Türkân Saylan

Türkân Saylan

Yazar
8.7/10
24 Kişi
·
82
Okunma
·
22
Beğeni
·
1181
Gösterim
Adı:
Türkân Saylan
Unvan:
Prof. Dr.
Doğum:
13 Aralık 1935
Ölüm:
18 Mayıs 2009
Eğer bir yerlerde bilime,demokrasiye,barışa,aydınlığa aç bir çocuk senin ışığını bekliyorsa,sönmeye hakkın yoktur.Işıyacaksın!
Ölüme saniyeler kalmış olsa bile..
Önsözden;
"Her insanın içinde sakladığı, kullanmadığı, belki de varlığından haberdar bile olmadığı bir enerji kaynağı vardır. Siz de kendinizi keşfeder, düş kurar ve düşlerinize uygun birkaç ufak başarıya ulaşırsanız artık kimse sizi durduramaz.
Atatürk'ün çocukları ve Cumhuriyet'in satın alınamaz dürüst ve namuslu bireyleri olarak el ele verip sağlam bir örgütlenme ve dayanışma ağına kavuşmamız temel çözümdür."

Türkan Saylan Mayıs 2008
Çocukluğumun bu döneminde en önemli kazanımımız ise, besmele çekerken, "çok şükür" derken ve dua ederken içimizden söylememizi, kimseye baskı kurucu şekilde sesli ifadede bulunmamamızı, aslında en büyük günahın bu gösteriş olduğunu öğrenmemiz ve içselleştirmemiz oldu. Yaşam boyu bunun aksini gördükçe sesli din gösterisi yapanlar adına için için üzülürüm.
"Aynı inanç sistemine doğduğumuz bazı Ortadoğu Asya ülkerine seyahat edip Türkiye'den geldiğimi söylediğimde, bana, 'Ne yazık ki bizim bir Atatürk'ümüz olmadı ama O'na yakılmış türkülerimiz, şiirlerimiz ve adını verdiğimiz çocuklarımız var' dediklerinde ne denli duygulandığımı anlatmak güç!"
“Özgürlük insanlar kadar hayvanların da hakkı, onları kafeslere, kutulara kapatmak doğru mu acaba? Bizim her çeşit hayvanlarımız oldu, ama hiç kafeste kuş beslemedik, içimizden gelmedi. Hayvanlarla dostluk kurun, onları anlamaya çalışın, sevin, okşayın çocuklar. Çok mutlu olacaksınız eminim.”
"Bir hastaya ilacını verirken, acaba koyun üretebilir mi, keçi üretebilir mi, kilim yapabilir mi, bu şekilde baktık, hastaların çocuklarını okuttuk. Olay slogan haline geldi. Eskiden örneğin o çocuk köyde okula bile alınmayan, çeşmeden su verilmeyen cüzzamlının çocuğuydu. Şimdi o çocuk öğretmen veya doktor oldu, bizim cüzzamlı hastamız yine sakat ama artık toplumda doktorun babası, öğretmenin annesi olarak tanınıyor, dolayısı ile saygı görüyor."
Eli suya girmeyen, nazlı büyütülen, kentli, tuzu kuru ailelerin kızlarında kolay bir yozlaşma olabilir. Televizyon kültürü ile en çok onlar değer yargılarını ve zaman yitirirler.
135 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap Yorumu//Hekim Olmak(15'inde Başlayan ve Bir Ömür Süren Tıbbiye Aşkı)-Prof. Dr. Şefik Görkey
.
Prof. Dr. Türkan Saylan ile 2007 yılında yapılan röportaj metinlerini içeriyor kitap. Hekim olmak nedir, hakim-hasta ilişkileri nasıl olmalıdır bunları anlatmış Türkan Hoca. Doğu köylerine gidip nasıl hastalık tetkiki yaptıklarını, hastalıktan önce insana değer verip dinlenmesi gerektiğini, saygıyı, empatiyi anlatmış. Hekimin hekimlikten önce insan olduğunu ve karşısındaki insana da o şekilde davranması gerektiğini anlatmış Türkan Hoca.
.
Kadınlara değer verilmeyen bir çağda okuyup, hem de sözel mezunu olarak doktor olan güçlü ve çağdaş bir kadın. Türkiye'nin ücra yerlerinde mesleğinden önce insanlığıyla adından söz ettirmiş bir kadın. Hayatına güzel bir bakış açısı sunuyor bu röportaj kitabı. Kadın olarak, insan olarak ve bir rehber öğretmen olarak bu kitabı kesinlikle okumalısınız.
.
Alıntılarda beyaz önlük emojisi Türkan Hoca'nın beyaz önlük sevdasına bir atıftır. Nur içinde uyu güzel insan.️️
80 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Türkan Saylan, yaptıkları ve yaşattıklarıyla hayatımızda yer edinen önemli kadınlardan sadece biri. Bu değerli kadının yazdığı içinde on tane öykünün bulunduğu Hayvanlar ve Çocuklar kitabını okuduğumda onun gözlem gücüne hayran kaldım. Kitaptaki öyküleri çocuklar ile konuşarak yazmıştır. Bu sayede çocuklar öykülerin yaşandığı olaya daha kolay adapte olabilmesi sağlanmış.



Türkan Saylan canlı sevgisini çocuklara aşılama amacıyla yazmış öykülerini. Kimi öyküsünde insan ilişkilerini konu alarak sonunda çocuklara öğütücü dersler vermiş kimi öyküde ise hayvan ve doğayı insanların kullanma şeklini ( yani insanların hayvanlara ve canlılara saygı duymayışına dem vurarak onlara canlı sevgisini tatmalarını öğütlemiştir.) Bir canlının yaşamının önemini çocuklara anılar ile anlatmak istemiştir.



"Size yazdığım bu on öykü, gözlemci kişiliğimle beynime kazınan gerçek olaylardan oluşmaktadır. Çoğu, kendi yorumlarımı da içermektedir. Bu nedenle bu öykülerin, salt çocuk yaştakilerce değil, gençler, özellikle de genç anne babalarca da okunmasını dilerim." Türkan Saylan



Gelelim kitabın içindeki on öyküye; İlk öykü Hayvanlar Ve Çocuklar'dır. İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşayan beş kardeşin öyküsünü okuyoruz. Savaş döneminde oyuncak alacak parası olmayan beş kardeş için en güzel oyuncak ise etraflarındaki hayvanlar olmuştur.



İkinci öykü Sedef Lapçin'miş. Bir gün beş kardeş yolda yürürken birden bire önlerine dünya güzeli bir Dalmaçyalı çıkar ve onların peşine takılır. Bu Dalmaçyalı köpekten sonra beş kardeşin yaşadıkları anlatılır.



Üçüncü öykü Ayşe Teyze'nin Yumurtaları. Çiftlikte yaşayan Ayşe Teyze'nin görevi çiftliğini korumaktır. Geçimini hayvanlarından sağlar. Üç günde bir yumurta ve sütünü satmaya şehre inen Ayşe Teyze ve onun yumurtalarının çocuklar üzerindeki etkisini okuyoruz.



Dördüncü öykü Anakedi'nin Yavruları. Hayvan sever beş kardeş deniz kenarında üç yavrusunu emziren bir kedi ile karşılaşırlar ve onları eve götürürler. Bu kediler ile yaşadıkları anlatılır.



Beşinci öykü İnatçı Kardeşlerin Maceraları. Beş kardeşin erkekleri mucit işlerine meraklıdır ve beş kardeşin evine radyo gelmesiyle yaşanan maceralar anlatılır.



Altıncı öykü Nilüfer. Nilüfer, kızıl saçlı bir çocuktur. Ailesi geçim sıkıntısından dolayı köyden kente göç etmiştir. Bu ailenin şehirde yaşadıkları anlatılır.



Yedinci öykü Çocuk, Silah ve Bebek. Ahmet ve Ayşe geleneklere uygun bir şekilde evlenmişler ve Ahmet'in okulunun olduğu büyük şehre yerleşmişlerdir. İkiz bebekleri Efe ve Ece ile yaşadıkları anlatılır. (Burada kız ve erkek çocukların yetiştirilme tarzından bahsedilerek eleştiriliyor.)



Sekizinci öykü Aliye'nin Öyküsü. Zorunlu 8 yıllık eğitimini bitiren Aliye'nin meslek lisesine gitme isteği var. Ancak babasının ekonomik durumu iyi değildir. Aliye'nin azmini okuyoruz bu öyküde. Burada çocuk işçiliği, çocuk yaşta okulu bıraktırmayı, çocuk yaşta evliliği eleştiriyor.



Dokuzuncu öykü Ayakkabı Boyayan Çocuklar. Hatice ve Ahmet 5 çocuk ile köyden büyük kentte göç etmiştir. 3 çocuğu, erkek olanları ayakkabı boyacılığına , kızı ise mendil satmaya yollarlar. Diğer iki çocuk ise akraba evliliğinden dolayı engelli doğmuştur. 3 çocuğun otobüste Billur ile karşılaşmaları ile 3 çocuğun hayatı değişmiştir.



Son öykü ise Hacı Mustafa Efendi. Hacı Mustafa Efendi, bir Osmanlı Paşası, dindar ve 4 karısı olan biri. Onların ve iki çocuklarının yaşadıkları anlatılır.
151 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Türkan Saylan deyince aşağı yukarı herkesin aklına gelen; çağdaş, Atatürkçü, eğitimli ve mücadeleci bir Türk Kadını olur. Bu kitapta babasının at kızı ve kendinden küçük dört kardeşine zaman zaman abla bazen de anne olmaya çalışan küçük Türkan’la tanıştım. Çocuklarını kuralcı ve titiz yetiştiren ebeveylerinin katı buldukları kurallarını, kendi tarzlarına göre esneten bazen alacakları cezayı göze alarak kendi isteklerinin peşinden giden yaşları birbirine çok yakın kimi yeterince uysal, kimi fazlasıyla yaramaz, beş küçük kardeş. Türkan Saylan çocukluğunu, aile fertlerini, yardımcılarını, komşularını, öğretmenlerini ve arkadaşlarını anlattığı kitabın da o zamanın İstanbul’unu da çok güzel anlatmış.Kitap eminim ki herkesi çocukluğuna götürecek. Örneğin hangimiz ölen bir hayvanımız için cenaze töreni yapmadı? Bence bu sorunun hayır cevabı çok azdır. Zaman zaman güldüren zaman zaman duygulandıran çok sıcak bir kitap.
Nur içinde yat güzel insan. İyi ki bu hayattan gelip geçmişsin.
151 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitapta Türkan Saylan'ın kaleminden Tıp Fakültesine başlayana kadar geçen zaman anlatılmaktadır. Aile hayatını, okul hayatını, öğretmenlerini ve onlarla olan ilişkilerini bu bilim insanının kaleminden okumak gerçekten büyük bir şans ve zevk.

Yazarın biyografisi

Adı:
Türkân Saylan
Unvan:
Prof. Dr.
Doğum:
13 Aralık 1935
Ölüm:
18 Mayıs 2009

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 82 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 83 okur okuyacak.