Geri Bildirim
Susan Sontag

Susan Sontag

7.9/10
28 Kişi
·
77
Okunma
·
24
Beğeni
·
2.511
Gösterim
Adı:
Susan Sontag
Unvan:
Abd'li Deneme ve Roman Yazarı, Kuramcı, Eleştirmen ve İnsan Hakları Savunucusu
Doğum:
Abd, 1933
Ölüm:
Abd, 2004
Susan Sontag (16 Ocak 1933 – 28 Aralık 2004) dünyaca tanınan ABD'li deneme ve roman yazarı, kuramcı, eleştirmen ve insan hakları savunucusu. The New York Review of Books, Commentary ve Partisan Review'da birçok denemesi yayınlandı. Roman yazmaya 1963 yılında başlayan Susan Sontag, aynı zamanda film senaryoları yazdı ve yönetmenlik yaptı. Denemeleri Against Interpretation (1966), About Photography (1977), Illness as Metaphor (1978) ve Under the Sign of Saturn (1980), romanları The Benefactor (1963), Death Kit (1967), The Volcano Lover: A Romance (1992), öyküleri Ben, Vesaire (1977), filmleri Duet for Cannibals (1970), Brother Carl (1974), Promised Lands (1974) ve Unguided Tour (1983)'dur.
1839 yılında kameranın icat edilişinden beri, fotoğraf sanatı ölümle hep haşır neşir olmuştur.
Susan Sontag
Sayfa 23 - Agora Kitaplığı
Hafıza ise, acı verici olsa da, ölülerle kurabileceğimiz tek bağdır.
Susan Sontag
Sayfa 115 - Agora Kitaplığı
Yine de en büyük suç savaştır ve 1960'lı yılların ortalarından beri, savaşları görüntüleyen en ünlü fotoğrafçıların çoğu, kendi rollerinin savaşın "gerçek" yüzünü gözler önüne sermek olduğunu düşünmüşlerdir.
Susan Sontag
Sayfa 37 - Agora Kitaplığı
İnsanın, kendi çektiği acıların başka birisinin acılarıyla aynı kefeye konmasını kabul etmesi dayanılmaz bir durumdur.
Susan Sontag
Sayfa 113 - Agora Kitaplığı
"Yalnızca kalbimizde aziz bir yeri olan kişinin fotoğrafını içimizde muhafaza ederiz."
...fotoğraflar, yetişkinlere ve çocuklara ait paramparça bedenleri göstermektedir. Bu fotoğraflar, savaşın, insanın kendi kurduğu dünyayı nasıl boşalttığını, yıkıp darma duman ettiğini, koparıp ayırdığını ve düzlediğini göstermektedir.
"Edebiyat özgürlüktür. Özellikle de birer değer olarak okumanın ve içedönüklüğün ayaklar altına alındığı bir çağda edebiyat, özgürlüğün ta kendisidir!"

Susan Sontag'ın, savaşın gerçek yüzünün fotoğraf ile nasıl resmedildiği ve resmedilmediği üzerine yazdığı enfes bir inceleme kitabı. Pek tarzım olmamasına rağmen eşimin tavsiyesi üzerine okuma kararı aldım ve hiç pişman olmadım.

Kitap fotoğraflar vasıtasıyla acılar ve savaşlar üzerine yazılmış deneme yazılarından oluşuyor. Yazar kitabın hemen başlarında; "Savaş, iç deşer; savaş, bağırsakları boşaltır. Savaş, teni yakıp kavurur. Savaş, organları bedenden koparır. Savaş, yıkıp yok eder. Ve savaş, insan türünün doğasından gelir." diyerek sert bir giriş yapıyor konuya. Devamında kurduğu cümleler, verdiği örnekler ve hayata bakış tarzıyla sizi direkt kitabın içerisine çekiyor.

