Teresa Medeiros

Teresa Medeiros

Yazar
7.7/10
156 Kişi
·
417
Okunma
·
23
Beğeni
·
3018
Gösterim
Adı:
Teresa Medeiros
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
1962/1963
New York Times'ın en çok satanlarından Teresa Medeiros, romantik kurgu eserlerinde en sevilen ve çok yönlü seslerden biri olan okuyucuları tanıtarak, ilk romanı yirmi yaşındayken yazdı. New York Times, USA Today ve Publishers Weekly listeleri de dahil olmak üzere her ulusal en çok satanlar listesinde yer aldı. Şu anda on milyondan fazla kitap var ve on yedi dilde yayınlanıyor.

Affaire de Coeur dergisinin "En Sevilen Romantizm Yazarlarından" biri seçildi ve "En İyi Tarihi Sevgi ve Kahkaha" konulu Romantic Times Reviewer's Choice Ödülünü kazandı. O, sekiz kez RITA finalist, iki kez PRISM kazanan ve iki kez en çok satan kurgu Waldenbooks Ödülü sahibi.

Teresa, Amerika Onur Rulosu Romance Yazarlar Birliği üyesidir. Kentucky Romance Writers ve Novelists, Inc. Kentucky'de kocası ve kedileri Willow ve Buffy the Mouse Slayer ile birlikte yaşıyor.
Sabrina onun karısıydı; yüzüğü, kılıcı ve hayatıyla birlikte o da Dougal Cameron'ın lütfuyla ona aitti. Ama MacDonnell'lar sadaka kabul etmezlerdi. Özellikle de düşmanınınkini.
Abby_Donovan: O zaman edepsiz spam botlar beni takip ederse ne yapmalıyım?

MarkBaynard: Profilinin altında ENGELLE yazan harika, ufak bir özellik var. Ona bas & ... Puf! Takipçi hayatından sonsuza kadar yok olur.

Abby_Donovan: Ahh... gerçek hayatta da insanları engelleyebilsen harika olmaz mıydı?
Teresa Medeiros
Sayfa 39 - Pegasus Yayınları
Hiç gelmiyor olması canını sıkıyor gibi görünmüyordu. Belki de asla gelmeyeceğini kabul etmektense ömrünün geri kalanını onu bekleyerek geçirmek onun için daha az acı vericiydi.
Teresa Medeiros
Sayfa 150 - Pegasus Yayınları
Tiyatroda büyümenin bana öğrettiği bir şey varsa o da; insanların inanmak istedikleri şeyi gördüğü ve görmek istediklerine inandıklarıdır.
MarkBaynard: Iyy! "Twit" atmazsın, "tweet" atarsın.

Abby_Donovan: Şey, böyle cahil bir budala olduğum için beni bağışla. Yoksa bu da cahil bir tweet mi?

MarkBaynard: Off... bir tweet'e "twit" demek Starbucks'tan "Venti" istemek yerine "büyük" bir içecek sipariş etmek gibi bir şey. Karizman asla toparlanmayabilir.
Teresa Medeiros
Sayfa 36 - Pegasus Yayınları
336 syf.
Normalde bu tür tarihi aşk romanlarını sevmeme rağmen bu kitap gerçekten çok hoşuma gitti, dili oldukça sürükleyiciydi, elime aldığım andan itibaren kitabı masama bırakma fırsatı dahi bulamadan bir solukta okuyuverdim.

Arka kapak yazısında klişe bir konusu var gibi dursa da bana göre romanın derin bir kurgusu vardı. Zavallı Marki'nin yaşamış olduklarına ve onun bunlardan etkilenen küçük öksüz kızına üzülmeden edemedim. Benzer romanlardaki kadın karakterlerin aksine kızımız Lottie, kafasını aşk yada tutku ile bozmuş sığ bir karakter değildi. Aksine güçlü, öngörülü ve tahmin edilemez bir yapısı vardı. Böyle bir kahramanı yaratabilen yazara hayran kalamadan edemedim.

