Soner Yalçın Hüseyin Soner Yalçın

Yazar 8,1/10 · 1144 Oy · 16 kitap · 3820 okunma ·  279 beğeni
Aktüelkolik, bir alıntı ekledi.
27 Şub 21:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Türkiye
Türkiye geri kalmış bir ülke değil, geri bıraktırılmış bir ülkedir!

Saklı Seçilmişler, Soner YalçınSaklı Seçilmişler, Soner Yalçın
Aktüelkolik, bir alıntı ekledi.
27 Şub 21:26 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kontrol
Rockefeller diyordu ki, "Sahip olmak hiçbir şeydir; kontrol her şeydir."

Saklı Seçilmişler, Soner YalçınSaklı Seçilmişler, Soner Yalçın
Tuco Herrera, bir alıntı ekledi.
18 May 21:28 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ayranın Yok İçmeye ..
Oğlumla bir gün Beşiktaş çarşıdayız; ayran içmek istedi. "Ayran neden yapılıyor," diye sordum. Bu sorumu tuhaf bir yüz ifadesiyle "yoğurt" diye yanıtladı.

"Aldığın ayranın içindekiler bölümünü oku bakalım yoğurt var mı," diye sordum. Okudu. Yoğurt yoktu. Yoğurtsuz ayran!

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 10 - Kırmızı Kedi Yayınları 2. basım (2017))Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 10 - Kırmızı Kedi Yayınları 2. basım (2017))
Biri, bir alıntı ekledi.
 04 Şub 11:28 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Buğday
Genetiği değiştirilen buğday, vücudun gluten dayanıklılığını yok ediyor ve çölyak hastalığına sebep oluyor. Bu ise,hazımsızlık, iştahsızlık, saç kaybı, halsizlik, depresyon,baş ağrısı, kısırlık, romatizmal hastalıklar, vitamin yetersizlikleri, vücut döküntüleri gibi semptomlara sebep oluyor

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 52 - Kırmızıkedi)Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 52 - Kırmızıkedi)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
18 Şub 16:35 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Victor Hugo'nun bir sözü vardır:
"İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır."

Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor, Soner Yalçın (Sayfa 319)Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor, Soner Yalçın (Sayfa 319)
Biri, bir alıntı ekledi.
08 Şub 15:31 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Skandal… Skandal…
Ne yazık ki siyasetin gündeminde bu skandal yok.
Oysa bu, insan sağlığının hiçe sayıldığının net olarak ispatıdır.
Kimse sesini çıkarmıyor…
Oysa bu, “hep bana/hep aileme” anlayışının net olarak ispatıdır.
Susuluyor…
Konu, tavuk olduğu için…
Konu, bıldırcın olduğu için…
Konu, sebze olduğu için…
Konu yemek-içmek olduğu için herhalde önemsenmiyor/küçümseniyor!
Ne büyük hata..!
Evet, Ak Saray'daki tavuk-bıldırcın kümeslerinden; Ak Saray bahçesinde yetiştirilen sebzelerden bahsediyorum.
Böyle bir Cumhurbaşkanı olur mu?
Millete yedirdiğini kendi yemiyor.
Millete yedirdiğini ailesine yedirmiyor.
Hiç mi kimsenin aklına gelmiyor; Cumhurbaşkanı neden bakkaldan, pazardan, marketten alışveriş etmiyor da kendi yiyeceğini kendi ürettiriyor.
13 yıldır milletin ne yediğini/millete ne yedirdiğini kendi iyi biliyor!
Evet, endüstriyel yiyeceklerden bahsediyorum:
Sizin çocuğunuzun erken ergenliğe girmesine neden olan yiyeceklerden.
Sizin çocuğunuzun alerjisini artıran, obezite olmasını sağlayan, tüm hormon bozukluklarına neden olan yiyeceklerden bahsediyorum.
Sizin, kısır olmanıza, kanser olmanıza, sinir sistemi bozukluklarına sebep olan yiyeceklerden bahsediyorum.
Çevreyi yok eden GDO'lu/ genetiği değiştirilmiş endüstriyel yiyeceklerden bahsediyorum!
Gördünüz mü? Duydunuz mu? Bir Cumhurbaşkanı düşünün ki; halkına yedirdiğini kendi yemiyor, ailesine yedirmiyor!
Başta Hindistan olmak üzere Asya'yı…
Başta Arjantin olmak üzere Güney Amerika'yı…
Ve tüm Afrika'yı zehirleyen ülkelere-şirketlere, ülkemizin kapısını açanlar demek yaptırdıkları Ak Saray'da doğal besleniyorlar öyle mi?
Bu ahlaki midir..?
Hz. Muhammed'in “komşusu açken, tok yatan bizden değildir” sözünü şöyle değiştirebilir miyiz:
“Komşusu GDO'lu yiyeceklerle zehirlenirken; doğal yoldan beslenen bizden değildir!”
Ey tarih bunu böyle yaz..!

Peki, ya biz?

Ülkeye GDO'lu ithal ürünler gelmesi için neler yapmadılar ki:
Tohumumuzu kuruttular: Çıkardıkları tohum yasasıyla köylüyü yabancı şirketlere-hibrit tohumlara mecbur ettiler.
Toprağın bin bir çeşit ilaçla zehirlenmesine, sularımızın kirlenmesine seslerini çıkarmadılar.
Denetimleri yapacak ziraat mühendislerine, veterinerlere iş vermediler.
Çıkardıkları Biyogüvenlik Yasası ile GDO'lu ürünlerin gıda imalatında ve hayvan yeminde kullanılmasını serbest bıraktırarak gıda güvenliğini tümden yok ettiler.
Ve sürekli yasalarla oynayarak tarımı-hayvancılığı bitirdiler; yabancı gıda tekellerine ülkeyi bağımlı hale getirerek, gıda bağımsızlığını yok ettiler.
Eti bozdular…
Sütü bozdular…
Temiz sağlıklı yiyecek
bırakmadılar.
Tarımsal tüm devlet kuruluşlarını peşkeş çektiler…
İnsanımızı ithal GDO'lu ürünlere mecbur bırakarak sindirim sistemlerini yok ettiler…
Ve şimdi…
Demek gıda tehlikesinin farkındalar ki…
Sağlıklı beslenmek için, Ak Saray'a kümesler kurduruyorlar; sebze-meyve diktiriyorlar…
Demek gıda tehlikesinin farkındalar ki…
Sağlıklı beslenmek için, Ak Saray'a yaptığı bitki kürleriyle tanınan gıda danışmanı alıyorlar…
Peki…
O kendini kurtardı…
O ailesini kurtardı…
Ya biz? Ya bizim sağlığımız?
Halk sağlığının hiç mi
önemi yok?
GDO'lu ürünler yüzünden kızlarımız 6 yaşında regl oluyor.
GDO'lu ürünler yüzünden insanlarımız 30-40 yaşında kanserden ölüyor.
GDO'lu ürünler yüzünden her 7 aileden biri doğuramıyor.
Kaç nesil çürütülüyor…
Hiç mi sorumluluk
duymuyorlar?
Cumhurbaşkanlığının sorumsuzluğu bu anlama mı geliyor?
Sormayalım mı? Susalım mı?
Kümes'in gerçek anlamını yazmayalım mı?

Fark budur

Ah benim AKP'li kardeşim!..
Nasıl hâlâ farkına varmazsınız; hadi kendinizden vazgeçtiniz, çocuğunuzun sağlığını da mı düşünmüyorsunuz?
Saraylarına kendi kümeslerini niye yaptırıyorlar hiç mi düşünmüyorsunuz?
Hiç mi bir büyük farkın farkında değilsiniz?
Biri... Recep Tayyip Erdoğan…
Diğeri... Mustafa Kemal Atatürk…
İkincisi… Atatürk, tarımın gelişmesi için 1925 yılından itibaren örnek çiftlikler kurdu: Ankara'da Orman Çiftliği, Yalova'da Millet ve Baltacı çiftlikleri, Silifke'de Tekir ve Şövalye çiftlikleri, Dörtyol'da Karabasmak Çiftliği, Tarsus'ta Pillioğlu Çiftliği idi. Bu yedi çiftliğin arazi varlığı 15 bin 500 hektar kadardı.
Atatürk 11 Temmuz 1937'de Başbakan İsmet İnönü'ye yazdığı bir yazı ile bu çiftlikleri Hazine'ye, yani halka bağışladı.
Bu çiftliklerin idaresini devralmak üzere 1 Ocak 1938 tarih ve 3308 sayılı Kanun'la bir iktisadi devlet teşekkülü olarak örgütlenen Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu oluşturuldu. Kuruluşun amacı, oluşturacağı zirai makine ve araç parkıyla köylünün ekim, nadas ve harmanına yardım ederek; tarlalarında tarımsal mücadele yaparak, onları modern tarıma alıştırmaktı. Kurum çalışmalarını daha çok tahıl türleri ve hayvan ırklarının iyileştirilmesi üzerinde yoğunlaştırdı. Vs…
Diğeri…
Atatürk Orman Çiftliği üzerinde Ak Saray inşa ettirdi.
Ve Ak Saray'da; halk için, tavuk-bıldırcın, sebze-meyve üretimi yaptırmıyor. Ak Saray'da sadece kendi ve ailesi için üretim yaptırıyor!
İşte fark budur…
Biri... “Köylü öğrensin-halk yesin” diye örnek çiftlikler kuruyor.
Diğeri… “Kendim-ailem hem oturup-hem yesin” diye Atatürk Orman Çiftliği'ni ne hale getiriyor.
Erdoğanlar'ın bencil dünyalarını anlatması bakımından, kümes iyi bir simge değil midir?
Ve:
Kim ne derse desin; bunun adı, çöküş'tür.
Düzenin, siyasetin ve insanın çöküşüdür…

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 124 - Kırmızıkedi)Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 124 - Kırmızıkedi)
Aktüelkolik, bir alıntı ekledi.
08 Mar 23:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

ÇİN TUZU
Gıda ambalajının üzerinde "MSG" ya da E-621 yazıyorsa bilin ki içinde " Çin tuzu" vardır. Neye yarıyor? Çin tuzu, yiyeceklerin lezzetini arttırıyor, insana yedikçe yediriyor. Bu sebeple yapılan araştırmalara göre yol açtığı bilinen sorun obezite.
Ayrıca sinir hüclerine zarar veriyor, buna bağlı olarak alzheimer, parkinson,epilepsi,pankreas,diyabet,böbrek ve karaciğerde soruna sebep oluyor.

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 177)Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 177)
Eksik Etek, bir alıntı ekledi.
04 Nis 12:26 · 9/10 puan

Gıda düzeni "yaratıcıları" biliyorlarki; beynimiz doymak bilmez bir şeker bagımlısı.Yapay tatlandırıcıları dayıyorlar.

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 96)Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 96)
Sadettin TANIK, bir alıntı ekledi.
22 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Açıkça söylüyorum, şehrin de insan üzerinde hakkı vardır. Şehrin görüntüsünü bozmaya kimsenin hakkı yoktur.

Kayıp Sicil, Soner YalçınKayıp Sicil, Soner Yalçın
Aktüelkolik, bir alıntı ekledi.
28 Şub 23:26 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Fast Food
Fast-food olarak ifade edilen tüketim kültürünün en önemli unsurlarından biri budur; sürekli ye ve hiç doyma!

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 93)Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 93)
Biri, bir alıntı ekledi.
06 Şub 11:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Evet,”balık tutmayı” öğretmediler,”kimyasal balıkları” yutturdular.

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 72 - Kırmızıkedi)Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 72 - Kırmızıkedi)
Emine Zengin, bir alıntı ekledi.
 08 Kas 2015

Başı açık kadınlara laf atılıyor, oysa kapalı kadınlara ana bacı gözüyle bakılıyor diyordu.
Laf atan Müslüman erkeği değil de, laf yiyen Müslüman kadını düzeltmeye çalışıyordu!

Siz Kimi Kandırıyorsunuz!, Soner Yalçın (Sayfa 34)Siz Kimi Kandırıyorsunuz!, Soner Yalçın (Sayfa 34)
Tuco Herrera, bir alıntı ekledi.
18 May 21:32 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

ill literature ..
Düşünsenize, tarım toplumuna geçen insanoğlunun tek şeker kaynağı, bal idi. Bugün ise, zararlı olduğu biline biline 1970'lerde keşfedilen nişasta bazlı şeker / mısır şurubu her yiyeceğin içinde!
ABD' de 1935 yılında en yaygın ölüm nedeni grip ve ishal iken, günümüzde niye kalp ve kanser? Yaşlılıktan ölüm oranı azalıyor; insanlar genç yaşta kronik hastalıklardan ölmeye başladı.

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 13 - Kırmızı Kedi Yayınları 2. basım (2017))Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 13 - Kırmızı Kedi Yayınları 2. basım (2017))
Aktüelkolik, bir alıntı ekledi.
08 Mar 23:25 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sigara
İnsanlar mermiyle değil, sigarayla öldürülüyor.

Saklı Seçilmişler, Soner YalçınSaklı Seçilmişler, Soner Yalçın