Şebnem Pişkin

Şebnem Pişkin

Yazar
7.6/10
32 Kişi
·
53
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.783
Gösterim
Adı:
Şebnem Pişkin
Unvan:
Türk Şair ve Yazar
Doğum:
Sarıkamış, Kars, 1978
Şebnem Pişkin 1978 yılında doğdu. İstek Vakfı Acıbadem Lisesi ve Kadıköy Kız Lisesi’nin ardından yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesinde tamamladı. Çeşitli sektörlerde pazarlama ve satış alanında çalıştı. Yazarlık hayatına 2006 yılında adım atan yazarın ilk kitabı Bir 2010 senesinde Bir Damladan Okyanusa ismiyle yeniden basıldı. Yazarın yayınlanmış diğer kitapları Tuğra, İsrafil’in Aynası, Kırklar Diyarı, Bir Damladan Okyanusa, Efsun ve Sevgili Abdülhamit Han’dır.

Ödüller:

Amma Hikaye adlı öyküsü 2009 senesinde Ortanca Kültür Sanat Dergisi tarafından ödüllendirildi. 2010 senesinde ise Çukurova Kültür ve Sanat etkinliği çerçevesinde düzenlenen bir diğer hikaye yarışmasında Yakut Renkli Gözyaşı isimli hikayesi Okunmaya Değer Öyküler derecesini kazandı.
"İnsanın şu hayatta satmadığı ne vardır? Kaçış yok evlat, her nefes yeni bir nefes almak için satılır. Kim bilebilir ki son kaç nefestir geriye kalan?"
“İşte görüyor musun, elem ile emel arasında yalnızca bir dizge fark var. Leyla Mecnun’un emeliyken bir de elemi oluveriyor.”
İnsanoğlu doğduğu andan itibaren 'ben' demesini öğrenir. Ne zaman ki âşık olur, işte o zaman 'sen' demeyi öğrenir.
Hani özlem çekiyorsun ya sevdiğine? Bil ki odur asıl özlem duyan sana.Çünkü aşk ateşi önce sevilene, ondan sevene düşer.
Bir boşluk var insanın kalbinde, o boşluk ta yaratılışta hakikat için ayrılmış, kasten boş bırakılmış.
Bu kitap,
… Amacına ulaşan bütün Aşk’lara, Aşk’ı arayanlara, Aşk’la yananlara, Aşk’ta var olanlara ithaf edilmiştir…
Ama her aşk, anlatılmak ister. Aşk’ı anlatmak içinse anlamak gerekir önce. Yanmak gerekir aşkın harlı ateşinde… Yanmadan OL’mak, OL’madan ÖL’mek yoktur. Aşk’la olup, Aşkla ölünürse ulaşılır ancak O’na. Aşk’ın amacı da budur yalnızca.
Olacak olan olur, ölecek olan ölür, lakin olması gereken ölüyor ve ölmesi gereken oluyorsa, işte o zaman büyük bir sorun var demektir.
İnsan bedenindeki olumlu ya da olumsuz enerjiyi karşı tarafa en iyi aktaran yer el ayasıydı. Bu yüzden sevgilisiyle el ele tutuşan iki kişi arasında müthiş bir elektrik akımı gerçekleşir ve bu iki kişinin sadece elleri değil, kalpleri de birbirine yakınlaşırdı.
Tuğra, kişisel gelişim alanında yazdığı kitapla yazın kariyerine başlayan yazarın ilk roman tecrübesi. Kitabı kurgu bakımından beğendiğimi söylemeliyim fakat tarihi romanlarda sıkça kullanılan geriye dönüş tekniğinde biraz bocalamış sanki. Cümleler zaman kipi bakımından çok göze batıyor. Yazarın 'Behemehal Aşk' adında Tuğra'nın devamı olan kitabı da var. Umarım bundan sonraki kitaplarında bu olumsuzluklar olmaz. Gelecek vadeden bir yazar olduğunu düşünüyorum.
Celaleddin dede, güneş, derste mesnevi derken Mevlana ve Şems'e masalsı bir dokunuş yapmış yazar. Hoş ve güzel bir hikayeydi. Okuyucuyu şaşırtan ve içine alan bir hikaye. Mevlana hakkında birçok biyografi okuduysanız bu kitaba da bir göz atın derim.
Kahramanımız, muhterem bir zat olan babasının ölümünün ardından, onun peşinden gitmek için her yerde bulunmayan bir ilmi öğrenmeye çalışır. Niyeti iki dünya arasında geçişler yaparak insanlara yardımcı olabilmektir. İşte bu amaçla bir efsun hazırlar ve bunu uygulamaya koyar. Fakat tahmin edersiniz ki işler pek umduğu gibi gitmeyecektir. http://ucalisan.blogspot.com.tr/...n-sebnem-piskin.html
Kitabımızın kahramanı bir kadın. İsmi, mesleği belirtilmese de, dini bütün, tasavvufla ilgilenen, yalnız yaşayan bir kadın. Hakkında iç dünyasının derinliği dışında dünyevi hayatına dair çok fazla bir detay yok. Bir gün bir yerde tesadüfen Mehmed isminde biri ile tanışıyor. Bundan sonra içinde bir şeylerin değiştiğini, hayatında bir şeylerin eksilirken, başka bir şeylerin tamamlandığını hissediyor. Hisleri Mehmed de vücut buluyor. Peki ya Mehmed kim? O ise bambaşka bir muamma. Belki büyük bir aşkın başrol oyuncusu, belki bir şeyler öğrenmeye vesile sıradan bir figüran. Benim tahminim, evvelce yaşadıklarından yorulan, kırılan, aşk için çabalamaktan vazgeçen, bu nedenle artık “kısmetse nasıl olsa kendiliğinden olur” diye düşünmeye başlamış bir adam. Kötü biri değil ama aşk için çabalamaya gönüllü de değil.

