Şebnem Pişkin

Şebnem Pişkin

Yazar
8.0/10
62 Kişi
·
142
Okunma
·
12
Beğeni
·
2.155
Gösterim
Adı:
Şebnem Pişkin
Unvan:
Türk Şair ve Yazar
Doğum:
Sarıkamış, Kars, 1978
Şebnem Pişkin 1978 yılında doğdu. İstek Vakfı Acıbadem Lisesi ve Kadıköy Kız Lisesi’nin ardından yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesinde tamamladı. Çeşitli sektörlerde pazarlama ve satış alanında çalıştı. Yazarlık hayatına 2006 yılında adım atan yazarın ilk kitabı Bir 2010 senesinde Bir Damladan Okyanusa ismiyle yeniden basıldı. Yazarın yayınlanmış diğer kitapları Tuğra, İsrafil’in Aynası, Kırklar Diyarı, Bir Damladan Okyanusa, Efsun ve Sevgili Abdülhamit Han’dır.

Ödüller:

Amma Hikaye adlı öyküsü 2009 senesinde Ortanca Kültür Sanat Dergisi tarafından ödüllendirildi. 2010 senesinde ise Çukurova Kültür ve Sanat etkinliği çerçevesinde düzenlenen bir diğer hikaye yarışmasında Yakut Renkli Gözyaşı isimli hikayesi Okunmaya Değer Öyküler derecesini kazandı.
'Insanlar Besmele'nin sırrını keşfetmiş olsalardı âlemlere açılan bütün kapıların ortak anahtarını bulmuş olurlardı. O zaman insan kendi yaradılış mucizesini de anlardı.'
Insan tanımadığı şeyin düşmanı kesilir.Biz ölümü tanır ve biliriz.Şimdiye kadar ne ölümden korktuk ne de düşmandan.
Taşı öpünce Nebi,bir tas bile dile geliyorsa taşın gördüğünü görmeyen, taş kadar sevmeyi bilmeyen insana ne yazık!
Insanlar birbirlerine ve birbirlerinin hallerine zaten öylesine uzaklar ki her insan kendi içinde yapayalnız,diye düşündü.
İnsanlar Besmele'nin sırrını keşfetmiş olsalardı alemlere açılan bütün kapıların ortak anahtarını bulmuş olurlardı.
İnsanlari yargılama.Yargilamaya ayiracagin zamanı onları anlamaya ve sevmeye çalışmakla geçir. Çünkü yaşam, sevmek demektir.
160 syf.
·1 günde·9/10
| merhaba

Kahramanımız, ustasının öğrettiği bilgilerle ve gösterdiği derslerle başka âlemlere geçmek isteyen bir çocuk. Sınırsızlığa erişmek, sıra dışı güçlere sahip olmak istiyor ve bunun için her gece odasında tek başına çalışıyor. Sabırsızlıkla beklediği gün geliyor fakat Berzah âlemine geçeceği gün farkında olmadan bir yanlışlık yapıyor ve beklenmedik şeyler yaşanıyor.

Insan bazen istemeden kötü şeylere sebep olabiliyor ve bazen bunun telafisi mümkün olmuyor. Işte kahramanımızın başına da böyle bir olay geliyor ve hatasını düzeltmek için geçmiş zamanlara yolculuk yapmak zorunda kalıyor. Kitabın burdan sonrası bir anda akıp gidiyor zaten. Müştak Baba ve Akşemseddin Hazretlerinin olduğu kısımlar en sevdiğim bölümler oldu. Kitabın sonuysa benim için tam anlamıyla "Nasıl yaa?" dediğim bir şekilde bitti.

Öğrencilerimize önerebileceğimiz, çocuklarımıza okutabileceğimiz dini ve ahlâkî yönden güzel çıkarımların olduğu bu kitap için teşekkürler Şebnem Pişkin .

Kitapla kalın, iyi okumalar ^_^
128 syf.
·2 günde
Tuğra, kişisel gelişim alanında yazdığı kitapla yazın kariyerine başlayan yazarın ilk roman tecrübesi. Kitabı kurgu bakımından beğendiğimi söylemeliyim fakat tarihi romanlarda sıkça kullanılan geriye dönüş tekniğinde biraz bocalamış sanki. Cümleler zaman kipi bakımından çok göze batıyor. Yazarın 'Behemehal Aşk' adında Tuğra'nın devamı olan kitabı da var. Umarım bundan sonraki kitaplarında bu olumsuzluklar olmaz. Gelecek vadeden bir yazar olduğunu düşünüyorum.
167 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
●KIRIK NEY| Merhabalar, Şebnem Pişkin' in kaleminden çıkan bu kitap Nevbahar' ın arkadaşı Vildan' ın onun yalnızlığına son vermesi için bir buluşma ayarlaması ile başlasa da olay çok farklı şeylerle sonuçlanıyor. Tahsin ney ile ilgilenen bir memur, Nevbahar ile buluşmak için Nevzad usta' nın yerinde anlaşırlar fakat beklediği kişi yani Tahsin gelmez fakat orada ney ustası olan Ateş vardır, ilk gördüğü andan itibaren gözleri yakar Nevbahar' ı. Bir ney sahibi olup Ateş ustadan ders almaya başlar, kalp bu durur mu? sürekli ona dokunmak, yanında olmak ister. İşi nedeniyle sık sık seyahat yapan Ateş' i beklemek kolay olmaz. Plaklar alıp dükkanında ney üflemeye başlar hatta öyle dalar ki dükkanın kapısında dolanan adamı zor farkeder farkettiğinde ise korkar. Birkaç kez daha denk geldiği bu adamdan artık korkmaz yanına giderek ona içini döker adeta en yakın arkadaşına bile anlatmadığı olayları o adama anlatır. Ateş hocaya duygularını anlatan bir mektup yazarak sabah gideceği yol güzergahında beklemeye başlar. Beklediği kişi yolun başında gözükmüştür, onu özlediğini dile getirir ve mektubu verir birlikte ders verdikleri dergaha doğru sessizce yol alırlar..
.
.
Kitap Neyzen Tevfik anısına yazılmış, onun cenazesine denk gelip sonrasında yoluna ney ile devam eden Nevbahar' in hikayesini anlatan bir kitaptı. Havalar ısındıkça elime kitapları almam zorlaştı, aslında bir gün de bitirebileceğim bir kitabı kaç gündür elimde dolandırdım. İçerisinde neyin yapımından tutun da Neyzen Tevfik' in şiirleri bile yer alıyor. Okurken sıkılıcağınızı hiç sanmıyorum, huzuru bile hissedebilirsiniz. Kitabın sonunda Nevbahar ve Ateş hoca kavuştular mı diye merak ediyorsanız kitabı okuyun derim. Ben severek okudum herkese tavsiye ederim..
216 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Yol'a çıkmaya hazır mısınız?
Bu bir damlanın yolculuğu, okyanusa karışan... Bu bir parçanın yolculuğu, bütüne giden... Bu, "Ben" olanın "Bir" olana yolculuğu.
Sayfalarca düşünce, yığınla anı, hülasa edilemeyecek binlerce soru ve her yeni sorunun ardından yaşamın verdiği cevaplar. Net cümleler kuramıyorsunuz bu kitabı okurken. Her şeyi barındırıyor içerisinde. Zaman, an, mucize, dua, şükür, sevgi.. ve daha fazlası. Her cümlesi alıyor sizi kendinizden. Önce okyanusta sürükleniyorsunuz, sizi siz yapan her şeyi ya da yaşamaya değer ne varsa içinizde olduğuna inandıracak gerçekleri söylüyor. Öylesine değil bir amaç için yaşamanız gerektiğini söylüyor. Bu yolculuğun sonunda yanacaksınız. Evet okyanusta sürüklenirken hem de. "Hamdım, piştim, yandım." -Mevlana-
Eğer umudunuz yiterse, olur da boşvermişlik sararsa sizi, tek bir şeyin her şeyi güzelleştirebileceğini asla unutmayın. Yaşam bir duadan ibaret değil mi? Bunu da hatırlıyorsunuz, dua etmeyi, sevmeyi, gülümsemeyi, yaşamı güzelleştirmeyi ve yaşamayı hatırlıyorsunuz. Sayfalarca altını çizdiğim cümleler var, bu kadar mı açım kendimi bulmaya diye düşünmeden edemedim. İhtiyacım varmış böyle bir kitaba ve kitap gerçekten bir ihtiyaç. Kıyıda köşede kalmış kitaplardan bu da. Karşılaşmam şans, mı mucize mi? Kitapta mucize diye bir şeyin olmadığına da dikkat çekiyor. Böylesine düzen içinde, mükemmellikte bir şey nasıl mucize olabilir? Kendinize iyi bakın. Çünkü ruhun bedene ihtiyacı yoktur, onsuz da varlığını devam ettirebilir ama beden ruhsuz yaşayamaz. Hani şu gençliği bahane edip arkasına sığındığınız zamanlar var ya, bunlar kurtarmıyor sizi. Vücudunuza verdiğiniz zararlar sizi günden güne yarınlardan uzaklaştırır. Bedeniniz bu yolculukta ruhunuzu taşıyan değerli bir araç ve ona iyi bakın. İnsan zaaflarını yenemezse o zaafların kölesi olabilir diyor yazar. Kendinize kim olduğunuzu ve gayenizi hatırlatın. Şükredin, yaşayın, sevin. Sadece insan olduğu için, sadece bu evrende size yaşamakta eşlik ettiği için, her şeyi, herkesi sevin. Aksi halde gerçekten ne anlamı kalır? Bildiklerimiz, bilmediklerimizin yanında o kadar az ki. Boğulun kitaplara ve atılın yaşama, hayata. Bu yolculukta biz kendimizi O'nda bulalım. Ben'in kıymetini bilin, onu geliştirin fakat asla başkasından kopyalamayın.
O kadar fazla ki bana kattığı güzellikler, bir kez daha sayfaların hayatımızı değiştireceğine şahit oldum. Eğer kendinizi arıyorsanız, yaşamayı öylesine değil, gerçek amacı için sürdürmek istiyorsanız okuyun, okutun, hediye edin. İlk defa keşke bu kitabı ben yazsaydım diye geçirdim aklımdan, keşke.
Tavsiyemdir.
160 syf.
·2 günde·Puan vermedi
| Gizli Dünyalar Geçidi ~Şebnem Pişkin |
.
Babasının ölümünden sonra kendinde bazı şeyler keşfedip bazı ritüellerle tılsımların peşinde olan başka alemlere geçmek için uzun araştırmalar yapan bir çocuk.
Ustasının verdiği öğütlerle binbir türlü hesaplamalar yapıp efsun için her şeyin sağlandığı gün sınırlı insan güçlerinden arınıp sonsuzluğa erişmek istiyor. Ve o gün gelip çattığında her şey değişiyor.
Akşamları odasına kapanıp hocasının öğrettiği şeyleri tekrarlıyor ve tesbihle esmayı tekrar ediyor.
Büyülü dünyaya adım atıp dünyasına geri döndüğünde de hayatı bambaşka bir yere taşınmış oluyor. Harfler alemi. Bu kısım aşırı ilgimi çekti. Düşünsenize bir kitap bir bakışıyla tamamen zihninde.
Kıraç'ın macerası asla bitmiyor. bilgeler, iblisler, alemler derken aşırı sürükleyici bir yoluculuk onu bekliyor.
Müştak baba ve Akşemsettin Hazretlerinin de dahil olduğu kısımlar benim en sevdiklerimden oldu. Akşemsettin ve İstanbul sırları o sayfalar çok hızlı aktı gitti ve büyük bir heyecanla çevirdim sayfaları.
Kitabı geldiği gün elime aldım ve bir solukta okudum. Farklı alemlere yolculuk yapıp, bazen hatalarla bazen de doğrularla çıkılan yolculukların nasıl devam ettiğini zaman yolculuklarını okudum ve çok sevdim. Altı çizilecek bir sürü cümle vardı bir süre sonra elimde kalem hazır bekleyip okudum. Vee aslında paylaşmak istediğim bir sürü alıntı var ama birini paylaşıp yorumumu noktalamak istiyorum. Çok dolu dolu ve akıcı bir kitaptı. Tavsiye edilir efendim.
168 syf.
·32 günde·Beğendi
Celaleddin dede, güneş, derste mesnevi derken Mevlana ve Şems'e masalsı bir dokunuş yapmış yazar. Hoş ve güzel bir hikayeydi. Okuyucuyu şaşırtan ve içine alan bir hikaye. Mevlana hakkında birçok biyografi okuduysanız bu kitaba da bir göz atın derim.
165 syf.
·8 günde·8/10
Kitap her ne kadar cevap aradığı “Günümüzde korkutucu bir şekilde artış gösteren hastalıkların gerçek sebebi ne? İnsan kendi kendini tedavi edebilen bir mekanizmaya sahip mi? Çıplak ayakla toprağa basarak hastalıklardan kurtulmak mümkün mü? Her geçen gün şiddeti gittikçe artan doğal afetler gerçekten doğal mı?” gibi sorularıyla bir kişisel gelişim kitabı gibi dursa da, yazarın pek çok kez değindiği gibi kendini geliştirmeden ziyade, kendini bilmeye gayret etme kitabı olarak hazırlanmış. Belki de doğru tabirle “Bilinçli Yaşam Rehberi” diyebiliriz bu türe. http://www.umutcalisan.com/...p-sebnem-piskin.html
224 syf.
·3 günde
Şebnem Pişkin kitapları hep sıradışı.Özgün kitap okumak isteyenlere tavsiyemdir.
Hayatından bıkan bir adamin intihar etmesini ve intihar ettikten sonra arafa düşmesini konu aliyor. Arafta kirklar diyarında kırk kapıyı geçmeyi başarırsa son bir sans daha verilecektir.
Bir sürü olay bir sürü tarih sahnesi gözünüzün önünde adeta canlanıyor.
176 syf.
·4 günde·6/10
Kahramanımız, muhterem bir zat olan babasının ölümünün ardından, onun peşinden gitmek için her yerde bulunmayan bir ilmi öğrenmeye çalışır. Niyeti iki dünya arasında geçişler yaparak insanlara yardımcı olabilmektir. İşte bu amaçla bir efsun hazırlar ve bunu uygulamaya koyar. Fakat tahmin edersiniz ki işler pek umduğu gibi gitmeyecektir. http://ucalisan.blogspot.com.tr/...n-sebnem-piskin.html
184 syf.
·6/10
İsrafil’in Aynası, Türkiye’de fantastîki kurgu tarzının öncülerinden Şebnem Pişkin’in okuduğum ikinci kitabı. Ağırlığını oluşturan tasavvufi yönü çok ilgimi çekmese de kurgulama şekli olarak çok ilginç gelen bir kitap oldu. Hem aynı hem de her bölümde farklı bir karakter, sonradan eklenen yan ama sonradan esas karakterde “bir” olan karakterlerle gerçekten bir renk cümbüşü.
Bahsettiğim karakterimiz ilk başta öbür âlemde İsrafil ile aynı mekânda yaşayan bir ışık varlık. Büyük ihtimalle benim anlayabildiğim anlamda “can” dediğimiz şeyin ana varlığı. Allah’a yaklaşmak için dünyaya gönderilme görevini üstleniyor. Bu noktada bu görevlendirmeyi yapanın neden İsrafil olduğunu bilmiyorum. Sanırım konunun derinlerinde olanların bir bildiği vardır. İşin aslı bu görevlendirme kısmını duyunca beklentim aşırı yükseldi. Tadından yenmeyecek bir macera beni bekliyor sanmıştım; yanılmışım. Ancak macera noktasında yanılmış olabileceğim gibi yazarla macera anlayışımız arasında ciddi farklılıklar olması da söz konusu
İlk bölüm, bu ruhani varlığın dünyaya gönderilmesi ile ilgili. İkinci bölüm ise dünyaya geldikten sonra büründüğü şekiller ile ilgili ki biraz orta iki biyoloji dersi havasında. Bu bölüm üzerinde biraz daha durulabilirdi, ya da hiç olmayabilirdi. Neyse, üçüncü bölüm artık insan suretine bürünen varlığımızın “aşk”’ı araması ile ilgili.
Tasavvuf, aşk denince aklınıza ne geldiğini biliyorum. Benim de aklıma geldi. Ama korkmayın, yazar, pek çoğunun yaptığı gibi Şems ve Mevlana’yı sömürerek yeni bir kitap yazmamış. Karakterleri kendine has. (Final itibari ile benzersiz diyebilirim.) Aşk’ı arayan Ozan ve hocası (öyle mi deniyor tam bilmiyorum) Celaleddin ile arasında geçen diyalogları izliyoruz. Buralar benim için biraz yorucu oldu. Diyalogların satır aralarında yazarın bir diğer kitabı olan ve gerçekleştirdiği seminerlere adını veren “Bir” felsefesine göndermeler ve sosyal medyada paylaşabileceğiniz onlarca güzel söz var. Devamı: http://ucalisan.blogspot.com.tr/...israfilin-aynas.html

Yazarın biyografisi

Adı:
Şebnem Pişkin
Unvan:
Türk Şair ve Yazar
Doğum:
Sarıkamış, Kars, 1978
Şebnem Pişkin 1978 yılında doğdu. İstek Vakfı Acıbadem Lisesi ve Kadıköy Kız Lisesi’nin ardından yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesinde tamamladı. Çeşitli sektörlerde pazarlama ve satış alanında çalıştı. Yazarlık hayatına 2006 yılında adım atan yazarın ilk kitabı Bir 2010 senesinde Bir Damladan Okyanusa ismiyle yeniden basıldı. Yazarın yayınlanmış diğer kitapları Tuğra, İsrafil’in Aynası, Kırklar Diyarı, Bir Damladan Okyanusa, Efsun ve Sevgili Abdülhamit Han’dır.

Ödüller:

Amma Hikaye adlı öyküsü 2009 senesinde Ortanca Kültür Sanat Dergisi tarafından ödüllendirildi. 2010 senesinde ise Çukurova Kültür ve Sanat etkinliği çerçevesinde düzenlenen bir diğer hikaye yarışmasında Yakut Renkli Gözyaşı isimli hikayesi Okunmaya Değer Öyküler derecesini kazandı.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 142 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 68 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.