Giriş Yap

Susanna Tamaro

Yazar
8.0
4.681 Kişi
Unvan
İtalyan romancı ve film yönetmeni
Doğum
Trieste, İtalya, 12 Aralık 1957
Yaşamı
Roman, öykü, dergi makaleleri ve çocuk edebiyatı yazarıdır. Susanna Tamaro, İtalyan kent soylu bir ailenin kızı olarak Trieste'de 1957 yılında doğdu ve büyüdü. Anne ve babası boşanan Tamaro, babasını alkolik, annesini ise "soğuk ve zalim" olarak tanımlar. Anne ve babası ayrıldıktan sonra anneannesi tarafından büyütüldü. Bir İtalyan sinema okulu olan Centro Sperimentale di Cinematografia'da okumak için burs kazandı ve 1977'de yönetmenlik diploması aldı ve yönetmen Salvatore Samperi ile çalışmaya başladı Birkaç yıl televizyon endüstrisinde yazar ve editör olarak çalıştı. 1978 yılında ilk öykülerini yazmaya başladı. İlk romanı Illmitz 1981'de tamamlandı, ancak ulaştığı tüm yayınevleri tarafından reddedildi ve ancak 2013'te yayınlandı. 1989'da "La testa fra le nuvole" (Aklı Bir Karış Havada) adlı romanı Marsilio tarafından yayımlandı. 1991'de yayınlanan İkinci kitabı "Per voce sola" (Tek Ses İçin) Uluslararası PEN ödülünü kazandı. 1991 yılında çocuklar için "Cuore di ciccia" (Tombul Yürek) adlı bir kitap yazdı. 1993 yılında yayımladığı "Va' dove ti porta il cuore" (Yüreğinin Götürdüğü Yere Git) adlı romanı ilk yayınlandığında eleştirmenlerden olumlu tepkiler almamasına rağmen en çok satanlar arasına girdi ve 2008 yılına kadar 15 milyon kopya sattı. 20. yüzyılda en çok satılan İtalyan kitabı olarak tanımlanan roman 2008 itibariyle Amerika Birleşik Devletleri'nde de yaklaşık 25.000 kopya satmıştı. Roman, 1994 yılında Premio Donna Citta di Roma ödülünü kazandı. 2002 yılına kadar 44 dile çevrildi ve 1996 yılında İtalyan yönetmen Cristina Comencini, romandan uyarlanan aynı adlı bir film çekildi. 1997'de "Anima Mundi" (Dünyanın Ruhu) adlı romanını yayınladı ve "hakaret, tehdit ve iftira" içeren "utanç verici bir kampanya" olarak nitelendirdiği Peder Walter'ı tasvir etmesi nedeniyle geniş çapta eleştirildi. 1998'de bir İtalyan dergisi olan Famiglia Cristiana için yazdığı "Dear Matildha - I can't wait for man to walk" (Sevgili Mathilda, İnsanın Yürümesini Dört Gözle Bekliyorum) adlı makalelerden oluşan derlemesini yayınladı. Rispondimi (Cevap Ver Bana) adlı kitabı Kirkus Reviews tarafından "seks ve şiddet yığınlarıyla aydınlatılan kutsal soyutlamalar" olarak tanımlandı. Kitap, bir fahişenin kızı, bir iş adamının karısı ve kıskanç bir kocanın yer aldığı üç hikayeden oluşuyordu. 2001'de "Raccontami" (Yanıtla Beni) adlı kitabını yazdı. 2002'de "Più fuoco, più vento" (Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar) ve 2003'de "Fuori" yayınlandı. 2005'te "Rispondimi"nin "Cehennem yok" başlıklı bir hikayesine dayanan "Nel mio amore" adlı filmini yönetti. 2006'da, "Yüreğinin Götürdüğü Yere Git" (Va' dove ti porta il cuore) adlı romanının devamı niteliğindeki "Ascolta la mia voce"u (Yüreğimin sesini dinle) yayınladı. 2008'de Luisito (Luisito - Bir Sevgi Öyküsü) adlı romanını yayınladı. Eylül 2018'de bir sonraki kitabının çıkacağını duyurdu ve içinde yaşamın ilk yıllarından beri Asperger sendromundan etkilendiğini düşündüğünü ifade etti. Genelde günlük ya da mektuplar şeklinde yazar. Olayları birinci ağızdan anlatır. Eserlerinde hep bir hüzün vardır. Kahramanları genellikle ölümün eşiğine gelmiş ama bu durumu kabullenmiş; hayatta aradığını bulamamış insanlardır. 2002'deki bir röportajda Tamaro, babasının Taoizm'e ve Yahudi annesine olan ilgisi de dahil olmak üzere ailesinin dini inançları nedeniyle kendisini çevreci ve vejetaryen hatta "Katolik'ten çok Hristiyan" olarak tanımladı. 2021 itibariyle yazar Roberta Mazzoni ile otuz yılı aşkın bir süredir birlikte yaşamaktadır. Roman - Büyülü Çember (1994) - Yüreğinin Götürdüğü Yere Git (1994) - Aklı Bir Karış Havada (1989) - Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar (2002) - Yüreğimin sesini dinle (2007) - Anima Mundi (Dünyanın Ruhu) (1997) - Sonsuza Kadar - Luisito - Bir Sevgi Öyküsü (2008) - Var Olan Ada (2012) - Her Melek Korkunçtur (2013) - Büyük Bir Aşk Hikayesi (2021) Öykü - Tek Ses İçin (1998) - Yanıtla Beni (2001) Çocuk kitabı - Kitaplardan Korkan Çocuk (2000) - Tobia ve Melek (2000) - Tombul Yürek (1999) Günlük - Söyleşi - Sevgili Mathilda, İnsanın Yürümesini Dört Gözle Bekliyorum (2000) - Eve Doğru (2000)

İncelemeler

Tümünü Gör
83 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Yalnızlığınızı değerinibilenle paylaşın.
Merhaba 1k okurları! Kitap okumak eşsiz bir duygudur. Bunu kitapsever herkes bilir zaten. Bir de kitabı okurken size eşlik eden bir arkadaş, bir dost, değer verdiğiniz bir okur daha olursa bu daha bir anlamlı oluyor sizin için. Yani en azından bana göre öyle. Mesele yarışmak değil. Kim kazandı, kim önce bitirdi değil. O kitabı sen okurken, seninle beraber biri daha okuyor, bunu bildiğin için daha bir merak sarıyor insanı. Çok değer verdiğim ve saygısına ayrıca hayran olduğum okurlardan olan
ÖMER H
ile kitap okumak kararı aldık. Kitabın kısa ve okunur olmasını rica ettim, sağolsun saygıyla karşıladı. Ve kitap seçimini kendisine bıraktım. Teşekkür ederim Hocam. Bu kitabı seçerken bilmiyordunuz ama, benim iki tane papağanım vardı. Ketsi ve Max. O kadar çok bağlanmıştım ki onlara. Ne var ki bazı sebeplerden başka birine verdim:(( Her hatırladığımda gözlerim dolar. Bu kitabın bende yeri hep ayrı olacak.. Gelelim kitaba. Eşini kaybetmiş, çoçuklarını evlendirmiş yalnız yaşayan emekli öğretmen Anselma'nın hayatı çöp kutusuna çöpleri atarken bulduğu Amazon papağınıyla değişir. Luisito ismini verdiği papağan yalnızlığını paylaştığı hayat arkadaşı olur. Kitabı okurken evlatları tarafından sevgisiz bırakılmış bir anne, adaletin terazisinde kaybetmiş öğretmen, kaybettiyi eşine dair düşüncelerinde yaşadığı karmaşayla dul bir kadın vardı karşımda. Ama en önemlisi bir canlıya bağlanmış insan gördüm. Yalnızlık paylaşılınca anlam kazanır. Ama yalnızlığımız o kadar değerli ki onu değerini bilecek olanla paylaşmalı. Kitabın dili akıcı. Bir çırpıda okunacaklardan. Ve kitabı okurken;"Yazarın kaleminden ikinci bir kitabı daha okurum", dedim kendime. Hayatınıza sevgi katın. Çünkü sevgi bütün dertlerin, hastalıkların çaresidir. Sevgi iyileştirir. Yeni bir kitap incelemesine kadar keyifli okumalar.
·
1 yorumun tümünü gör
Reklam
152 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Doğduğumuz günden itibaren, bize öğretilen bir hayat var ve birçoğumuz kendimize bir çember çizer bu hayatı oraya taşır ve içinden ölene kadar çıkmayız. Çünkü basittir, öğrenilmiştir, irade yerine refleks yeterlidir. Hepimiz düşünmüşüzdür, acaba bunun dışına çıksak ne olur diye ama bir çoğumuz çıkmamıştır ya da çıkamamıştır. Kitap, çemberin dışına çıkan bir kaplan ve bir şamanı anlatıyor. Bazen kendi doğamızı bulmamız için yolumuzu değiştirmemiz, engelleri geçmemiz, başka tecrübeler edinmemiz gerektiğini çok güzel anlatıyor. Aslında şu alıntı kitabın kısa bir özeti niteliğinde : “Kulübedeki adam bir kez ona, "Senin susuzluğun, suyla dindirilen türden değil," demişti. "Merak sende sorular yaratıyor ve sorular bir ırmağın coşkun sularına benzer. Onu asla durduramazsın, asla tek bir damlasını yakalayıp, "İşte bu gerçekten sonuncuydu,' diyemezsin.". Geniş bir okuyucu kitlesine hitap edebilecek bu kitabı herkese tavsiye ederim.
158 syf.
·
4 günde
·
Puan vermedi
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git Analiz
Bir büyükannenin torununa vefatı sonrası için yazdığı mektupları barındırıyor kitap. Vefatı sonrası evet... Çünkü kuşak çatışması sonucu torunu evden ayrılıyor ve yaptıkları anlaşma üzerine birbirlerine yazmak yasaktır. Büyükanne kendisinin hastalığını, geçmişe dair sırları anlatıp anlatmamak konusunda tereddüt ediyor ve anlaşmayı bozmak istemiyor. Bu nedenle de mektupların kendisinin vefatı sonrası okunması için yazıyor. Her bir önceki büyük ebeveyn ile kendisinden sonrakinin yaşamının benzer olduğunu görmekteyiz. Büyükanne katı dogmatik bir ailede büyüyor. Evliliğinde çocuğu olmuyor eşinden ve gittiği kaplıcadaki bir adamdan çocuğu oluyor bunu ömür boyu saklıyor daha doğrusu zannediyor ve eşi bunu biliyor. Aynı şekilde burada olan kızı da Türkiye'de tatil yaptığı sırada bir adamdan hamile kalıyor ve mektupların sahibi olan torun böylece var oluyor. Büyükanne, kızı ve torununa kendisine verilen katı sevgisiz bir eğitim yerine onlarla ilgilenen sevecen anlamaya çalışan biridir. Fakat kızı ve torunu bunun asla kıymetini bilmeyecek sürekli tartışmaya odaklı gergin bir hal takılacak ve evlerden gidecektir. Kader, yasak aşk, kuşak çatışması, vefasızlık gibi konular çok güzel şekilde anlatılmıştır.
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.47