Yorumun tamamı: http://ucalisan.blogspot.com.tr/...ektuplar-sebnem.html
GECE TAŞI gerçekten çok güzel bir kitap.Ayrıca bugün beykoz belediyesinin YAZARLAR OKULLARDA projesi kapsamında ŞEBNEM PİŞKİN ile söyleşi yaptık,kitabın içeriği hakkında bilgi sahibi olmamızı sağladı.
İsrafil’in Aynası, Türkiye’de fantastîki kurgu tarzının öncülerinden Şebnem Pişkin’in okuduğum ikinci kitabı. Ağırlığını oluşturan tasavvufi yönü çok ilgimi çekmese de kurgulama şekli olarak çok ilginç gelen bir kitap oldu. Hem aynı hem de her bölümde farklı bir karakter, sonradan eklenen yan ama sonradan esas karakterde “bir” olan karakterlerle gerçekten bir renk cümbüşü.
Bahsettiğim karakterimiz ilk başta öbür âlemde İsrafil ile aynı mekânda yaşayan bir ışık varlık. Büyük ihtimalle benim anlayabildiğim anlamda “can” dediğimiz şeyin ana varlığı. Allah’a yaklaşmak için dünyaya gönderilme görevini üstleniyor. Bu noktada bu görevlendirmeyi yapanın neden İsrafil olduğunu bilmiyorum. Sanırım konunun derinlerinde olanların bir bildiği vardır. İşin aslı bu görevlendirme kısmını duyunca beklentim aşırı yükseldi. Tadından yenmeyecek bir macera beni bekliyor sanmıştım; yanılmışım. Ancak macera noktasında yanılmış olabileceğim gibi yazarla macera anlayışımız arasında ciddi farklılıklar olması da söz konusu
İlk bölüm, bu ruhani varlığın dünyaya gönderilmesi ile ilgili. İkinci bölüm ise dünyaya geldikten sonra büründüğü şekiller ile ilgili ki biraz orta iki biyoloji dersi havasında. Bu bölüm üzerinde biraz daha durulabilirdi, ya da hiç olmayabilirdi. Neyse, üçüncü bölüm artık insan suretine bürünen varlığımızın “aşk”’ı araması ile ilgili.
Tasavvuf, aşk denince aklınıza ne geldiğini biliyorum. Benim de aklıma geldi. Ama korkmayın, yazar, pek çoğunun yaptığı gibi Şems ve Mevlana’yı sömürerek yeni bir kitap yazmamış. Karakterleri kendine has. (Final itibari ile benzersiz diyebilirim.) Aşk’ı arayan Ozan ve hocası (öyle mi deniyor tam bilmiyorum) Celaleddin ile arasında geçen diyalogları izliyoruz. Buralar benim için biraz yorucu oldu. Diyalogların satır aralarında yazarın bir diğer kitabı olan ve gerçekleştirdiği seminerlere adını veren “Bir” felsefesine göndermeler ve sosyal medyada paylaşabileceğiniz onlarca güzel söz var. Devamı: http://ucalisan.blogspot.com.tr/...israfilin-aynas.html