Bu türden kitapları fazla okumuşluğum olmasa da türünün en güzel ve en anlamlı kitaplarından biri olduğuna eminim. Okuduktan sonra fark ettim ki bu roman Fairleigh Sisters Serisinin ikinci kitabıymış, romanın yazarına hayran kaldığım için hiç vakit kaybetmeden birinci kitabına da başlamak istiyorum.
336 syf.
·2 günde·9/10
Çok eğlenceliydi. O kadar keyifliydi ki anlatamam. Evet konu biraz klişe ama nolmuş yani çoğu zaman önemli olan kurgu ve olay örgüsüdür. En azından bu tür kitaplar için böyledir. Ve bu kitapta da müthiş bir kurgu, soluksuz macera, acısıyla tatlısıyla bir aşk hikeyesi var. Bir çırpıda okunuyor. Aşkı da bir güzel hissediyorsunuz. Tam beklediğim gibi. Gözü kara karakterleri de çok sevdim.
Tabi ki böyle şeyler anca kitaplarda olur bu da hayatın sıkıcı bir gerçeği napalım.
Çok beğendiğim için tabii ki tavsiye ederim hemde can-ı gönülden.
Aslında eleştirilecek yönleri de var ama ya ben okurken çok eğlendiğim için hiç eleştiri yazmak istemiyorum şuan.
232 syf.
·4 günde·Beğendi·6/10
Basit, esprili, neşeli bir kitap. Edebi bir değer beklemeden, boş günlerde, yazın sıcak günlerinde gölgeye uzanılarak okunabilecek bir kitap.

Klasik sevmeyenler için ideal.
376 syf.
·2 günde·5/10
Teresa Medeiros, tarihi aşk türünde, okumayı en sevdiğim yazarlardan biri. Yazarın eğlenceli tarzını, zeki ve esprili karakterlerini çok seviyorum. Güzel bir tarihi aşk kitabı okumak istediğim için de direkt yazarın okumadığım serisinin ilk kitabına başladım.

Baş karakterimiz Sterling, bir kaza geçirip ormanda bayılıyor ve hafızasını kaybediyor. O ara ormanda olan Laura da adamı görüyor ve bilin bakalım yerde yatan baygın bir adam görünce ne yapıyor? Yardım çağırıyor zannettiyseniz, dünyanın en iyi kızı Laura'yla tanışmamışsınız demektir! Laura gidip adamı öpüyor. Ya niye? Nİ-YE? Tutup da baygın bir adamı öpmenin amacı ne? Evli mi, bekar mı bilmeden, rızası olmadan birini öpüp, sonra da "Ben hayatımda hiçbir erkekle samimi olmadım, ben dünyanın en iyi kalpli kızıyım." havalarında gezmek saçmalıktan başka bir şey değil. Tabi Laura'nın yaptıkları burada da bitmiyor. Acilen bir kocaya ihtiyaç duyduğu için, adamın hafızasını kaybetmesinden yararlanıp, sen benim nişanlımsın diyor. Tekrar etmekte bir sakınca görmüyorum; evli olup olmadığını bilmeden! Belki adamın bir karısı var, belki nişanlısı var, yahu belki adamın sevdiği başka bir kadın var? Ciddi ciddi fırsattan yararlanıp adamla evlenmeye karar veriyor. Tabi bu nokta da "Ya bu adam evli olmasın, dur bir araştıralım." demek aklına geliyor ama bu konuda bir şey öğrenmeden adamla yakınlaşmaya ve düğün hazırlığı yapmaya da devam ediyor.

Sterling'in, hafızasını kaybettiği yetmezmiş gibi bir de başına bunlar geliyor. Tanımadığı bir kadın kendisiyle evlenmek istiyor, bu kadının kardeşleri ve evde ki çalışanlar, hiçbir suçu olmadığı halde adamdan nefret ediyor. Adam tüm kitap boyunca kötü hiçbir şey yapmıyor. Ama lakabı 'Şeytan'. İnanılmaz ama gerçek. İnanın Sterling bu kitapta ki tek iyi karakter. Şeytan lakabını sonuna kadar hak eden tek kişi de Laura'dan başkası değil. Ama niyeyse Laura bir melekmiş gibi gösteriliyor. Kendi refahları için başka bir adamı kullanan Laura! Eh yazarla benim, melek-şeytan kavramından anladıklarımızın aynı olmadığı çok açık!

Bir de Sterling'in üvey kardeşi ile en yakın arkadaşının hikayesi vardı ki o en kötüsüydü. Bu ikiliye de ufacık değinmek istedim zira Sterlin'in en yakın arkadaşı olan adamdan nefret ettim. Geçmişte yaptığı bir şey için öyle bir açıklama yaptı ki bir ara kulaklarımdan alev çıkacak sandım. Rezil herif!

Kitapta eğlendiğim ve sevdiğim yerler olsa da verdiğim puanın tamamı Sterling için. Öfke duyduğu olayların tamamında haklı olan ama 'Şeytan' diye nitelendirilen bu adam, tarihi aşk kitaplarında ki en iyi erkek karakterlerden biridir. Sterling haricinde, kitaptaki hiçbir karakteri sevmedim.
232 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Teresa Medeiros, en sevdiğim tarihi aşk yazarlarından biri. Kendisinin, bir de günümüzde geçen bir kitabı olduğunu görünce epey mutlu oldum. Yazarın tarzını sevdiğimden, kitabı beğeneceğimden yana umutluydum ve yanılmadım.

Twetter üzerinden tanışan ve muhabbet etmeye başlayan, zeki ve esprili ikilinin diyaloglarını okurken çok eğlendim. Yazarın bolca dizi, film, kitap karakterlerine gönderme yapması bazı espirileri kaçırmama sebep oldu ve birazcık beğenimi azalttı ama yine de kitabı çok keyifle okudum. Özellikle finale doğru yaşananlarla, kitaba olan sevgim katlandı.

İnanılmaz eğlenceli, samimi ve keyifli bir kitaptı. Terese Medeiros'u ve yazdığı tarihi aşk kitaplarını çok sevmekle beraber, farklı bir tür denediği bu kitabı böyle sevince, keşke günümüzde geçen daha çok kitap yazsa demekten kendimi alamadım.
448 syf.
·2 günde·2/10
Güzel işlendikten sonra klişeleri okumakla ilgili bir sorunum yok. Zoraki evlilik en sevmediğim klişe olsa da, kitabın yazarı Teresa Medeiros olunca, tereddüt etmeden Güllerin Fısıltısı'nı okumaya başladım. Yazar, Bazıları Hırçın Sever kitabıyla gönlümü fethettiğinden, tarihi aşk türünde beni hayal kırıklığına uğratacağını düşünmemiştim. Gel gelelim bu kitap, tarihi aşk türünün en başarısız örneklerinden biri.

Yazara olan sevgimden dolayı kitaba büyük bir beklentiyle başladım. İlk yarıya kadar olan kısım beklentimi karşılamasa da en azından sakince okuyordum. Fakat Sabrina'nın başına gelen bir olay ve devamında olanlar beni çileden çıkardı. Sabrina o kadar aptalca şeyler yaptı ki okurken kriz geçirdim. Zaten kitap bu noktadan sonra yokuş aşağı gitmeye başladı. O kadar saçma, o kadar anlamsız şey oldu ki, bu kitap buralara nasıl geldi diye düşündüm.

Sürekli bir şey yapmak isteyen ama isteklerinin zıttını yapan karakterler, karakterlerin bir şeyleri yanlış anda görüp yanlış anlamasıyla doğan ve bitmek bilmeyen klişeler, kitabın son sayfasına kadar devam eden bir dargın bir barışık hâller. Yahu ben ne okudum? Hadi ilk yarıyı mazur göreyim -ilk yarıda da ciddi sıkıntılar olmasına rağmen- peki bu olanlar? Yazar kitabı yazmaktan sıkıldı da savsakladı mı nedir? Nefret bile edemedim o kadar bıktırdı bu kitap beni. Teresa Medeiros'a hiç yakıştıramadım bu kitabı.
376 syf.
·Beğendi·10/10
Aslında bu yazarın yalnızca bir kitabını okumuştum ancak öyle böyle bir kitap değildi. Zaten historical roman okumaya o kitapla başlamıştım ve kitabı iki üç kez falan okumuştum. Neden başka kitaplarını okumadım bilmiyorum ama bu da iki üç kez okumalık bir kitap olabilirdi eğer pdf okumuş olmasaydım. Okuduğum ilk kitabına nazaran daha az olay geçti. Daha kısa bir süreçten bahsetti. Çünkü ilk kitabında yanlış hatırlamıyorsam bir yıl kadar sürmüştü olay akışı. Bunda ise bir kaç ay sürdü, belki daha az bile olabilir. Ne anlatmak istediğimi konuyu anlatarak anlatayım (ne değişik bir cümle oldu wğxkwğcke). #kitabınkonusu Küçükken ailesi tarafından amcası olan bir düke varis olarak satışmış olan Sterling annesinin ölüm haberini, evleri yanarak ailesini kaybettiği için annesinin evine aldığı papazın üç çocuğunun en büyükleri olan Laura Fairleigh tarafından yazılan küstahça bir mektupla öğrenmiş ve bu küstah kıza haddini bildirmek üzere kendi mülkü olan Arden Malikanesine gitmek üzere yola çıkmıştır. Ancak malikanenin olduğu köyün yakınlarındaki bir ormanda attan düşmüş ve kim olduğundan habersiz olan Laura onu bulmuştur. Kardeşleri ile sokağa atılmamak için Arden Malikanesini almak için uygun bir eş arayan Laura ormanda bulduğu bu adamın hafızasını kaybettiğini fark edince ona nişanlısı olduğu ve adının Nicholas Redcliff olduğunu söyler. Ve olaylar burada başlar.
Bahsettiğim şeye gelince kitap iki bölüme ayrılıyor, Nicholas Redcliff'le Laura'nın aşkını anlatan kısım bir de gerçekler ortaya çıkınca Sterling'den annesine gösterdiği tutum yüzünden nefret eden Laura ve bu küçük yalancıya olan aşkı nefrete dönüşen Sterling'in aşkını anlatan kısım. İlk kısık gayet güzel bir şekilde anlatılmış olsa da ikinci kısım yeterince uzun değildi. Hisler çok iyi vurgulanmış olaylar çok güzel anlatılmış olsa da kısaydı işte. Tam olarak kurgunun tadı damağımda kaldı. Bunun dışında, ki bu bir kusur olarak görülebilir mi bilmiyorum, çok efsane bir kitaptı.
304 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Çoğu zaman olduğu gibi tarihi aşk serilerinde birinci kitap yerine ikinci kitapla başlıyorum daha sonra ilk kitabı okuyorum. Bu yüzden kitabın belli başlı yerlerini ikinci kitaptan zaten biliyordum yine de kötü bir kitap değildi.

