Sevil Atasoy

Yazar 8,3/10 · 87 Oy · 8 kitap · 243 okunma ·  69 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

69 okur beğendi.
87 puanlama · 154 alıntı
0 haber · 3.058 gösterim
243 okur kitaplarını okudu.
264 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
12 okur kitaplarını şu anda okuyor.
4 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Sevil Atasoy'un Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Sevil Atasoy'un Biyografisi

Sevil Atasoy (d. 1949, İstanbul), İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü öğretim üyesi olan Türk bilim kadını. Prof. Dr. Şemsi Gök ve Dr. Ferda Gök'ün kızıdır.

Alman Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi'nde yüksek tahsilini tamamladı "Tıp Bilimleri" doktorası yapan Sevil Atasoy, biyokimya uzmanı oldu.

Türkiye'de, DNA delilleri ve kriminal laboratuvarların gelişmesine katkısı nedeniyle "Yılın Bilim İnsanı Ödülü"ne lâyık görüldü.

2005 - 2010 arasında Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Üretiminde Tahminler Daimi Komisyonu üyeliği ve Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu başkanlığı (2010) yaptı.

1980-1993 yılları arasında T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi başkanlığını üstlenen Atasoy, 1988-2005 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü'nün müdürlüğünü yürüttü ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde öğretim üyeliği yaptı.

İngilizce, Almanca ve Fransızca bilen Atasoy, Hürriyet Gazetesi'nin Pazar ekinde "Delil Avcısı" adlı sayfada 250 kadar gerçek suç öyküsü yayınladı
Okan Bayülgen'le birlikte yürüttüğü Muhabbet Kralı adlı talk show programıyla İsmail Cem ödülünü aldı.

Temmuz 2010'dan itibaren Kanal D'de yayınlanan Kanıt adlı eğlendirici-eğitici polisiye dizinin konsept ve hikaye danışmanıdır.
Uluslararası Adli Bilimler Merkezi'nin ortağı, Teşvikiye Laboratuvarı ve Atasoy Danışmanlık şirketlerinin sahibidir. Masumiyet Projesi (Innocence Project)

Sevil Atasoy'un Kitapları Kitap Ekle

8,7/ 10  (15 Oy) ·  31 Okunma
4. Labirent (Adli Bilimlerin Gizemli Dünyası)
8,6/ 10  (8 Oy) ·  27 Okunma
5. Karanlığa Yolculuk (Gerçek Suç Öyküleri ve Başka Karanlık İşler)
8,4/ 10  (8 Oy) ·  24 Okunma
8. Bu Ayak İzi Senin, Dr. Watson! (Gerçek Suç Öyküleriyle Adli Bilimler)
8,0/ 10  (5 Oy) ·  10 Okunma
Nurhan Işkın, bir alıntı ekledi.
19 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Ölüler, biz onları unutuncaya dek ölümsüzdür.

Acayip İşler, Sevil Atasoy (Sayfa 18)Acayip İşler, Sevil Atasoy (Sayfa 18)
Nurhan Işkın, bir alıntı ekledi.
20 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Dünya nüfusunun yüzde birinin psikopat olduğu hesaplanmış, bir başka deyişle her yüz kişiden biri psikopat.

Acayip İşler, Sevil Atasoy (Sayfa 72)Acayip İşler, Sevil Atasoy (Sayfa 72)
Kübra A., bir alıntı ekledi.
11 May 00:06 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kremasyon nedir?
Müslümanlara ve Yahudilere yasak olan kremasyon (yaklaşık 1 000-1 200 derece sıcaklıkta cesedin en az 70 dakika yakılması), Hıristiyanlar’ın büyük bir bölümü için mümkün, Hindu ve Budistler için, bazı istisnalar dışında, zorunlu bir sondur. Ingrid Bergman, Steve Mc Queen, Rock Hudson, Kurt Cobain, Walt Disney, Alfred Hitchcock, Albert Einstein (beyni çıkartıldıktan sonra), Prenses Margaret küle dönüşmeyi seçen ünlülerden sadece birkaçı. İnsan bedenindeki olağanüstü değerli moleküllerin doğal döngüye katılmasını ve yeni canlara yapıtaşı olmasını engelleyen bu işlemi daha “çevre dostu” bulanlar, ciddi bir yanılgı içindeler. Krematoryumların bacalarından gökyüzüne karışan sadece su buharı ve karbondioksit gazı olmayıp, aralarında azot oksit, kükürt dioksit, cıva (sadece İsveç’te, 1 yılda yakılanların diş dolgularından gökyüzüne yükselen cıva, iki tona yakın), hidrojen fluorür, hidrojen klorür, furan ve dioksin gibi, çevreyi kirleten pek çok bileşik yer alır. Geride kalan 2-3 kg külde (yaşa, cinsiyete, ağırlığa göre değişir) başlıca kalsiyum, çinko, demir, fosfor, potasyum, silis bulunur.

Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 149 - Doğan Kitap (E-kitap))Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 149 - Doğan Kitap (E-kitap))
Mrs. Mysterious, bir alıntı ekledi.
17 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Birini öldürürken,az sonra sıranın kendisine geleceğini bilen bir diğerini seyretmek.İşte sadizm budur.

Kusursuz Cinayet Yoktur, Sevil Atasoy (Sayfa 46)Kusursuz Cinayet Yoktur, Sevil Atasoy (Sayfa 46)
Nurhan Işkın, bir alıntı ekledi.
20 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Çok sayıda katil ve bilinen seri katillerin hemen hepsi küçükken, hayvanlara işkence etmiş, hatta öldürmüştür.

Acayip İşler, Sevil Atasoy (Sayfa 85)Acayip İşler, Sevil Atasoy (Sayfa 85)
Kübra A., bir alıntı ekledi.
10 May 23:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Hijyenik, kokusuz bir ceset
Bazı ülkelerde, gömülmek ya da yakılmak dışında başka seçenekler de var. Örneğin İsveç firması Promessa Organic AB, mezar yeri sıkıntısının ve çevre kirliliğinin her geçen gün arttığı dünyamızda, kalıntıları ortadan kaldırmada işe yarayacak yeni bir yöntem geliştirmiş. Ceset önce donduruluyor, daha sonra sıvı azota daldırılarak, kırılgan hale getiriliyor. Ses dalgalarıyla organik bir toza dönüştürülen gövde, vakum altında kurutuluyor. “Hijyenik ve kokusuz” olduğu iddia edilen son ürün, mısır nişastasından yapılmış bir kaba aktarılıyor ve fazla derin olmayacak şekilde toprağa gömülüyor. En geç 6 ayda, iyi bir gübreye dönüşüyorsunuz. Firma, en sevdiğiniz ağacı üzerinize dikmeyi, böylelikle sizi hızla ekolojik döngüye katmayı öneriyor.

Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 145 - Doğan Kitap (E-kitap))Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 145 - Doğan Kitap (E-kitap))
Kübra A., bir alıntı ekledi.
16 Nis 20:33 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

5 santim saç, 5 yıllık geçmiş demek
Hangi yolla vücuda girerse girsin eroin, kimyasal adıyla diasetilmorfin, dakikalar içinde önce 6-asetilmorfine, daha sonra morfine dönüşür. Kodeinli ya da morfinli ilaçlar alındığında ya da çok miktarda haşhaş tohumu yendiğinde, 6-asetilmorfin oluşmaz. Bu nedenle, kanda ya da idrarda 6-asetilmorfin bulmak, eroin kullanıldığının en güvenilir delilidir.

Kan ve idrar analizleriyle kişinin eroin kullanımı hakkında en fazla bir gün geriye gidilebilir. Buna karşılık saç ve vücuttaki diğer kılların içerdiği bilgi, idrar ya da kanın çok ötesindedir. Saçın keratin matriksinde “ksenobiyotik” olarak adlandırdığımız, organizmaya yabancı maddelerin pek çoğu, bu arada uyuşturucular, kalıcı biçimde yerleşir. Yıkamayla, boyatmayla yok olmazlar. Üstelik tıpkı bir teyp bandı gibi okunabilir ve kökten uca doğru her bir santimi, yaşanan yaklaşık bir aya denk gelecek biçimde, hangi maddenin ya da maddelerin kullanıldığını gösterir. Özetle, 5 santim saç, 5 aylık geçmiş hakkında bilgi verir. Kafanız kelse, saçlarınızı kazıtmışsanız ya da ektirdiyseniz, vücudunuzun başka yerlerindeki kıllar da işe yarar.

Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 29 - E-kitap)Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 29 - E-kitap)
Nurhan Işkın, bir alıntı ekledi.
19 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Ne olurdu yazdıklarımın kurgu olduğunu söyleyebilseydim.

Acayip İşler, Sevil Atasoy (Sayfa 11)Acayip İşler, Sevil Atasoy (Sayfa 11)
Kübra A., bir alıntı ekledi.
 04 May 19:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Alkolsüz İmam
Söz, kanda alkol tayininden açılmışken yıllar önce başımdan geçen iki olayı hatırladım. 80’li yılların başında Adli Tıp Kurumu olarak, Taksim Meydanı’na park ettiğimiz beyaz minibüs içerisinde, Türkiye’de ilk kez, alkol üfleme gereçlerini kullanmaya, trafik kazaları sonrasında da kanda alkol tayini yaparak emniyete yardımcı olmaya başlamıştık. Polisin hastane ve dispanserlerden aldırarak kuruma getirdiği kanlarda sıklıkla alkol çıkar, sürücüler ise ısrarla alkol almadıklarını ifade ederdi. Meğerse, kanı alanlar, iğnenin batacağı yeri alkollü pamukla siler, alkol de buharlaşarak enjektöre dolan kana karışırmış. Nerede hata yapıldığını çözmek, birkaç ayımızı almıştı.

Toprağı bol olsun, babam Prof. Dr. Şemsi Gök, kurumdan çıkan her raporu inceler, onay imzasını öyle atardı (bir yılda çıkan rapor sayısı 70 000 dolayındaydı!). Bir ölü kanı için verdiğimiz, oldukça yüksek alkollü raporu gördüğünde ortalığı ayağa kaldırmıştı. Meğer, ölen İstanbul camilerinden birinin imamıymış. Defalarca çalışıldığı halde hep aynı sonuç çıkıyordu. Yan yana dizili duran kan tüplerinin, ağzı iyi kapatılmadığında, bunların birindeki yüksek alkolün, buharlaşarak diğerlerine bulaştığını, bu olayla çözmüştük. Ülkemizde adli toksikoloji 25 yılda nerelerden nereye geldi. Ne demeli, geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer.

Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 103 - Doğan Kitap (E-kitap))Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 103 - Doğan Kitap (E-kitap))
Kübra A., bir alıntı ekledi.
23 Nis 11:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ölüm Döşeğinde Requiem
Mozart’ın ölümüne ister kasten, isterse kaza sonucu cıva zehirlenmesinin neden olduğunu varsayalım. Bu zehirlenmenin temel bulguları olan bellek kaybı, aşırı tükürük salgısı, unutkanlık, titreme gibi bazı belirtilerine Mozart’ta rastlanmadı. Neredeyse son nefesine kadar aklı başındaydı, elleri hiç titremeden Requiem’in notalarını yazmakta ve yakınlarıyla birlikte bazı bölümlerini söylemekteydi. Yine de bazı bulguların olmaması, cıvayla zehirlenmediğini göstermez.

Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 72 - E-kitap)Labirent, Sevil Atasoy (Sayfa 72 - E-kitap)
Bütün Alıntıları Göster

A DIAGNOSIS FOR INDIVIDUAL CRIMINAL BEHAVIOUR

Teorik olarak tüm insanlar, insan da dahil her türlü canlıya zarar verme potansiyeline sahip. Ne yazık ki işin uzmanları için bile bir kişiye ilk bakışta tanı koymak çok zor, hele ki baktığınız kişi bir sosyopat veya psikopatsa. Seri katillerin kriminal, sapkın ve istismar edici davranışlarının neredeyse %99’u bir amaca yönelik, yani doğaçlama suç işleme durumları oldukça nadir. Çoğunluğu sanılanın aksine toplumdan dışlanmış, münzevi, sosyal olarak uyumsuz kişiler değiller. Canavar görünüşlü değiller ve dışarıdan baktığınızda pek de dikkatinizi çekecek şekilde tuhaf davranmazlar. Pek çoğu içinde bulundukları topluma karışır ve oldukça normal davranışlar sergiler. Hatta geçmişteki örneklere göre birçoğu evli, çocuk sahibi ve iyi gelir getiren işlere sahipler. İnsanlar arasında çok rahat karışabildiklerinden dolayı tespit edilmeleri her zaman zor olmuş. Sık sık düşülen hatalardan birisi de seri katillerin motivasyonunun cinsellik olduğu düşüncesi; sadece heyecan yaşamak için, öldürdüğü kişinin mal varlığına konmak için ve en tuhafı da sadece dikkat çekmek için birçok cinayet işleyenleri var; bu son grup içinde beni en şaşırtanı yakın zamanda ortaya çıkan ve yakalanan, henüz yirmili yaşlarında birçok estetik operasyon geçiren Luka Magnotta( https://www.youtube.com/watch?v=Cn1v3btU3tU ) .

Bu kitabı sevdim çünkü gerçek olayları ele alıyor, ama bunları anlatış biçimi sanki bir yandan polisiye roman okuyor gibi hissettirirken diğer yandan da birçok şey öğretiyor(bayılırım öğretici kitaplara). Kitapta çok ilginç yaşantılar öğrenmenin yanı sıra bu konuda birçok bilginin sadece şehir efsanesi olduğunu da anladım, örneğin; Sevil Atasoy ‘’Seri katiller zeki insanlar değillerdir, aksine akılsız hareketlerde bulundukları daha sık görülür’’ diyor(tabi örnekleriyle). Seri katiller ile ilgili diğer mitler(yanlış bilinenler); ‘’Seri katiller yakalanmak ister’’, hayır seri katiller birkaç suçun ardından yakalanmayınca özgüvenleri gitgide artar ve bunun sonucunda da daha rahat davranmaya ve hata yapmaya başlarlar, bu özgüvenli rahat tavırları da insanlar tarafından ‘bilerek yakalandı’ şeklinde yorumlanır. Çok rahat davranırlar çünkü asla yakalanamayacaklarını zannederler. ‘’Seri katiller çok zeki, canavar ruhlu insanlardır’’ da bir diğer şehir efsanesi; Atasoy’un da belirttiği gibi eğer dâhisi varsa muhtemelen onlar şu hiçbir zaman yakalanamamış olan azınlık içindeler, kusursuza yakın bir suikastten sonra sadece plakasız araçla dolaştığı için polise takılarak tesadüfen yakalanan Timothy McVeight bu akılsızlardan sadece birisi. Filmlerde sıkça görüldüğü üzere katilin uzak mesafelerde cinayetler işlemesi de yine nadir görülen bir durum; çoğunluğu dar bir çevrede cinayetlerini işliyor ve bir ‘çapa’ merkeze sahipler yani etrafından fazla uzağa gitmedikleri, kendilerini güçlü hissettikleri bir güvenli alanları -comfort zone- var. Özellikle de deneyim kazanmadan uzaklara gittikleri pek görülmüyor. Kitapta sadece katillerin psikolojilerini okuyacaksınız gibi bir yanlış anlama olmasın; olay yeri bulguları ve nasıl değerlendirildikleri, hangi bulgunun ne değer taşıdığı ve nasıl kullanıldığı, her ceza alanın suçlu olmayabileceği, geride kalanların yaşantıları gibi konularda da çok şey göreceksiniz. Mesela bir damla kan lekesinin suçluyu tespit etmede, DNA tespitinden daha etkili olduğunu öğrendiğinizde şaşırabilirsiniz. Dexter dizisini örnek alarak cinayet işleyen bir sürü genç katil olduğunu öğrendiğinizde de aynı şekilde.

Kitap boyunca; Hastalarına iyilik yaptığını iddia eden sağlıkçı katillerden, namus için 3 kızını ve cinayet olduğu anlaşılmasın diye eski karısını da onlarla birlikte öldüren afgan babaya(ve ailesi), sadece ama sadece ilgi çekmek ve ünlü olmak için kedi boğazlayan vidyolar çekerek internete atan daha sonra bir insanı da katletmeye kadar giden genç katilden neredeyse 40 yılını işlemediği bir suç yüzünden mahkum olarak geçiren masum insanlara kadar, inanılmaz yaşanmışlıklara şahit oluyorsunuz.

Bu kitabı konuya ilgisi olan herkese öneririm ama özellikle de hukukçuların ve psikologların okuması gerektiğini düşünüyorum, meslekleri açısından çok faydalı olabilir. Amatörlere gelince, izlediğiniz polisiye dizilere ve okuduğunuz polisiye kitaplara artık sadece okur olmanın ötesinde amatör bir dedektif olarak yaklaşacağınızdan eminim.

Kitaplara 'öğreticiliğine göre' değer biçen bir insan olarak bu kitaptan da bir şeyler öğrendim, bir kısmını da sizlerle paylaştım, şimdiden keyifli okumalar =))

Nurhan Işkın, Acayip İşler'i inceledi.
21 Tem 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

"Kusursuz cinayet yok," diyen Prof.Dr. Sevil Atasoy bu eserinde dünyanın birçok ülkesinde işlenen cinayetleri ve çözüm süreçlerini kaleme almış...

Gerçek olduğu için ürkütücü ve bir o kadar inanılmaz olan cinayet sahnelerine hoş geldiniz dercesine okurun araştırmalara şahitlik etmesini isteyen bir eser...

1950'li yıllardan günümüze dedektiflerin, Kriminoloji, Entomoloji, [böcek bilimi) DNA ve otopsi alanlarındaki gelişmelerin cinayetleri çözmede ne kadar etken olduğunu, dünyanın farklı yerlerinde işlenen cinayetleri örnek vererek nasıl sonuca ulaşıldığını ayrıntılarıyla eserine eklemiş...

Dedektifleri yanlış yönlendiren görgü tanıkları o yıllarda bir çok masum insanın tutuklanmasına sebep olmuş. Çünkü elde edilen ipuçlarının nasıl araştırılacağına dair teknoloji henüz dedektiflerin elinde yokmuş. Günümüzde ise en ufak delili inceleyen Adli Tıp birimi, sonuca daha kolay gidilmesine ve katillerin çok da zeki olmadıklarını ortaya koyuyor...

Kitapta yer alan çözülmemiş cinayetler de var. Dönemlerine göre araştırma yapan dedektifler bulamadıkları ipuçlarından dolayı birçok seri katil izini kaybettirmiş veya yerlerine uzun yıllar masum olan kişiler hapishanelerde kalmış veya idam edilmiş. Özellikle Amerika'da çok büyük miktarlarda tazminat davaları açılmış ve masum olan zanlılara yüklü miktarda ödemeler yapılmış...

Gerçek cinayetler asla kurguların yanından geçemez. Bu eserde bunu tekrar teyit ediyor. Özellikle hemşirelerin işlediği seri cinayetler kan donduracak cinsten...

Floransa Canavarı ise kırk yıllık araştırmalar sonucu hala gizemini koruyor. Dünyanın tüm uzmanları onun hakkında tutulan raporları, ipuçlarını hala araştırsalar da elde edecek herhangi bir veriye rastlamamış olmalarından dolayı, onun da Karındeşen Jack gibi tarihin tozlu sayfalarına karıştığı yönünde hemfikirler...

Okurken sıkılmayacağınız yazım dili anlaşılır ve sade olan eserde kısaltmaların çevirilerine de sayfa altlarında yer verilmiş. Bilimsel analizler eşliğinde cinayet soruşturmalarının yer aldığı eserin bazı bölümlerinde kurgu olsaydı bu kadar olmazdı diyeceğinize emin olabilirsiniz...

Okurken “Kanıt” izliyormuş hissi veren, gerçek öykülerle dolu olan bu kitapta asla bulunmak istemeyeceğiniz evlerde yaşananlar, günlerce süren işkenceler, yanlışlıkla 19 yıl cezaevinde kalan masumlar, yanlış değerlendirilen deliller ünlü adli tıp uzmanı ve kriminolog Prof.Dr. Sevil Atasoy tarafından kaleme alınmış. Klasik aşk, ihtiras, ayrılık içerikli kitaplardan sıkıldıysanız alın size farklı türden bir kitap.

Büşra Nur Aksu, Bu Ayak İzi Senin, Dr. Watson!'u inceledi.
28 Mar 21:52 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

Ah Sevil Atasoy ! Hayranı olduğum kadın resmen. Bu Ayak İzi Senin Dr Watson kitabında çözülememiş olayları ele alıyor. Dna incelemelerinin henüz yetersiz kaldığı dönemler, Dna bankalarının bulunmadığı hatta yaşanan olaylarda kurbanlar üzerinden elde edilen kanıtların saklanmadığı ve bu sebepler yüzünden birçok masum insanın onlarca yıl haksız hapis yattığını dahada kötüsü idam edilenleri okuyoruz. Gelişen teknolojiyle suçu kanıtlamada farklı yöntemler kullanılmaya başlanmıştır. Ailesi ve mesleği gereği adaletin sağlanmasında adli bilimlerin önemini Sevil Atasoy oldukça ciddi bir şekilde ele almıştır. Ülkemizde Dna analizlerinin yapılamadığı dönemlerde haksız yere suçlanan insanları bulmak adına Masumiyet Projesi'nin de yürütücülüğünü yapmaktadır.
Görgü tanıklarının yanlış ifadesi yüzünden kararan hayatlar, Hz. İsa'nın DNA'sını buldum diyen sahtekarlar, kan donduran cinayetler, sudan çıkarılan cesetler, ülkemizde doping mevzusu, uyur gezerim diyerek yaptıklarından sorumlu olmadığını iddia eden katiller ve pek çok ilgi çekici olayların derlendiği bir kitap. Bazen tıbbi terminoloji kullanılmışda olsa rahat okuyabilirsiniz. Okuduktan sonra biyokimya ve adli tıp konularına merak salacağınıza inanıyorum. :)

Serdar Poirot, Karanlığa Yolculuk'u inceledi.
26 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Son derece güzel bir araştırma eseri. Kanıt dizisinin yapımcılarından olan yazar, işlenen suçlarla ilgili olarak yapılan kriminal araştırmalara farklı bir açıdan yaklaşarak dünyada yaşanan olaylardan örnekler sunuyor. Uyuşturucu kaçakçılığı, cinayet, cinsel taciz, pedofil gibi suçlarla ilgili olarak yapılan araştırmalar anlatılıyor. Bazen polisin zekasını kullanarak olayı çözmesi bazen de yapılan yanlışlıklar sonucu masum olduğu halde hapse giren insanların hayat hikayeleri anlatılıyor. Titanik faciası, Rusya'daki Çeçenlerin okul baskını gibi büyük olaylar da detaylıca irdeleniyor. DNA ve diğer teknolojilerin suç araştırmasına olan katkısı irdeleniyor. Suç araştırmalarına ilgi duyanların mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.

Ece, Züppe Kocanın Şarkıcı Karısı ve Başka Nahoş Gerçekler'i inceledi.
13 Nis 22:28 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Adli bilimlere ilginiz varsa Türkiye'de aklınıza gelen ilk isim Sevil Atasoy'dur. Birçok tüyler ürpertici cinayet, Sevil hanımın akıcı diliyle anlatılınca ortaya okunması epey rahat bir roman çıkmış. Cinayetlerin ve tecavüzlerin önlenebilmesi için bahsettiği her noktada da çok haklı. Dilerim bahsettiği "tecavüz kiti", bizim hastanelerimizde de yaygınlaşır.

Esma, Kusursuz Cinayet Yoktur'u inceledi.
05 Şub 08:14 · Puan vermedi

Benim gibi birazcık cinayet konularına merak iseniz okunması gereken bir kitap. Okurken insanı hem şaşırtan hem de empati yapıp önlem almak için bilgi edinilen bir kitap. Kısa kısa yaşanmış olaylarla okuyucuya sürekli farklı hikayeler sunmuş ve benden de olumlu not almış bir kitap.

Poirot, Labirent'i inceledi.
12 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Adli bilimlere ilişkin ülkemizden ve dünyadan çok değişik olayların anlatıldığı, suçluların nasıl yakalandıklarını anlatan güzel bir eser.Olayların yaşanmış olması kendi adıma kitabı daha ilgi çekici yapıyor...

Örneğin, "7 Eylül 1978 sabahı hava biraz kapalı, biraz yağmurluydu. Ünlü yazar Georgi İvanov Markov, yeşil Citroen’ini, Londra’nın Waterloo Köprüsü’nün güney ayağındaki park yerine bıraktı.
 Merdivenleri çıktı, durağa yürüdü ve kendisini karşı kıyıdaki, Bulgarca haber spikeri olarak çalıştığı BBC binasına götürecek, kırmızı, iki katlı otobüsü beklemeye başladı. Birden, sağ baldırında garip bir sızı hissetti. Etrafa bakındı. İri yarı, 40 yaşlarında, siyah pardösülü birinin, yerden şemsiyesini kaldırmakta olduğunu gördü. Adam, homurtulu bir sesle anlaşılmaz bir şeyler söyledi ve geçmekte olan bir taksiye binerek trafiğin içinde kayboldu. "Yabancı olsa gerek" diye düşündü Markov ve 4 gün sonra öldü. " (syf 116) gibi...Daha sonra bu olayın ayrıntılarına giriyor...
Bunun dışında adli bilimler hakkında birçok bilgi verebilen bir kitap.
Bu tarz konulara ilgi duyanlar için tavsiye ederim...

