Şule Yüksel Şenler

Şule Yüksel Şenler

8.2/10
657 Kişi
·
3.101
Okunma
·
143
Beğeni
·
5.542
Gösterim
Adı:
Şule Yüksel Şenler
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kayseri, 29 Mayıs 1938
Şule Yüksel Şenler (d. 29 Mayıs 1938-Kayseri), Türk yazar. 1960lı yıllarda gazete yazıları ve konferanslarla ün kazanmıştır.rnrnAslen Kıbrıslıdır. Küçükken ailesiyle birlikte İstanbula göç etti. Öğrenimini ortaokul ikinci sınıfta bıraktı.Bir terzinin yanında çalışmaya başladı. O bunun ileride kendi başörtüsü modelini yaratmasına yol açtı. 21 yaşında gazetecilik yapmaya başladı. 1965te görüntüsü ile düşüncelerinin uymadığını düşünerek tesettüre girdi. Yeni İstiklal Gazetesi’ndeki yazıları nedeniyle hakkında davalar açıldı. Anadoluyu dolaşarak verdiği konferanslarla tartışmalar başlatmıştır. Onu taklit eden genç kızların başlarını aynı şekilde örtmeleriyle bu tarz örtü şulebaşı olarak anılmaya başlandı. Cevdet Sunaya yazdığı bir mektup yüzünden cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandı, sekiz ay cezaevinde kaldı.rnrnHür Söz, Yeni İstiklal, Babıalide Sabah gazetelerinde kadın sayfası yaptı. Bugün gazetesinde 1967-71de köşeyazarı idi. Seher Vakti dergisi başyazarı oldu. 1971de hapis yattı. 1980den sonra Zaman ve Milli Gazetede yazdı.rnrnHuzur Sokağı adlı romanı filme alındı. Yücel Çakmaklının yönettiği Birleşen Yollar adlı filmin başrollerinde İzzet Günay ve Türkan Şoray oynadı.rnrnŞule Yüksel Şenler ilerlemiş yaşına ve rahatsızlığına rağmen ara ara gazete ve dergilerde çeşitli yazılar yayınlamaktadır.
Karıncaya sormuşlar:
-Ne yapıyorsun öyle harıl harıl?..
-Dağı kazıyorum.
-Dağı kazıyıp ne yapacaksın?...
-Bir tünel açacağım ve dağın arkasında bulunan Kabe-i Muazzamaya varacağım.
-Ama bu muazzam tüneli açmaya senin ömrün yetmez ki..
Karınca cevap vermiş:
-Olsun... Hiç değilse onun yolunda ölürüm, ya!...
İnsanın fikrini Allah'tan çeviren kimseler aslında insan suretine bürünmüş şeytanlardır....
"İyi geceler... İyi geceler
Ayrılık tatlı bir keder
Sabah oluncaya kadar
İyi geceler... "
Şule Yüksel Şenler
Sayfa 42 - Timaş Yayınları
Okuduğunuz o güzel eserleri dinledikçe dünyamın değiştiğini, dünya görüşümün yepyeni bir aydınlığa kavuştuğunu hissediyordum... Bize gerilik ve iptidâilik olarak gösterilmek istenen dinimiz, meğer ne ulvî bir yücelige sahipmiş!... Ve o yüce dinin mensubu olduğumuz halde ona sırt çeviren biz gafiller meğer ne cüce birer varlıklarmışız!...
Karım, yanımda açık saçık gezecek, bütün erkekler onun vücudunu ve güzelliklerini iştahlı nazarlarla seyredecekler ve ben de onun yanında bir koca olarak bulunacağım... BU NASIL ERKEKLİKTİR !?
" Bugünün gençleri, çabuk iş gören bir makine gibi yetişiyorlar. Fakat insan asla bir makine olmamalıdır. İnsanın iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini ayırt edebilecek bir kafası olmalıdır. Ben bugünkü gençlikte en büyük eksiklik olarak bunu görüyorum. Çocuklarımıza başka türlü bir terbiye verelim. Yoksa tâlimli köpeklerden farkları kalmayacak... "
Şule Yüksel Şenler
Sayfa 31-32 Timaş Yayınları
Huzur Sokağı dizi olarakta ekranlarda yerini alan fakat dizi ile roman arasında alaka dahi yok diyebileceğim bir eser . Aşkın en güzel en temiz hali sonunda kavuşmak olmasada romandaki gönüllere işleyen içten muhabbeti zevkle okuyacak ve o hayatın içinde olduğumuzu göreceğiz. Yapılacak yorumlar bile az geliyor okuyun derim....
Veee işte bir kitabı daha bitirmiş bulunmaktayım.Veya bir filmi,zaten  romanlarda film gibi değil midir ?Seni alır götürür ..Beni de aldı götürdü ve hiç tahmin edemeyeceğiniz duygularla getirdi..