Yeri geldi güldüm, eğlendim. Detayları unutmuşum ama kafamı dağıtmak için okuduğum bir kitapti zaten. Akıcı olmasi hızlı okumama sebep oldu. Üstelik sınav haftamdayim hiç kitap okuyamiyorken ilaç gibi geldi.

Tarihi aşk severlere tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar. İncelememi okuyanlara teşekkür ediyorum. :)
336 syf.
·Puan vermedi
Bu kitabı okuken eski türk filmlerinden birini izliyormuş gibi oldum.

Şimdi güzel kız rolünde Türkan Şoray, yakışıklı oğlan rolünde Cüneyt Arkın' ı, tekerlekli sandalyedeki zengin adam Hulusi Kentmen' in oğlu rolünü oynaması için tutar. Zengin adamın kardeşi Aliye Rona oğluna kalacak mirasın parmaklarının ucundan kaçmasına ne tepki gösterecek?

Hey, eğleniyoruz burada öyle değil mi ?
336 syf.
·10/10
Okumaya başladım ve bitene kadar elimden bırakmadım/bırakamadım. Beklentilerimin üzerinde çıkması, konusu ve konunun ilerleyişi, işlenişi lezzet verdi diyebilirim. Her kitaba yorum yapmıyorum ki bazılarını beğensem de yapmadığım oluyor. Ama istedim ki bu serinin hem 1.si hem bu kitabı siz de okuyun.

Yazarın biyografisi

Adı:
Teresa Medeiros
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
1962/1963
New York Times'ın en çok satanlarından Teresa Medeiros, romantik kurgu eserlerinde en sevilen ve çok yönlü seslerden biri olan okuyucuları tanıtarak, ilk romanı yirmi yaşındayken yazdı. New York Times, USA Today ve Publishers Weekly listeleri de dahil olmak üzere her ulusal en çok satanlar listesinde yer aldı. Şu anda on milyondan fazla kitap var ve on yedi dilde yayınlanıyor.

Affaire de Coeur dergisinin "En Sevilen Romantizm Yazarlarından" biri seçildi ve "En İyi Tarihi Sevgi ve Kahkaha" konulu Romantic Times Reviewer's Choice Ödülünü kazandı. O, sekiz kez RITA finalist, iki kez PRISM kazanan ve iki kez en çok satan kurgu Waldenbooks Ödülü sahibi.

Teresa, Amerika Onur Rulosu Romance Yazarlar Birliği üyesidir. Kentucky Romance Writers ve Novelists, Inc. Kentucky'de kocası ve kedileri Willow ve Buffy the Mouse Slayer ile birlikte yaşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 23 okur beğendi.
  • 417 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 91 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.