Ferdi Bişkin, Züppe Kocanın Şarkıcı Karısı ve Başka Nahoş Gerçekler'i inceledi.
11 Oca 02:32 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

"Kusursuz cinayet yoktur." Kitabı havaalanındaki kitapçıda gördüm. Önce arka kapağını okudum sonra bir sayfasını açtım ve Publilius Syrus'un şu sözüne rastladım: "Tek bir saç kılının dahi gölgesi vardır." Önce bu sayfanın fotoğrafını çektim. Sonra internetten siparişini verdim. Polisiye hikâyelere merakım yoktur ama bu kitap başka. Gerçek olaylar, bilim ve Sevil Hocanın harika anlatımı var. Kitabı okurken Sevil Hocanın, TV'deki "Kanıt" programını izliyormuş gibi hissedebilirsiniz. Kendisinin okuduğum ilk kitabı ve diğer kitaplarını da okuma isteği uyandıran kitabı. Kitapta neler var? 24 başlıktan oluşan bir içindekiler kısmı var ama daha fazla hikâye olduğunu söylemeliyim. Kitaba ismini veren hikâye ilk hikâye. Kitapta, uzun süre yakalanamamış seri katillerin çok küçük ihmalleriyle kendilerini nasıl ele verdiklerini, bir başka katilin yakalanışının ise kendi kızının tamamen ilgisiz bir biçimde hastaneye verdiği bir örnekten oluşunu, masum insanların hapse girişlerini, polislerle suçluların amansız mücadelelerini ve zeka çarpışmalarını okuyorsunuz. Her sayfada öncekilerinden daha ilginç bilgiler var. Özellikle kitabın sonlarında, hikâyelerdeki bilgileri özetleyen, DNA analizinin yeterliliğini sorgulayan cümleler oldukça ilgi çekiciydi. Mesela, "İki kişi otuz saniye kadar karşılıklı konuştuğunda, yüzlerinden alınan sürüntülerde karşısındakinin sıçrayan tükürük taneciklerinin DNA'sı da bulunuyor." (s.220).

Leyla yüksel, Acayip İşler'i inceledi.
03 May 23:40 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

⭐"Acayip, ama gerçek.
Çünkü gerçek her zaman acayiptir.
Kurgudan daha acayip."⭐
Yemin ederim bayılıyorum katilli, kanlı, cinayeti kitaplara ne olacak böyle?
Sevil Atasoy'un adını illa ki hayatının bir döneminde duymuşsundur çünkü bir ara Kanıt dizisi baya ünlüydü.
Neyse Acayip Işler kitabında yazarımız oldukça ilginç cinayetleri derlemiş.
Ben önce şey zannetmiştim beş altı tane konu başlığı olunca hikaye tarzı okur geçerim diye düşünmüştüm ama kitap tam bir bilgi yuvası. DNA analizinin ne zaman ortaya çıktığından, kurbanın tanınması yönünde gösterilen fotoğrafların hangi sıralamayla gösterildiğini, neredeyse bir ömür boyunca suçsuz bir yere hapis yatan masumları korumak amacıyla ne gibi kararlar alındığı, olay yerinin önemi, dikkatli bir gözün en başından cinayeti çözebileceği gibi pek çok konuda alana ilgili olanların gözünden kalpler çıkmasına neden olacak bir okuma zevki yaşatmış Sevil Atasoy.
Kitap bir kurgu olsaydı pek çok hata bulup, sıkılabilirdim ama bu gerçek ve gerçekler her zaman daha ilginçtir.
Son bir şeyde Doğan kitaba gelsin; uzun kitaplar beni yoruyor. Okuyorum okuyorum daha sayfanın yarısına gelmiş oluyorum ne kadar sinir bozucu bir şey bu bilir misin?
Kitaba puanım: 4/5⭐

Bütün İncelemeleri Göster