Farkettimde son zamanlarda okuduğum kitaplar hep islam üzerine.Bu kitapta da baştan sona İslamı muntazam şekilde anlatmış bulumakta ve bunu okura en derin hislerle verebilmekte.



 "Huzur Sokağı" dizi olduğu için konusunu,karakterlerini biliyor olabilirsiniz.O yüzden çok fazla derinlere inmeden şunları söyleyebilirim : Huzur sokağında yaşayan genç,ahlâklı,imanlı ... Bilal ,küçük yaştan beri islami bi şuurla yetişmiştir. Sokakta keyifli,huzurlu günler geçirirken karşılarına dikilen bir apartmandan sonra hayatı değişmiştir.Kendisinden çok farklı olan Feyza'ya karşı hisler duymaya başlamıştır.Gerisi zaten meçhul.....Okuyunda görün :)


Kitap beni derinden etkiledi ..Her zamanki gibi kitabın son sayfasında gözyaşlarımı tutamadım.."(  Okumayan varsa okusun derim.^^
Aslında kitabı bitirdikten sonra derin bir sessizliğe büründüm. ne diyeceğimi kitabın hangi güzelliğinden bahsedeceğimi bilmiyorum. bu kitabı okudugum süre zarfında hayatımda çok şey değişti ve değişmeyecek devam edeceğini düşünüyorum. bu kitap benim için bir dön noktası sanki. Üzerinde çok düşündüğüm ve içinden bir türlü çıkamadım fikirlerim birazda olsa yönünü bulmuş gibi hissediyorum lakin buna rağmen kafam çok karışık hala eksik bir şeyler var çünkü bu eksiklik benim düşüncelerimde degil yaşayış biçiminde. son bir ay içinde üst üste okuduğum kitaplar ve tanıdığım insanlar benm bir arayış içine girmeme sebebi oldu umarım bu arayış içinden alnımın akıyla çıkabilirim.
Romanın başı ayrı, ortası ayrı, sonu ise apayrı bir heyecanla okunacak, bulunmaz hint kumaşı misali bir roman okudum..

O zamanların sıkıntılarını, insanların yaşadıkları durumları, bizlere roman içinde çok güzel aktarmış sayın Şule Hanım.

Defalarca yasaklanmış, piyasadan toplatılmış bir roman olarak, Cumhuriyet döneminde, Müslümanlara yapılan zulümleri bir bir anlatmış sayın yazar..

Bu romanı yazdığı için ve böyle güzel, böyle anlatılması çok zor, yaşanması gereken bir roman ile beni benden aldı Huzur Sokağı...

Huzur Sokağı, şuan da aranan/istenilen bir İslâm sokağı.. Herkesin hayalini kurduğu ve yaşamayı istediği bir sokak.. Kim bilir şuan da bir Huzur Sokağı var mıdır?

Ya Bilal ve Feyza’nın Aşk’ı...
Ya Hilal ve Nusret’in Aşk’ı...

Şimdiden okuyacaklar için söylüyorum: Kadere imanınız bir kat daha artacak ve Allah’ın ne kadar güzel bir kader yazdığını gözlerinizle göreceksiniz..

