Tahereh Mafi

Tahereh Mafi

Yazar
8.2/10
311 Kişi
·
664
Okunma
·
35
Beğeni
·
3331
Gösterim
Adı:
Tahereh Mafi
Unvan:
Yazar
Doğum:
1988
Tahereh Mafi (1988 doğumlu) Connecticut'taki küçük bir kasabada dünyaya geldi .Ailenin en küçük çocuğu ve dört büyük kardeşi var.Mafi, Irvine, California'daki University High School'tan mezun oldu.Sekiz farklı dilde farklı düzeylerde yetkinliğe sahiptir.Üniversitede bir dönem boyunca yurtdışında İspanya'nın Barselona şehrinde öğrenim gördü.İlk romanı Shatter Me'yi yazmadan önce Mafi, bir kitabın nasıl yazıldığını daha iyi anlamak için beş el yazması yazdığını belirtti.
Mafi şu anda Santa Monica, California'da ikamet ediyor ve burada yazmaya devam ediyor. 2013'te yazar Ransom Riggs ile evlendi
Tek yapmam gereken gözlerimi açmaktı. Tek yapmam gereken bir kitap açmaktı. Bir sayfadan diğerine kanayan hikayeleri görmekti. Kağıda oyulan hikayeleri görmekti..
448 syf.
·4/10
39. Günün sonunda bitti. Ve sitemle başlamak istiyorum, 'Neden hesapta olmayan bir kitap daha yazdınız hanımefendi?' Diye sormak istiyorum. Ignite Me'nin sonu açıktı ama böyle bir devam kitabı gelmese de sorun olmazdı. Hiç alınmazdım. Ignite Me bittikten sonra bu kitabı aşırı merak ediyordum. Hemen gelsin istiyordum, zaten bu yüzden- merakım yüzünden çeviriyi beklemeden hemen atladım kitaba. Aferin bana.

Aslında anlayabiliyorum, sonuçta bu seri dizi olacak ve dizinin uzun soluklu olacağı kesin. Sadece üç kitaplık konu yetmeyeceği için, devamı neden yazılmasın? Yazılsın tabi yazılsın ama ben bundan sonra okumam. Diziyi izlerim artık devam kitaplarında neler olduğunu oradan öğrenirim. Türkçe okuduğumu düşünsem en fazla 6-7 saatimi alır bir kitabını bitirmek. Dizi izlersem daha kârlı olurum ve sıkılırsam da atlatabilirim...

Uzun uzun, ne yazabilirim diye düşününce pek bir şey gelmiyor aklıma. Sadece ilk üç kitaptan çok farklıydı, konu o kadar sapmış ki. Tamam bende merak ediyordum Juliette'in annesini babasını falan ama detaylı olarak okumak istemiyordum yani. Daha fazla Warner ve Juliette okurum sanıyordum. Aralarına böyle yoktan yere mesafe girmesini hiç beklemiyordum.

Bu kitap yeni bir seriye giriş gibi bir şey olmuş, hatta belki de öyledir. Hiç bilmiyorum. Okumamın nedeni diğer kitaplarda da olduğu gibi sadece Warner'dı. O olmasa Kenji, Juliette falan umurumda değil. Bu kitapta Warner olduğu halde okumak istemedim. Yani kırk günün belki 10 günü açıp okumuşumdur, o derece. Warner bile karamsardı, böyle düşünceleri beni boğuyordu. Hiç açıp okuyasım gelmiyordu.


Kenji ve Warner'ın diyalogları hoştu ama ben Kenji'yi sevmediğim için pek bir şey yazasım yok. Ve şunu da fark ettim çoğu karakter arka plandaydı. Üç kitaptan sonra bu kitap harcadığım emeğe ve zamana değmedi kısacası.

Yazarın son kısımda herkesi birbirine bağlaması, biraz güzel biraz da-klişe? Hiç sevmedim. Ama mantıklı olduğu için saçma olduğunu söyleyemeyeceğim. Sadece Juliette orada ölseydi ve Warner bize kasaydı... Huzur içinde kitabı kapatıp gülümseyebilirdim. Wow denecek bir olay olurdu en azından.

Tahereh Mafi'nin Juliette'i öldüreyeceğini herkes bildiği için hiç heyecanlanmadım o olayda, doğal olarak.

Karakterler bu kitapla birlikte çoğalmaya başladı ve eskiler biraz geri planda kaldı. Ya da kalacak. Kalmaya mahkumlar. Çünkü konu saptı.

Seri dizi olmasaydı da Film olsaydı bu kitaba gerek kalmazdı. Ama bu sefer de çoğu sahne kesilirdi... Susayım ben, şimdilik hoşçakal Warner.