Kitap Turan Bey ile başlıyor. Turan Bey iki santim daha kısa olsa aynı ben... Yoksa geniş omuz, kır düşmüş şakaklar falan hepsi bende mevcut. Turan Bey antikacı... Dükkanın adı da Tuğra... Çoğu antikacı gibi Osmanlı dönemine ve Tuğralara karşı özel bir ilgisi var. Ancak zaman konusunda saplantılı ve zamanın aşılabilirliliği, zamdan yolculuk gibi konularla yakından ilgili. Belli bir anda istemdışı olarak zamanda yolculuğu gerçekleştiriyor ve kendini 1878 yılında, Turatekin isimli Abdülhamit karşıtı bir muhalifin suretinde buluyor ve burada tamamen bambaşka bir maceraya atılıyor. Zaman yolculuğuyla geçmişe giden Turan Bey'in şimdiki hayatındaki herkesin, herşeyin geçmişte bir karşılığı var. Turan Bey'in doğruluğu, ya da yanlışlığına karar verdiği şeylerin arkasında gizlenen gerçekler 1878'de yaşadığı olayların içinde saklı. Detaylı yorumum için: http://ucalisan.blogspot.com.tr/2015/01/tugra.html
Milattan Önce 352 Yılından Günümüze Uzanan, Yine de Yarım Kalan Bir Aşk Öyküsü... Fantastik kurgu ile tasavvuf edebiyatını harmanlayarak kendine has bir okur kitlesi yakalayan Şebnem Pişkin’in son kitabı.
paragrafta kazılan çukurdan olsa gerek, şebnem pişkin'in hikayesi hariç her hikayede ölüm, ceset temaları işlenmiş. editörlüğünü yazarlardan ece özbaş korkmaz'ın yaptığı kitapta kesme işaretleri or'dan bur'dan, ner'deyiz gibi garip şekilde kullanılmış. bunun dışında kelime hataları yok denecek kadar az.
Yazarın okuduğum ilk kitabı.dili akıcı.tasavvuf,sır ilimleri,ebced gibi alanlardan yararlanılmış.kelimelerin gücü,istemenin esrarını anlattı bana.severek okudum

Yazarın biyografisi

Adı:
Şebnem Pişkin
Unvan:
Türk Şair ve Yazar
Doğum:
Sarıkamış, Kars, 1978
Şebnem Pişkin 1978 yılında doğdu. İstek Vakfı Acıbadem Lisesi ve Kadıköy Kız Lisesi’nin ardından yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesinde tamamladı. Çeşitli sektörlerde pazarlama ve satış alanında çalıştı. Yazarlık hayatına 2006 yılında adım atan yazarın ilk kitabı Bir 2010 senesinde Bir Damladan Okyanusa ismiyle yeniden basıldı. Yazarın yayınlanmış diğer kitapları Tuğra, İsrafil’in Aynası, Kırklar Diyarı, Bir Damladan Okyanusa, Efsun ve Sevgili Abdülhamit Han’dır.

Ödüller:

Amma Hikaye adlı öyküsü 2009 senesinde Ortanca Kültür Sanat Dergisi tarafından ödüllendirildi. 2010 senesinde ise Çukurova Kültür ve Sanat etkinliği çerçevesinde düzenlenen bir diğer hikaye yarışmasında Yakut Renkli Gözyaşı isimli hikayesi Okunmaya Değer Öyküler derecesini kazandı.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 53 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 37 okur okuyacak.