Tennessee Williams

Tennessee Williams

Yazar
8.4/10
28 Kişi
·
119
Okunma
·
12
Beğeni
·
2081
Gösterim
Adı:
Tennessee Williams
Tam adı:
Thomas Lanier Williams
Unvan:
ABD'li Oyun Yazarı
Doğum:
Mississippi, ABD, 26 Mart 1911
Ölüm:
New York, ABD, 25 Şubat 1983
Tennessee Williams, takma adıyla bilinen Thomas Lanier Williams (26 Mart 1911 – 25 Şubat 1983), büyük bir ABD'li oyun yazarı ve 20. yüzyılın en seçkin oyun yazarlarından biriydi. “Tennessee” adı kendisine, okul arkadaşları tarafından güneyli aksanı ve babasının Tennessee geçmişinden dolayı verilmiştir. Arzu Tramvayı ile 1948’de ve Kızgın Damdaki Kedi ile de 1955 yılında Pulitzer Tiyatro Ödüllerine layık görülmüştür. Bu iki oyunun yanı sıra, Sırça Kümes 1945’de ve Iguana’nın Gecesi de 1961 yılında “New York Eleştirmenler Birliği” ödülünü kazandı. 1952 yılında yazdığı “Gül Dövmesi” oyunu (erkek arkadaşı Frank Merlo’ya ithaf etmiştir) Tony Ödülleri’nde en iyi oyun ödülünü kazandı. Eleştirmenler, Williams’ın Güneyli Gotik tarzında yazdığı düşüncesini sürdürmektedirler.
Sen bana hiç acı çekmemiş bir insan göster; ben de sana onun ne kadar yüzeysel olduğunu göstereyim.
Ve böylece parçalanmış dünyaya girdim
Aşkın hayali dostluğunun, sesinin izini sürmeye
Rüzgarda kısacık bir an (nereye estiğini bilmem)
Fakat tüm umutsuz seçimleri içinde barındıracak kadar uzun değil

"YIKIK KULE"
Hart Crane
90 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Anılara dayalı bir oyun olan Sırça Hayvan Koleksiyonu, ilk kez Chicago'daki Civic Theatre tarafından 1944 yılında sahneledi. Oyun, 1930'lar Amerika'sında orta halli bir ailenin, kapitalist sistemin ezici gücü karşısındaki kırlıganlığını ve çaresizliğini sergiliyor.



#Dikkat spoiler!!!#

2 çocuğuyla terk edilmiş ve tüm hayatını evlatlarına daha çok kızına iyi bir eş bulmaya adamış, fakir bir anne. Bunu yaparken de çocuklarını sıktığının farkında değildir. Kızı aşırı derecede utangaç ve ayağından engellidir. Kızın ayrıca camdan yapılmış küçük hayvanlardan oluşan bir koleksiyonu vardır. Annesi bu koleksiyona Sırça Hayvan Koleksiyonu adını verir. Kız tüm vaktini bunların bakımına temizliğine adar. Oğlu ise annesinin baskısından, her şeye karışmasından bıkmış, babası gibi uzak diyarlara gitmeyi hedefleyen bir genç. Ama annesi yalnızca kız kardeşine iyi bir eş bulduğu takdirde gidebileceğini söyler. Birgün annesi oğluna işyerinde güvenilir, iyi bir arkadaşını kız kardeşine ayarlamasını ister. Oğlan hem liseden hem de işyerinden tanıdığı arkadaşını yemeğe çağırır. Şansa bakın ki çocuk kızın lisedeyken aşık olduğu, okulun en sevilen çocuğu çıkar. Akşam yemeğine gelen Jim, Laura ile baş başa kaldığında kıza özgüvenini kazandırır ve onu öper daha sonra kıza evlenmek üzere olduğunu söyleyerek kızdan özür diler. Evedeki diğer üyelerde Jim'in evleneceğini öğrenir. Jim evden ayrıldıktan sonra Tom ve annesi tartışır, Tom babası gibi evi terkeder. Laura da özgüvenini tekrar kaybeder.


Kitaptan anlaşıldığı üzere Dünya'nın neresinde olursa olsun her annenin tek derdi evlatlarıdır. Ama evlatları da çok sık boğaz etmemeli. Annelerin değerini bilmek dileğiyle iyi okumalar. :)))
293 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Kitabı okuduktan 2 hafta sonra oyunu izlemeye gittim. Kitabın repliklerini sahnede birebir bulabilmek, satırların onca yıl sonra yaşadığını görmek oldukça keyifliydi. 75 yıl önce yazılmış ve tiyatro için bir dönüm noktası olarak kabul edilen bu eseri okumanızı hemen ardından da oyuna gitmenizi tavsiye ederim.
293 syf.
·Puan vermedi
Drama dersinde gördüğüm oyunlardan biri olan Arzu Tramvayı’nı tabi ki PDF’den okumak zorunda olmak tam bir hayal kırıklığıydı . Keşke bu tür oyunların ülkede basımı bir çok yayın evinden yapılsa denilecek cinsten bir oyun . Yüzyıllar geçmesine rağmen 20. yy’da bile erkek dominantlı aile yapıları ve onların kadınlara mecburen yaptırmak zorunda oldukları görevler ve tavırlar ön planda . Kitabın en sonunda da göreceğiz üzere tüm bu baskılardan sonra ana karakterimiz delirmesinde ne yapsın .Bende oyunun sonlarına doğru niye bu kadar yalancı ve hayalperest niye kendi yüzünü göstermiyor desemde toplumun baskını Blanche karakterinin yansıması olarak görmekten öteye gidemiyoruz . Yine maalesef aile içi kadına şiddetin buna rağmen erkek dominatlı evliliklerin devamı , evliliğin temel dayanağının eşler arasında cinsel ilişkinin öteye çıkamadığını maalesef görmekteyiz .
184 syf.
·Beğendi·9/10
İlk olarak yıllar önce belediyenin sahnelediği 1tl bileti olduğu ve yanımdaki arkadaşıma hem entellektüel görünmek hem de buluşmayı ucuza getirmek için gittiğim tiyatro ile duydum. Daha sonra da kitabını çok defa aradım. bulduğumda da bir solukta okumuştum. Nedense şu an gece saat 4.00 olduğu ve bir anda aklıma geldiği, uykumu kaçırdığı göz önünde bulundurulursa çok etkili bir oyun.
Hayatını ailesi için heba ettiğini düşünerek ailesini terk eden bir babanın ardından hem hayranlık hem de nefret duyan bir gencin babasının kaderini yaşamasının hikayesi. Kaçarsın ama aklın da hayatın da peşinden gelir yani kurtulamazsın. Engelli bir kız, kendisini sosyeteye kızına koca bulmak için kabul ettirmeye çabalayan bir anne ve gençliğinin en güzel günlerini 25 cente satarak kendi deyimiyle 25 cente hayallerinden uzaklaşan bir genç ve hayalleri için ailesini terk eden bir babadan oluşan bir ailenin öyküsü gibi... ANCAK, aslında yıllar önce okumama rağmen kitaptan aklımda kalan şeyler şöyle;

koşullar ne kadar zor olursa olsun bir anneden daha güçlü biri (özellikle mevzu bahis evladıysa) asla olamaz.

İnsan eti gerçekten çok ağırdır. Öyle ki taşıyamazsın, taşımayı denesen bile kokusu üstüne siner ve asla çıkmaz.

Dünyası daha dar olan insanlara umut vermek inanılmaz tahribata yol açar.

Tabi Williams bunu mükemmel bir biçimde anlatıyor... Okurken de oyunu izlerken de her karakterle ayrı ayrı özdeşim kuracağınız, her karakteri taşıdığınızı hissedeceğiniz bir kitap.

Kitap bittiğinde bütün kitabın kitaptaki en vurucu söz olan ve her aklıma geldiğinde de canımı yakan "Bugünlerde dünya şimşeklerle aydınlanıyor! Şamdanını söndür" cümlesiyle ne anlatmak istediği için yazıldığı hissini veriyor.
293 syf.
·9/10
Bir çırpıda okunan ana karakterin gerçekte neler yaşadığına inanıp inanmamak arasında kaldığımız sonunda da bizi şok etkisi ve hüzünle karışık bir duygu patlaması yaşatan bir tiyatro metniydi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tennessee Williams
Tam adı:
Thomas Lanier Williams
Unvan:
ABD'li Oyun Yazarı
Doğum:
Mississippi, ABD, 26 Mart 1911
Ölüm:
New York, ABD, 25 Şubat 1983
Tennessee Williams, takma adıyla bilinen Thomas Lanier Williams (26 Mart 1911 – 25 Şubat 1983), büyük bir ABD'li oyun yazarı ve 20. yüzyılın en seçkin oyun yazarlarından biriydi. “Tennessee” adı kendisine, okul arkadaşları tarafından güneyli aksanı ve babasının Tennessee geçmişinden dolayı verilmiştir. Arzu Tramvayı ile 1948’de ve Kızgın Damdaki Kedi ile de 1955 yılında Pulitzer Tiyatro Ödüllerine layık görülmüştür. Bu iki oyunun yanı sıra, Sırça Kümes 1945’de ve Iguana’nın Gecesi de 1961 yılında “New York Eleştirmenler Birliği” ödülünü kazandı. 1952 yılında yazdığı “Gül Dövmesi” oyunu (erkek arkadaşı Frank Merlo’ya ithaf etmiştir) Tony Ödülleri’nde en iyi oyun ödülünü kazandı. Eleştirmenler, Williams’ın Güneyli Gotik tarzında yazdığı düşüncesini sürdürmektedirler.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 119 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 71 okur okuyacak.