Sinan Yağmur

Sinan Yağmur

Yazar
8.3/10
6.360 Kişi
·
30.478
Okunma
·
1.301
Beğeni
·
36524
Gösterim
Adı:
Sinan Yağmur
Unvan:
Türk Tasavvuf, Aşk Yazarı ve Öğretmen
Doğum:
Kırşehir, Türkiye, 1965
Sinan yağmur (1965, Kırşehir doğumlu) Türk tasavvuf, aşk yazarı ve öğretmen.

Eğitimi

İlk ve orta öğrenimini Kırşehirde tamamladı, Kırşehir imam hatip lisesinden 1984 te, selçuk üniversitesi ilahiyat fakültesindende 1990 yılında mezun oldu. Aynı yıl kelam ve islam felsefesi ana bilim dalında yüksek lisansa başladı.

Özel Hayatı

1991 yılında kadınhanı imam hatip lisesinde öğretmenliğe başlayan Sinan Yağmur sırasıyla Konya İmam Hatip Lisesi, ve Meram Dr. Ali Rıza Bahadır İmam Hatip Lisesi'nde idarecilik görevlerinde bulundu, halen Naci’ye Mumcuoğlu Lisesinde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görevini sürdüren Yağmur, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Selçuk belediyesince organize edilen aile okulunda aile içi iletişim, eşler arası sevgi köprüsü konularında konferans etkinliğinde bulunan yazar ulusal ve yerel tvlerde eğitim proğramlarına katılmıştır.

Çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazmaktadır.
Aramızdaki şey bir mumdan yükselen ışık gibiydi; Hem gerçekti hem yalan!
Lakin daha sonra mutluluğun mumda değil de onun yükselen ışıklarında olduğunu anladım.
Görebildiğin kadarıyla yetinmen gereken bir şeydi.
Mumun ışığını tutmaya çalışacak olursan mum sönecek, ışık gidecek ve elin yanacaktı!
Varlık alemindeki mutluluk, mahiyetten daha fazla hissedilen ve hayalden daha çok aynileşen bir olguydu, benim ruhum ise bu ikisi arasında gidip gelen bir berzahı yaşıyordu..
336 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle anlamlandıramadığım durum nasıl oluyorda fayda bakımından değerli olan bu eserler bu kadar az okunma sayısında kalıyor.Değerli değersizler ise zirvelerde! Sinan Yağmur'un pek çok kitabını bitirmiş biri olarak yazarın anlatım dili ve cümleleri öyle imana yöneltici ki sanırım sevginin derininde gönüldaşlık yatıyor.Sayfalara gelirsek ; eserde bulacağınız cümleler ancak beşeri olmayana sevdadan vuku bulabilir.İç dünyaları rabden uzaklaşmış iki faninin dünya zevkine ve nefislerine kapılıp (günümüz mağlubiyeti) , umutsuzluk dünyasından tesadüfü adı altında çıkışları anlatılıyor.O bilmedikleri eksiklik ; kendilerini bazen bir kuşun ötüşündeki zikri , bazen ise dökülen gül yapraklarının fedasını gözleri ile değil gönülleriyle görmeleri gerektiğini hatırlatır.Bir bilinmezliğe düşenlerin acizliği, bin bilinenin lütfuyla doğru yolu buluyor.Nefslerimizin kölesiyiz , üstelik bilende öyle bilmeyende , ne senin benden farkın var ne de benim senden.Bir üstünlük varsa o da takva ile elhamdülillah.Boşluğa düşen kardeşlerime Sinan Yağmur tavsiye ederim bol bol...
264 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
İnsanı yaşatan tek şey sevgidir.
Kim severse ALLAH'a yaklaşır ALLAH da
ona yaklaşır çünkü 'o sevgiyi' yaratandır.
(Beşeri aşk'tan ilahi aşka yolculuğu anlatan
güzel bir eser.) Aşk insanı taze tutar.
Aşkın sahibi Yüce ALLAH olunca aşkta
ilk gün gibi tazeliğini koruyor..

İyi okumalar...
Sevgiyle kalın İnş'Allah
272 syf.
·46 günde·Beğendi·10/10
Allah'a olan aşkını bir can yoldaşı ile geliştiren Hz. Mevlana'nin hayatını, her gün Allah'a dökülen gözyaşları sanatsal şekilde sıkmadan hatta kendimizi sorgulayacak şekilde anlatılmış. Kitabı bitirdiğimde biraz daha Allah aşkı için gayret etmeye karar verdim.
232 syf.
·6/10
Kerbela , ölümle kıyılmış gönüllü bir nikahtır . Ölü taklidi yapmamaktır düşmana. Yüzüstü debelenen bir feryat değil , izzetle yükselen bir feryattır Kerbela.

