Sezgin Irmak

Sezgin Irmak

Yazar
9.2/10
85 Kişi
·
224
Okunma
·
10
Beğeni
·
2208
Gösterim
Adı:
Sezgin Irmak
Unvan:
Gazeteci, Yazar
İstanbul’da doğdu. Süleyman Demirel Üniversitesi’nde tamamladığı eğitiminin ardından bir süre radyoculuk yaptı. Vatan ve Sabah gazetesinde ortalama 7 yıl gazetecilik mesleğini icra etti. Bu arada bazı dergilerde köşe yazarlığı ve görsel yönetmenlik yaparak çeşitli senaryo gruplarında yer aldı. Birkaç reklam ajansında creative directorluk yaptıktan sonra özel bir holdingin medya şirketine genel müdür olarak atandı. Görevinden sanata ağırlık vermek adına istifa etti ve Beka Sanat’ı kurdu. İlk romanı “Aşka Af Yok”tan sonra ikinci kitabı “Cesaret”i çıkardı. Beka Sanat’tan “Kültür Sanat” isimli dergiyle gazeteciliğe genel yayın yönetmeni olarak geri döndü. Yazar halen reklamcılık, yayıncılık ve yapımcılık alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.
“Kendi ocağına ateş düşmedikçe, dumanı boğmuyor insanı… Boğulana da ağlamıyor, tanımadıkça o insanı…”
Bir Müslüman kadının zevcesine verebileceği en büyük armağan,kimseye lütfetmediği samimi gülüşüdür.
Sezgin Irmak
Sayfa 16 - undefined
Neye yarar göz yummak, sillesi kulağında çınladıkça, sah, neye yarar kulak tıkamak, acısı seni sardıkça...
Kendi ocağına ateş düşmedikçe, dumanı boğmuyor insanı, boğulana da ağlamıyor, tanımadıkça o insanı
224 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
D&R'de gördüm. Öncelikle kitabın arka kapak yazısı beni cezbetmişti. Bir bulmaca çözer gibi kitap okumak iyi gelecekti. Yalnız kitap beklentimin de üstünde çıktı. Muazzam bir kurgu. Bazen anlatılanlarla başa çıkamadığımı düşündüğüm anlar olsa da, sonraki sayfalarda ne demek istediğini daha iyi anlıyor ve bulmacanın bir parçası olduğunu fark ediyordum. Ve sonuç: HARİKAydı. Yaklaşık 1 gün gibi bir sürede kolaylıkla bitirdim. Çünkü kitap elinizden düşmüyor. Sonra ne olacak acaba diye düşünmekten bir baktım kitap bitmiş :) Teşekkürler.
320 syf.
·Beğendi·7/10
Aslında yabancısı olmadığımız ama zamanla yabancılastırıldıgımız bir kültürü anlamak icin güzel bir eser. Kitabın icinde Sivan Perver olarak bildigimiz kürt asıllı sanatcinin hayat hikayesi yalın ve akici bir sekilde dile getirilmis ancak kitabin bana gore asıl konusu sadece insan ve insan olabilmek. Farkli dusunceler, farkli zihniyetler,farkli kulturler catismasi icindeki farkliliklarin guzelligi bu eserde basariyla anlatilmis. Farkliliklara sempati kazanmak amaciyla degil, ben aslinda senim, sende aslinda bensin diyebilmek icin yazildigina inaniyorum bu eserin. Acilar bir,sevincler bir, diller ve dusunceler farkli olsa bile... Keyifli Okumalar.
304 syf.
·4 günde·Puan vermedi
"Her aşk kendini ele verir" böyle basliyor romanımiz.
Aşk tarih ve polisiye
1800 lu yıllarda yaşanan kederli ama sonu evet işte bu dedirtecek şekilde yüzünüzde tesbessum bırakan üçlemenin ilk serisi bir roman
Kesinlikle sıkılmak yada elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir kitap hatta bir eser diyebilirim
304 syf.
·10/10
"Bir kovanda sadece tek bir kraliçe arı olur. Yürekte ikincisine yer yoktur," dedi Halim Efendi,duraksadı ve endişeli gözlerle Kalaycı Hamza'yı süzdü,"yoksa..." "Yoksa bal olmaz değil mi?" "Bal zehirlenir evlat!"
Tarih,polisiye ve aşkın mükemmel harmanlanışının hazzını bu romanda fazlasıyla tadıyoruz.
Kalaycı Hamza ve Gülparenin masum ama maceralarla dolu serüveninin sizide soluksuz bırakmasına izin verin. Sürükleyici, betimlemelere doyduğum mükemmel bir roman. Kesinlikle bu tarz kitaplardan hoşlanan herkesin okumasını tavsiye ederim.
"Her aşk kendini ele verir!"
304 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
İlk defa okuduğum bir yazar ve anladım ki her daim okuyabileceğim bir kalem oldu benim için. 1800 ' lü yıllardaki İstanbul'da Üsküdar ' ın kadılığını yapan Rauf Efendi ve ailesini, o zamanki Osmanlı döneminde sık sık oluşan isyan ve ayaklanmaları sanırım yazarın kendine özgü kurgusuyla hem polisiye, hem tarihi hem de saf bir sevgiyle harmanlayıp okurlarına sunan bir roman çıkarmış ortaya yazar. Beğenerek okudum. Üçlü bir seri olan kitaplardan ilki olup serinin devamını temin eder etmez okumaya devam edeceğim okunası kitabı gönülden tavsiye ediyorum.
304 syf.
“Bir kovanda sadece tek bir kraliçe arı olur. Yürekte ikincisine yer yoktur,” dedi Halim Efendi, duraksadı ve endişeli gözlerle Kalaycı Hamza’yı süzdü, “yoksa...”
“Yoksa bal olmaz değil mi?”
“Bal zehirlenir evlat!”
184 syf.
·4/10
Arka kapakta ve bazı okur yorumlarında daha önce aşık olmamışların okumaması tarzında oldukça farklı bir yaklaşım var kitap hakkında. Ülkemizde yaşanmış bir aşk öyküsünü ve bu aşkın mevcut düzen ile yaşadıkları çatışmaları göz önüne sermekte kitap. Aşk üzerine özellikle bir şeyler okumaya çalışanlara önerilebilir.
320 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
İnsanı anlatan harika bir kitap okudum Cesaret'i okurken. Bir çocuğun gözünden olayları izlemek, kitabı çarpıcı kılan noktaydı belki de.
320 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Açlık, yoksulluk, çaresizliğin sinema tadında anlatıldığı akıcı diliyle okuru romanın içine çeken, feodal düzenin doğuda ne denli güçlü bir yapıda olduğunu ve bu düzenden kurtulmanın tek çaresinin okumak olduğunu bir çocuğun ağzından anlatan etkileyici bir roman. Kitabın sonunda kürt asıllı şarkıcı sivan perwer'in anadilinde şarkı söylediği için her yerde aranması ve yutdisina kaçmak zorunda kalması anlatılmış. Belkide sivan perwer'in hayatından yola çıkılarak tüm doğu coğrafyasının hata Anadolu coğrafyasının çekmiş olduğu çileler, cumhuriyetin bu bölgelere giripde agaligin hakkından gelememesi anlatılıyor.
304 syf.
·Beğendi·10/10
Eğer sizde benim gibi eski zamanların nadide aşk ve sadakat dolu romanları seviyorsanız bu kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Başından sonuna kadar sürekliyici olan bu kitap eskilerde yaşanan bir aşkı anlatıyor. Öyle güzel bir muhabbet içerisindeler ki o kadar saf o kadar temiz ki sevgileri okudukça yüzümde tebessümlere şahit oldum. Polisiye tarzında gelişen olaylarla daha da merak uyandırıyor. Güzel bir haber kitabın ikincisi de çıktı aldım fakat henüz okuyamadım ilk fırsatta okuyup paylaşabilirim umarım..

Yazarın biyografisi

Adı:
Sezgin Irmak
Unvan:
Gazeteci, Yazar
İstanbul’da doğdu. Süleyman Demirel Üniversitesi’nde tamamladığı eğitiminin ardından bir süre radyoculuk yaptı. Vatan ve Sabah gazetesinde ortalama 7 yıl gazetecilik mesleğini icra etti. Bu arada bazı dergilerde köşe yazarlığı ve görsel yönetmenlik yaparak çeşitli senaryo gruplarında yer aldı. Birkaç reklam ajansında creative directorluk yaptıktan sonra özel bir holdingin medya şirketine genel müdür olarak atandı. Görevinden sanata ağırlık vermek adına istifa etti ve Beka Sanat’ı kurdu. İlk romanı “Aşka Af Yok”tan sonra ikinci kitabı “Cesaret”i çıkardı. Beka Sanat’tan “Kültür Sanat” isimli dergiyle gazeteciliğe genel yayın yönetmeni olarak geri döndü. Yazar halen reklamcılık, yayıncılık ve yapımcılık alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 224 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 92 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.