Taha Kılınç

Taha Kılınç

Yazar
9.1/10
63 Kişi
·
135
Okunma
·
22
Beğeni
·
1.633
Gösterim
Adı:
Taha Kılınç
Unvan:
Yazar
Doğum:
Mersin, 1980
1980 Mersin Anamur doğumlu Nazmi Taha Kılınç, 1999 Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunudur. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni 2003 yılında tamamlayan Kılınç, farklı dergilerde yazılar kaleme almıştır. Edebî ve akademik çalışmalarına devam etmekte olan yazarın; 365 Günde Peygamberimin Arkadaşları (2009) adlı kitabından yola çıkılarak açılan yarışmaya katılan çocukların sahabelere yazdıkları mektuplar, En Sevdiğim Sahabe (2010) adlı kitapla okurlara ulaşmıştır.
Gözyaşını kaybettik biz.Yumuşak kalpli olmayı,merhameti,gönül titrekliğini yitirdik.
Kendimize soralım:
"En son ne zaman ağladık?"
“Allahım!
Senden senin sevgini,
seni sevenlerin sevgisini ve
beni senin sevgine yaklaştıracak
amelin sevgisini istiyorum!”
Dışarıdan bakıldığında İslam’la hiç alakası olmadığı zannına kapılabileceğimiz bir hanımın,
havaalanında ihramlı gençleri görünce;
‘Efendimize selam götürün deyişi...
Ve o anda kalpten geçen,
‘Allah’ın kulları hakkında suizanna kapılmamalı;
sen kimsin de hüküm veriyorsun ?uyarısı...
Acı sıradanlaştı, normalleşti,rutin haline geldi.
Tıpkı Filistin ve başka coğrafyalardaki acılar gibi...
İslam, namaz ve abdestten ibaret değildir. İslam inceliktir, insan ilişkilerinde özendir, kibarlıktır, nezakettir, empatidir...
İslam dünyasının elindeki imkanlar günlük siyaset,
kavga ve hırslara kurban edilirken,
Kudüs'teki yangın hala sönmüş değil.
Bu kitabı çok önce okumuştum. Çok hoşuma gitmişti. Peygamber efendimizin hayatını hangi kitaptan okursanız okuyun, hepsinden ayrı zevk alırsınız.
Bu kitabı okuduğumda Kudüs hakkında aslında hiç bir bilgiye sahip olmadığımı fark ettim. Müslümanlar olarak öyle eksiklerimiz var ki... Okumadığımız için sadece medyanın bize gösterdiğiyle hareket ediyoruz. Kudüs bir anlığına gündeme geliyor, herkes slogan atıyor, sosyal medyada İsrail’i kınayan paylaşımlar yapılıyor ve ortalık yatışınca Müslümanlar tekrar gaflet uykusuna geri dönüyor. Bu da Kudüs meselesinin asla bir çözüme ulaşmamasına sebep oluyor. Bu kitap biraz olsun bizi aydınlatıyor, üstüne de 5 tane kitap tavsiyesi veriyor. Eğer Allah’a bir Müslüman olarak iman ediyorsanız Kudüs hepimizin önünde bir sınav kağıdı. Hepimizin imtihanı. Ve biz bu imtihanı bir kaç günlük “zalim“ kınamasıyla kazanamayız. Önce okuyacağız. Sonra savaşacağız.
Kitapta yaşamdan kısa kısa hikayeler, örnekler, tavsiyeler vardı. Hem Keyif alarak okuyacağınız hem de ders çıkaracağınız bir kitap. Daha iyi bir insan, daha iyi bir kul olmak adına güzel tavsiyeler de mevcut. Kitabın ismi de ayrıca güzel..
Ve en önemlisi de;
"Kırmadan, İncitmeden" ayrılalım şu dünyadan...
Hazırlanın Taha Kılınç, Seyrüsefer’le bizi yolculuğa davet ediyor. Sadece Müslüman ülkelere değil Uzak Doğu ve Balkan Ülkelerini de kapsayan geziler fotoğraflarla zenginleştirilmiş. Bu özellik anlatılan ülke ve detayları daha somut ve hayal edilebilir kılıyor.

Fas, Tunus, Yemen, Filistin, Katar, Japonya, Güney Afrika, Bosna, Makedonya ve Lübnan’ı anlatan Kılınç, seyahat yazıları okumayı seven kitlenin yanı sıra diğer okuyucu da satır aralarına çekmeyi başarıyor.

Okurken “kesin bende gitmeliyim” diyorsunuz ve notlar alıyorsunuz. Sonra kendinizi bir sonraki tatiliniz için plan yaparken buluyorsunuz.

Taha Kılınç sadece gezi yazısı yazmamış. Müslüman bir gözle ve Müslümanca bir bakışla yeryüzünü yorumluyor. Bu perspektiften bakıldığında seyahat gezmek ve eğlenmekten çıkıp dünyayı tanımak ve bizim düşünmediğimiz manada cihada çıkıyor.

Kılınç bir röportajında konuyu şöyle özetliyor. “Kur’an-ı Kerim’de, Al-i İmran Suresi’nin 137. ayetinde şöyle buyruluyor: “Sizden önce nice yaşam tarzları gelip geçmiştir. Yeryüzünde seyahat edin. Yalancıların sonu nasıl olmuş bir bakın.” Burada seyahat etmeyle alakalı olarak verilen emrin geçtiği cümle, gramer olarak, “namaz kılın, zekat verin” emirlerindeki bağlayıcılıkla aynı. Ayetteki ifadeler önemli. “Kitap okuyun” yahut “gidenlerden dinleyin” diyebilirdi. “Yeryüzünde gezin ve bakın” ifadeleriyle, bizim somut olarak ve bizzat incelememiz isteniyor.

Bir buçuk satırlık kısacık bir ayetin zımnen emrettiği şeylere bakalım: Tarih, sanat tarihi, coğrafya, sosyoloji, arkeoloji, antropoloji gibi ilimlerde derinleşmek; yeryüzünde dolaşabilmek için seyahat vasıtaları edinmek; helal yolculuk, konaklama ve beslenme alternatiflerini geliştirmek… Hepsi aynı ayetten çıkan sonuçlar. Niyet bu şekilde oluşturulursa, yeryüzündeki her bir hareket, insan için infaka ve cihada dönüşür. Görülen şeylerin kayıt altına alınması ve yazılı olarak aktarılması da, gezenler için ayrı bir görev bence.”

Anlaşılan seyahat notlarını bir de bu perspektiften okumak gerekiyor…
Ne zarif ne içten sözler.Eksiklerimizin kalemle yazılmış hâli.Yanlışlarımızın,yanlış anlamalarımızın unuttuğumuz bazı hakikatlerin kağıda dökülmüş hali.Okunması evlâ olur.
Taha Kılınç, toplumsal uzlaşı ve tartışma kültürünün unutulduğu günümüze bir panzehir ve ilaç sunuyor: Kırmadan incitmeden.

Herkesin bir hayatı var ve insanlar dünyaya bir kez geliyor. Birlikte yaşıyoruz ve her geçen gün heybemizden eksiliyor. Ve Müslümanlar olarak bu dünyanın geçiciliğine inanıyoruz. Asıl olan dünyanın ise bu dünyada yapıp ettiklerimizden oluşacağına inanıyoruz. Fakat bütün bunlara rağmen hala ikili ilişkilerimizde kaba ve kırıcıyız.

İşte Taha Kılınç tam olarak bu noktadan hareketle ismiyle müsemma, kırmadan incitmeden bir hayatın nasıl yaşanabileceğinin tarifini yapıyor. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ve anektodların kitaplaştırılmış halini elimizde tutuyoruz, Kırmadan İncitmeden’de.

Günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz gerçek meselelere ufak dokunuşlar yapıyor Kılınç. Yüzümüzdeki tebessümden karşımızdakine selam vermeye varan küçük fakat etkili, hepimizin bildiği fakat yaşadığımız dünyada unuttuğumuz hasletleri hatırlatıyor. Pratik, kolay fakat yararlı birçok öğüdü böylece paylaşıyor bizimle.

Kitabı okurken işte bu kadar kolay dediğimiz şeyler, aslında yapmadan önce bizlere zor gelen şeyler oluyor. Sırf bu gerçek bile adım atmak için bizlere kolaylık. Kırmadan İncitmeden göz ardı ettiğimiz adabı ve tartışma üslubunu da böylece yeniden hatırlatıyor.
Daha önce hiç duymadığım bir isimdi ancak kitabın bölümlerine bakınca dikkatimi çekti aldık ancak okuma fırsatı bulduk. İstifade edilmesi gereken ünlü Matrix filminin bir fügüranı olmadığımızı aslında gerçek bir hayatımız olduğunu ve bu hayat sonunda da gerçek bir karşılık alacağımızı ama nasıl istiyorsak onu alacağımızı göstermeye çalışmış yani bir bakıma bize özünüze dönün mesajı veriyor. Toplumsal ve dini argümanların temelde insanı hem dünya hem sonsuz hayatında mutluluğa ulaştıracak basit kolay ve zevkli yolları rahatlıkla keyifle geçmemizin mümkün olduğunu örneklerle ve kimi zaman da tarihi olaylarla kişilerle göstermeye çalışmış akıcı ve sürükleyici bir eser.
Taha Kılınç'ın zaman zaman yazmış olduğu anektodlardan oluşan kitap çok istifadeli bölümler içeriyor. Okuyanı yormayan, günlük dille yazılı bir üslûb sergilenmiş.
Şimdi bu yıl okuduğum ve çok beğendiğim üç deneme kitabını peşpeşe paylaşacağım. Niyeyse kitapların yazarları farklı olmasına rağmen birbirlerine çok benzetiyorum.
Zannediyorum üç kitap türü de aynı olduğu için.
Üçü de çok ufuk açıcı, düşündürücü, fark ettirici ve kalbe dokunan kitaplar.
Diyeceğim o ki okuyunuz.
İlk kitabımız Taha Kılınç abinin Facebook yazılarından oluşuyor. O yüzden güzel bir hesap keşfetmişsiniz de sayfasını aşağı iniyormuşsunuz hissiyatı oluşuyor. Çoğunluğu kısa yazılar. Günübirlik yazıldığı için bir çok konuya değinme imkanı oluşmuş. Siz de okurken bir nevi beyin Jimlastiği de yapmış oluyorsunuz. Şahsen ben okurken akşamları azar azar okudum. Sebebi; değinilen konuyu daha iyi düşünmek içindi. İşe yaradı. Beğendiğim yerleri zaten çizdim ve not da ettim hatta kağıda yazıp, okunabilecek yerlere de yapıştırdım.
Böyle yalın, derdi olan, tabiri caizse tirübünlere oynamayan kitapları seviyorum.
Tabi bu tür kitaplarda okuduğunuz yazar çok önemli. Fikirlerinize katkı sağlayan, düşününce bakış açınızı genişleten kitaplar olduğu için düzgün düşünen insanların kitaplarını okumalısınız. Bu çok önemli. Ya da ayırt edebilecek alt yapıya sahip olmalısınız.
Güzeldi. Kesinlikle. Hemen okuyunuz. Tavsiye ediyorum.
Kitabımız Taha Kılınç'ın sosyal medya hesabından paylaştığı gönderilerinin kitaplaştırılmış hali.Şahit olduğu problemler ve yaşadığı olaylar karşısında ayet ve hadisler ışığında nasıl #kırmadanincitmeden başetmiş anlatıyor ve bizlere de yol gösteriyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Taha Kılınç
Unvan:
Yazar
Doğum:
Mersin, 1980
1980 Mersin Anamur doğumlu Nazmi Taha Kılınç, 1999 Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunudur. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni 2003 yılında tamamlayan Kılınç, farklı dergilerde yazılar kaleme almıştır. Edebî ve akademik çalışmalarına devam etmekte olan yazarın; 365 Günde Peygamberimin Arkadaşları (2009) adlı kitabından yola çıkılarak açılan yarışmaya katılan çocukların sahabelere yazdıkları mektuplar, En Sevdiğim Sahabe (2010) adlı kitapla okurlara ulaşmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 135 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 125 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.