Sevgi Özel

Sevgi Özel

Yazar
8.2/10
17 Kişi
·
72
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.149
Gösterim
Adı:
Sevgi Özel
Unvan:
Yazar,dilbilimci
Doğum:
Polatlı
Sevgi Özel, Polatlı (Beyceğiz köyü) doğumlu; on yaşından beri Ankaralı. DTCF'nin Türk Dili Bölümünü bitirdi, Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu’na girdi (10 Kasım 1971). Dilbilgisi/Dilbilim Kolunda, Türkiye Türkçesini araştıran bilimciler arasında yetişti. TDK'de, Türkiye Türkçesiyle ilgili bilimsel çalışmaların yanı sıra yazım konusunu izleyen dilcilerle Yazım Kılavuzu’nun 1973-1983 arasındaki baskılarını hazırladı.

12 Eylülcüler, 1983 yazında Atatürk'ün kalıtını çiğneyerek TDK'yi kapatınca, kendi isteğiyle ayrıldı. Bilgi Yayınevi, Ümit Yayıncılık ve Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda yayın yönetmeni olarak çalıştı; iki yüze yakın bilim-sanat insanının, çevirmenin ve gazetecinin yapıtlarını gün ışığına çıkardı. Kimi yazarları ilk yapıtlarıyla okurla buluşturdu. 1987'de, eski TDK üyelerinden 34 kişiyle birlikte Dil Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. Dil Derneği’nin Türkçe Sözlük’ü ve Yazım Kılavuzu’nun bütün baskılarının hazırlayıcıları arasında bulunuyor. Yurdun her yanında söyleşilerde, açıkoturumlarda konuştu; konferanslar verdi. Dil ve yazın alanında yüzlerce yazı yazdı; yazıları Dil Derneği’nin Çağdaş Türk Dili adlı aylık dergisinde, Cumhuriyet gazetesinde, dil ve yazın dergileriyle bilgsunar sitelerinde yayımlandı. Dil Derneği ve Dil Devrimi için ülküdeşleriyle birlikte savaşım vermeyi ve yazmayı sürdürüyor.
"Onun öğretmenlere verdiği değeri hiç unutamadım. 'Yurdumuzda uygar düşüncelerin, çağdaş ilerlemelerin zaman yitirmeksizin yayılması ve gelişmesi gereklidir' demişti. Biz öğretmenlere ' Yeni kuşağı, cumhuriyetin özverili öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır' diyordu. 'Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki cumhuriyet sizden aklı özgür, vicdanı özgür, irfanı özgür kuşaklar ister.' Bu sözleri ilke edindim."
Yaklaşık on yıl savaşan, dört yıl işgal altında olan bir halkı devrimlerle ayağa kaldırmak kolay değil. Atamız, bunu başardı. İsveç'te 'Atatürk gibi düşünmek' diye bir söz varmış. Onun gibi düşünmek için onu doğru anlamak gerekir.
"Oo, bugün Atatürk'ün çok çiçeği olacak!"
Annesi, Deniz'in başını okşadı:
"Ona dünyanın bütün çiçekleri az."
"Keşke daha çok çiçek alsaydık."
"Atatürk'ün asıl çiçekleri sizlersiniz oğlum. Yeter ki ona layık olun."
Sevgi Özel
Sayfa 16 - Kırmızı Kedi
Suikast sabahı Uğur Mumcu, "çoluk çocuğuyla kahvaltı yaptı."
Altınpark'a dinletiye gidecek olan oğlu Özgür'e harçlık verdi.
Öğleyin, eşi Güldal Mumcu ile İbni Sina Hastanesi'nde
tedavi görmekte olan Kâzım Türker'i ziyarete gideceklerdi.

"...Güldal da çocuklar da alışmıştı artık, onun hepsinden önce
arabaya yönelmesine. (...) eşine, 'ben çıkıyorum, sen de çabuk gel' dedi.
Güldal hızla mantosunu giydi, (...)
Eşini bekletmemek için merdiveni koşarak çıktı. (...)
Özge (kızları) evde yalnız olduğu için apartmanın dış kapısının
iyi kapanmadığını düşünerek geri döndü.
Kapıyı çekti, bir adım atmışken duydu, o korkunç gümbürtüyü.
Arkasından bir kez... Bir kez daha...
Karlı Sokaktaki trafo mu patlamıştı yoksa?
Gök gümbürtüsü dese değil, kıyamet dese... Yeriydi".
Müslüman Türk tapınma ve bilim için Arapça,sanat için de Farsça öğrenme gereği duymuştur. Sonunda da Batılıların “Türk Allah’ına Arapça,sevgilisine Farsça, ailesine ise Türkçe seslenir.” nitelemesine uygun olarak üç dilli bir duruma düşmüştür.
230 syf.
·8/10 puan
Atatürk'ü çocuklarımıza sevdirmek ve devrimlerini sezdirmek için harika bir yapıt. Kitapta Deniz adındaki iki çocuğun ebeveynlerinin yardımıyla Atatürk'ü tanıma ve anlama çabası ele alınmaktadır.


Atatürk'ü anlamak için hepimiz seferber olmalıyız diye düşünüyorum. Çünkü Atatürk'ü sevmek için öncelikle onu anlamak gerek. Anlamak için ise emek vermek... Bizler kitapta olduğu gibi bir çaba içerisine girmiyoruz. Yalnızca belli başlı kalıp ifadelerle anlatıyoruz onu çocuklara. Sınıfta Atatürk konusu açıldığında "Yurdumuzu düşmanlardan kurtarmıştır. tümcesi üzerine bir şey daha ekleyemiyor çocukların çoğu. Çocukların bir suçu yok onlar bizim verdiğimizi yansıtır sadece. Okul duvarlarına Atatürk'ün gülümsemeyen fotoğraflarını asarsak çocukların dünyasına nasıl sızacağız? Şimdi anlatacağım anımda bu söylediklerimi destekler nitelikte:
Betül adındaki bir öğrencim yanıma geldi: "Öğretmenim Atatürk niçin hiç gülmüyor, hep kızgın?" dedi. Eliyle de Atatürk'ün duvardaki sert bakışlarını işaret ediyordu. Ona ertesi ders Atatürk'ün salıncakta sallandığı, gülümsediği fotoğrafları getirdim. Çocukları çok sevdiğini belirtip birkaç anısını anlattım. Betül'ün yüzündeki kuşku sona ermişti. Gülümseyerek "Öğretmenim Atatürk gülünce daha güzel." dedi. :)



Atamız kendini her yönden geliştiren, farklı alanlardaki sorunlara akılcı çözümler bulan bir devrimcidir. Güçlükler karşısında daima mücadele eden, halktan kopmayan bir aydındır.
Onu gerçekten anlarsak güncel siyasi, ekonomik, sosyal birçok sorunun kendiliğinden çözüme kavuşacağını düşünüyorum.

Keyifli okumalar herkese.
504 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bir Atatürk ve demokrasi aşığı Uğur Mumcu'nun hayat öyküsü. Çocukluk anılarından hurharca katledilişine kadar süren aralıksız mücadeleye adanmış bir yaşam. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun okumanız gereken bir eser.
230 syf.
·Puan vermedi
Sevgili çocuklar, Mustafa Kemal, sizin gibi bir çocuktu. Güç koşullarda okuyup önce asker oldu. Gençliğinde ülkesini düşünmeye başladı. Çok okuyordu. Okuyup bilgisi arttıkça düşü, düşüncesi de büyüyordu. Ülke büyük sıkıntılar içindeydi; halk yoksul ve umutsuzdu. Çoğunuz onu, Kurtuluş Savaşını kazanan, devrimci bir asker olarak tanıyorsunuz. Bu kitapta gerçek Mustafa Kemal'le buluşacaksınız. Gülen, ağlayan, zeybek oynayan, dans eden.. Hep halkı düşünen, doğaya tutkun Mustafa Kemal'i göreceksiniz.
Düşünceleri, sevinci, coşkusu yaşamına yansıyan
bir aydın o. Bilimsiz, sanatsız insan olunmayacağını kanıtlamış bir devrimci.
Bu kitapta belki daha önce hiç görmediğiniz fotoğrafları var. Onu daha iyi tanıyınca.. Anlayınca.. Biliyoruz, siz de "Benim Atatürküm!" diyeceksiniz.
230 syf.
·1 günde·5/10 puan
Bu kitap için ilk başta biraz önyargılı davrandım açıkçası. Ama kitabın yarısına geldim ve kitap ondan sonrasında çok sürüklüyor. Aslında yarısına bile gelmedim diyebilirim. Doksanıncı sayfasından itibaren bırakmak istemiyorsunuz gerçekten. Tabi bu kitap yerine "Mustafa Kemal'i" de okuyabilirsiniz. Yılmaz Özdil'in kitabını. O birazcık daha ayrıntılı. Ama eğer çok ayrıntıdan hoşlanmıyorum diyorsanız eğer kesinlikle bu kitabı okumalısınız. Bu arada bu kitapta okulun verdiği bir kitap. O yüzden gene önyargı ile yaklaştığım kitaplardan biriydi. Ama artık böyle düşünmüyorum. Bence her kitap sevilmese de okunmasa da saygıyı hak ediyorlar...
230 syf.
·8/10 puan
Kitap "Mustafa Kemal"in hayatından çok güzel kesitler paylaşıyordu. Onun hayatını özellikle çoçuklar için çok güzel anlatmıştı. İki Deniz de çok eğlenceliydi.
Kitapta eksik bulduğum nokta kitabın çok çoçuklaştırılmasıydı. Belli bir süre sonra da monotonlaşan anlatım sizi sıkıyor ama bir çoçuk kesinlikle okumalı.Kitabı okurken "İzmir Marşı"nı istemsizce söylüyorsunuz. "Yaşa, Mustafa Kemal Paşa yaşa!".
Kitabı okumaya başlayacağım güzel bir kitaba benziyor bir hocam tarafından önerildi.Nasıl okuyacağımı bulabilirsem okuyacağım.Okuyanlardan iyi incelemeler alındı

Yazarın biyografisi

Adı:
Sevgi Özel
Unvan:
Yazar,dilbilimci
Doğum:
Polatlı
Sevgi Özel, Polatlı (Beyceğiz köyü) doğumlu; on yaşından beri Ankaralı. DTCF'nin Türk Dili Bölümünü bitirdi, Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu’na girdi (10 Kasım 1971). Dilbilgisi/Dilbilim Kolunda, Türkiye Türkçesini araştıran bilimciler arasında yetişti. TDK'de, Türkiye Türkçesiyle ilgili bilimsel çalışmaların yanı sıra yazım konusunu izleyen dilcilerle Yazım Kılavuzu’nun 1973-1983 arasındaki baskılarını hazırladı.

12 Eylülcüler, 1983 yazında Atatürk'ün kalıtını çiğneyerek TDK'yi kapatınca, kendi isteğiyle ayrıldı. Bilgi Yayınevi, Ümit Yayıncılık ve Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda yayın yönetmeni olarak çalıştı; iki yüze yakın bilim-sanat insanının, çevirmenin ve gazetecinin yapıtlarını gün ışığına çıkardı. Kimi yazarları ilk yapıtlarıyla okurla buluşturdu. 1987'de, eski TDK üyelerinden 34 kişiyle birlikte Dil Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. Dil Derneği’nin Türkçe Sözlük’ü ve Yazım Kılavuzu’nun bütün baskılarının hazırlayıcıları arasında bulunuyor. Yurdun her yanında söyleşilerde, açıkoturumlarda konuştu; konferanslar verdi. Dil ve yazın alanında yüzlerce yazı yazdı; yazıları Dil Derneği’nin Çağdaş Türk Dili adlı aylık dergisinde, Cumhuriyet gazetesinde, dil ve yazın dergileriyle bilgsunar sitelerinde yayımlandı. Dil Derneği ve Dil Devrimi için ülküdeşleriyle birlikte savaşım vermeyi ve yazmayı sürdürüyor.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 72 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 42 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.