Bedeninde otuz üç mızrak yarası , yirmi dokuz kılıç yarası bulunan , elbiseleri parçalanarak yırtılan ve çırılçıplak bırakıldıktan sonra ceseti atlarla çiğnenen Hz.Hüseyin.

Muaviye'nin ölümünden sonra başa geçmek isteyen Yezid herkesin kendisine biat etmesini ister. Küfe halkı Hz.Hüseyin'e bağlılıklarını sundukları binlerce mektup yazıp Hz.Hüseyin'i Küfe'ye çağırırlar. Eğer gelirse Küfeliler olarak birlik olup Hz.Hüseyin'in yanında olucaklarını ve Yezid'e karşı savaşacaklarını dile getirirler. Hz. Hüseyin Küfe halkına güvenip yolculuk hazırlıklarına başlar ve Hicret'in 60. yılında Zilhicce ayının sekizinci günü ailesiyle ve dava arkadaşlarıyla birlikte Mekke''den Kûfe''ye doğru yola çıkar. Kerbela'ya geldiklerinde konaklarlar ve Hz.Hüseyin Yezid'in adamları tarafından Muharrem ayının 10.günü acımazsızca katledilip ailesi ve dava arkadaşlarıyla birlikte şehit edilir.

Ah Kerbela çöllerin en sessizi. Ateşi söndürülmeyen kumlar yangını. 72 yiğidin son durağı.
263 syf.
·3 günde·9/10
Kitabı okumanızı tavsiye ederim kitabın her bölümü nerdeyse şiir gibi akıp geçiyor sayfaları nasıl çevirdiğinizi bile anlamıyorsunuz bu kitaptan sonra aşkın sadece karşı cinse olmayacağını öğrendim tam bir şems mevlana aşığı oldum. Bir kaç alıntıyla özetlemek istiyorum.

"Hakikat ehli olan sufiler Allah ile kul arasında ki muhabbet ve lezzeti ispatlayıp aşka aynı cinsten olmanın şart olmadığını açıklamışlardır."

"Herkes mevlana ismini efendi manasında anlıyor. Oysa farsçada Mev: Yokluk arapçada la: Yokluk türkçede na: Yokluk demektir."

Mevlana nın hamdım piştim yandım sözünün gelmesi Şems ten önce hamdım ilmiyle beni pişirdi yokluğuyla yaktı demesinden geliyor.

Okuduğunuz için teşekkürler :) tavsiyem okumanızdır.
263 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Şu zamanda kadim kelâmlara yeterince önem atfedemediğimiz malumunuzdur. Ahlak, sevgi, özlem, aşk vs. Bu eseri okurken bu değerlere gerektiği ölçüde bakamadığımı anladım. Hz. Mevlana'nın roman tadında biyografisi akıcı bir şekilde verilmiş. Yazar tasavvufa, maneviyata sürüklüyor bizleri adeta. Kendinizi sorgulayacağınız, Allah'a nasıl kulluk yapıyorum. Aşk nedir? Aşık ve Maşuk hakiki manada kimdir? Ben ne derece Mevlâya kulum? cinsinden sorularla kendinize soracağınız ve edebiyat havuzundan da nasibinizi alacağınız çok müthiş bir eser. Bu kitabın bana kendisine değer verdiğim birisinden hediye olması da şahsımda ayrıca bir kat daha kıymetli oluyor. İyi okumalar.
224 syf.
·10/10
Yusuf için gözünü karartandı . Yusuf için kınanmış bir kadındı Züleyha.

12 ' sinde bir çocuktu Yusuf . 23 ' ünde bir kadındı Züleyha . Kölesine aşık olmuştu , geçirememişti kalbine söz. Tüm servetini ve ihtişamlı yaşamını terk edecek kadar çok sevdi kölesi Yusuf'u Züleyha.

''Kokuların uzmanıydım . Ne vakit senin kokunu aldıysam içime , o demden sonra hiçbir çiçeğin kokusunu alamaz oldum.Her koku Yusuf'tu bana'' dedi Züleyha.

