Samuel Noah Kramer

Samuel Noah Kramer

Yazar
8.6/10
171 Kişi
·
516
Okunma
·
52
Beğeni
·
1.786
Gösterim
Adı:
Samuel Noah Kramer
Unvan:
Tarihçi,Yazar
Doğum:
Ukrayna, 1897
Ölüm:
Amerika, 1990
(d. 28 Eylül 1897 Kiev-Rusya, ö. 26 Kasım 1990) dünyanın önde gelen Asur bilimcilerinden ve dünya çapında tanınmış Sümer ve Sümer dili uzmanı.

1919’da ailesiyle birlikte ABD’ye yerleşti; Temple Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi’nde eğitim gördü. Sümer dili ve edebiyatı üzerine uzmanlaştığı kariyerine, 1930-31’de Irak’a yaptığı önemli yolculukla adım attı. Bu sırada Sümer tabletlerinin kazı ve çözme çalışmalarını yürüttü. 1950’de Pennsylvania Üniversitesi müzesinin tablet koleksiyonlarından sorumlu oldu.

Son olarak İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesi bünyesinde kurulan "Asuroloji ve Eski Yakın Doğu Enstitüsüne" Kramer'in adı verilmiştir.
Eski Sümer hükümdarları, fatih olarak ne kadar büyük başarılar elde etmiş olurlarsa olsunlar, acımasız tiranlar ve mutlak monarklar değillerdi. Bütün önemli devlet sorunlarında, özellikle savaş ve barışla ilgili durumlarda, halkın önde gelenlerinden oluşturulmuş resmi bir meclise danışırlardı. Böyle önemli bir “Meclis” Sümer tarihinin çok erken devirlerinde, beş bin yıl önce yer almıştır.
Öyle zekice bir kozmoloji ve tanrıbilimi inancı geliştirmişlerdi ki, öğretileri kadim yakın doğu'nun çoğu bölgesinde temel inanç ve dogma haline gelmiştir.
... öyle zekice bir kozmoloji ve tanrıbilimi inancı geliştirmişlerdir ki, öğretileri kadim Yakın Doğu'nun çoğu bölgesinde temel inanç ve dogma haline gelmiştir.
"Benim için bir başkası ölmeyecek,
Yüklü tekne batmayacak,
Üç katlı bez kesilmeyecek,
Surun üzerinde kimse yenilmeyecek,
Ateş, ev ve kulübeyi mahvetmeyecek,
Bana yardım edersen, ben de sana ederim,
Başımıza ne gelebilir ki!"
478 syf.
·3 günde·9/10
Merhaba 1K ailesi! Bugün sizlere Samuel Noah KRAMER'in Tarih Sümer'de Başlar kitabını yorumlayacağım. Kitap beklediğimden çabuk bitti. Normalde 10 gün sürer diyordum, ama bölümleri kısa olduğundan hemencecik bitti. Birkaç saat önce sayfa 86'da iken sonrasında baktım kitap bitmiş. Kitaptan öyle bilgiler topladım ki tek Tarih okuyanların değil, Tarih'e meraklı kişilerin de ilgisini çekecek bilgiler mevcut..

Tarih Sümer'de Başlar kitabını tek bir yazar yazmış gibi görünse de Muazzez İlmiye Çığ, değerli Sümerolog'da bilgilerini kitaba aktarmış.. Değerli Sümeroloğun hayatını okumak nasip olmuştu ve gerçekten değerli bir insan kendisi.. Samuel Noah KRAMER'in payıda büyük tabiki bu güzel kitapta..

İlkçağ'a ait, o dönemde yaşanmış olayları ve güzel örnekleri de belirtilerek yazılmış olan bu kitap okuyanları, okuyacakları etkisi altına alacak.. Keyifli okumalar..
477 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Dili gerçekten hafif ve anlaşılırdı. Dümdüz yazılmış, ruhsuz, sıkıcı tarih kitapları gibi değildi. Gayet akıcıydı. İncelememe başlıyorum.
Kimdirler bu Sümerler? Haklarında ne biliyoruz? Tarih kitaplarında gördüğümüz işte çivi yazısını bulmuşlar bilgisi dışında ne biliyoruz? Bazılarımız biraz daha detay bilgisine sahiptir. Mesela Gılgamış, Tufan, insanın yaratılışı destanlarının onlara ait olduğunu, şehir devletleri kurduklarını, hukuk sistemlerinin olduklarını, Astronomi, Matematik bilimlerinde gelişmiş olduklarını, çok tanrılı bir dine inandıklarını biliyorlar. Bunların dışında bence bir çoğumuz haklarında pek bir şey bilmiyoruz. Gerçekten bilmememiz bizim açımızdan kötü bir durumdur. Çünkü bu insanlar bize ışık tutmuş, tarihe yön vermişlerdir. Toplum genel olarak din adamları, askerler, köleler, çiftçiler olarak sınıflanmıştır. Sümerler, edebiyat, siyaset, tarım, mimari konusunda kendilerini geliştirmişlerdi.

Örneğin tarihte bilinen ilk siyasi meclis onlara aittir. Meclisleri 2 yapıdan oluşuyordu. İlk yapı ihtiyarlar meclisinden oluşuyordu. İkinci yapıda ise silahlı tutan insanlardan oluşuyordu. İhtiyarlar genelde barıştan yanadırlar. Diğer meclis yapısı ve kralları savaş veya bağımsızlık düşünürler.
İlk hukuk kürarlarının onlara ait olduğunu düşünürsek haliyle ilk mahkeme kararı da onlara aittir. İlk görüşülen ve sonuçlanan mahkeme bir kadının kocasının, kadının gözlerinin önünde 3 kişi tarafından öldürülmesini ve kadının bu suçu sakladığı için yargılanmasını ve kocasının karısına maddi anlamda bakmadığı için kadının suçu saklamasından dolayı suçsuz bulunmamasıyla ve diğer 3 kişinin suçlanmasıyla tamamlanmıştır.

Sümerlilerin çok tanrılı bir dine inandığını söylemiştim. Onlara göre her eylem için birer tanrı gerekliydi. Tanrılar hiyerarşik bir yapıdaydılar. En başta Kral Tanrı Enlil onun yanında baş vezir olarak Enki vardı. Sümer tanrılarının bazıları ve tarihte Sümerlilerden etkilenen diğer mitolojilerdeki karşılıkları aşağıdaki gibidir:

Anu veya An: Gök tanrısı, önceleri baş tanrıyken sonra yerini hava tanrısı Enlil almıştır. Yunan mitolojisinde bu tanrı Zeus, Mısır mitolojisinde Horus, gök ve Işık tanrısıyken Amon’da Gök tanrısıdır.
Enlil: Hava tanrısı, tanrıların babası, tapınağı Ekur Nippur kentindeydi. Hava Tanrısı olarak yine yunan mitolojisinde yine Zeus vardır. Zeus hem gök hem hava tanrısıdır. Mısır mitolojisinde ise bu tanrı Shu’dur.
Enki: Bilgelik tanrısıdır. Yunan mitolojisinde bu tanrıya karşılık gelen bilgelik ve savaş stratejisi tanrısı olan Athena’dır.
Nimmah (Ninhursag): Ulu hanım, ana-tanrıçadır. Yunan mitolojisinde bu Gaia’dır. Mısır’da direk karşılık gelen bir tanrı yok yan özellikleriyle yer alan birden fazla tanrı var. Ana tanrıçanın yanında cinsellik, aşk tanrıçaları var.
Nanna (Sin (mitoloji)): Ay tanrısıdır. Yunan mitolojisinde direk karşılığı olan bir tanrı değildir. Mısır mitolojisinde ise Knosh’dur.
Utu (Şamaş): Güneş tanrısı, ay tanrısı Nanna'nın oğlu. Yunan mitolojisinde yoktur. Mısır’da ise Ra’dır.
Ecem (Kueen) : Kraliçe Soylular tanrıçası. Yunan ve Mısır mitolojisinde yoktur.
İnanna (İştar): Aşk ve Bereket Tanrıçasıdır. Yunan mitolojisinde Afrodit Aşk ve güzellikken, Hera Bereket Tanrıçasıdır. Mısır’da ise Hator Neşe ve Aşk tanrıçasıyken Bereket Tanrıçası İsis’dir.
Peki sadece Sümer mitolojisinde yer alan Tanrı ve tanrıçaların isimleri ve özellikleri mi diğer mitolojilere esin kaynağı olmuş ve benzemektedir? Hayır. Sümer mitolojisindeki yaratılış, tufan ve gılgamış destanı bir çok dinde ve mitolojide benzerlikler içermektedir.

Sümer mitolojisinde yer alan yaratılış kısmı kitapta şöyledir:
"Gılgamış, Enkidu ve Ölüler Diyarı"nın girişinin bir kısmı şu beş dizeyi içerir:
Gök Yer'den uzaklaştıktan sonra,
Yer Gök'ten ayrıldıktan sonra,
insanın adı konduktan sonra;
An (gök-tanrısı) göğü ele geçirdikten sonra,
Enli! (hava-tanrısı) yeri ele geçirdikten sonra

Yazarın bu dizeler hakkındaki yorumu:
Bu dizelerin çevirisini yaptıktan sonra, bir çözümlemeye giriştim ve şu kozmogonik kavramları içerdikleri sonucunu çıkardım:
1. Bir zamanlar gök ile yer birdi.
2. Gök ile yerin ayrılmasından önce bazı tanrılar vardı.
3. Gök ile yerin ayrılması üzerine, gök-tanrısı göğü ele geçirdi, ama yeri ele geçiren hava-tanrısı Enlil oldu.

Tevratta yer alan benzer yaratılış ayetleri:
1)Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.
2)Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.
3)Tanrı, "Işık olsun" diye buyurdu ve ışık oldu.
4)Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.
5)Işığa "Gündüz", karanlığa "Gece" adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.
6)Tanrı, "Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın" diye buyurdu.
7)Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.

İncilde yer alan benzer yaratılış ayetleri:
1)Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.
2)Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı’nın Ruhu suların üzerinde hareket ediyordu.
3) Tanrı, “Işık olsun” diye buyurdu ve ışık oldu.
4)Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.
5)Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.
6)Tanrı, “Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın” diye buyurdu.
7) Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı.

Kur’an yer alan benzer yaratılış ayeti:
Enbiya Suresi, 30.ayet: O inkar edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?

Sümerlilerde insanların yaratılışı ile ilgili tabletlerde bulunmuştur. İnsanların nasıl yaratıldığını anlatan dizeler Kur’an’daki gibi kilden yapıldığı anlatılır. Dizeler şöyledir:
"Ey oğul, kalk yatağından, .. .'dan bilgeliğini göster,
Tanrılara hizmetkarlar biçimle, kendi eşlerini (?) kendileri üretsin."
Enki konu üstüne düşünür, "iyi ve soylu şekilleyici"lerin başına geçer ve annesi Nammu'ya, ilksel denize şöyle der:
"Ey ana, sözünü ettiğin yaratık var edildi,
Onun üstüne tanrıların suretini (?)yerleştir;
Dipsiz derinliğin yüzeyindeki kilden yüreğini yoğur,
lyi ve soylu şekilleyiciler kili berkitecekler,
Sen, sen onun uzuvlarını ortaya çıkar;
Ninmah (toprak-ana tanrıça) senin üstünde çalışacak,
(Doğum) tanrıçaları sen biçimlerken yanında olacaklar;
Ey ana, (yeni doğanın) yazgısını belirle, Ninmah onun üstüne tanrıların suretini (?) yerleştirecek,
Bu insandır ..... "

Tevratta insan yaratılışını anlatan ayet:
Yar.2: 7 RAB Tanrı Adem'i topraktan Yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu.

Kur’an’da insan yaratılışını anlatan ayetler:
"Andolsun biz insanı çamurdan (süzülmüş) bir hülasadan yarattık. Sonra onu (Hz. Âdem'in nesli olan) insanı sarp ve metin bir karargahta (rahimde) bir nutfe (zigot) yaptık. Sonra o nutfeyi alaka (yapışan şey) hâline getirdik, derken o alakayı mudga (bir çiğnem et) yaptık, o bir çiğnem eti kemik(lere) çevirdik (ve) o kemiklere de et (kaslar) giydirdik. Sonra onu başka yaratılışla inşa ettik (can verdik, konuşma verdik)..." (Mü'minun, 23/12-14).

Sümerlilerin Tufan destanıyla benzerlikleri bulunan dinler ve ayetleri
Sümerlilerin Tufan destanı: Hz.Nuh’a karşılık gelen isim Ziusudra adında bir kraldır. Dindar bir adam olan Ziusudra bir gün bir duvarın yanında duruyordur. Destana göre tanrısal bir tarafından şehirlerin sular altında kalacağı ve ona uygun bir gemi yapması gerektiğini anlatan bir uyarı duyduğunu toplumda yaşayan herkese anlatır. Bununla ilgili bulunan tabletlerdeki çözülebilmiş yani zarar görmemiş kısımlar şöyledir:
Tufan ..
Öyle karar alındı
O zaman Nintu .... gibi gözyaşı döktü,
Kutsal lnanna halkı için bir ağıt tutturdu,
Enki kendi kendine karar aldı,
An, Enli!, Enki ve Ninhursag .... ,
Göğün ve yerin tannlan An ile Enlil'in adını söylediler.
O zaman kral Ziusudra, .... 'nın paşişu'su,
Dev bir .... inşa etti;
Alçakgönüllülükle, itaatle, saygıyla, o .... ,
Her gün uğraşarak, durmadan ... . ,
Her türlü düşü görerek .... ,
Göğün ve yerin adlarını anarak .....
.... tanrılar bir duvar .. .. ,
Ziusudra, duvarın yanında durarak, dinledi.
"Solumda, duvarın yanında dur .... ,
Duvarın yanında sana bir söz diyeceğim, sözümü dinle,
Öğütlerime kulak ver:
Bizim .. 'mızla bir tufan ibadet merkezlerini silip süpürecek;
insanoğlunun tohumunu kurutmak için….,
Karar böyle, tanrılar meclisinin sözü.
An ve Enli! tarafından verilen emirle ....
Krallığı, kanunu (sona erdirilecek)."

Tufan ilgili bazı tabletlerdeki dizeler okunamaz haldedir. Okunduğu kadarıyla tufan 7 gün 7 gece sürmüştür. Sonra güneş tanrısı Utu ortaya çıkmıştır. Ziusudra güneş tanrısının önünde diz çöküp ona kurbanlar sunar. Olayla ilgili olan dizeler şöyledir:
Olağanüstü kuvvetli fırunaların hepsi, bir olup saldırdılar,
Aynı anda tufan ibadet merkezlerini kapladı.
Yedi gün, yedi gece hoyunca, Tufan ülkeyi kasıp kavurdu,
Fırtınalar koca gemiyi azametli dalgalara çarpıp dururken,
Işığını yere göğe saçan Utu çıktı. Ziusudra koca geminin bir penceresini açtı,
Kahraman Utu ışınlarını koca geminin içine saldı.
Kral Ziusudra, Utu'nun önünde yerlere kapandı,
Bir öküz kesti kral, bir koyun kesti.

Devamında Ziusudra’nın tanrılar tarafından sonsuz yaşamla ödüllendirildiği anlatılır. Ölümsüz olan Ziusudra, ileride değineceğim Gılgamış destanında kral Gılgamış tarafından ölümsüzlüğü nasıl elde edileceğiyle ilgili ziyaret edilir.

Tevratta Hz.Nuh’un Tufanıyla ilgili ayetler:
Yar.6: 9 Nuh'un öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.
Yar.6: 10 Üç oğlu vardı: Sam, Ham, Yafet.
Yar.6: 11 Tanrı'nın gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.
Yar.6: 12 Tanrı yeryüzüne baktı ve her şeyin ne denli bozulduğunu gördü. Çünkü insanlar yoldan çıkmıştı.
Yar.6: 13 Tanrı Nuh'a, "İnsanlığa son vereceğim" dedi, "Çünkü onlar yüzünden yeryüzü zorbalıkla doldu. Onlarla birlikte yeryüzünü de yok edeceğim.
Yar.6: 14 Kendine gofer ağacından bir gemi yap. İçini dışını ziftle, içeriye kamaralar yap. D Not 6:14 "Gofer": Ne çeşit ağaç olduğu bilinmiyor. Selvi ağacı olduğu sanılıyor.
Yar.6: 15 Gemiyi şöyle yapacaksın: Uzunluğu üç yüz , genişliği elli , yüksekliği otuz arşın olacak. D Not 6:15 "Üç yüz arşın": Yaklaşık 135 m. 6:15 "Elli arşın": Yaklaşık 22.5 m. 6:15 "Otuz arşın": Yaklaşık 13.5 m
Yar.6: 16 Pencere de yap, boyu yukarıya doğru bir arşını bulsun. Kapıyı geminin yan tarafına koy. Alt, orta ve üst güverteler yap. D Not 6:16 "Bir arşın": Yaklaşık 45 cm.
Yar.6: 17 Yeryüzüne tufan göndereceğim. Göklerin altında soluk alan bütün canlıları yok edeceğim. Yeryüzündeki her canlı ölecek.
Yar.6: 18 Ama seninle bir antlaşma yapacağım. Oğulların, karın, gelinlerinle birlikte gemiye bin.
Yar.6: 19 Sağ kalabilmeleri için her canlı türünden bir erkek, bir dişi olmak üzere birer çifti gemiye al. Yar.6: 20 Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler.
Yar.6: 21 Yanına hem kendin, hem onlar için yenebilecek ne varsa al, ilerde yemek üzere depola." Yar.6: 22 Nuh Tanrı'nın bütün buyruklarını yerine getirdi.

Tevrattaki sonraki ayetlerde Rab tarafından 40 gün 40 gece yağmur yağdığını ve tufanın 40 gün sürdüğünü sonuçta gemi dışındaki bütün canlıların yok olduğu yazar.
İncildede buna benzer ayetler vardır.

Kur’an’daki Nuh tufan ile ilgili ayetler:
“Andolsun ki Nuhu kavmine gönderdik te, onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı. Onlar zalim kimseler iken nihayet tufan onları yakaladı. Fakat Nuhu ve gemi halkını kurtardık. Ve bu hadiseyi âlemler için bir ibret kıldık” (Ankebut: 14-15)

“Nihayet azabımız gelip kazan kaynadığında Nuh’a dedik ki; Herbirinden ikişer çift ve üzerine azap sözümüz geçenler müstesna ehlini ve iman edenleri gemiye bindir. Ve zaten onunla beraber iman edenler pek azdı.Nuh dedi ki; Gemiye binin, onun akıp gitmesi de durması da Allah’ın ismiyledir. Şüphesiz ki Rabbim Gafurdur ve Rahimdir. Ve gemi onları dağlar gibi dalgaların arasında götürdü. Ve nihayet şöyle denildi: Ey yer suyunu yut, ve ey gök suyunu tut. Su çekildi, iş bitirildi ve gemi cudinin üzerine oturdu. Ve zalimler topluluğu helak olsun denildi.” (Hud :40-44)
Gılgamış destanı Sümerlilerin bilinen en ünlü destanıdır. Bunun bir kaç versiyonu vardır. Ölümsüzlükle ilgili olarak olanı şöyledir: Gılgamış arkadaşı Enkidu ile bir canavarı öldürmeye gider. Çok güçlü bir canavar olan Huvava’yı arkadaşı ile birlikte öldürür. Tanrılar bu davranışlarından ötürü Enkidu’yu ölümle cezalandırır. Enkidu tanrılar tarafından Gılgamış’ı alt etsin diye gönderilmiş bir varlıktır. Gılgamış arkadaşının öldüğünü gördükten dünya hayatının geçici olduğunu, kahramanlıkların, savaşların boş olduğunu anlar ve ölümsüzlüğü bulmak için yollara düşer. Daha önce tanrılar tarafından ölümsüzlük ile ödüllendirilen Ziusudra’a gelir ve ölümsüzlük için ondan yardım ister. O da yardım edemeyeceğini söyler. Ama Ziusudra’ın karısı ona gençlik için bir bitki olduğunu ve yer altı dünyasında bunun bulunduğunu söyler. Gılgamış gidip bu bitkiyi bulur. Bir yerde dinlenirken bitkiyi bir yılana kaptırır.

İncelemeyi çok uzattığımı biliyorum. Özetliyorum. Sümerliler bir çok uygarlığı etkisi altına almıştır. Bilinen en eski uygarlıktır. Ondan sonra gelen uygarlıklar savaş yolu ile ondan öğrendiklerini kendileri için değiştirmiş ya da aynen almıştır. Peki herkes Sümerlilerden öğrendiyse Sümerliler kimden öğrendi? Dinlerin ortak ayetlerinin olması, birbirinden etkinlenmiş olması tesadüf mü? Sümerliler durup dururken mi bu mitolojik olayları yazdı? Tanrıların arabaları kitabının yazarı Erich Von Daniken sadece Sümerliler değil geçmişte yaşayan teknolojisi asla bizimki kadar gelişmememiş olan insanlara bunları öğretenlerin uzaydan gelmiş varlıklar olduğunu söylüyor. Bu bana biraz ilginç geliyor. Diyelim ki bu doğru ama o uzaylılara bu teknolojiyi kim öğretti? Sonsuz döngü gibi İnsanların dinler arasındaki benzerliklerini yalan, değiştirilmiş şeklinde de değilde tek bir kaynaktan, Tek bir yaratıcıdan gelme olduğunu düşünüyorum. Sümerlileri anlatan bu kitabı daha iyi anlamak için size birkaç kitap önereceğim. Onlarıda okuduğunuzda Sümerliler ile benzerlikler noktasında daha çok ipucunu yakalayacaksınız.
1)Kur’an (Kitapta geçen olaylara bakmak için. Örn:Hz.Musa, Hz.Nuh, İnsanın, dünyanın yaratılışı,)
2)Tevrat (Kitapta geçen olaylara bakmak için. Örn:Hz.Musa, Hz.Nuh, İnsanın, dünyanın yaratılışı,)
3)İncil (Kitapta geçen olaylara bakmak için. Örn:Hz.Musa, Hz.Nuh, İnsanın, dünyanın yaratılışı,)
4) Anonim - Gılgamış destanı
5)Kathleen Sears - Mitoloji 101
6)Muazzez İlmiye Çığ- Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sumer’deki Kökeni
460 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Kitap Sumer ülkesinin toplumsal, kültürel, dini yapısı hakkında genis bilgilere yer veriyor. Kramer, bulunan tabletlerin çevirileri uzerinden cikarimlar yapiyor. Sumer tarihine meraklı herkes okumali.
349 syf.
Üniversite üçüncü sınıftayken okuduğum bir kitap.
Bence kesinlikle okuyun.
Dili ağır ve zihni yoran bir kitap. Ama zihni yorması, anlaşılmaz olduğundan değil, ilgi çekici ve düşündürücü olmasındandır.
İyi okumalar...
490 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Tarih gerçekten Sümer de başlamış. Kitapta anlatılan yazılı insanlık tarihinin ilkleri den oluşmakta ve okuyanı hayretler içinde bırakmaktadır. Bu kitabı yazmak için yazar oldukça büyük emek vermiş. Kendi tabiri ile "bu kitapta bir araya getirilen malzemelerin büyük bir bölümü kanım, canım ve göz nurum ile işlenmiştir." demiştir. Okul günlerin de ilk "yağcılık" örneği, İlk kütüphane katalogları, İlk Ninni , İlk akvaryum , ilk mahkeme kararı ( bu gerçekten çok ilginç, mahkeme görülen dava günümüz yargıçlarına da anlatılmış her iki mahkemede aynı kararı vermiş) gibi bir çok ilginç yazıtlar var. Kitabı bitirdikten sonra ilk işim Eski Şark eserleri Müzesi ne giderek çivi yazısı örneklerini incelemek oldu. Kesinlikle tarihe ilgi duyanların okumasını tavsiye ederim.
220 syf.
Belgesel niteliğinde bir kitap ve yazarı S.Noah Kramer, Sümeroloji konusunda uzman bir otorite ve araştırmacı olduğu kuşku götürmeyen bir gerçek.
Sümer mitolojosi ile ilgili bende merak uyandıran konular ise semavi dinlerde bahsi geçen bütün mevzuuların ve peygamberlerle ilgili hikayelerin M.Ö. 3000 yıl öncesinden yazılmış olması.
Her ne kadar semavi dinler bunlara eskilerin hikayesi dese de bahsi geçen hikayelerde olaylar aynı olsa da kişilerin farklı isimlerle karşımıza çıkması ve tarihsel farklılıklar.
Ve bu bana şöyle bir soruyu sormama neden oluyor. Tarih gerçekten tekrarlardan mı ibaret?. Yoksa aynı olaylar bize isimler değiştirilerek tekrardan mı anlatılıyor?
488 syf.
·4 günde
Yazı, dil, din, tıp, fal, büyü ve mitoloji gibi alanlarda ilk öne cikan ve bilinen toplum sümerlerdir.
MÖ 4000 ve MÖ 2000 yılları arasında yerleşik olan sümerleri, gün yüzüne cikarılan tarihi eser kalıntılarının inceleme sonuclarıyla, eserlerin resimleriyle desteklenen kitap okuyucuyu sıkmadan bilgilendiriyor.
Tarihe ilginiz varsa, başucunuzda duracak ihtiyaç duydukça bakabileceğiniz başvuru kaynağıda olabilecek bir eser.
490 syf.
·Beğendi·10/10
Samuel N. Kramer gelmiş geçmiş en büyük Sümerologlardandır. Kendisi Muazzez İlmiye Çığ'ın hocasıdır. Zaten kitaba Muazzez İlmiye Çığ'ın da katkısı olmuştur. Tarihteki 39 ilk Sümer kil tabletlerine dayanarak açıklanmakla beraber, tabletlerin tercümeleri de kitapta yer almaktadır. Bu ilklerden bazıları; atasözleri, deyimler, ilk diriliş öyküsü gibi "ilk"lerdir. Kitap şüphesiz ki Sümerlerin yaşantısına ilişkin bilgiler vermektedir.
490 syf.
·Beğendi·5/10
Sümerler kötülük ve yalancılıktan kanunsuzluk ve düzensizlikten haksızlık ve zulüm den günahkârlık ve asilikten gaddarlık ve acımasızlıktan nefret ediyorlardı İlahide Tanrıçayı şu şekil de tarif ediyor Öksüzleri bilen dulları bilen İnsanın insana yaptığı zulmü bilen öksüzlerin annesidir o Nanşe dulları koruyan Fakirlere adil olan Sığınanlara kucak açan Güçsüze barınak bulan kraliçedir o Kötü iler yapan fena insanı şöyle tarif ediyor Kanunsuz yolda gezen, isyanla ellerini kaldıran, Geçerli olan adetleri aşan, anlaşmaları bozan, Kötü yerlere beğenerek bakan, Büyük ağırlık ölçüsü yerine küçük ağırlık ölçüsünü koyan Uzun ölçü yerine kısa ölçü kullanan kendisine ait olmayanı yiyip de yedim demeyen İçip de onu içtim demeyen yasak olanı yedim diyen yasak olanı içtim diyen Sümer yazarları insanların fena kaderinin yaptıkları günah ve hatalardan geldiğine ve hiç kimsenin suçsuz olmadığını düşünür ve inanırlardı
490 syf.
·20 günde·Beğendi·9/10
Tarih Sümer'de başlar kitabını okumaya başladığınızda insanoğlunun ilkleri ile karşılaşıyorsunuz. İlk okul, ilk yağçılık, ilk suç, ilk ninni, ilk aşk şarkısı ve daha bir çok ilklere şahitlik edeceksiniz. Aradan geçen binlerce yıla rağmen teknoloji hariç bir çok şeyin aynen devam ettiğini şaşırarak okuyacaksınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Samuel Noah Kramer
Unvan:
Tarihçi,Yazar
Doğum:
Ukrayna, 1897
Ölüm:
Amerika, 1990
(d. 28 Eylül 1897 Kiev-Rusya, ö. 26 Kasım 1990) dünyanın önde gelen Asur bilimcilerinden ve dünya çapında tanınmış Sümer ve Sümer dili uzmanı.

1919’da ailesiyle birlikte ABD’ye yerleşti; Temple Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi’nde eğitim gördü. Sümer dili ve edebiyatı üzerine uzmanlaştığı kariyerine, 1930-31’de Irak’a yaptığı önemli yolculukla adım attı. Bu sırada Sümer tabletlerinin kazı ve çözme çalışmalarını yürüttü. 1950’de Pennsylvania Üniversitesi müzesinin tablet koleksiyonlarından sorumlu oldu.

Son olarak İsrail'deki Bar-Ilan Üniversitesi bünyesinde kurulan "Asuroloji ve Eski Yakın Doğu Enstitüsüne" Kramer'in adı verilmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 52 okur beğendi.
  • 516 okur okudu.
  • 28 okur okuyor.
  • 763 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.