(Kendimden emin olamıyorum, diğer kitabı Türkçe okurum büyük ihtimal-uyuya uyuya.)
312 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Bir varmış bir yokmuş..
Çok uzaklarda Ferenorman adında bir ülke varmış. Bu ülke rengarenk ve sihirliymiş. Sihir topraktan geliyormuş ve renkler sihiri temsil ediyormuş. Ne kadar renkli ise o kadar sihirli olan bir dünyada albino olarak dogan bir kızımız varmış. Bu kızımızın adı Alice. Onu tek seven insan olan babası 3 yıl önce elinde sadece bir cetvel ile ortadan kaybolunca kızımız çok yalnız kalmış Annesi onu sevmiyor, kardeşleri ise umursamıyormuş.
Kızımız Alice bir gün babasını bulmak için yola çıkmış ama bunu asla tek başına yapamazmış. Çünkü babası hiç bilmediği Ötediyar'daymış. Orayı bilen tek kişi olan Oliver'ı yanına alıp yola çıkmış ama hiçbir şey kolay olmayacakmış. Bize de Alice ve Oliver'in Ötediyar macerasını okumak kalmış

Kitabın diline alışana kadar çok zorlandığımı itiraf etmem gerekiyor. Arada anlatıcının da yorumlarının olduğu değişik bir yazım şekli vardı. Alıştıktan sonra hızlı ve keyifli okunsa da alışana kadar sıkıldım. Oliver'in her şeyi bilip hicbir şey anlatmamasina sonra bir şey olduğunda Alice kızmasına uyuz oldum. Kitabın diline alışmamız Oliver'in normale dönmesi aşağı yukarı aynı zamana geliyor. Maceranın yanında alt metinde çok güzel mesajlarda veriliyor aslında.
Kapak tasarımı için aldığım kitaplardan biri olmasından mütevellit çok bir beklentim olmadan başladım. Ilk yarıdan sonra hızlıca bitti zaten. Okudum pişman değilim ama okumasam da bir kaybım olmazmış.Ikinci kitabı çıksa alır okurum yine de. Bu yüzden ben önermeyeyim siz konu ilginizi çektiyse kendiniz karar verin diyorum ve kaçıyorum.
424 syf.
·Beğendi·8/10
BENİ BIRAKMA / TAHEREH MAFI
Serinin ikinci ve olayların daha da derinleşip karıştığı kitaptır.İlk kitapta Juliette’in mahkumiyetinden kaçışını ve kendi gibi olanlarla yaşamaya başlamasını okumuştuk.Kaldığımız yerden devam ediyoruz.Ama bu kez savaş kapıda ve olacakları önlemek mümkün değil.Omega noktasında yeteneğini geliştirip olacaklara kendini hazırlamaya çalışan bir Juliette var karşımızda.Ve yine onu isteyen peşini bırakmayan Warner ile devam ediyoruz.Bir çok sırrın ortaya çıkışı sağlanıyor ve bu sırlar herkesi zora sokuyor.Özellikle Adam ve Warner dışında herkesin Juliette’nin ölümcül dokunuşundan zarar görüyor olması bu kitapta nedenleriyle birlikte ortaya seriliyor.Bu gerçekten hiç hoşlanmamakla birlikte, Adam karakterinin bu kitapta oldukça geri plana atıldığını Warner’ın ise öne çıktığını görüyoruz.Aşk üçgenlerinden kesinlikle hoşlanmıyorum özellikle arada kalan karakterin ne istediğini bilmemesi ve her iki yana da savruluyor olması sinir bozucu bu yüzden üçüncü kitabı okumakta isteksizim.Adam karakterine ayılıp bayılmıyorum veya Warner’a sinir olmuyorum.Ama malesef ki genç kızımız yıllardır ilgiye, sevgiye aç olduğu ve kimseye dokunamadığı, kimsede ona dokunamadığı için hepsine sahip olduğu bu iki kişi arasında gidip gelmesi kaçınılmaz.Bu arada kalma durumu biraz sıkıntılı ama bu kitapta asıl adamımızın kim olduğu aslında oldukça açık veriliyor.En kısa zamanda kalan sırlarla birlikte tekrar okumaya devam edeceğim.
332 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Öncelikle Warner karakterini sevdiğimi itiraf etmek zorundayım. (Lanet olası kötü adam sevdam!) Roman, aynı zamanda aksiyon bakımından da zengin. Bana Dokunma'nın distopik dünyasında Yeniden Kuruluş isimli örgüt, dünyayı daha iyi bir hale getirmek için tüm kontrolü eline almış fakat çok daha kötülerine sebep olmuş. Eski dünya yerini çok daha berbat bir yere bırakmış.
Dediğim gibi, yazarın tarzı hayli ilginç. Juliette’nin aklından geçirdiği ama düşünmek bile istemediği sözlerin üzerini çizmiş. Çok enteresan betimlemeler kullanmış. Juliette’nin kızarışlarını bol bulmuş, başlarda susup durmasını mantıklı bulmamış olsam da ilerledikçe güzelleşen bir kitaptı. Bir de fazla romantizm sevmeyenlerin uzak durmalarını öneririm. Çünkü Adam ve Juliette arasında bu tür sahneler çokça mevcut.
332 syf.
·8/10
İlk çıktığı zamanlar okuyup çevirisine ara verilince küserek yüzüne bakmadığım serinin ilk kitabı. Hazır dördüncüsü de çıkmışken tekrar başla güzeldi be dediğim ve pişman olmadığım bir distopya. Okurken bir an Marvel, DC nin günümüz versiyonu gibi hissettirdi özel güçler konusunda. Tabi farkı içerisindeki aşkın daha yoğun olması. Bundan on sene sonrada tekrar okumayı isteyeceğim bir seri.
Ümit; bir damla bal, baharda açan bir lale tarlası gibi. Taze bir yağmur, fısıldanan bir yemin, bulutsuz bir gök, bir cümlenin sonundaki mükemmel nokta işareti. Ve bu dünyada dibe batmama engel olan tek şey.
400 syf.
·9/10
Restore Me... Lütfen hemen çevrilsin. İncelemeye nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Kitap dün bitti ama bir türlü kafamı toparlayamadım inceleme yazabilmek için.

Ne düşüneceğimi bilemez durumdayım, Tahereh Mafi, tam bir romantik diye düşünüyorum sadece kitabı bitirdiğim andan beri. Bu kadar yerli yerinde romantiklik benim duygularımı zorladı. Kafamı bir ara duvara vurdum, iç çekişlerimi say say bitmez zaten. Kaç kere gözümü yumup duygularımı bastırmaya çalıştım hiç girmiyorum oralara...

Kenji'ye ısınamadığımı söylemiştim, bu kitapla birlikte hafiften sevmeye başladım onu da. Adam'a olan hislerim belki değişir ama Juliette'e savurduğu o aşırı kırıcı sözleri unutabileceğimi sanmıyorum. Yani okurken gözlerim yerinden çıkacaktı, ben Juliette'in yerinde olsaydım kesinlikle ağlardım. Elimde değildi çünkü bu kadar ağır lafları eskiden sevdiğim ve hala biraz değer verdiğim birinden duymak hayli yıkıcı olurdu benim için. Juliette iyi dayandı. Neyse.

Beni Bırakma'nın sonunda Juliette vurulmuştu biliyorsunuz ve bu vurulma olayı onu kendine getirdi. Bence bu gerekliydi. Başka şekilde biraz saçma gelebilirdi. Vurulma tam yerinde olmuştu. Warner'ın orada oluşundan söz etmek istemiyorum. Warner'a olan hislerime girmek istemiyorum. Çok uzun sürebilir çünkü.

Warner yine aşırı romantik gelecek bir şekilde Juliette'in hayatını kurtarıyor. Spoiler oluyor mu bilmiyorum sonuçta Juliette ölecek değil...

Juliette'in aklının başına gelmesiyle birlikte tahmin edeceğiniz gibi hemen arkadaşlarını soruyor. Warner hepsi öldü diyor ama Juliette tabii ki inanmıyor, inanamıyor. Omega noktasının olduğu yere gittiklerinde Kenji'yle karşılaşıyorlar oradan da sağ kalmış sekiz kişinin yanına diyorlar. Adam ölmedi, Juliette onun nasıl olduğunu sormuyor. Aklına bile gelmiyor. Kenji de bunun farkında, juliette biraz geç fark ediyor.

Adam'ın evine geldiklerinde olayların ardı arkası kesilmiyor. En sonunda Adam çıldırıyor... Bence en olmasj gereken şey oluyor. Nihayet Juliette Adam'a hiç aşık olmadığının farkına varıyor. Tıpkı Feyre'de olduğu gibi.

Juliette'in o düğmeye defalarca basmasıyla Warner'ın içeri dalması.... Bu kadar romantik olmamalı bu sahneler. Lütfen dizide de böyle olsun da hıçkırarak ağlayayım. Diziyi de dört gözle bekliyorum bu arada.

Juliette'in arkadaşlarını yanında istemesi ve Warner'ın Juliette'i kıramadığı sahne de içimi eritti söyleyeyim. Herkes Warner'ın odasının altındaki spor salonu gibi yere toplanıyor. Ve savaşa hazırlanıyor. Herkesin bir arada oluşunu sevdim. Tahereh Mafi işini biliyor.

Özellikle de Warner'ın Juliette'in yaptıklarına dayanamaması, ölecekmiş gibi olması... Mükemmeldi. Canlı canlı izlemeyi istiyorum. Umarım uzun sürmez.

Juliette'in Warner'a olan ilgisinin artması ama buna rağmen o a aşık olup olmadığını bilmemesi bana göre çok normaldi. Aklı başında birinin yapacağı gibi geride durdu. Bence çok yerinde bir davranıştı. Bak verdim.

Warner'la kavuştukları sahne ve kavuşmalarına vesile olan neden.... O kadar iyiydi ki. O kadar mükemmeldi ki. İlk başta anlamadım açıkçası. Kitabı kapattım ve düşündüm. Neden bunu öğrendikten sonra yanına gitti diye. Sonra nedenini anladım ve yazara hayran kaldım. Mecburiyetten değil, kendi seçimiyle seçti Warner'ı ve bunun kadar güzel bir şey olabilir mi?

Olaylardan daha fazla bahsetmek istemiyorum, sadece uzun zamandır bu kadar çok sevdiğim bir erkek karakter olmamıştı. Böyle olgun ve romantik ve duygusal ve ve ve... uzatabilirim. Herkesin aşkını, sevgisini hak eden bir karakter oldu Warner.

Aaron demekten vazgeçtim, Juliette dediğinde daha hoş oluyor.
Artık bütün dünya peşlerinde, bundan sonra neler yapacaklar herkes gibi merak içindeyim.
Çok duygusal ve hoş bir kitaptı bana göre. Daha fazla Warner, diyerek gidiyorum...
312 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Ötediyar 12 yaşındaki Alice'in etrafında dönüyor. Tamamen rengarenk bir dünyada gözlerinizdeki hafif bal rengi dışında bembeyaz olduğunuzu düşünün. Alice böyle bir dünyada renksiz olarak yaşıyor ve etrafından da tepkiler görüyor, kendini sevmiyor. Babası birkaç yıl önce elinde bir cetvelle çıkıp gitmiş ve ortadan kaybolmuş. Babasının nereye gittiğini merak eden Alice ve anaokulundayken ona kötü şeyler söyleyen Oliver'ın maceralarını okuyoruz Ötediyar'da. Daha fazla nasıl konudan bahsederim bilmiyorum ama kitap harikaydı! .
.
Ötediyar dünyası sizi hemen içine çekiyor. O kadar etkileyici bir yerdi ki okurken çok eğlendim! Çok kolay okunan, ana fikri kendini sevmek olan çok güzel bir kitap. Yazarın dili harika, dünyanın anlatılışı çok yerinde. Alice'i bazı yönlerden kendime benzettiğim için kitap daha da hoşuma gitti. Her yaşta insanın okuyup keyif alacağı bir kitap bence. Siz de mutlaka bakmalısınız. @yabanciyayinlari baskısı da yine harikaydı.
332 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Sürprizlerle dolu bir kitap. Son ana kadar çok fazla ikilem içinde kalıyorsunuz.
Güzel bir kurgusu var ve bu da çok çabuk bitmesine sebep oluyor.
Tavsiye ederim hayal dünyalarını geliştirmek bir miktar aksiyon okumak isteyenler için ideal bir kitap.
Serinin ilk kitabı bu yüzden henüz tam olarak sonuca ulaşamadım ama bence okumaya değer bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tahereh Mafi
Unvan:
Yazar
Doğum:
1988
Tahereh Mafi (1988 doğumlu) Connecticut'taki küçük bir kasabada dünyaya geldi .Ailenin en küçük çocuğu ve dört büyük kardeşi var.Mafi, Irvine, California'daki University High School'tan mezun oldu.Sekiz farklı dilde farklı düzeylerde yetkinliğe sahiptir.Üniversitede bir dönem boyunca yurtdışında İspanya'nın Barselona şehrinde öğrenim gördü.İlk romanı Shatter Me'yi yazmadan önce Mafi, bir kitabın nasıl yazıldığını daha iyi anlamak için beş el yazması yazdığını belirtti.
Mafi şu anda Santa Monica, California'da ikamet ediyor ve burada yazmaya devam ediyor. 2013'te yazar Ransom Riggs ile evlendi

Yazar istatistikleri

  • 35 okur beğendi.
  • 664 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 397 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.