Mektuplar yazdı zindana attırdığı Yusuf'una. Cevaplar bekledi ama gelmedi. Yılmadı Züleyha yazmaya devam etti biricik Yusuf'una.

Züleyha aşka düşmüştü , Züleyha dile düşmüştü ...
Bilmiyordu Yusuf'un rüyasında mıydı , yoksa duasında mı ?

...

Yusuf ve Züleyha ' yı ilk Nazan Bekiroğlu'ndan okumuştum ve kitabı çookk çookk sevmiştim. Yusuf ve Züleyha ' yı bir de Sinan Yağmur'dan okumak istedim. İyi ki de okumuşum. Sinan Yağmur'dan da okumak ayrı bir lezzetti.

Tavsiye ederim.
336 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kur’an-ı Kerim'in ilk emri “Oku” . İlk ayet “Oku” … Öğren...

Oku diye başlayan bir kitabın evlatlarıyız. Olabiliyor muyuz ki imkan yok. Peki diyor Mevlâna, oku diye başlayan bir kitabı nasıl anlatabilirim?

“Dinle” diye anlatabilirim ve bunu derken de bişnev der… Çünkü Farsça’da bişnev, dinledemektir. ‘Bişnev’in başında “B” vardır, ‘Bismillah’ın başında da “B” vardır.


Sinan Yağmur’un Aşkın 7 Hali Bişnev okurlarına bir anlamda aşk terapisi sunuyor da diyebiliriz. Kahramanların aşklarını okudukça kendinizden bir şeyler bulup aşkı yeniden tanımaya başlıyorsunuz
Aşkın basamaklarını sabırla çıkmak ve manevi huzura erişmek isterseniz bu kitap tam size göre.. Aşk şimdiki içi boşaltılmış ve sadece nefis sarhoşluğundan oluşan değil tüm bunlardan arınmış saf, temiz ve çıkarsız.. Aşk zannettiğiniz şey tutkudan başka bir şey değil ondan bu yanışınız. Gerçek sevgi yakmaz onarır ve sizi manevi huzura eriştirir. Sevdiğiniz kişiyi gönlünüzle sevin gözünüzle, nefsinizle değil. Gerçek aşkla karşılaşmanız duasıyla iyi okumalar.. 
Anıl Kaya
Anıl Kaya Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems'i inceledi.
240 syf.
Mevlana ve Tebrizli Şems arasında ki bağı anlatan çok güzel bir kitaptır, kesinlikle tavsiye edilir..

"..Ey aşk!
Bu nasıl bir sır?
içine giren tufan oluyor.

Bu nasıl bir hırka?
Kim giyse aşk sarhoşu olup çıkıyor.

Aşkın çilesini küçümsediğiniz an içinizdeki cehennem büyür.
Aşkın çilesiymiş aşka dayanak olan.
Yeter ki yan!
Dumanın bulut olur.
Yeter ki yak!
Ummanlar kazan olur.
Nerede ateş,
orada su.
Nerede su,
orada ateş.

Ne tuhaf kimya!.."

Yazarın biyografisi

Adı:
Sinan Yağmur
Unvan:
Türk Tasavvuf, Aşk Yazarı ve Öğretmen
Doğum:
Kırşehir, Türkiye, 1965
Sinan yağmur (1965, Kırşehir doğumlu) Türk tasavvuf, aşk yazarı ve öğretmen.

Eğitimi

İlk ve orta öğrenimini Kırşehirde tamamladı, Kırşehir imam hatip lisesinden 1984 te, selçuk üniversitesi ilahiyat fakültesindende 1990 yılında mezun oldu. Aynı yıl kelam ve islam felsefesi ana bilim dalında yüksek lisansa başladı.

Özel Hayatı

1991 yılında kadınhanı imam hatip lisesinde öğretmenliğe başlayan Sinan Yağmur sırasıyla Konya İmam Hatip Lisesi, ve Meram Dr. Ali Rıza Bahadır İmam Hatip Lisesi'nde idarecilik görevlerinde bulundu, halen Naci’ye Mumcuoğlu Lisesinde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görevini sürdüren Yağmur, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Selçuk belediyesince organize edilen aile okulunda aile içi iletişim, eşler arası sevgi köprüsü konularında konferans etkinliğinde bulunan yazar ulusal ve yerel tvlerde eğitim proğramlarına katılmıştır.

Çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 1.301 okur beğendi.
  • 30.478 okur okudu.
  • 362 okur okuyor.
  • 6.866 okur okuyacak.
  • 274 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları