Ülkü Tamer

Ülkü Tamer

8.0/10
43 Kişi
·
96
Okunma
·
97
Beğeni
·
9.884
Gösterim
Adı:
Ülkü Tamer
Unvan:
Türk Şair, Oyuncu ve Çevirmen
Doğum:
Gaziantep, 20 Şubat 1937
Ölüm:
1 Nisan 2018
Ülkü Tamer, (d. 20 Şubat 1937, Gaziantep), Türk şair, oyuncu ve çevirmen.

Robert Kolej'den 1958 yılında mezun oldu. Yayıncılık, oyunculuk ve çevirmenlik yaptı ve 1950'li yıllarda ortaya çıkan İkinci Yeni şiir akımının önde gelen temsilcilerinden biri oldu. İkinci Yeni'ye, bu akımın ana karakteristikleri oluştuktan sonra dahil olduğu halde, kendine özgü imge dünyası ve süssüz, sade söyleyişiyle dikkati çekti. Çoğunlukla keskin bir ironiyle örülmüş derin acıların ve beşeri trajedilerin dile geldiği şiirlerinde 1970'lerden sonra toplumsal duyarlıklar da öne çıktı.
İlk şiiri 1954 yılında Avni Dökmeci'nin yönetimdeki Kaynak Dergisi'nde yayımlandı: "Dünyanın Bir Köşesinden Lucia".
Şiirleri 1954'den itibaren Kaynak, Pazar Postası, Yeditepe, Yeni Dergi, Papirus, Sanat Olayı gibi dergilerde yayımladı. 1967'de Yeditepe Şiir Armağanı'nı kazandı.
"İkinci Yeni'nin, çağdaş İngiliz şiirini yakından izleyen, çevirileryapan, Batı etkilerine açık bir şairiydi. Özellikle 1960'ların ikinciyarısında yazdıklariyla kapalı şiir anlayışının kusursuz örnekleriniverdi. Toplumsal sorunlara yönelirken de şiirin düzeyini düşürmedi." (Memet Fuat, 1985)
Ayrıca Ahmet Kaya 'nın Başkaldırıyorum ve An Gelir albümünde seslendirdiği "Gül Dikeni" ve "Üşür Ölüm Bile"nin bestecisidir. Zülfü Livaneli´nin seslendirdiği "Memik Oğlan" ve tabii ki "Güneş Topla Benim İçin" ve Grup Yorumun "Düşenlere" türküsünün de söz yazarıdır.
"Gençseniz, çevrenizde düşlerinizin içine tüküren biri mutlaka vardır."
Ülkü Tamer
Sayfa 83 - Afa Yayınları
Şiir ateşin habercisidir,
yangının kundakçısı.

Yanardağın üstündeki kuştur şiir.
"Güzellik mi? Güzellik isteyen kim? Issız bir yerde yaşamak istiyorum; adımı da bakkaldan, kasaptan, sütçüden başka kimse bilmesin."
Ülkü Tamer
Sayfa 82 - Afa Yayınları
Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün,
Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün;
...
"Ey çiftçi, sen ki zenginsin,
kime bir dilim ekmek verdin
bugüne kadar?
Hiç düşündün mü yoksulları?
Beş kuruş olsun uzattın mı
sana avuç açan bir dilenciye?
Hangi çocuğa oyuncak aldın?"
Ülkü Tamer
Sayfa 30 - Can Çocuk Yayınları 3.Baskı 2012 "Şeytanın Altınları" masalından
Ben halk için "umut"un temsilcisiyim. Herkes bana bakıp, "bu salak bir şey olduysa, biz de olabiliriz," diye düşünüyor.
Ülkü Tamer
Sayfa 84 - Afa Yayınları
Beni bekledinse
Yağmurda karda
Beni bekledinse
Deli rüzgarda
Beni bekledinse
Yorgun yıllarda
Susuz yüreğimde çiçekler açar
Çorak yüreğimde çiçekler açar
"Pantolonum öylesine eskiydi, kumaşı öylesine incelmişti ki, bir paranın üzerine oturduğum zaman yazı mı tura mı anlayabiliyordum."
Ülkü Tamer
Sayfa 82 - Afa Yayınları
Ülkü Tamer'in doğup büyüdüğü kent olan Gaziantep'te geçen dört sıcacık öyküden oluşuyor kitap. Eserin dili sade ama yer yer Antep şiveleri, deyim ve atasözleri kullanılmış. Gaziantepli olduğum için bana yabancı gelmedi ama siz okurlara yabancı gelebilir. :)

