Scott Lynch

Yazar 9,0/10 · 201 Oy · 3 kitap · 287 okunma ·  47 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

47 okur beğendi.
201 puanlama · 201 alıntı
0 haber · 2.770 gösterim
287 okur kitaplarını okudu.
384 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
22 okur kitaplarını şu anda okuyor.
12 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Scott Lynch'un Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Scott Lynch'un Biyografisi

1978’de Minnesota’da doğan Scott Lynch, ilk romanı Locke Lamora’nın Yalanları yayımlanana kadar bulaşıkçılık, garsonluk, tasarımcılık gibi çeşitli işler yaptı. Centilmen Piç serisinin ilk kitabı olan bu romanın gösterdiği başarıyla birlikte fantastik kurgunun önemli isimlerinden birine dönüştü. 2007’de WFA (Dünya Fantezi Ödülü) finalisti olan Locke Lamora’nın Yalanları’nın film hakları Warner Brothers tarafından satın alındı.

Scott Lynch'un Kitapları Kitap Ekle

1. Locke Lamora'nın Yalanları (Centilmen Piç - 1)
9,0/ 10  (116 Oy) ·  161 Okunma
8,8/ 10  (53 Oy) ·  75 Okunma
3. Hırsızlar Cumhuriyeti (Centilmen Piç - 3)
9,0/ 10  (32 Oy) ·  51 Okunma
mithrandir21 | Uğur, bir alıntı ekledi.
15 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 4/10 puan

Locke Lamora
Soluk boruma silah dayamış insanlara güvenmemek gibi bir huyum vardır. Kusura bakma.

Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler, Scott Lynch (Sayfa 8)Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler, Scott Lynch (Sayfa 8)
Bolahenk, bir alıntı ekledi.
12 Oca 23:25 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Fakat intikam hırsı insanı ancak bir yere kadar götürür.

Locke Lamora'nın Yalanları, Scott Lynch (Sayfa 408 - İthaki Yayınları)Locke Lamora'nın Yalanları, Scott Lynch (Sayfa 408 - İthaki Yayınları)
Hazal Emekli, bir alıntı ekledi.
18 Haz 2017 · 10/10 puan

"Asıl neyin gerçekleşmesi için dua ediyorum biliyor musunuz?" Locke masanın kenarını kavradı; parmak eklemleri hızla bembeyaz kesildi. "Bir gün sizlerden birinin de aşkın pantolunuzla fermuarınızın arasındaki bir şey olmadığını anlaması için."

Locke Lamora'nın Yalanları, Scott Lynch (Sayfa 129)Locke Lamora'nın Yalanları, Scott Lynch (Sayfa 129)
Hazal Emekli, bir alıntı ekledi.
12 Ağu 2017 · Beğendi · 9/10 puan

"Soğuk duvarlar değildir bir hapishaneyi hapishane yapan," diye ezberden okudu Jean gülümseyerek, "bir esiri esir yapanın demir zincirler olmadığı gibi."

Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler, Scott Lynch (Sayfa 383 - İthaki Yayınevi)Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler, Scott Lynch (Sayfa 383 - İthaki Yayınevi)
Bolahenk, bir alıntı ekledi.
10 Oca 00:42 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Biri sana eski alışkanlıklarından vazgeçmenin zor bir şey olduğunu söylerse bil ki yalan söylüyordur Locke. Çünkü böyle bir şey sadece zor değil, büsbütün imkansızdır.

Locke Lamora'nın Yalanları, Scott Lynch (Sayfa 202 - İthaki Yayınları)Locke Lamora'nın Yalanları, Scott Lynch (Sayfa 202 - İthaki Yayınları)
Bolahenk, bir alıntı ekledi.
07 Oca 15:25 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Açgözlülük hayal gücünden önce gelir.

Locke Lamora'nın Yalanları, Scott Lynch (Sayfa 52 - İthaki Yayınları)Locke Lamora'nın Yalanları, Scott Lynch (Sayfa 52 - İthaki Yayınları)
mithrandir21 | Uğur, bir alıntı ekledi.
21 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 4/10 puan

Locke Lamora
"Kimseye güvenmezsen, " dedi kadın, " kimse sana ihanet etmez. Kafa tutar ama asla ihanet etmez. "

Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler, Scott Lynch (Sayfa 161)Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler, Scott Lynch (Sayfa 161)
Gökhan, bir alıntı ekledi.
20 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Büyümenin doğal süreci hüsrandan hüsrana konmaktı"

Hırsızlar Cumhuriyeti, Scott Lynch (Sayfa 602 - İthaki)Hırsızlar Cumhuriyeti, Scott Lynch (Sayfa 602 - İthaki)
Bütün Alıntıları Göster
Bolahenk, Locke Lamora'nın Yalanları'ı inceledi.
13 Oca 17:20 · Kitabı okudu · 7 günde · 6/10 puan

Centilmen Piç serisinin birinci kitabı olan Locke Lamora’nın Yalanları beklentimi karşılamayan, klişe olarak nitelendirebileceğim olay örgüsüne sahip.
Giriş bölümü etkileyici başlamış olsada devamında olay akışını tahmin edebileceğiniz, doğaüstü olayların türüne göre haddinden az olması ve konunun seyrinin donuk bir şekilde ilerlemesi beğenmediğim yönlerinden…

Yiğidi öldür hakkını yeme demiş atalarımız. :)
Kitapta beğendim diyebileceğim kısım ise ana karakterin çocukluğunu görebiliyor olmamız, kitap akışında ilerlerken yazarın bir anda geçmişe yolculuk yapmamızı ve karakterimizi daha iyi tanımamızı sağlıyor olması güzeldi.
Ana karakterin zekası ve kişiliğini ortaya koyan betimlemelerin de hakkını vermek gerek hızlı düşünebilme yeteneğiyle etkileyici yanları bulunmakta.
Dil ve anlatım tarzı olarak sıkmayan, tekrarlara yer vermeyen akıcı bir nitelikteydi.
Zaman zaman güldüren bir tarafının olduğu da aşikar.

Velhasılıkelam,
Güzel yanlarına gölge düşüren konusuyla son 200 sayfası benim için işkence bölümüydü diyebilirim, yarım bırakmamak adına bitirdiğim bir kitaptı.

Mithril / Danny, Hırsızlar Cumhuriyeti'yi inceledi.
27 Mar 2017 · Kitabı okudu · 19 günde · Beğendi · 8/10 puan

Centilmen Piç serisinin 3. ve şimdilik yayımlanmış olan son kitabı. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki, bence ilk kitaptan hala kötü ama ikinci kitaptan çok daha iyiydi.
Okuyanlar bilirler, ikinci kitap oldukça heyecanlı bir noktada kalmıştı, işte bu kitap da tam olarak oradan başlayıp okuyucuyu hızla içine çekebiliyor. Dolayısıyla çoğu kitapta yaşanan ilk 5-10 sayfalık "ben neredeyim neler oldu" sorunsalı kalmıyor. Dolayısıyla bu kitabı okuyacaklara şiddetli tavsiyem ilk iki kitabı iyi hatırlamalarıdır, çünkü sürekli ilk iki kitaba göndermeler var.
İçeriğe değinecek olursam... Kitabın (tüm seri için söylüyorum) bence en büyük artısı yazım dili. Günlük konuşma diline çok yakın basit cümleler var, zaten kitap içeriğine bakılacak olursa da büyük oranda konuşma ile geçiyor. Hal böyle olunca da ister istemez karakterlerle samimiyet yakalanıyor. Argo evet çok var ama çok yerinde, tadında ve ihtiyaç dahilinde kullanılmış. Dolayısıyla rahatsız etmek bir kenara, insanın hoşuna bile gidiyor. Nitekim kitabı okuduğum süre boyunca etkilerini günlük konuşmamda da gördüm. (Bu arada karşıma çıkan eski bir araştırmayı da paylaşmak isterim http://news.bbc.co.uk/2/hi/health/8147170.stm). Bunun yanında bir kaç yerde çok güzel sözler vardı, okuyunca kahkahalar atmaktan kendimi alamadım ancak burada paylaşmayı, okuyucu genç profili açısından çok uygun bulamadım.
Gelelim kurgusuna... Kurgu açısından bence ilk iki kitap daha iyiydi. Ama ikinci kitapta yapmış olduğu gibi (bana göre büyük hatadı) uzun uzun denizcilik terimi kullanmak gibi bir gaflete düşmemiş olması ikinci kitaptan daha sürükleyici kıldı bu kitabı. Kitapta birbirine paralel anlatılan iki farklı hikaye vardı, biri Zincir zamanında diğeri de günümüzde geçiyordu. İki hikayenin de ortak amacı aslında ilk iki kitap boyunca adını duyduğumuz ama tanışma şerefine bir türlü erişemediğimiz Sabetha karakterini tanıtmaktı bana göre. Tatlı bir kızımız ama gereksiz tribal yapısını ve Locke'un aptal aşık ruh halini sevemedim. Zaten ilk iki kitapta en beğendiğim taraflar Locke'un zekasıydı, her durumdan bir çıkar yol bulabilmesiydi, bu kitapta aşkın buğusunda körelmiş bir beyin çok da beni tatmin edemedi, şaşırtamadı.
Son olarak eklemek istediğim şey de şu. Locke'un gerçekte kim olduğu ile ilgili, bağlı büyücüler ve Karthain ülkesi ile ilgili, ve merak ettiğimiz pek çok şeyin cevabından parçalar kitapta mevcut. Ancak tabi ki başarılı bir seri yazarı gibi bu parçalar, merakı törpülemek yerine bilemek konusunda daha işlevsel oldu :) Özellikle son küçücük final kısmı, 4. kitap için merakımı uyandırmaya yetti. Fena bir düşmanımız var artık :)

Gökhan, Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler'i inceledi.
 10 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler, Scott Lynch'in 7 kitap olarak planladığı "Centilmen Piç" serisinin ikinci kitabı. Yazar serinin ilk kitabı olan Locke Lamora'nın Yalanları'nda olduğu gibi yine harika bir iş çıkartmış.
Kitap fantastik öğeler taşımasına rağmen kesinlikle her türden okuyucuya hitap ediyor. Locke Lamora'nın eşsiz zekasıyla kurduğu ve can yoldaşı Jean Tannen ile ilmek ilmek işlediği planlar, yazarın harika anlatımıyla birleşince ortaya elinizden bırakamayacağınız bir kitap çıkmış.
Bazı forum sitelerinde Lynch'in çok fazla betmleme yaptığından şikayet edilmekte. Ben kesinlikle bu görüşe katılmıyorum.
Bir örnek vermeden geçemeyeceğim;

"Locke'un kurduğu yalanlar zinciri o kadar hassaslaşmıştı ki, bir güvenin osuruğuyla bile dağılabilecek durumdaydı."

Bence ustalıkla yapılan bu ve diğer betimlemeler yazarın zekasının göstergesi ve kitaba fazlasıyla zenginlik katmakta.
Scott Lynch'in yazarlık için genç sayılabilecek bir yaşta (37), ve ilk kitapları olmasına rağmen ortaya böyle bir iş çıkartması bundan sonra yazacağı kitaplar adına beni fazlasıyla heyecanlandırmakta.
Herkese tavsiye ediyorum. (Tabi ki öncelikle Locke Lamora'nın yalanlarını)
Unutmadan serinin film hakları da çoktan satılmış durumda, fazla uzak olmayan bir gelecekte sinemalarda da izleme şansı bulacağız.

mithrandir21 | Uğur, Locke Lamora'nın Yalanları'ı inceledi.
 17 Mar 2016 · Kitabı okudu · 19 günde · Beğendi · 10/10 puan

Roman boyunca o kadar çok keyif alıp o kadar çok heyecanlandım ki hatta bu heyecan dalgaları ile aynı anda kahkahalar da attım. En çok güldüğüm yazar Nelson DeMille ve muhteşem karakteri John Corey dir ama bu kitaptan sonra Locke Lamorra kesinlikle bir numaramdır artık. Locke, Corey kadar esprili olmamasına rağmen kesinlikle roman boyunca daha içten şekilde güldürebildi ve aynı şekilde heyecanlandırabildi de. Kitap içindeki argo sözlere ise daha ayrı bir sempatim oldu, Lynch argo sözleri cümle içinde o kadar güzel kullanmış ki tabir-i caizse “cuk” diye oturmuş desem tam yerinde bir tanım olur. Tabii ki bu durumda en büyük başarı dilimize çevirme bakımında da çevirmen Cihan Karamancı ve KayıpRıhtım’dan tanıdığımız editör M. İhsan Tatari’nin yaptıkları özenli güzel iştir.

Locke hakkında da oturup ayrı ayrı konuşmak gerekiyor. Tüm baş karakteri hırsız olan kitap kahramanlarımız Robin Hood gibi çalar zenginden alıp fakire vereyim düşüncesindedir ama Locke hiç de o şekilde olmayan aksine ben çalayım, ben yiyeyim hatta çaldıkça yine çalayım düşüncesinde bir Centilmen Piçtir. Hırsızbaşının dediği gibi çocuk gerçekten çok fazla çalıyor.

Lynch, okuru Camorr Şehri hakkında bilgi birikimine boğmak yerine “ara” bölümler adı altında bizi geçmişe götürüp küçük küçük anekdotlar tarzında hem keyifli bir şekilde hikaye okutturup hem de yoğun olacak betimlemeleri daha keyifli şekilde okutmayı amaçlamış ve bence sonuna kadar da başarabilmiş. Son birkaç ara bölüm o an ki heyecanı kestiği için belki beğenmeyebilirsiniz çünkü benim için kitap hakkında tek olumsuz düşüncelerim bu şekilde son birkaç ara bölüm sadece.

Yazarın, yazarlık kariyerine başlamadan önceki işlerini göz önüne aldığımda Lynch’e duyduğum hayranlığım daha da arttı. Sonuçta her iş kutsal her iş özeldir ama bulaşıkçılık ve garsonluk yaparken genç yaşta bu kadar güzel bir kitap yazmak gerçekten de çok çok büyük bir başarı.

Acapella Mellon, Hırsızlar Cumhuriyeti'yi inceledi.
21 Mar 17:15 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Son günlerde beni mutlu eden tek şey de bitti ve yeni kitabın kesin olarak ne zaman çıkacağını bilmemek de bu acıyı katlıyor. Beklemekten beni kanser edecekler listesine Patrick Rothfuss'tan sonra Scott Lynch'te katıldı.
İkinci kitabın sonunda bizi berbat bir durumda bırakan yazar neyse ki bu kitabın başında hemen bunu çözdü sağolsun; başka bir berbat durumun içine atarak. Bağlıbüyücülerden hikayeye ilk girdikleri andan beri korkuyordum çünkü öyle dalavereyle atlatılabilecek ya da zayıf noktalarının üzerinden korkutulabilecek bir grup değiller. İkinci kitapta neredeyse hiçbir şey yapmamaları beni şaşırtmıştı. Cevabını bu kitapta aldık.
Bağlıbüyücülerin eline düşen kahramanlarımızdan bir seçimi kazanmaları isteniyor, tabi ki kendilerine özel bir takım yöntemlerle. Rakipleri de ismine hiç yabancı olmadığımız biri: Sabetha. Açıkçası Locke'un tam anlamıyla vurulduğu kadının nasıl biri olduğunu çok merak ediyordum ve maalesef büyük bir hayalkırıklığına uğradım. Sabetha'yı böyle beklemiyordum. Daha eğlenceli biri olabileceğini düşünüyordum ve daha cana yakın. Sabetha'ya aşık Locke'u da sevmedim. Çünkü Locke kendine güvensiz ve sürekli Sabetha'dan bir ilgi kırıntısı bekleyen biri gibiydi. Locke'u zeki, kurnaz ve son derece özgüvenli biri olarak tanıdım ve sevdim. Sabetha için deli divane olan, onun ağzından çıkacak tek bir kelimeye bakan Locke beni hiç mutlu etmedi.
Beni mutlu etmeyen diğer şeyse Locke'un geçmişi. Son dakika uydurulmuş diyeceğim ama ayrıntılara çok dikkat eden bir yazarın böyle bir şey yapacağını düşünmüyorum. Yine de keşke önceki kitaplarda bir iki cümle de olsa Locke içinde anlamadığı bir güç hissettiğini söyleseydi ya da başka bir şeyler, bilemiyorum. ( Belki vardı da ben kaçırmışımdır. Böyle bir şey okuyanınız var mı?)
Genel olarak bu kitabı ikinci kitaptan daha çok sevdim ve dördüncü kitabı merakla bekliyorum çünkü korkunç bir rakiple karşı karşıyalar.

mithrandir21 | Uğur, Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler'i inceledi.
 30 Tem 2016 · Kitabı okudu · 45 günde · 4/10 puan

Neden istenilir bilmiyorum ama bir kitabı okurken yarım bırak mı istiyorsunuz ya da okuduğunuz bir seriye bir güzel sinir olup hatta daha da ileri gidip o seriyi yarım bırak mı istiyorsunuz, işte tam da karşınızda bu dediğim üzücü durumlar için hayal kırıklığına eş değer bir kitap.

Oysa her şey ne kadar da güzel başlamıştı, Locke Lamora'nın Yalanları gibi son derece orijinal bir konuya sahip, farklı bir fantastik eser yazabilen yazarımız hemen daha devamında gelen ilk kitabında bu kitabı nasıl yazmış ya da yazamamış anlayamadım. Serinin 584 sayfalık ilk kitabını Scott Lynch yazdıysa ve bununla beraber bu kitabın ilk 160 - 170 sayfasını da aynı yazar yazdıysa bu kitabın kalan ortalama 500 sayfasını kim yazdı bilmiyorum. Şu şekilde de düşünebilirim bu kitabın son 500 sayfasını Scott Lynch yazdıysa en baştaki 160 - 170 sayfayı ve ilk kitabı kim yazdı onu da hiç bilmiyorum.

Seriyi okuyan her okur olarak biliyoruz ki Centilmen Piç serisini sevdiren, okunacak bir seri yapan ilk kitabın adından da anlaşılacağı üzere Locke'un yalanları, hırsızlıkları hatta özellikle çalma yöntemleri ve arkadaşları ile girdiği büyük bir soygunun içinde oluşan yan olaylar diye rahatlıkla söylebiliriz. Ee soruyorum şimdi hani bu kitabın içinde 500 sayfa boyunca (evet 500 sayfa, bu 500 sayfalarda hatta beşte birinde ne yazarlar ne kitaplar çıkartıyorlar) Centilmen Piç Serisi'nin özellikleri? Nerede seriyi seri yapan unsurlar? Maalesef hiçbiri kitabın başı hariç yok aksine bayan betimlemeler ile kendini tekrar eden muhabbetler ve tamamen gereksiz konular ile dolu.

Devamı SPOILER ama emin olun bu kitaptan daha güzeldir.

Kitabın ilk cümlesi dahil her şey çok güzel başlamıştı; hatta ilk kitaba göre daha bir güzel, daha bir komik, daha bir yüksek heyecanla başlamıştı. Yazarın dilini biraz daha argolaştırması bana göre kitabı daha güzel daha okunur hale getirmiş diye düşünüyordum ama gelin görün ki biraz okuduktan sonra kitapta bir betimleme furyası başlıyor ki, ne betimlemeleri kafamda canlandırabiliyorum ne de okuduğumdan bir şey anlayabiliyorum. Bir şeyler eksik, bir şeyler olmamış betimlemelerde. Bu olmamış betimlemeler, anlamsız cümleler eşliğinde kitap yavaş yavaş artık kendini okutmayı zorlaştırırken, olay kurgusunda da Locke ve Jean'in planladıkları soygunu bir şekilde zehirlenip soygunu bırakmak zorunda kalıp devamında da denize açılmaları gerekiyor. Buradan sonra açıkçası kitap kendini daha da güzelleştirecek derken işte tam da buralarda tabir-i caizse kitap su koymaya başladı ve Locke'u bu sefer korsan olarak okuyup heyecanlanacağız diye düşünürken aksine heyecan artacağına gittikçe kitap hızında daha da fazla irtifa kaybetmeye başladı ve tamamen okunmasını zorlaştırdı. Birbirini tekrar eden cümleler, birbirini tekrar eden ama tamamen gereksiz olan konular, tam 3 - 4 sayfa boyunca "Bunu bana neden söylemedin Jean?" ve "Neyi söylemedim Ezri, hemen açıklayayım" gibi aynı cümleler ama sadece cümle içindeki kelimelerin değişmesi sonucu yapılan varyasyonlarla oluşan yeni yeni sayfa sayısını çoğaltan cümleler ve insanı bayıltan yazık olan zamanlar. Kitap tek kelime ile sayfa 200lere doğru elimde sürünmeye başladı ve sonuna kadar da süründü. Yazar çıkıp açıklama yapsa ve deniz yolculuğu insanları tuttuğu için ben de bu sayfaları bilerek bu şekilde okuttum ve sizleri de baymasını istedim der ise o zaman kitap hakkındaki tüm görüşlerim tamamen değişir. Kitap sonlarında Locke ve yanındakiler karaya çıktıktan sonra biraz heyecanlanıyor, belki de serinin esas moduna dönüyor olabilir ama fiyasko 500 sayfadan sonra insanda hiç zevk bırakmıyor gerçekten. Nasıl desem bilemiyorum hani bazı kitapları okurken sonraki sayfa/sayfalarda neler olacak diye meraklanır adeta hızlıca sayfaları yutup okuruz ya işte bu kitapda da sonraki sayfa/sayfalarda acaba neler olabilir ki, yazar konuya ne verebilir de kitap bir moda girer diye okudum maalesef. Sonuç olarak seriye devam edeceğim ama umut bu toprakları çoktan terk etti artık.

Esma Tezgi, Locke Lamora'nın Yalanları'ı inceledi.
25 Kas 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tek kelimeyle şunu demek istiyorum; Muh-te-şem! Kitap gerçekten bir harika, ilk sayfadan ilgi çekici ve güzel olarak başlıyor ve sonradan hikaye öyle bir ivme kazanıyor ve olaylar öyle bir hale geliyor ki siz vay be ne kitapmış demekten kendinizi alamıyorsunuz, en azından ben alamadım :)
Yazarın anlatımını ve kurgusunu gerçekten çok beğendim, kitap ilerledikçe anlatım güçleniyor ve sizi esir alıyor. Şurayı da su sayfayı da derken kaç sayfa geçtiğini anlamıyorsunuz. Kurgusu ise, o işte gerçekten çok iyiydi, sayfalar ilerledikçe kurgusunu daha çok sevdim ve serinin diğer kitaplarında kurgunun daha ön plana çıkacağını düşünüyorum.
Kesinlikle favori kitaplarımdan biri oldu. Kitabı bitirmek beni üzdü, her ne kadar bitmesin istesem de bitti ve henüz ikinci kitabı, Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler'i, almadım bu da işin kötü tarafı. Neyse, eğer fantastik kurguya ilginiz varsa mutlaka okuyun derim, okuduğunuza pişman olmayacağınızı düşündüğüm muhteşem bir kitap.
Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...centilmen-pic-1.html

Mithril / Danny, Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler'i inceledi.
02 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 38 günde · Beğendi · 7/10 puan

Hala karar veremiyorum...
Ya özel hayat koşuşturmacalarım vardı, uzun bir zaman sonra kitap okuyacak vakit bulamadım ve kitap elimde süründü, uzadı uzadıkça ben sıkıldım; ya da kitap sıkıcıydı ve kitap ilerlemedi, elimde süründü ve ben kitap okuyacak zaman yaratamadım...
Ama her iki durumda da kitap beklentilerimin altındaydı. Burada da iki olasılık söz konusu aslında. Ya ilk kitap beklentilerimi çok yükseltmişti ve bu normal bir kitap seviyesinde bu yüksek beklentinin altında ezildi; ya da çok başarılı olmayan bir kitaptı ve ortalama beklentilerin bile altında kaldı...
Sonuç olarak, 3. kitap ve serinin devamı için hala umutluyum. Çünkü asıl hikayenin Locke ve bağlıbüyücüler zümresi arasında yaşanacağına inanıyorum. Arası biraz eğlence olacak... Ki uzun serilerdeki deneyimime dayanarak 2-3 kitap daha bu tatta devam ederek serinin son 3 kitabında can evimizden bizi vuracaktır.
Bu kitap özelinde yorumlayacak olursam da... ilk bölüm beni şok etmişti ve heyecanlandırmıştı (Jean ve arbaletli kısım). Hemen ardından ilk kitap sonrası dönemde Jean ve Locke ilişkisi de bu ilk kısmı güzel destekledi. Ama sonrasındaki "büyük vurgun" bir Locke seviyesinde değildi bana göre... İlk kitaptaki hazırcevaplılığı, çok önceden yaptığı planlar, detaylı ve karmaşık muzurluklardan yerine sadece üstüste binmiş kimliklerle basit bir kurgu mevcuttu. Çoğu zaman anı kurtarmak için geçiştirdiği durumlar, onun zekasının altındaydı bana göre...
Öte yandan gemide geçen kısımlar bana göre fazla tasvir içermekteydi ve okurken kafamda dünyayı yaratmadan, kitabı yaşamadan okudum. Bu süreçte çok fazla tekrar yorum mevcuttu. Kitabın toparlandığı son bölüm de çok öngörülebilirdi. Şaşırtmadı.
Sonuç olarak ilk kitaptaki Locke'u tanımamış olsam ve bu kitapla başlasaydım seriye muhtemelen devam etmezdim ama Locke'un 3. kitapta toparlanacağına inanıyorum :) Çünkü "daima umut vardır" :)

Merve, Locke Lamora'nın Yalanları'ı inceledi.
28 Ara 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yeni bir kitabı okumaya başladığımda ilk bir kaç sayfa hep kaygılanır, okuyacağım kitabı sevememekten korkarım. Hele bir de kitabı büyük bir beklenti içinde almışsam bir kat daha artar bu kaygı. "Locke Lamora'nın Yalanları'nı" işte böyle okumaya başladım. Kitabı alan çoğu kişi gibi bende Patrick Rothfuss kitaba yazdığı ön sözü okuyarak kitaba başlamaya karar verdim ve daha ilk bölümleri okuduğumda doğru kitabın ellerimde olduğunu anladım.

Centilmen Piç serisinin ilk kitabı Locke Lamora'nın Yalanları. Yazar seriyi yedi kitap olarak tasarlamış ve şu an üçü halihazırda okuyucunun eline ulaşmış bulunuyor. Dördüncü kitabında -Emberline'ın Belası- yurtdışında nisan ayında çıkacağı duyurulmuş.

Locke Lamora'nın Yalanları fantastik kurgu bir kitap olmasına rağmen içinde fantastik bir romanda görmeyi beklediğimiz şekilde çok fazla olağanüstü öge barındırmıyor bu açıdan da türünün diğer kitaplarından biraz ayrılıyor. Romanda yaratılan dünyanın oldukça büyülü bir atmosferi olsa da daha çok bir macera kitabı okuyorsunuz.

Kitaba ismini veren Locke Lamora, Camorr'un belası; bir hırsız, bir yalancı, bir düzenbaz ve bir centilmen. Genellikle bu tür kitaplardaki baş karakterde görmeyi beklediğimiz erdemli özelliklere kahramanımızda pek rastlanmıyor -ayrıca Locke çokça Jack Sparrow anımsatıyor- ama bu bir hırsızı sevmemize asla engel olmayacak çünkü Scott Lynch Locke'u yaratırken ona adeta bir şeytan tüyü kondurmuş.

Yazarın ilk kitabı olduğunu göze alırsak gerçekten müthiş bir iş çıkarmış olduğunu söyleyebiliriz. Kitapta sayfalar ilerledikçe cümleler betimlemeler ve karakterler de aynı hızla gelişmeye devam ediyor. Ayrıca yazarın kitapta kullandığı dil inanılmaz eğlenceli. Centilmen Piçler okurken sizi çokça gülümsetecek.

Locke Lamora'nın Yalanları oldukça keyifle okuduğum bir kitap oldu. Eğer yeni bir fantastik seri arıyorsanız bu kitabı hemen okuma listenize eklemenizi tavsiye ederim.

Mithril / Danny, Locke Lamora'nın Yalanları'ı inceledi.
 28 Mar 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sevgili Patrick Rothfuss'un adını kapağında görüp okumaya niyetlendiğim ama uzun bir süre bir türlü sıra getirmediğim bir kitaptı Lock Lamora'nın Yalanları. Ancak kısa bir süre önce 1000K'da fantastik zevkine güvendiğim dostlarımın önerileri ve incelemeleri ile okumaya karar verdim.
Öncelikle etkilendiğimi itiraf etmem gerek.
Yazar, (her fantastik eserde olduğu gibi) kurguladığı dünyayı oldukça detaylı ve doğru betimlemelerle ve nesnelerle zenginleştirmiş. Özellikle atacamı, öcütozu, yüzen bahçeler, Venedik tarzı şehircilik vb gibi unsurlar dozunda ve güzel bir zenginlik katmış.
Büyü, diğer fantastik eserlerden sıkça aşina olduğumuz bir unsurdu. Az olması beni şaşırttı. Hatta Lock'un çocukluğundan bahsedilen bölümlerde (kitabın daha çok başlarında) içindeki büyücünün uyanmasını bekledim. Ama uyanmayınca, ve Lock'un hepimiz gibi bir insan olduğunu, zayıflıkları ve zekasıyla gerçek bir insan olması ile daha çok sempatimi kazandı :)
Gelelim konuya...Lock bir yetim ve hırsız. Ama oldukça yetenekli, yaratıcı ve zeki biri. Kitap ilk bölümünden itibaren büyük bir vurgunla başlıyor, işe zamanla karışan yeni karakterlerle sarpa sarıyor, ve enteresan bir şekilde kapanıyor...Ancak kitabın sonunda çok daha farklı bir Lock karşımızda...
Yazarın kurgusunu beğendim. "Ara" hikayeler ile sürekli geçmişe göndermeler var ve Lock ile arkadaşlarının bugüne nasıl geldiğini, bugünkü hikayeden kopmadan çok iyi anlayabiliyoruz.
Özetle, bu türü sevenlerin oldukça keyif alacağına inandığım, okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyoum.

Bütün İncelemeleri Göster