Velhasıl ; “Kadere iman eden, kederden emin olur.. Kaderi tenkit eden başını örse vurur.”
Aaah Huzur Sokağı, sen de mi buralardaydın? Ben de seni arıyordum.
Küçükken annem yatmadan önce bize okurdu, tabi o zamanlar sıkıcı gelirdi bana. Daha sonra 1. cildini buldum-2. cildi vardı bizde sadece-. Kuzenim tavsiye etmişti. Böyle tanıştık biz Huzur Sokağıyla.
Bana okumayı sevdiren kitap. Sabahtan akşama kadar Huzur Sokağı okurdum. Arada mola,devam... Yeri geldi ağladım onunla, yeri geldi güldüm, yeri geldi aşık oldum... Öyle içten öyle kana kana okudum ki-Şule Yüksel Şenler in ellerine sağlık-, kitap bitince adeta inanamadım. Bir süre onun üstüne kitap okumadım, okuyamadım. Filmini izledim. Bir süre sonra dizisi çıktı onunla avundum. Ben her yerde Huzur Sokağı hakkında konuşuyordum. Şule Yüksel Şenler ile tanışmayı öyle çok istedim ki...
İşin özü Huzur Sokağı benim için sadece bir kitap değil. O bence canlı. Belki de benim en iyi arkadaşım, hatta öyle ki hayatımdaki bazı kişilerden daha değerli.
Buraya düşüncelerimi ve duygularımı yazmak öyle rahatlattı ki beni bilemezsiniz. Susamışım Huzur Sokağı hakkında konuşmaya...
Sevgili okur,
Umarım sen de Huzur Sokağı gibi bir kitabı okumanın zevkini yaşarsın.
Allah sevgisi ve imanini bir aşka satmayan müthiş bir iradenin sunumu ve hayatini aşka değilde imanina adayarak yasayan insanların hikayesi okunmaya değer..
Bilal ile Feyza’nın muhafazakar aşkını anlatan bu kitap, hemen hemen bir çoğumuzun kütüphanesinde yerini almıştır. Kütüphanesinde olmayanlar ise tez zamanda alıp okuması önemle rica olunur.ben okurken çok imrenerek okudum bana da çok büyük faydaları oldu bu kitabın tavsiye ederim okuyacak olan arkadaşlara yalnız dizi ile alakası yoktur bu kitabın onu da söylemeden geçemeyeceğim iyili kitabını alıp okumuşum
552 sayfayı nasıl okudum, nasıl bitti anlayamadım. Samimi ve muhafazakar bir sokağın davetsiz misafirleriyle başlıyor tüm olay. Feyzanın hırçınlığı Bilalin sabrı aralarındaki kuvvetli çekim ve aileler... İşin tabi bir de İslami boyutu var. Gerçekten okunabilecek, bir şeyler öğrenilebilecek bir kitap.
Temiz bi aşkın yaşandığı çok güzel bi roman. Yıllar önce okumuştum belki 6 belki 7 yıl oldu. Bendeki cilti eski ve basım sayısı ilk sayılardı sanırım. Çok orjinal ve insanın içini ısıtan bir kitap. Filmi bu kadar güzel olamaz. Okduğumda 12 13 yaşlarındaydım. Küçüklüğümde yaptığım en akıllıca şey bu kitabı okumak olmuştu. Tavsiye ederim :)
3 gün içinde bitirdiğim harika bir kitap. Hem maddi aşkı hem manevi aşkı barındıran harika bir eser.Herkesin kütüphanesinde bulunması gerekli olduğunu düşünüyorum..

Yazarın biyografisi

Adı:
Şule Yüksel Şenler
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kayseri, 29 Mayıs 1938
Şule Yüksel Şenler (d. 29 Mayıs 1938-Kayseri), Türk yazar. 1960lı yıllarda gazete yazıları ve konferanslarla ün kazanmıştır.rnrnAslen Kıbrıslıdır. Küçükken ailesiyle birlikte İstanbula göç etti. Öğrenimini ortaokul ikinci sınıfta bıraktı.Bir terzinin yanında çalışmaya başladı. O bunun ileride kendi başörtüsü modelini yaratmasına yol açtı. 21 yaşında gazetecilik yapmaya başladı. 1965te görüntüsü ile düşüncelerinin uymadığını düşünerek tesettüre girdi. Yeni İstiklal Gazetesi’ndeki yazıları nedeniyle hakkında davalar açıldı. Anadoluyu dolaşarak verdiği konferanslarla tartışmalar başlatmıştır. Onu taklit eden genç kızların başlarını aynı şekilde örtmeleriyle bu tarz örtü şulebaşı olarak anılmaya başlandı. Cevdet Sunaya yazdığı bir mektup yüzünden cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandı, sekiz ay cezaevinde kaldı.rnrnHür Söz, Yeni İstiklal, Babıalide Sabah gazetelerinde kadın sayfası yaptı. Bugün gazetesinde 1967-71de köşeyazarı idi. Seher Vakti dergisi başyazarı oldu. 1971de hapis yattı. 1980den sonra Zaman ve Milli Gazetede yazdı.rnrnHuzur Sokağı adlı romanı filme alındı. Yücel Çakmaklının yönettiği Birleşen Yollar adlı filmin başrollerinde İzzet Günay ve Türkan Şoray oynadı.rnrnŞule Yüksel Şenler ilerlemiş yaşına ve rahatsızlığına rağmen ara ara gazete ve dergilerde çeşitli yazılar yayınlamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 143 okur beğendi.
  • 3.101 okur okudu.
  • 22 okur okuyor.
  • 611 okur okuyacak.
  • 59 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları