Şehid Abdullah Azzam

Şehid Abdullah Azzam

Yazar
8.4/10
61 Kişi
·
197
Okunma
·
43
Beğeni
·
4391
Gösterim
Adı:
Şehid Abdullah Azzam
Tam adı:
Abdullah Yusuf Azzam, Abdullah Azzam
Unvan:
Filistinli Yazar
Doğum:
Filistin, 1941
Ölüm:
24 Kasım 1989
Filistin’e bağlı Sila el-Harisiye kasabasında 1941 yılında doğdu. Şam Üniversitesi Şeriat Fakültesi’nden pekiyi derece ile 1966 yılında lisans diploması aldı. Daha sonra kısa bir süre Amman’da lisede öğretmenlik yaptı. Batı Şeria ve Mescid-i Aksa’nın 1967 yılında yahudilerin eline geçmesinden sonra, 1969’da Müslüman Kardeşler’in Mücahidler Birliğine katıldı. Yahudilerin, müslümanları alay konusu etmeleri ve onları küçümseyişleri ona ağır geldi. Ancak Fedaiyyun ile Ürdün ordusu arasında meydana gelen Kara Eylül olayları Filistin toprakları üzerinde cihadını sürdürmesine imkan vermedi. 1969 yılında Usul-u Fıkıh master yaptı. Amhud Şeriat Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra doktora yapmak üzere Kahire’ye gitti. Usul-u Fıkıh’ta birinci şeref derecesiyle 1973’de doktorasını tamamladı. 1973-1980 yılları arasında Ürdün Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı. Ürdün genel askeri hakiminin kararı gereğince 1980 yılında, Ürdün üniversitelerinden uzaklaştırıldı. 1981 yılında Cidde Kral Abdülaziz Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Daha sonra 1981 yılında Afganistan cihadına daha yakın olmak maksadı ile İslamabad’daki Uluslararası İslâm Üniversitesi’nde çalışma talebinde bulundu. Ve ünüversitede çalışması kabul edildi. 1984 yılında Kral Abdülaziz Üniversitesi’nden istifa ederek, Afgan cihadında eğitim müsteşarı oldu. Bütün mesaisini de bu işe hasretti. Bazı Arap kardeşleri ile birlikte, “Mücahitlere Hizmet Bürosu”nu kurdu. Afgan cihadı hizmeti doğrultusundaki çalışmalarını sürdürmekteydi. Afganistan’a gelen Arap mücahitlerin büyük çoğunluğu bu büro etrafında toplandılar. Bu büro, hemen hemen bütün Afganistan’da ve bütün mücahidler arasında bir çok öğretim, eğitim, askeri, sıhhi, sosyal ve haberleşme dallarında hizmetler yapmıştır. Kasım 1989’da hain bir pusu sonucu iki oğlu ile beraber şehid edildi.
Bu dinin belini kıranlar yarım alimlerdir. Ne doğru dürüst alimdirler, ilme dayanarak fetva versinler; ne de cahilliğini idrak ederler ki, bilmediklerini öğrensinler.
Şehid Abdullah Azzam
Sayfa 101 - Buruc yayınları
Mustafa Kemal, bu yüksek binayı -O bina ki, beş yüzyıl boyunca Türkiye topraklarındaki Müslümanlar’ın minaresi olarak kaldı- temelinden söktü. On dört yüzyıldan beri Müslümanlar’ın sığındığı İslam bayrağını parçaladı. Ve insanlar, karanlık ve yağmurlu bir gecede yolunu kaybeden koyunlar gibi, farklı yollara dağıldı. Ve kurtlar bu dağılmış insan topluluklarını dişlemeye başladı. Herkes istediğini, istediği gibi öldürmek için silahını çeker ve kılıcını kınından çıkarır oldu.
Dördüncü görüş ise Hz. Ali (r.a.)'a dayanmaktadır. İbn Abbas (r.a.), Ali b. Ebi Talib'e şöyle sorduğunu haber vermiştir: "Neden Berâe sûresinin başında 'Bismillahirrahmanirrahim' yazılmadı?” O da 'Çünkü, besmele emandır. Berâe sûresinde eman verme yoktur, kılıç vardır. ' dedi.”

Bu mânada ayrıca, Müberred ve Süfyan b. Uyeyne'den de hadis rivayet olunmuştur. Nitekim: Berâe sûresi bir gazab olarak nazil olmuştur. Besmele rahmettir. Rahmette ise eman vardır. Ancak bu sûre münafıklar ve kılıç (savaş) hakkında nazil olmuştur. Münafıklara eman verme yoktur. Kılıcın ferman olduğu yerde eman olmaz, denmiştir.
Şehid Abdullah Azzam
Sayfa 15 - Buruc Yayınları
Tevbe sûresi, "rüsvay eden” manasına da gelen "Fadıha” diye de isimlendirilmiştir. Çünkü bu sûrede, münafıkların gerçek kimlikleri ortaya çıkarılmış, rezil ve rüsvay edilmişlerdir.

Said b. Cübeyr (r.a.) şöyle diyor: "İbn Abbas (r.a.)'a Berâe sûresini sorduma Bana; "Bu sûre Fadıha'dır; 'gizli ayıpları ve sırlan ortaya çıkaran'dır. Bu sûre, gizli olan şeyleri sayıp dökmeye başlayınca istisnasız hepimizi zikredecek diye korktuk. Zira, 'Allah'a söz veren kimselerden, Peygamber (s.a.v.)'e eza verenlerden, Mescid-i Dırar edinenlerden, müminleri sadakalarında küçümseyenlerden ve daha birçok kimselerden bahsediyordu. ' dedi.”

Evet, bu sûre "Fadıha/gizlilikleri açığa çıkaran” diye isimlendirilmişti. Çünkü münafıkların gizlediklerini açığa çıkarıyordu. Ayrıca "Buhûs/araştırına” diye de isimlendirilmişti. Çünkü münafıkların sırlarını ve ayıplarını araştırıyordu.
Şehid Abdullah Azzam
Sayfa 14 - Buruc Yayınları
Akıncı16
Akıncı16 İslami Düşüncenin Zirve İsmi Şehid Seyyid Kutub'u inceledi.
96 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Seyyid Kutub günümüzde ismi akıllardan silinmeye yüz tutmuş şahsiyetlerden bir tanesi.Bu kitapta daha çok “vahdetul vucüt” söylemine değinilmiş ve Seyyid Kutuba karşı yapılan iftiralara reddiye niteliğinde yazılmış.Kitapta Seyyid Kutub’un bilmediğimiz birçok özelliği ve hayatından kesitlerine yer verilmiş.Bu da kitabın içeriğini zenginleştirmiş.
Seyyid Kutub hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir kitap...
88 syf.
·Beğendi·10/10
Bu zamana kadarki sahip olduğunuz bütün bilgileri bir kenara bırakın ve dikkatli bir şekilde, özellikle not alarak bu kitaba odaklanın. Zira, bu zamana kadar aldığınız eğitim ile taban tabana zıt bilgiler ile karşılaşacaksınız. Ayrıca verilen bütün bilgiler delilli bir şekildedir. Osmanlı nasıl yıkılmış, Cumhuriyet nasıl ve kimin elleriyle ilan edilmiştir, antlaşmalarda ve savaşlarda yapılan hainlikler ve komplolar nelerdir, İslam'a karşı açılan savaşa batı nasıl destek vermiştir, Osmanlının son döneminde kafirler nasıl dört bir koldan İslam'a saldırmışlardır, Kemalizm nedir gibi sorulara çok rahatlıkla cevap bulabileceğiniz bir kitaptır.
***İngilizler’in Atatürk’ü kurtarmak amacıyla Kürtler’i harekete geçirip geçirmediğini bilmiyoruz;*** ancak Atatürk’ün bu isyanları kendi menfaati doğrultusunda kullandığı sabittir.

Şeyh Said Kıyamı hakkında böyle cümleler kurulduğu için kitaptan soğudum. Devam etmeyi düşünmüyorum.
96 syf.
·4 günde
Yapmayın, sevmeyin şu şahsı.
" Atatürk müslümandı " hele hiç demeyin.
Saygı da duymam kimse saygı da beklemesin.
Sevmiyorum, sevmeyeceğim .

Okuyun, okuyun, okuyun.. Kendiniz için değil, Dini ayakta tutmak için okuyun, yılmayın.
840 syf.
·Beğendi·7/10
inşeAllah şehid abdullah azzamın derslerinin kitaba düzülmüş hali...cihadı tanıtma ve anlamada güzel bir eser.Kitabı okurken çok altını çizdim bendeki baskı kapkara..Tabi ilmen ilerledikçe biraz bakış açısı değişiyor insanın.Akidevi konularda biraz taklidle okunmasın bazı yerleri...öyle yani :)
575 syf.
·Beğendi·10/10
Afgan cihadında Rahmanın ayetleri kitabının genişletilmiş hâli. 90'lar öncesi Afgan cihadını anlamak için sehitlige duyulan özlemi anlamak için okunması gereken bir kitap. Kitap mücahitlerin hayatlarından ve anılarından bahsediyor.
128 syf.
·Beğendi·7/10
Afgan-Rus savaşında yaşanan kerametler başta olmak üzere Mücahitlerin yaşadıklarını konu alan bir kitap.Sahabe ve Velilerin yaşamış oldukları mucizevi örnekler kitaba zenginlik katmış.İyi okumalar dileklerimle.
192 syf.
Kitabın ilk yayın tarihi çok net değil. Elden ele dolaştıktan sonra yayınlanmış. Fakat anlattığı dönem, Sovyetlerin Afganistan'ı işgali dönemidir. Amerikan desteğini alan mücahitler yerel direnişlerle birlikte savaşı kazanmıştır. Bu kitapta, bu dönemde tamamen propaganda amaçlı olarak anlatılan (uydurulan?) olağanüstü olayları görebilirsiniz. İslamcı savaşçılara güç vermek için kullanılan ayetler-hadisler vb tamamı bugün IŞİD, Eş-Şebab, Boko Haram gibi örgütlerin tamamında da kullanılmaktadır. Günümüzde yayınlanan radikal islamcı kitap ve dergilerin dayandığı kaynakların aynılarını burada da bulabilirsiniz.
88 syf.
·9/10
Bildiklerimizle taban tabana zıt şeylerden söz etmiş yazar kaynakta sunmuş benim bilgi birikimim değerlendirmeye yetmez ciddi birikimi olanlarla oturup incelemek gerek diye düşünüyorum
Bir selefi olarak maturidi okulun önemli eserine şerh yazmak garip geliyor. Kitap güzel ama iki akidenin de ne olduğunu bilmeyen okumamali. Yoksa yanlış anlayabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Şehid Abdullah Azzam
Tam adı:
Abdullah Yusuf Azzam, Abdullah Azzam
Unvan:
Filistinli Yazar
Doğum:
Filistin, 1941
Ölüm:
24 Kasım 1989
Filistin’e bağlı Sila el-Harisiye kasabasında 1941 yılında doğdu. Şam Üniversitesi Şeriat Fakültesi’nden pekiyi derece ile 1966 yılında lisans diploması aldı. Daha sonra kısa bir süre Amman’da lisede öğretmenlik yaptı. Batı Şeria ve Mescid-i Aksa’nın 1967 yılında yahudilerin eline geçmesinden sonra, 1969’da Müslüman Kardeşler’in Mücahidler Birliğine katıldı. Yahudilerin, müslümanları alay konusu etmeleri ve onları küçümseyişleri ona ağır geldi. Ancak Fedaiyyun ile Ürdün ordusu arasında meydana gelen Kara Eylül olayları Filistin toprakları üzerinde cihadını sürdürmesine imkan vermedi. 1969 yılında Usul-u Fıkıh master yaptı. Amhud Şeriat Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra doktora yapmak üzere Kahire’ye gitti. Usul-u Fıkıh’ta birinci şeref derecesiyle 1973’de doktorasını tamamladı. 1973-1980 yılları arasında Ürdün Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı. Ürdün genel askeri hakiminin kararı gereğince 1980 yılında, Ürdün üniversitelerinden uzaklaştırıldı. 1981 yılında Cidde Kral Abdülaziz Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Daha sonra 1981 yılında Afganistan cihadına daha yakın olmak maksadı ile İslamabad’daki Uluslararası İslâm Üniversitesi’nde çalışma talebinde bulundu. Ve ünüversitede çalışması kabul edildi. 1984 yılında Kral Abdülaziz Üniversitesi’nden istifa ederek, Afgan cihadında eğitim müsteşarı oldu. Bütün mesaisini de bu işe hasretti. Bazı Arap kardeşleri ile birlikte, “Mücahitlere Hizmet Bürosu”nu kurdu. Afgan cihadı hizmeti doğrultusundaki çalışmalarını sürdürmekteydi. Afganistan’a gelen Arap mücahitlerin büyük çoğunluğu bu büro etrafında toplandılar. Bu büro, hemen hemen bütün Afganistan’da ve bütün mücahidler arasında bir çok öğretim, eğitim, askeri, sıhhi, sosyal ve haberleşme dallarında hizmetler yapmıştır. Kasım 1989’da hain bir pusu sonucu iki oğlu ile beraber şehid edildi.

Yazar istatistikleri

  • 43 okur beğendi.
  • 197 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 129 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.