Özellikle fotoğraf sanatı ile ilgili olan okurların içerisinde çok faydalı bilgiler bulacağı bir eser. Ana konu fotoğraf sanatı olduğundan verilen örnekler de fotoğraf sanatıyla ilgili oluyor. Aynı fotoğrafa bakıp farklı düşünmenin mümkün olduğunu ifade ediyor yazar. Benim kitapta en beğendiğim örneklerden birisi şuydu:

"Bir İsrailli Yahudinin gözünde, Kudüs'ün merkezindeki Sbarro pizzacısına düzenlenen saldırıda paramparça olan bir çocuğun fotoğrafı, öncelikle, Filistinli bir intihar bombacısı tarafından öldürülen bir Yahudi çocuğun fotoğrafıdır. Bir Filistinlinin gözündeyse, Gazze'de devriye gezen bir tankın ezerek paramparça ettiği bir çocuğun fotoğrafı, öncelikle, İsrail ordusunun bir zırhlı aracı tarafından öldürülen bir Filistinli çocuğun fotoğrafıdır."

Konuyla bağlantılı olan şu linki buraya bırakmakta fayda görüyorum: https://onedio.com/...-fotograflar--306417

Yazarın kurduğu net ve kendinden emin cümleler benim çok hoşuma gitti. Böyle insanları da yazarları da seviyorum. Birçok insanın böyle kesin cümleler kuran ve net fikirleri olan insanları sevmediğini de biliyorum; fakat ben kürsüden ders anlatır gibi yazan veya konuşan insanları/yazarları seviyorum. Mesela şu alıntılar ne kadar da net cümlelerden oluşuyor: #28940307 #28940230 #28877959... Bu konuda azınlıkta kalacağımı da biliyorum elbette; ama seviyorum böyle kesin konuşan yazarları.

Kitabın son kısımlarında ise "Edebiyat Özgürlüğün Ta Kendisidir" isimli bir bölüm bulunmakta. Bu bölümün en beğendiğim kısımlarını paylaşarak yazımı sonlandırıyorum. Sizin de beğeneceğinize eminim.

"Edebiyata (dünya edebiyatına) ulaşmak, ulusal kibrin, dargörüşlülüğün, zoraki taşralılığın, anlamsız müfredat eğitiminin, tamamlanmayan kaderlerin ve kötü şansın meydana getirdiği hapishaneden kaçmaktı. Edebiyat daha büyük bir hayata, yani özgürlük alanına giriş pasaportuydu.

Edebiyat özgürlüktür. Özellikle de birer değer olarak okumanın ve içedönüklüğün ayaklar altına alındığı bir çağda edebiyat, özgürlüğün ta kendisidir!"
"Bir sanat yapıtında en yüklü öğeler, çoğu zaman en suskunlarıdır." Susan Sontag

Ağır ve akademik makalelerden oluşan bir metis seçkisi. Sanat ve edebiyat konusunda eleştirel bir bakış açısına ulaştırmak açısından güzel bir katkı. Bol bol düşünmek isteyenler için. Daha da ötesi okur: örnek bir çilekeş demek için.
Susan Sontag, çok birikimli ve bakış açılarını başkalarının gözünden de görebilmeye ayarlayabilen eşsiz bir kadın. Her gün her an, felaket, savaş, acı, sefalet dolu fotoğrafları görüyoruz, bakıyoruz. Altında, üstünde, yazdığı yazı kadar değildir fotoğrafların sakladığı acılar. Dilsiz birer dünya da olsalar, ne çok gizli bilgi taşıyorlar hiç düşündük mü? Bu kitapta fotoğraf sanatının incelikleri ve özellikle çekildiği anlarda nelerin yaşandığı, içeriği ve derinlikleri hakkında muazzam bilgi sunmuş. Okuduğum değişik kitaplardan biriydi. Özellikle fotoğrafların bilinmeyen yüzlerini merak edenler için çok iyi bir tercih olacağını düşünüyorum.
Bazı kitapların çok fazla popülerlik kazanmasıyla oluşan okuma merakı kişiyi o kitabı almaya zorlar ama beklenildiği gibi olmamasından sonra birçok kez hayal kırıklığı yaşanmıştır. Ancak! Bazı yazarlara ya da kitaplara olan iyi izlenimlerimiz, onları okuduğumuzda karşılaştıklarımız bizim bu düşüncemizi, hissiyatımızı doğrulayacak niteliktedir. İşte Susan Sontag da ben de böyle bir izlenim oluşturdu. Onun bir sözü ve fotoğrafının etkisiyle(Kafa Dergisi arka kapağında görmüştüm ilk kez) ona olan ilgim her geçen zaman biraz daha arttı. Onu okumaya başladığımda ise hayalimi gerçekleştirmiş gibi büyük bir heyecan duydum. Üzerine düşündüğüm birçok konunun yazarak ya da konuşarak açıklayamadığım taraflarını önüme serdi. Bu beni söyleşiye daha bir iştahla çekti... Sanırım bu hayatta kendi düşüncelerimizin oluşması, kendi sözcüklerimizi bulmamız bunu gerektiriyor. Yani biz bir boşluğuz. İçimizi doldurur ve çıkarımlarımızla kendimizi var ederiz...
Ayrıca Suson Sontag'ın üç yaşında okuma yazma öğrenmesi ve 6 yaşındayken klasikleri okumaya başlaması şaşırtıcı olmaz mı? Küçük yaşlarda yazma tutkusu ve birbirinden önemli yazarlarla okuma serüveni devam ettirmesi de cabası...
(Yanlış birine Aşık olmadığımı biliyordum!
Okuma durumundan değil, Hayır; Doğal bir çekiciliği var onun...
O ideal bir kadın tipi benim için...)
Toplumsal kıyımlarda pek çok insanın çektiği acıları, maruz kaldıkları şiddetleri duyarız, biliriz. Ancak tam olarak hissedebilmeye en çok bizi yaklaştıran, o anların ölümsüzleştiği fotoğraflardır. Gerek profesyonel gerek amatör önemli olan dehşet görüntülerini durdurup paylaşmaktır ki seslerini duyurabilmeye yardımcı olun. Franco ' nun İspanya'da, Hitler'in Avrupa'da, Sırpların Bosna'da, İsrail’in Filistin'de yaşattığı acıları başka nasıl bu kadar etkili anlatabilirsiniz başkalarına? Susan Sontag bu konunun çevresinde dönerken kalemini de o derece etkili kullanıyor. Fotoğrafları kafanızın içine çizmiyor kazıyor! Beni çok etkiledi.
Lord'un kendinden 20 yaş küçük birisiyle evlenmesine yol açan skandal bir aşkın hikayesi gerçek yaşam öyküsüdür. Eserde genellikle aşk, tutku, cinsellik ve politika hüküm sürüyor. skandal bir aşkın başrollerinden Emma'nın Lord'u aldatmasıyla birdenbire hayatlarının alt üst olması esere hüsran bakımından katkı sağlıyor. Amerikan edebiyatının usta kadın yazarlarından Susan Sontag tarihsel bir doku içinde kullandığı dil ve kurgu ortaya çarpıcı bir roman kazandırmış.
“Bu kitap fotoğrafı anlamak isteyenlerin kutsal kitabıdır.” der dururdu çok kıymetli bir hocam. “Fotoğraf Üzerine” çok kritik noktada durur ama diğer kitapları ve makaleleri de incelemeye değerdir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Susan Sontag
Unvan:
Abd'li Deneme ve Roman Yazarı, Kuramcı, Eleştirmen ve İnsan Hakları Savunucusu
Doğum:
Abd, 1933
Ölüm:
Abd, 2004
Susan Sontag (16 Ocak 1933 – 28 Aralık 2004) dünyaca tanınan ABD'li deneme ve roman yazarı, kuramcı, eleştirmen ve insan hakları savunucusu. The New York Review of Books, Commentary ve Partisan Review'da birçok denemesi yayınlandı. Roman yazmaya 1963 yılında başlayan Susan Sontag, aynı zamanda film senaryoları yazdı ve yönetmenlik yaptı. Denemeleri Against Interpretation (1966), About Photography (1977), Illness as Metaphor (1978) ve Under the Sign of Saturn (1980), romanları The Benefactor (1963), Death Kit (1967), The Volcano Lover: A Romance (1992), öyküleri Ben, Vesaire (1977), filmleri Duet for Cannibals (1970), Brother Carl (1974), Promised Lands (1974) ve Unguided Tour (1983)'dur.

Yazar istatistikleri

  • 24 okur beğendi.
  • 77 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 124 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.