Özlemle Anıyoruz - Arıyoruz...


http://onedio.com/...abahattin-ali-682306
http://onedio.com/...abahattin-ali-459956
http://onedio.com/...-meshur-sarki-528386
http://onedio.com/...-ortaya-cikti-553352
http://listelist.com/sabahattin-ali-kimdir/
http://www.leblebitozu.com/...ken-10-meshur-sarki/
http://dunyalilar.org/...-sabahattin-ali.html
http://dunyalilar.org/...l-sana-kavusmak.html

Şiirleri, romanları sözleri bütün günlerin en iyileri arasına giren bir öğretmen, ruhu şad olsun.
'Sen aklıma gelince her şey gülümserdi.
Ağaçlar şarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi.'

Kürk Mantolu Madonna'nın ardından hayran olduğum kişilik. O incecik kitaba nasıl bu kadar çok duygu yüklenebilir, tarifi mümkün değil.

Bir romanı okursun. Beğenirsin bazen. Bazen hayatını değiştirir. Bazen çok şükür bitti dersin. Bazen bu kitapsa ben de yazarım dersin.
Sabahattin Ali okursun. Gözlerin görmeye kulakların duymaya başlar. İnsanları da kitap gibi okumaya başlarsın, bir insandan başkasına dönerken sayfa çevirir gibi olursun. İçindeki şeytan - ki aslında yoktur - kapana kısılmaya başlar, hücresinde volta atarken göz ucuyla sana bakar.
Sabahattin Ali okursun. Kitabı bıraktıktan sonra bile onunla konuşmaya başlarsın. Sokakta yanında yürür, mendil uzatan çocuğa beraber gülümsersin. Yıllar sonra hayatında tek sevdiği kadını kaybetmiş bir adamın mutsuzluğuyla ondan çocuğu olduğunu öğrenen adamın hayat sevincini kalbinde harmanlarsın.
Sabahattin Ali okursun. Bir çocuk olursun. Adı Yusuf. Hayata rest çekersin, elinde kart olmadan.
Sabahattin Ali, okursun. Olursun. Ölürsün.

41 yıl gibi bir süreye bir çok şeyi sığdırabilmiş büyük bir insandır kendisi . Tartışmasız edebiyatımızda ayrı bir eşik noktasıdır .Sabahattin Ali. Ben onun tüm eserlerini okumuş birisi olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki gerçekten de sadece Türk Edebiyatı baz alındığında değil Dünya Edebiyatını baz aldığımda da kesinlikle en iyilerden biri de o benim içim. Edebiyatımız için ayrı bir kilometre taşı olduğunu düşünüyorum bence hakiki kitap okurları da benimle aynı düşünüyorlar.

Bütün kitaplarını zevkle heyecanla istekle okudum. Kalemine sağlık yüreğine sağlık diyorum. Son satırları okurken gözyaşlarıma hakim olamadım. Kendimden de bir şeyler hissettim. Seven bir yürek sevmeyi beceremeyen hercai birine tutulmuşsa hayatı boyu hep acı çeker Ne sevmekten vazgeçilebilir, ne sevmeye devam edilebilir. Arafta kalarak bir ileri iki geri sevgisinin kurbanı olur.

Sabahattin ali gelmiş geçmiş en iyi yazarlardan biri. Fikirlerini doğru bulup kitaplarını yazılarını şiirlerini beğenerek okurum. Benim için en değerli yazarlardandır.

Katledilen Sabahattin Ali’nin Cansız bedeninin başına gelen talihsiz Olaylar:
http://www.edebiyathane.com/...en-talihsiz-olaylar/
Kaynak: Kaçak Yayın Dergisi, Ocak 2007, Sayı 43 / Aktaran: Gizem Çağlayan

Bütün Yorumları Göster