Dipnot: Alleben Gaziantep'in meşhur deresinin adı.
Karadenizli bir kız vardı sınıfta. Andersenin kibritci kızı .yoksullar arasında en yoksulu.Ama inanılmaz derecede onurluydu.Kimseye göstermek istemezdi yoksulluğunu .Hüzünlü ,acılı yüzüne her bakışımda yüreğimin ortasına incecik bir bıçak saplanırdį.
Yaşamak hatırlamaktır kitabında en samimi bulduğum cümleler .
Nereden geliyorsun ?
Sessizliğin başkentinden geliyorum
Durgun göller ülkesinden
Pınarın büyüsünden
Hışırtısından geliyorum yaylanın
Bir dağın bir ağaca söylediği şarkıdan
Ovadaki tek çiçekten
Bir tayın yelesinden geliyorum
Yeraltında koşuşan kökler arasından
Açılmamış bir kitaptan geliyorum
Yalın bir şiirin güzelliğinden...
... Ey benim yalnızlığım! Bu kadar eğilmeselerdi üstüne senin.
Bu kadar anlatmasalardı seni. N'olurdu, yalnız ben yazsaydım bu yapraklara seni. Seni yalnız ben bilseydim. Beraber ölseydik seninle...
Alleben öyküleri Ülkü Tamer 'in anayurdu olan Antep deki çocukluk yıllarına dayanıyor. Anadolu'nun sıcak bir mahalle ortamını yaşatıyor bizlere. Kitap dört hikayeden oluşuyor. Hikayeler İsimlerden oluşuyor. Hikayelerin anlatım tarzı parça parça eğer parçaları bir araya getirerek okumazsanız anlayamazsınız hikayelerin ana duygusunu. Öğlen bir kahve saatinde okunacak kadar kısa hikayeler. İçlerinde en çok sevdiğim hikaye kitabımızın ikinci hikayesi olan Çete İsmail oldu. Alıp okunası hikayeler efenim.
Çok keyifli, çok uyduruk öykülerden oluşan şahane bir kitaptı. Birkaç saatinizi alacak ama sizi tarihte yaşanmamış olsa da kurgularla tarihte yaşatacak hoş bir eser. Keyifli okumalar..
İncelememe bu ay içerisinde vefatı ile edebiyat camiasını büyük bir kedere boğan Ülkü Tamer'i en içten saygılarımla anarak başlamak istiyorum. II. Yeni şiir akımının temsilcilerinden olan büyük edebiyatçının Türk Edebiyatı'na yaptığı önemli katkılarını burada anarak, siz değerli okuyucuların zamanlarını çalmadan incelememe geçiyorum. Ülkü Tamer'in eserinin giriş bölümünde ifade ettiği gibi bu eser tamamen uydurma tarihsel hikayelerden oluşuyor. Kişi adlarının bazıları gerçek, bazıları ise tamamen kurmaca. Keza yer adlarının da bir kısmı gerçekken, bir diğer kısmı ise uydurma. Fakat hikayelerin etkileyicilikleri gerçekten çok üst düzey. İnsan, "Acaba bu olaylar gerçekten yaşanmış olabilir mi?" veya "Eğer bu olaylar yaşansaydı nasıl olurdu?" diye düşünmeden edemiyor. 7-8 sayfalık on kısa hikayeden oluşan kitapta, beni özellikle "Gölün Tıkacı" ve "Cezasını Önceden Çekmişti" isimli hikayeler çok etkiledi. Değerli edebiyatçımızı Ülkü Tamer'a ait 'Tarihte Yaşanmamış Olaylar' isimli eseri, tüm edebiyat tutkunlarına ve tarih içerisinde farklı bir seyahate çıkmak isteyen tüm okurlara tavsiye ediyorum.
Eser baştan sona çok güzel anıları barındırmaktadır. Özellikle şive ile dile getirilen bölüm, başlı başına harika...
Ya ben şiir zevkim ile vasatın altındayım ya da 70 li yılların şiirleri...
İnanılır gibi değil. İmgeler, betimlemeler, birbirine bağlanmayan mısralar. Nesir mi? Şiir mi ? Ne uyak, me ahenk. Bir coşkunluk arıyor insan, şiirin kollarına bırakmak istiyor kendini ama kopuyor birden, kopuk kopuk dizelerden. Yok, yok bunlar iyi de ben yanılıyorsam -ki koca koca şair bunlar- hiiiiç tarzım değil...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ülkü Tamer
Unvan:
Türk Şair, Oyuncu ve Çevirmen
Doğum:
Gaziantep, 20 Şubat 1937
Ölüm:
1 Nisan 2018
Ülkü Tamer, (d. 20 Şubat 1937, Gaziantep), Türk şair, oyuncu ve çevirmen.

Robert Kolej'den 1958 yılında mezun oldu. Yayıncılık, oyunculuk ve çevirmenlik yaptı ve 1950'li yıllarda ortaya çıkan İkinci Yeni şiir akımının önde gelen temsilcilerinden biri oldu. İkinci Yeni'ye, bu akımın ana karakteristikleri oluştuktan sonra dahil olduğu halde, kendine özgü imge dünyası ve süssüz, sade söyleyişiyle dikkati çekti. Çoğunlukla keskin bir ironiyle örülmüş derin acıların ve beşeri trajedilerin dile geldiği şiirlerinde 1970'lerden sonra toplumsal duyarlıklar da öne çıktı.
İlk şiiri 1954 yılında Avni Dökmeci'nin yönetimdeki Kaynak Dergisi'nde yayımlandı: "Dünyanın Bir Köşesinden Lucia".
Şiirleri 1954'den itibaren Kaynak, Pazar Postası, Yeditepe, Yeni Dergi, Papirus, Sanat Olayı gibi dergilerde yayımladı. 1967'de Yeditepe Şiir Armağanı'nı kazandı.
"İkinci Yeni'nin, çağdaş İngiliz şiirini yakından izleyen, çevirileryapan, Batı etkilerine açık bir şairiydi. Özellikle 1960'ların ikinciyarısında yazdıklariyla kapalı şiir anlayışının kusursuz örnekleriniverdi. Toplumsal sorunlara yönelirken de şiirin düzeyini düşürmedi." (Memet Fuat, 1985)
Ayrıca Ahmet Kaya 'nın Başkaldırıyorum ve An Gelir albümünde seslendirdiği "Gül Dikeni" ve "Üşür Ölüm Bile"nin bestecisidir. Zülfü Livaneli´nin seslendirdiği "Memik Oğlan" ve tabii ki "Güneş Topla Benim İçin" ve Grup Yorumun "Düşenlere" türküsünün de söz yazarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 97 okur beğendi.
  • 96 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 171 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları